Bölümler 1Şu an: Daha yeni başlıyoruz
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
2013 son görüşme
Annem taşınacağımızı söylediğine çok üzülmüştüm,ama o yeni başlangıçların güzel şeylerle sonuçlanacağını,yeni arkadaşlarım olacağını söyledi.Ama ben yeni arkadaş istemiyordum ki.
“Sedef seninkiler kapıda biraz hızlı ol!”
Seninkiler dediğide en yakın arkadaşlarım mert,defne,aras ve Barbaros.Ama biz genelde;merdo,süslü,Arasko ve barbo deriz,banada ağlak derler.
Kıyafetimi giyip aşağıya inip dışarı çıktım.
“Sonunda be ağlak.Düşüp öldün sandık”
“Ben öyle bir şey düşünmedim,yalan atıyor bu Sedef.”
“Biz taşınıyoruz.”
Hepsi afallamıştı.Direkt yapıştırdım lafı.Gevelemeye ne gerek var ki zaten üzgünüm.
“Ne diyorsun ağlak,saçmalama.”
“Barbocum tamamen gerçek söylediklerim.”
Kimseden ses çıkmayınca öne çıkıp bağırdım.
“İnanmıyor musunuz pislikler! Göreceksiniz yarın burda olmayacağım.”
Onların yanından ayrılıp tekrar eve dönüyordum ki baş belası kutayı gördüm.
“Yine sinirlendirmişler seni.”
“Kes sesini!”
“9 yaşında değil misin sen ya ne bu haller ben böyle söylesem annem kızardı bence.”
“Bence mi,kızmıyor mu?”
“Annem yok ki benim kızım,mal mısın.”
“Ben kes sesini diyince 9 yaşında değil misin diyor sonra mal mısın diyor.”
“Annem yok ki benim kıt beyinli.kızacak biri de yok yani”
bir insan annesi olmadan nasıl yaşardı ki?
Daha fazla oyalanmadan eve döndüm.Bu akşam İstanbul’a yola çıkacaktık.
Günümüz
Saat yedi gibi uyanmıştım.Erken uyanmak tam bir işkence benim için ama okul için bunu yapmak zorundayım.Telefonumu elime alıp biraz gezinsem ne olacak sanki.
Mesajlar kısmına girdiğimde bilinmeyen numaradan mesaj vardı.
Bilinmeyen numara
-Rize menekşe sokak ağaç evde bir sürprizim var.
Barbaros,aras,mert,defne baran ve Sedef,bazı anılar unutulmaz çocuklar.
Şaşırmıştım aslında,onları hatırlıyordum.ağaç evi de kesinlikle hatırlıyordum ama bir sıkıntı var.Baranda kim?
Tabi ki bu kadın cinayetleri çoğalmışken bu hatayı yapıp gitmeyecektim.
Daha fazla oyalanmadan elimi yüzümü yıkamak için banyo ya gidiyordum ki telefonuma gelen bildirimle tekrardan yatağa döndüm.
Bilinmeyen numara
-inanmayacağını biliyordum.
+90 546 678 ** ** bu numara bir zamanlar ki en yakın arkadaşın olan Barbaros’un numarası.
Bu sefer gerçekten inanmaya başlıyordum,ama dolandırıcı da olabilirdi.Merakıma yenik düşüp numarayı aradım.Bir süre çaldı ama sonra açıldı.heyecandan konuşamadım.
-Alo?
-şey,merhaba.
-erkencisiniz bugün sevgili dolandırıcı hanım.
-barbo,benim Sedef.
Ağlayacaktım nerdeyse.çok özlemiştim onu.
-Sedef kim ablacım ya.
-hatırlamadın mı?
Üzgün çıkan sesim onu düşündürmüştü.
-Lan ağlak,Sen misin?
-evet,
Artık dayanamıyordum,yine ağlamıştım.gözlerim için evrene lanet mesajlara yollayacağım.
-yine ağlıyorsun,mesaj Sanada mı geldi?
Evet dercesine mırıldandım.
-gidecek misin peki?
-bilmiyorum ki,güvenemiyorum.
-diğerlerine ulaşacağım sonra sana haber verim ağlak.
-tamam barbo,görüşürüz.
-görüşürüz.
Telefon kapandıktan sonra hala olayın şokundaydım.
2 gün sonra
Odamda kendi halinde resim çiziyordum.barbarostan hala mesaj yoktu,ben arasam nolurdu ki.
Neyse,ondan haber beklemek en iyisi.Niye uzun uzun konuşmamıştık ki.muhtemelen unutmuştu beni.
Ben beni nerdeyse ağlatacak düşüncelere dalmışken telefon çaldı.
Arayan barbarostu! Hemen telefonu açtım.
-ağlak naber?
-iyiyim,sen?
-iyiyim bende,diğerlerine ulaşabildim de bu baran ne ayak?
-hatırlayamıyorum,kimdi o gerçekten.
-Neyse o önemli değil.gruba ekleyeceğim seni bekle.
-tamamdır.
Mutluluktan ağlayacağım gerçekten.yıllar sonra hepsiyle tekrardan konuşacak olmak beni ağlatacaktı.
*5 gen grubuna eklendiniz*
Barbaros:isim süslünün fikriydi
Defne:gayet güzel,kesin sesinizi.
Aras:bu yine formunda.ağlak sesin çıkmıyor,yine ağlıyor musun yoksa?
-ağlamıyorum,ne zaman ağladığımı gördünüz siz.
Mert:dedi ağlak.
Aras:ağlamadığını göremedik desek daha iyi olur.
Defne:of yeter,gidiyormuyuz Rize’ye.
-ne yani,güvenecek miyiz?
Aras:günlerdir uyuyamıyorum elbette gideceğiz.
1 ay sonra Rize
Uzun zamandır bu kadar heyecanlandığımı hatırlamıyorum. Bir yandan onları göreceğim için mutluydum, diğer yandan yıllar sonra karşılarına çıkınca nasıl davranacağımı bilmiyordum. İnsan sekiz yıl sonra çocukluk arkadaşlarıyla nasıl konuşurdu ki?
Annemle babamın yanına inip kahvaltı bile etmeden evden çıktım. Aslında heyecanımdan mideme tek lokma girecek hâlim yoktu. Valizimi bagaja yerleştirirken annem yine her zamanki gibi tembihlerde bulunuyordu.
“Telefonunu şarjda tut, bir şeye ihtiyacın olursa ara.”
“Anne, Rize'ye gidiyorum, başka ülkeye değil.”
Gözlerini devirip bana baktı. Bense gülerek arabaya bindim.
Yol boyunca telefonumu elimden bırakmadım. Grup sessizdi. Herkes benim kadar heyecanlı mıydı, yoksa yalnızca ben mi yıllar öncesine dönmüştüm?
Bir ay boyunca gitmeye karar vermiştik ama şimdi gerçekten yola çıkınca içimde garip bir his vardı.
Ya hiçbir şey eskisi gibi değilse?
Yol boyunca annemle babamın konuşmalarına pek kulak asmamıştım. Aklım sürekli onlardaydı. Acaba ne kadar değişmişlerdi? Beni görünce tanıyabilecekler miydi? Gerçi Barbaros telefonda sesimi tanımıştı ama olsun.
Arabadan indiğimde ilk işim etrafa bakmak oldu. Her şey çocukluğumdaki kadar tanıdık ama bir o kadar da yabancıydı.
Telefonumu çıkarıp gruba girdim.
5 GEN
Barbaros: Nerdesin ağlak?
+ Rize'ye geldim, konum at.
Barbaros:Hâlâ emir veriyorsun maşallah.
Aras: Daha gelmeden başladı
Mert:Bence hepimiz geri dönelim.
Defne: Bir susun da konum atsın kız.
Konumumu gönderdikten sonra telefonu cebime koydum. Birkaç dakika sonra karşıdan tanıdık bir ses geldi.
"LAN AĞLAK!"
Sesin geldiği tarafa döndüğümde Barbaros'u gördüm. Bir an ne yapacağımı bilemedim. Sekiz yıldır görmediğim insan karşımdaydı.
"Barbo!"
Koşup ona sarıldım. O da kollarını bana doladı.
"Özledin mi bari bizi?"
"Yok, hiç özlemedim. Sırf bedava yemek için geldim."
"Terbiyesizliğe bak."
İkimiz de gülmeye başladık. Tam o sırada arkamdan bir ses daha geldi.
"Biz de buradayız bu arada."
Döndüğümde Defne'yi gördüm. Yanında Aras ve Mert de vardı.
"DEFNE!"
Ona sarıldım. Ardından diğerlerine döndüm.
"Vay be, bizimkiler büyümüş de adam olmuş."
Aras kaşını kaldırdı.
"Sen de büyümüşsün ama ağlamaktan gözlerin hâlâ aynı."
"Bir gün seni gerçekten boğacağım."
"Özlemişim bu tehditlerini."
Hepimiz gülüyorduk. Sanki aradan sekiz yıl değil de yalnızca birkaç gün geçmiş gibiydi.
Bir süre sohbet ettikten sonra gözlerim ağaç eve kaydı.
Çocukken saatlerimizi geçirdiğimiz yer...
"İçeri girelim mi?" diye sordum.
Barbaros başıyla onayladı. Hep birlikte ağaç eve doğru yürümeye başladık.
Kapının önüne geldiğimizde duraksadım. Kapı aralıktı.
"Bizden önce gelen mi var?" diye sordum.
Kimse cevap vermedi.
Sonra içeriden bir ses duyuldu.
"Sonunda hepiniz gelebildiniz."
Bölüm etkileşimi
