3. bölüm / 4
Gurur ve Zehir☆
Bölümler 4Şu an: ☆
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Leyla okula her sabah aynı saatte gelirdi.
Aynı kapıdan girer, aynı merdivenlerden çıkar, kimseye çarpmadan sınıfına ulaşırdı.
Görülmemeyi öğrenmişti.
Çünkü görülmek, hedef olmaktı.
Amir ise okula girdiği an fark edilirdi.
Sadece boyu ya da sert bakışları yüzünden değil
Taşıdığı öfke yüzünden.
Aynı akademinin son sınıfındaydılar.
Mezuniyete aylar kalmıştı.
Herkes geleceğini düşünürken, onlar birbirini düşünüyordu.
İstemeden.
İlk karşılaşmaları bir tartışmayla oldu.
Leyla’nın defterleri yere düştü.
Amir durmadı.
Durmak aklına bile gelmedi.
“Önüne baksana,” dedi Leyla, sesi titreyerek.
Amir durdu. Yavaşça döndü.
“Sen de etrafına,” dedi soğukça.
O gün, birbirlerinden nefret etmeye karar verdiler.
Ama kader, karar dinlemezdi.
Grup ödevinde aynı masaya düştüler.
Sessizlik, keskin bir bıçak gibiydi.
Leyla yazıyor, Amir susuyordu.
Amir bakıyor, Leyla görmezden geliyordu.
Ta ki Amir konuşana kadar.
“Bu kadar sessiz olma. İnsanı sinirlendiriyor.”
Leyla başını kaldırdı.
Göz göze geldiler.
Ve o an
İkisinin de içinde bir şey çatladı.
Leyla onun sandığı gibi kibirli değildi.
Amir onun düşündüğü gibi kalpsiz değildi.
Günler geçti.
Tartışmalar azaldı.
Bakışlar uzadı.
Sessizlikler anlam kazandı.
Bir akşamüstü, akademi bahçesinde yalnız kaldılar.
Güneş batıyordu.
Hava ağırdı.
“Benden neden nefret ediyorsun?” diye sordu Leyla.
Amir cevap vermedi.
Çünkü nefret değildi bu.
Korkuydu.
“Çünkü sana bakınca,” dedi sonunda,
“kontrolü kaybediyorum.”
Leyla sustu.
Kalbi hızlandı.
Gurur, aralarındaki en büyük duvardı.
Ama duvarlar, en çok yaslanıldığında yıkılırdı.
Bu bir aşk değildi henüz.
Bu inkâr edilen bir yangındı.
Ve her yangın gibi,
ya her şeyi yakacaktı
ya da ikisini de küle çevirecekti.
Bölüm etkileşimi
