2. bölüm · Günahkâr'ın kızı

Dondurma savaşı

Maomao Bing

Nora'nın bakış açısından

Okullar gene açılmıştı. Yo-ju ile ortak evimizden çıkmıştık gene beni çilekli dondurma almak için sabahın 7'sin de markette yollamıştı. Onun midesini anlamak ışık hızında gitmekten daha zor. Tam son kalan çilekli dondurmayı alıyordum ki biri benden önce davrandı bizim okul formasını giyiyordu benden büyük görünüyordu.

Ona baktım "Hey bu saate çilekli donduma yiyecek birine benzemiyorsun bile bana ver." Dedim.

Çocuk bana baktı "Sende insana benzemiyorsun ben bir şey diyor muyum?" Dedi ve parayı hızla verip kaçtı.

Sinirle Yo-ju ile okula vardık Yo-ju bir daha görmeyeceğim insanlar için sinirlenmememi söylüyordu.

"Hadi ama Nora zaten bir daha görmeyeceksin bir çilekli dondurma için sinirlenme." Diyordu...

Sınıfa girdiğimizde o da oradaydı. Yo-ju kavga çıkartmamam için uyarı dolu bir bakış attı sonra kendi yerimize sakin bir şekilde oturdum.

Adrian'ın bakış açısından

Sabah Seo-Han yüzünden çilekli dondurma aldırılmaya gönderildim tam beni boğacak gibi görünen bir kız son çikekli dondurma yı alıyordu ki hızla aldım kız bana ölüm bakışları ile baktı

Bana bağırdı "Hey bu saate çilekli donduma yiyecek birine benzemiyorsun bile bana ver." Dedi

Bir an dondum ne demeliydim beni öldürür müydü ki? Diye düşürken cesaretimi toplayamadım ve

"Sende insana benzemiyorsun ben bir şey diyor muyum?" Dedim ve parayı hızla verip kaçtım.

Tam rahat bir şekilde okula gidip sıramda oturuyordum ki korkulu rüyam başıma geldi. O kız içeri girdi hatta bu sefer benim derimi yüzecek gibi bakıyordu yanında ki kız olmasa sanırım şimdi mezarda idim.

Matematik dersi hocanin sınıfa girmesiyle başlamıştı . Hoca dersi anlatıyordu ama ben arkamdaki öldürücü bakışları hissedebiliyordum içimden Seo-Han'a küfür edip derse odaklanmaya çalıştım. Teneffüs zili çalınca Seo-Han ve Leon yanımıza geldi Michael hanımda oturuyordu zaten.

Seo-Han bana yaklaştı "Dostum ders boyunca şu kız seni öldürücek gibi bakıyordu." Dedi

Sinirle "Senin yüzünden sen o gün son çilekli dondurma yı istemeseydin şimdi bu kadar tehtit altında kalmazdık." Dedim.

Tam o anda kız'ın yanında ki arkadaşı geldi "Şey rahatsızlık için özür dileriz arkadaşım biraz takıntılı biridir kafasına birini koyunca onu öldürücek gibi bakar da zaten çilekli dondurma yı benim için almak istedi o yüzden daha da sinir olmuş da ." Dedi arkadaşının aksine sakin biri gibi duruyordu.

Seo-Han mahçup bir şekilde özür diledi çapkın piç kız görünce 180° dönüyor.

Gün normal geçiyordu ölüm bakışları ve Seo-Han'ın az önce gelen nazik kıza sanki bir mücevhermiş gibi bakması hariç. Sonunda son zil çaldığında bütün okul dağıldı tam kapıdan çıkıyorduk ki öldürücü bakışlara sahip kızı gördüm siyah lüks bir arabaya biniyor idi.

Zengin olduğu belli idi. Aklıma güzel bir fikir gelmişti ama çocuklardan fikir almalıydım hemen bizim ortak evimize koştum

"Hey mükemmel bir planım var " dedim sırıttarak

Seo bana baktı "Ne gene telefon mu çalıcaz." Dedi

Michel iç çekti"Bu kadar basit planlara girmeyeceğim artık." Dedi

Gülümsedim "Bu seferki bizi zengin edecek" dedim

Leon bana baktı "Benim zengin olmama gerek yok ama merak ettim nasıl olacaksın lan?" Diye sordu

Gülümsedim "Şu ölüm bakışlarına sahip kız aşırı zengin onu etkileye bilirsem parayı buluruz ." Dedim

Seo gülümsedi "Olur arkadaşını bana ayarlarsan olur" dedi.

Leon Michelle baktı "Bizde aşkı rüyamızda görelim" dedi

Michel güldü. Onlara baktım "Bizim aşka meşkle işimiz yok para önemli" dedim "Zaten tipim değil kız. Evlensem beni yatakta boğar." Dedim.

Yarın oldu...

Nora'nın bakış açısından

Sabah olmuştu dün kardeşimin doğum günü olduğu için Yo-ju yerine ailemin evinde kaldım her zaman ki gibi küçük kardeşim Alex yatağımın üstünde zıplıyor bana uyanmamı söylüyordu.

"Abla abla abla uyan uyan yemek yiyelim yoksa seni ben yiyeceğim" diyordu.

Zorda olsa kalktım ve yemek yemek için aşağı indim annem ve babam zaten oradaydı ailenin en büyük çocuğu ve birinci varisi olarak aşağı indim. Ve yemek yemeye başladık benim babalık gene yaptığım bazı sorunları söylüyor bir mafya varisinin böyle olmaması gerektiğini söylüyordu.

"Bir mafya varisi asla boş yere insanlara bulaşmaz Nora özellikle de insanlar sırf onların en sevdiği diziye laf attı diye havaya uçurmaya kalkmaz mesela" diye bla bla diye zırvalıyordu.

Sonunda şöför beni okula bıraktı. Yo-ju yu ararken bir anda karşıma uzun bir fügür çıktı. Bu geçenki dondurmacı çocuk idi

"Ne istiyorsun lan it?" Dedim

Çocuk gülümsedi elinde ki çiçekleri uzattı "Sadece geçen için özür dilemek istiyorum ve düzgünce tanışmak istedim ben Adrian" dedi

Çiçeklere baktım gül idi "Ben çiçek sevmem çiçek vereni de al bu çiçekleri götüne sok dondurmacı Adrian" dedim ve uzaklaşmaya çalıştım ama önümü kesip durdu

"Hadi ama sadece düzgünce tanışmak istiyorum o kadar madem bu kadar dondurma istiyorsun sana ısmarlamama ne dersin hadi gel" dedi ben daha ne olduğunu anlamadan benim koluna girdi ve beni kendimi kantinde elimde çilekli dondurma ile buldum saat sabahın 8'i idi ve bu adam bana dondurma ısmarlıyordu.

"Piskopat misin kardeşim sal beni ben zaten çilekli dondurma sevmem" dedim ve ona dondurmayı verip sınıfa doğru ilerledim beni durdurdu

"Dur en azından adını söyle!" Dedi.

İç çektim ve ona döndüm "Nora" dedim ve sınıfa doğru ilerledim

Adrian'ın bakış açısından

"Nora..." Diye mırıldandım kendi kendime hem elimde bir demet gül hemde iki dondurma ile kantinin ortasında salak gibi duruyordum. Sonra yanıma Seo , Leon ve Michel geldi

Michel sırıttı "Vay vay vay reis bu çiçekler kime?" Dedi

Ona baktı "Sana Michel götüne sok diye getirdim" dedim

Leon ise "Harbi knk bunlar kime ?diye sordu"

Dedim ki "Tavlayacağım zengin kız için"

Seo sordu "Bunlar niye hâlâ sende ki lan?" Diye sordu

Ona baktım "Al götüne sok dedi bana o yüzden hâlâ bende" dedim

Leon güldü "İşimiz zor desene" dedi
Hepimiz sınıfa geçtik, Nora'nın en yakın arkadaşını gördüm. Hemen yanına koştum "Hey!" Diye bağırdım. Kız şokla bana baktı. Gülümsedim "Şey Nora'nın numarasını bana vere bilir misin?" Diye sordum.

Kız gülümsedi "Bir şartla ne için kulanacaksan bana söylemen gerek." Dedi

Ona baktım "Kimseye söylemeyeceğine söz ver." Dedim

Gülümsedi "Söz söz söyle hadi!" Dedi

"Ona açılmak istiyorum ama o yüz yüze konuşamıyoruz bile o yüzden mesajlaşmak istiyorum." Dedim.

Kızın gülümsemesi büyüdü "Tabi ki de veririm ama bana mesajlarından bahset birinin onunla flört etiğinde nasıl tepki verdiğini merak ediyorum." Dedi "Bu arada adın neydi senin benim Yo-ju" dedi

Gülümsedim"Adrian memnun oldum bu iyiliğini asla unutmayacağım" dedim bana nurmarasını verdi ve hoşlandığı şeylerden bahsetti mutlu mesut bizimkilerin yanına geldim.

Seo sırıttarak sordu "Kızın numarasını alabildin mi?"

Gülümsedim "Tek numara değil sevdiği şeyleri de öğrendim ayrıca yakın arkadaşı destek olacakmış merak ediyormuş ayrıca yakın arkadaşının adı Yo-ju Seo lazım olur" dedim

Leon bize baktı "Hmm... İyi ilerleme." Dedi

Michel güldü "Vay yavşak hem kendine hem Seo ya sevgili yapıyor bizi unutma sakın it." Dedi

Ona baktım "Lan sana kaç defa söylemem gerek kız tipim değil işim olmaz para var işte o yüzden." Dedi

Bu bölümde tam 1065 kelime yazdik destekleriniz sayesinde daha da yazacağız 🎉❤️