2. bölüm / 2
GÜLZERRİN VE KARA BAHTIBölüm-2-,kara gün,
Bölümler 2Şu an: Bölüm-2-,kara gün,
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
-ben gülzerrin. annemin hayatı zenginlerin bizi aşâğılaya aşşağılaya ayak bastıgı merdivenleri silerek yoksullukla mücadele ederek geçti
-benim annem kardeşlerimi oktmak için mücadele verdi.
Benim de hayatım kendisinin ki gibi sefalet ve yoksulluk içinde geçmemesi için beni henüz 13 yasımda evlendirdi.
Benim annem gerekirse aç koyardı basını yastığa ama eğdirmezdi o başı bi zengin egoluya.
-sabahın en soğuk vaktinde uyandım.
Hayatımın en mutlu günüydü
Yok hayır sizin düşündüğünüz gibi değil
Yani doğum günüm değildi hem büyükannem hep yahudi işi derdi o partilere
O gün okula gideceğimi öğrenmiştim
Gülzerrin: anne ne yani bende mi şimdi okula gideceğim abimler gibi.
Dedim sevinçle
Annem: evet sarı gülüm sende artık okullusun seninde arkadaşların olacak
Annem bana öyle ümit vermişti ki bende
Gülzerrin: annem ben karar verdim ben polis olacam o şerefle şehit olacam, annem
Seni ve abilerimi koruyacam vatanımı ve bütün insanları kötü insanlardan koruyacam.
Dedim bı umutla. ama bunlar sadece sözde kaldı.
Annem: olursun sarı gülüm olursun ama biz önce saçlarını tarayalım sonrasında sana bı süprizim var
Annem süprizim var demiş ti ne olabilir ki
Biraz meraklanmıştım
Annem saçlarımı taramıştı ve annemin çeyiz sandığının olduğu odaya girdik
Annem normalde bizi o odaya sokmazdı ama bugün ben o odaya girmiştim
Annemin sandığı has çeviz ağacıyla yapılmış özel bir yapıydı
Sandığın önüne geçtik annem üstündeki tozu bı nefesle üfleyiip atmıştı
Sandığı açtı gıcırdamasıyla eski olduğu haliyle belli oluyordu.
Gördüğüm şey beni epeyy şaşırtmıştı
Sandıktaki bi önlüktü
Evet yanlış duymadınız dantelinde sarı gül ve uğur böceği olan bi okul önlüğü
Kalbim çarpıyordu
Heyecanlanmıştım
Gülzerrin: a anne bu bu benimmi
Diye heyecanlı heyecanlı kelimeler ağzımdan döküldü.
Annem: evet sarı gülüm bu önlük senin aahh ahhh
Bu önlüğü büyük annen ölüm döşeğinde sana dikmişti
Annem daha sözünü bitirmeden
Gülzerrin: ya annem hadi hadi hemen denemek istiyorum sonra anlatırsın
Annem: tamam hadi giy bakalım
Diyerek önlüğü bana uzattı
Önlüğü giydim o sırada henüz daha kendime aynadan bakmadan kapı çaldı
Gelen amcamın eşi hatice yengem di.
Elinde bir elektrikli bir ocak ile kapıda bekliyordu
Hatice: kız gülzerin gel şu ocağı al elimden
Gülzerin: geldim yengee
Hatice: hah gel gel al şu ocağı o yaman ananada söyle dişarda kuzine sobada yemek yapmasın dumandan elbiselerimiz zehir gibi kokuyor
Gülzerrin: tamam yenge söylerim
-yengem bizi pek sevmezdi hatta annemi kıskanırdı evlerimiz yanyanaydı
Bizim bı ocağımız ve fırınımız yoktu ondan dolayı annem dışarıdaki kuzine sobada yemek yapardı
Hatice yengem elbiselerini hep dışarda asardı ve kuzine sobanının dumanı doğal olarak yengemin elbiselerinin üzerine giderdi
Ve o da bu durumdan rahatsız olurdu
Yengem evine gitti bende kapıyı kapattım
Ve bir hışımla annemin yanına koştum
Sevinerek anne anne bakkk bizimde artık ocağımız varr
Annem: yengen mi verdi bunu
Dedi
Gülzerrin: evet anne. o verdi.
Bizim sobanın dumanı onun elbiselerine gidiyormuş.
Öyle dedi.
Annem sinirlenmişti. Kapıya koştu elini kapının koluna attı. Ama durdu
Gözleri yaşlı bir şekilde
: kızım benim buna ihtiyacım var başka çarem yok
-evet gerçektende o ocağa ihtiyacımız vardı
Ve o ocağı olmaktan başka çaremiz yoktu
Geri mutfağa döndü elindeki oçağı yere bıraktı
Mutfağımızda bı tezgah yoktu
Annem ocağı çalıştırdı ve komşumuzun bize verdiği bir tas toz tarhana vardı
Annem bize onu pişirdi ve çorba yaptı abimler geldi ve sofrayı kurduk ama evde ekmek yoktu
Annem çaresizce bize baktı
Annem: ee çocuklar bugün de böyke içelim değilmi
Dediği sırada tekrar kapı çaldı ve bu sefer karşı komşumuz Dürdane abla elinde 3 adet tandır ekmeği vardı
Allahım sonunda hayat yüzüme gülüyordu
Dürdane abla hoşgeldin buyurmaz mısın diye başladım konuşmaya
Dürdane abla:
Yok kızım evde çocuklar aş bekler
Ekmeğiniz yoktur diye düşündüm al bakalım
Ekmeği elinden aldım
Gülzerrin: sağol abla ben içeri geçeyim soğuk oldu görüsürüz
Dürdane abla: geç kızım Allaha emanet
Kapıyı kapattım ve koşa koşa sofraya geçtim
Elimdeki ekmeği göstererek annemm bak Allah sonunda yüzümüze gülüyor
Derman abim: oo onlar nerden çıktı gülzerrin
Gülümseyerek: Dürdane abla getirdi abicim
Annem: aaa neden
Abim atlayarak
Ya neden de neden boş verin hadi geberdim acımdan
Güle oynaya yemeğimizi yedik ve hepimiz yataklarımıza çekildik
Bende yarın okula gidecektim
Ama önlüğümü hiç çıkarmadım üstümden o sarı güllü dantelli önlükle o gece okula gitme hayaliyle uyudum
Sabah erkenden kalktım annem saçımı taradı ve topladı.
Tokam yoktu ama abimin eski ayakkabı bağcığıyla saçımı topladı annem bir şekilde
Öyle heyecanlıydım ki
Montum yoktu abimin kabanımı sırtıma annemin duasını da üstüme alıp o soğukta çıktım evden karsın o soğuk yollarında annemle beraber okula gittik annem beni okula bıraktı
Ben içinde soba olan ve altmış tane önrencinin olduğu bir sınıfa girdim yasıtlarım bana alaycı bir şekilde bakıyordu bu durumdan her ne kadar rahatsız olsamda ses etme hakkım yoktu yani bu şansı tanımamışlardı
Annem müdürle konuşup kaydımı yaptırmıştı babam müdürün eski arkadası olduğu için kayıt parası almamıştı
Öğretmen geldi sınıfa ders islemedik
İlk gün olduğundan dolayı sadece kendimizi tanıttık
Sınıfta altmıs kişiydik
Bu altmış kişiden elli dokuz'u kürttü
Ve bir tek ben türktüm ve aydınlıydım
Bundan dolayı dışlandım ilk günden
Zil çaldı ve eve geliyordum.
Sokağın basında bir düzine insan toplanmıs ağıt yakıyorlardı
Ve evden duman yükseliyordu
Kadınlar ahh belginim bahtsız belginim
Olduğum yerde kaskatı kesildim
Çünkü
Belgin benim annemdi
Bölüm etkileşimi
