7. bölüm · Gülümseyen Yıldızım
★Gülümseyen Yıldızım (7)
J: Yanlış mı duydum ben Hyunjin sana ne dedi?
F: Benden hoşlandığını söyledi.
J: Sen ne dedin peki?
F: Düşünücem dedim.
J: Bir dakika sen den ize mi gittin?
F: Ya boşver sen ben napıcam şimdi.
J: Felix o çocuk iyi birisi mi bilmem ama senin peşini hiç bırakmadı.
F: Nasıl yani?
J: Sürekli sana yazdı konuşmaya çalıştı falan ama ben onu engellemiştim.
F: Sen benim telefonumu mu karıştırdın?
J: Olabilir cnm öyle şeyler, neyse. Bu sefer aranıza girmeyeceğim ama onun teklifini kabul etme biraz zaman geçir eğer seni mutlu ediyorsa, sonrası sana kalmış.
F: Teşekkür ederim Jisung.
S: ŞAKA ŞAKA, DUR VALLA ŞAKA YAPMAAAĞ
C: HEHEHEHEHEHEHEHE
Eli köpüklü Seungmin koşarak yanımıza geldi. Arkasından da Eline köpük doldurmuş, yüzü de köpüklü olan Changbin geldi.
S: KURTARIN BENİİİĞ.
C: KAÇMA CNM.
J: Noluyo lan.
C: Seni seçtim pikaçu.
F: HAYIR.
CHANGBİN ELİNDEKİ BÜTÜN KÖPÜĞÜ YÜZÜME SÜRDÜ. Yanımda bir yerlerini yırta yırta gülen Jisung'u asla unutmadım. Yüzümden alıp ona sürdüm.
Akşam olunca eve gittim. Yatağa uzandım tam uyuyacaktım ki bir bildirim sesi tatlı uykuma daha başlamadan böldü. Hyunjin bana yazmıştı.
H: Felix yarın izinli günüm birlikte kahvaltı etmek ister misin?
F: Nerde yapıcaz?
H: Benim evimde.
F: Şey, olur ama bens emin evini bilmiyorum.
H: Bana konum at ben seni gelip alırım.
F: Emin misin?
H: Hiç olmadığım kadar. Yarın ne zaman uyanırsan o zaman hazırlan sonra da bana yazarsın.
F: Nasıl, ya sen erken kalkarsan ben geç kalkarsam.
H: Sen ne zaman uyanırsan bende o zaman uyanırım. Sakın ben erken kalkarım diye erken kalkma.
F: Peki.
Ama onu tabikiside dinlemedim. Saat 7 alarm kurdum ama buda fazla erken di o yüzden 8 e kurdum. Kurduktan sonra uyudum.
Sabah olunca kalıp dişimi fırçaladım, üstüme beyaz bir tişört altıma siyah bir eşofman giydim ve Hyunjin'e yazdım.
F: Uyandın mı?
H: Tabikide, hazırlandın mı?
F: Evet.
H: Tamamdır, konum at yoldayım.
Konumu attım ve 5 dakika içinde kapıda oldu. Hemen aşağıya indim arabanın kapısını açtım ve girdim.
F: Seni ben uyandırmadım değil mi?
H: Hayır, ama bundan sonra evet.
F: ...
Yüzüm kızardı çünkü bu sefer ne demek istediğini anlamıştım.. bir kaç dakika sonra evine geldik pardon malikanesine geldik. Saray gibi villa mübarek yani. Arabadan inip evine girdik.
F: Sen burda yaşarken kabolmuyor musun?
H: Ben kabolmuyorum yakında sende kaybolmazsın.
YETEEEEER BENİ UYANDIRIP DURMAK ÇOK MU HOŞUNA GİDİYOR?
H: Hadi kahvaltı yapalım, beni takip et.
F: Tamam.
Birlikte mutfağa doğru ilerledik ve bir masaya oturduk. Resmen döktürmüştü.
F: Bunların hepsini sen mi hazırladın?
H: Yani şefler de yardım etti amaaa ben hazırladım.
F: Şef mi? Evde tek olduğumuzu sanıyordum.
H: Yeter ki sen iste.
Telefonunu açtı ve birisine mesaj yazdı sonrasında ise bir sürü kişi bize selam verip evden çıktı. Evde bu kadar çok hizmetçi olduğunu bilmiyordum.
F: Oha.
H: Hadi yiyelim.
F: Pekala.
H: Sen bana uzak mı kaldın?
F: Yoo.
H: Peki, sen öyle diyorsan.
Kahvaltımızı yaptık, masayı öyle bırakıp beni bir odaya götürdü. Kocaman bir televizyon vardı.
H: Oyun mu oynamak istersin yoksa film mi izleyelim.
F: Oyun fazla sevmem.
H: Hangi filmi istersin? Geçen gün çok güzel bir korku filmi çıktı onu izleyelim mi?
F: Olur, fark etmez.
H: Tamam sen burda bekle hemen geleceğim.
Odadan çıktı, o çıkar çıkmaz direkt Jisung'a yazdım.
F: Jisung, Hyunjin'nin evine kahvaltıya geldim.
J: Eee yaptınız mı?
F: Evet şimdi film izlicez.
H: Tamam dikkatli ol, eğer sana zarar vereceğini hissedersen ya ordan bas git ya da beni ara.
F: Tamam.
Hyunjin gelince telefonu bıraktım, elinde bir tabak patlamış mısır ve içeceler vardı, yanıma oturdu.
H: Evet şimdi film izlemeye hazırız.
Filmi izlemeye başladık, ama yarısında uykum geldi. Gözüm kapanıp duruyordu. En son dayanamadım ve uyuyakalmışım. Uyandığımda kafam Hyunjin'nin omzundaydı o ise benim saçımla oynuyordu. Kalkmak istemedim ama zorundaydım.
H: Uyandın mı? Günaydın.
F: Ne zamandan beri uyuyorum.
H: Bilmem hesaplamadım. Ama istersen sonsuza kadar omzumda uyuyabilirsin.
Utandım hemen ayağa kalktım.
F: Eee artık gitsem iyi olucak.
H: Daha yeni gelmiştin ama.
F: Sorun olmazsa yarın da gelebilirim.
H: Tabiiki. Seni eve bırakayım.
F: Peki.
