1. bölüm / 3
GÜL KILIÇ🌹1. BÖLÜM "WİNE"🌹
Bölümler 3Şu an: 🌹1. BÖLÜM "WİNE"🌹
- 1 🌹1. BÖLÜM "WİNE"🌹505 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 🌹2. BÖLÜM "KÜTÜPHANE"🌹543 kelime
- 3 🌹3. BÖLÜM "CAROL'A GİRİŞ"🌹409 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gül Kılıç
1. Bölüm WİNE
"Barbara" diye seslendim hemen yirmi atım ötemdeki kadına "Evet prenses" dedi Barbara yüksek ama bir o kadar da huzur dolu sesiyle Barbara neredeyse doğduğumdan beri beni büyüten kişiydi, bana anne ve baba olmuştu. O sırada Annem ise "önemli" işleri ile meşguldu, bu sebepten dolayı Barbara hep benimle ilgilenmişti."Rica etsem bana akşam giymek için şık ama sade bir elbise hazırlar mısın?" Barbara şaşkınlıkla kaşlarını kaldırdı "Bu akşam bir davetiniz olduğunu bilmiyordum." zaten yoktu sadece bu akşam şehir kütüphanesine gidecektim. Barbara tam ağzını konuşmak için açtığında söze daldım "Hayır Barb bir davet yok sadece şehire kütüphaneye gideceğim, ve evet odamın neredeyse bir kütüphane olduğunu biliyorum." dediğim gibi Barbara saray benzeri eve doğruldu, o sırada bağırdım "Ahırdakilere atımı hazırlamalırını söyler misin Barb!" Fakat Barbara çoktan gözden kaybolmuştu o sırada yanında olduğum küçük çiçek bahçemdeki gülleri sulamaya devam ettim. Bu arada benim kim olduğumu merak ediyor musunuz? Anlatayım, ben Ophelia Veronica, Ahira kentinin en soylu ailelerinden geliyorum ve keşke olmasaydı dediğimtün ilgimi çalan 3 kız kardeşim var. Onu geçecek olursak gayet fazlasıyla belki biraz şımarık, normal bir kızım peki gerçekten öyle miyim...
***
Hızlıca odama çıkıp Barbara'nın yatağımın yanındaki askılığa bıraktığı Yeşil, üzerinde hafif ışıltılar olan, inci yansımalı uzun saten elbiseye baktım gayet şık ve sade duruyordu. Hemen üzerimdeki elbiseyi çıkarıp, karşımda duran devasa yatağa fırlattım ve üzerime yeşil elbiseyi geçirdim. Normalde elbise giyerken hizmetçilerden yardım alırdım, fakat bu elbise de korse olmadığı için buna gerek kalmamıştı. Altına halkın arasında pahalı papuçlarla gezmemek için beyaz birer bot giydim, zaten elbisemin altında gözükmüyorlardı. Aynanın karşısına geçtim ve kendime baktım, "vay be cidden çok güzelim" diye böbürlenip, beyaz aralarda ise sarı tutamları bulunan saçımı düzelttim. Hep süslü bir kız olmuştum hatta bazen bakımsız ve kötü durduğum zamanları unutuyordum, sanırım çirkin olduğum bir zaman yok. Hemen odadan çıktım ve odamın kapısındaki muhafızlara baktım daha önce burada yoklardı, "sizi buraya babam mı koydu" dedim rahatsız olmuş bir ses ve buruşuk bir yüzle "evet majesteleri güvenliği artırıyoruz Carol'dan birisi kaçmış" Carol diye bahsettikleri yer aslında çok eskiye dayanan bir yer eskiden orada Carol isimli bir rahibin yaşadığına inanılıyor. Söylenenlere göre Carol her ne kadar bir rahip bile olsa yine de kara büyü ile uğraşıyormuş, bunu öğrenen kral onun yandaşları ve onu bir yere hapsetmiş ve buranın isimi "Carol" olarak kalmış. Bizim bulunduğumuz zamanda ise her yıl bir tane Cadı veya Büyücü olarak ifade ettikleri bebek doğuyor, ve uzun yıllardır kralın emriyle her doğan sıradışı çocuk oraya gönderiliyor ve orada sefalet içinde hayatta kalmaya çalışıyorlar. Yani oradan birinin kaçması fazlasıyla kötü demektir kısacası anlatmak gerekirse, herkes büyük tehlikede. "Yani bugün kütüphaneye her türlü gideceğim bir cadı veya büyücü, kütüphane gibi bilgi dolu bir yerde ne yapar? unuttun mu muhafız onlar birer canavar, onların pek zekası olduğunu sanmıyorum yani." dedim yine kendimi fazlasıyla bilmiş bir şekilde."Siz ne derseniz o majesteleri." de muhafız başını saygı için öne eğerek, ben ise onu umursamadan ahıra doğru yolumu almıştım.
***
Ahıra geldiğim gibi atımın üzerine atladım atımın ismi Wine çünkü sarı saçlarının içinde kızıl tutamlar vardı fakat ben bilmiyordum ki atım Wine'ı son kez göreceğim...
Bölüm etkileşimi
