8. bölüm · Gül Bahar

Bölüm 8: Geçmişten Gelen Fotoğraf

Eylul Koyunlu

Salondaki herkes sessizleşmişti.
Batuhan elindeki fotoğrafa dikkatlice baktı.
Fotoğrafta babası genç bir adam olarak gülümsüyordu. Yanında ise uzun boylu, siyah saçlı bir adam vardı.
Batuhan kaşlarını çattı.
"Bu fotoğrafı nereden buldunuz?"
Adam sakin bir şekilde cevap verdi.
"Bu fotoğraf yıllardır ailemdeydi."
Selin merakla eşine baktı.
Batuhan'ın yüzündeki ifade değişmişti.
"Sen kimsin?"
Adam birkaç saniye sustu.
Sonra yavaşça konuştu.
"Ben Kaan."
"O fotoğraftaki adamın oğluyum."
Fatma Hanım'ın yüzü bir anda soldu.
Batuhan bunu fark etti.
"Anne?"
Fatma Hanım gözlerini fotoğraftan ayıramıyordu.
"Kaan..."
Kaan başını salladı.
"Evet."
Salondaki sessizlik daha da büyüdü.
Alya ve Aras olup biteni anlamaya çalışıyordu.
Alya fısıldadı:
"Bu amca kim?"
Aras omuz silkti.
"Bilmiyorum."
Kerem ve Zeynep de meraklanmıştı.
Çocuklar büyüklerin konuşmalarını dikkatle dinliyordu.
Batuhan oturdu.
"Kaan, anlat."
Kaan derin bir nefes aldı.
"Babam ve senin baban çocukluk arkadaşıydı."
Batuhan şaşırdı.
"Bunu hiç duymadım."
"Çünkü yıllar önce yolları ayrıldı."
"Neden?"
Kaan cevap vermeden önce Fatma Hanım'a baktı.
Fatma Hanım gözlerini yere indirdi.
"Bu uzun bir hikâye."
Selin sessizce eşinin yanına oturdu.
Elini tuttu.
Batuhan da eşinin elini sıktı.
Bu ona her zaman güç veriyordu.
Kaan bunu fark etti ve hafifçe gülümsedi.
"En azından bazı şeyler değişmemiş."
Batuhan anlamadı.
"Ne demek istiyorsun?"
"Baban da annenize böyle bakardı."
Fatma Hanım'ın gözleri doldu.
Akşam ilerledikçe Kaan geçmişten hikâyeler anlatmaya başladı.
Batuhan ilk kez babasının gençliği hakkında bu kadar çok şey duyuyordu.
Selin dikkatle dinliyordu.
Arada sırada Ayaz ve Almina'nın yanına gidip onları kontrol ediyordu.
İkizler huzur içinde uyuyordu.
Gece olduğunda misafirler odalarına çekildi.
Çocuklar çoktan uyumuştu.
Batuhan ve Selin balkonlarına çıktılar.
Konağın bahçesi ay ışığıyla aydınlanıyordu.
Batuhan düşünceliydi.
Selin başını omzuna yasladı.
"Ne düşünüyorsun?"
"Babamı."
Selin sessizce onu dinledi.
"Keşke ona daha fazla soru sorabilseydim."
Selin elini tuttu.
"Eminim seninle gurur duyuyordur."
Batuhan gülümsedi.
"Sen hep doğru şeyi söylüyorsun."
Selin hafifçe güldü.
"Her zaman değil."
"Benim için her zaman."
İkisi de bir süre yıldızları izledi.
Ertesi sabah konakta büyük bir kahvaltı hazırlandı.
Kaan da masadaydı.
Alya ve Aras yeni misafire alışmaya başlamıştı.
Özellikle Aras sürekli soru soruyordu.
"Kaan Amca, sen ata binebiliyor musun?"
Kaan gülmeye başladı.
"Evet."
Aras'ın gözleri parladı.
"Ben de öğreneceğim!"
Masadakiler güldü.
Tam kahvaltı biterken Murat telaşla içeri girdi.
"Batuhan Bey!"
Batuhan ayağa kalktı.
"Ne oldu?"
Murat'ın yüzü ciddiydi.
"Konağın eski deposunda bir kutu bulundu."
Kaan bir anda donup kaldı.
Fatma Hanım da şaşkınlıkla başını kaldırdı.
Batuhan bunu fark etti.
"Neden şaşırdınız?"
Kaan yavaşça ayağa kalktı.
Çok sessiz bir sesle konuştu:
"Çünkü o kutunun hâlâ burada olduğunu sanmıyordum..."