4. bölüm · Gözlerinin mavisi
4 bölüm
Eleni'nin ağzından
Sabah gözümü açtımda hiç tanımadıgım bi odadaydım sonra dün olanlar aklıma geldi arkamı dönmemle çığlık atmam bir oldu "aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaan" yanımda bi çocuk uyuyodu tabi bagırdıgımdan yatakta sıçradı "ula ne bağraysun kizum" dedi "ben nerdeyim ve sen niye benim yanumda uyaysun" dedim "sen bizum evdesin ve demeki senu taşumaktan yoruldumda uyudum" dedi "malakas" dedim gıcık olmuştum "malakas nedu ya" dedi "biz koçarililer sizin gibi aptal salak insankara malakas deriz" dedim "şimdi bağa fadimenin nerde oldinu söyle " dedim "üst katadır ismail in yanında" oflayarak kalktım üstüm çok kötü kokuyodu sonra aklıma gelen şeyle üst kata koşmaya başladım dan diye bir odaya girdim ismail'le fadime sarılmış uyuyolardı "ela tora fadime kalk çabuk" kalkmadı "FADİME KALK ÇABUK" diye bagırdım.
Fadime'nin ağzından
Yatakta sıçradım "ula minak niye bagraysun ayruca biz nerdeyiz " sonra dünbolanları hatırladım ve yüzüm kızardı yanıma baktım iso'da uyanmış bize bakiyodu "fadime hemen gitmemiz lazım şeyy annemler bugün gelecekti ben sağa söylemeyi unutum on iki'de evde olurlar ve biz leş gibi alkol kokayruz kalk" dedi "ne eleni bu şimdimi denir saat kaç" diye sordum iso bize sırıtarak bakiyodu "on"dedi eleni hemen kalktım "hadi çıkalım" isonun veya orucun konuşmasına izin vermeden eleninin elini tutum ve koşmaya başladım eleni taksi çagırmıştı hemen bindik eve varmıştık ben kendi odamdaki eleni ise ortak banyoyu kulandı.
siyahlı fadime pembe takımlı eleni info.
Hemen evi tooladık ve kahvaltı yaptık kapı çaldı babamlar gelmişti hemen sarıldık yemek yerken telefonuma bildirim geldi.
Kılçuk:"ula nereye gitiniz eleniyle hemen?"
Fadime:"eve gelduk babamlar geldi kahvaltu yapayruz"
Kılçuk:"dünün hesabinu sonra vereceksun unitum sanma"
Yüzüm kızarmışti babamda fark etmiş olacaki "kizum iyi misun yuzun kizarmuş" dedi "ha iyum baba sadece biraz üşütüm heralde"dedim "he baba üşütmüştür ablam akşam üstünü açukmi bıraktun heralde önemlu işlerun vardı" dedi imayla sırıtarak koluna dirseyimle vurdum sonra isoya yazdım şuan konuşamam babamlar yanımda diye ve telefonu kapatım "eleni ben bi markete gidecem gelecekmisun?" dedim " yok abla benim ödevum var oğu yapacaum" dedi markete gitmeden bi ara sokaktan geçiyodumki gözüm karardı .
Gözümü açtımda hiç tanımadıgım bi odadaydım ve hiç tanımadıgım 1.90 civarı esmer bir çocuk bana bakiyodu "s-sen kimsun benu niye kaçurdun" diye sordum " ben kadir kırık seni niye kaçurduma gelursek ben ismail'in en büyük düşmanuyum e o senu çok sevdune göre sana söyleduklerumi yapacaksun" dedi sinirle " yokya yapmasan naparsın" diye diklendim "ismail ölür " dedi "n-ne hayur yapamasun öyle bişey " dedim cebinden telefon çıkardı ve birini görüntülü arada "alo miraç bi ismaili göstersene" diyip telefonu eleme verdi miraç denen adam ilk iso'yu gösterdi "i-isom" dedim sonra kendini gösterdi önünde taramalı tüfek vardı kadir elimden telefonu aldı ve kalatı "miraç her dakika ismailin peşinde bana bişey olursa veya ben ona komut verirsem ismaili öldü bil şimdi dedimi yapıcakmısın ismail ölsünmü" dedi "bişey sormak istiyorumda madem ismailin düşmanusun niye onu vurmak yerune bana bişeyler yapturmak isteysun?" dedim "çünkü onun acı çekmesini istiyorum" dedi sert bi sesle "şimdi ilk olarak isoya ters yapıcaksın ona kötü ve soguk dacmvarnıcaksın ve benden ona bas etmiyeceksun anlasuldumi" gözümden yaş akarken kafamı tamam anlamında saladım iyi simdi gide bilirsun benden başka komut gelene kadar" dedi...
