2. bölüm · GÖRÜCÜ USULÜ BİR AŞK
Sahne 2
Günler maraton koşusu gibi hızlı akıp giderken, anne babanın yoksulluk içinde çocuklarına bakması gerekiyordu. Çocuğun hastalanması büyük bir krize sebep olmuştu. Bu beklenmedik hastalık, zaten işlerin kötü gittiği bir zamanda ortaya çıkınca baba için işinin tamamen bitmesi anlamını taşıyordu. Yoksulluk içinde, yakın olmayan hastaneye götürmek bulunulacak en kötü durumdu. O kadar zorluk çeken baba "Ah!" deyip dilinden cümleler geçirdi.
Daha gün ağarmadan düştüm yollara,
Leyla hayal oldu Mecnun'un gözlerine,
Belki Kerem dağları delmemiş olsaydı,
Kavuşur muydu gönüldeki asıl olan Aslı'sına?
Şimdiye kadar zorluklara göğüs geren adam bitap düşmüştü. Elleri minnacık olan bebeğin annesinin kucağında eski bir battaniyeye sarılıp oyana buyana koşuşturmasıyla uykuya dalması kabus oluyordu resmen. Zaten doğumu zorluklarla olmasıyla beraber hiçbir şekilde doktor kontrolü bile görmemişti. İstemediği bir hayata gözlerini açmıştı. Uzak diyardan gelen bir kervanın susuz kalması gibi çaresiz… En sonunda babası bir araba bulabilmek amacıyla çıktığı, komşu kapılarını teker teker çalıp isteğine kavuşmuş, eski bir araç bulmuştu zorla da olsa. Sonuçta onun ilk çocuğu, göz bebeği hasta olmuştu. Doğumunda olabilecek en büyük sıkıntı ile dünyaya gelmesi, tabii ki onun böyle olacağı kimsenin aklının ucundan bile geçmezdi.
