ESKI HESAPLAR

Vaveyla Yazarı: Nisa

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: ESKI HESAPLAR
  1. 1 ESKI HESAPLAR1.158 kelime · Okuduğun bölüm

Hayatımın özeti tek bir cümleydi aslında: “Gülümse Duru, çünkü ağlarsan kimseden mendil isteyemezsin.”
Aileni arkanda bırakıp kendi yolunu çizmeye kalkıştığında, hayat sana hemen pembe halılar sermiyordu. Babamın "Senden asker falan olmaz, dizini kırıp evinde oturacaksın" deyişini, annemin o soğuk bakışlarını geride bırakalı yıllar olmuştu. Ablam kendi dünyasındaydı, erkek kardeşim ise babamın gölgesinde... Ben mi? Ben atış poligonlarında, çamurlu eğitim sahalarında ve Özel Kuvvetler’in dondurucu soğuğunda kendimi yeniden doğurmuştum.
Acıyı şakaya vurmak, kırgınlıkları kahkahaların arkasına gizlemek en büyük savunma mekanizmamdı. Ve dürüst olmak gerekirse, bu işte muazzam başarılıydım.
Atış rekorları, zorlu arazi görevlerindeki dereceler ve tabii ki keskin nişancılıktaki o kusursuz ıska geçmeyen atışlarım... En sonunda Karargâh'ın ve Albay’ın dikkatini çekmeyi başarmıştım.
Ve işte buradaydım.
Doğu’nun en zorlu üs bölgelerinden birinde, tozlu ve kasvetli koridorda adımlarımı sertçe atıyordum. Üzerimdeki kamuflaj, omzumdaki Duru Sancak yazısı ve göğsümdeki Üsteğmen rütbesiyle... Bordo berelilerin göz bebeği olan, sadece "Seçilmişler" olarak anılan efsanevi bir time atanmıştım.
Albay odasında tekmil verdiğimde bana bakıp, "Seni oraya fantezi olsun diye göndermiyorum Üsteğmen. Hak ettin. Ama Tim Komutanın çetin cevizdir, haberin olsun," demişti.
Çetin cevizmiş. Ben ne cevizler kırmıştım haberleri yoktu!
Timin brifing odasının önüne geldiğimde derin bir nefes aldım. Üstümü başımı düzelttim, kapıyı iki kez sertçe çaldım.
İçeriden tok, gür ve tüylerimi ürperten derecede tanıdık bir ses yükseldi:
"Gir!"
Kapı kulpunu çevirip içeri adım attığım an, zaman durdu. Dünya ekseninden kaydı, odadaki oksijen bir anda çekildi.
Masanın arkasında, elindeki dosyayı incelerken başını kaldıran adam...
Siyah gözler, hafif çatılmış kaşlar, keskin çene hattı ve o hiç değişmeyen, insanın içini okuyan sert bakışlar.
Bora Köse.
Yıllar önce kalbimi eline alıp hiç acımadan ezerek çekip giden... 23 yaşındaki o adam, şimdi karşımdaydı. Göğsünde Yüzbaşı rütbesiyle, benim yeni Tim Komutanım olarak!
Şaşkınlıktan dilimi yutacak gibi oldum ama yüzümdeki o profesyonel maskeyi saniyeler içinde geri taktım. Şokumu belli etmek mi? Asla. Duru Sancak asla ezilmezdi.
Aramızdaki 7 yıllık devasa boşluk, odadaki havayı bir anda buz kestirdi. Bora beni gördüğü an elindeki kalemi düşürdü. O her zaman mesafeli, duygusuz duran adamın gözlerinden bir anlık şaşkınlık ve saf bir sarsıntı geçti. Ama toparlanması uzun sürmedi.
Sertçe ayağa kalktı. Boyu her zamanki gibi heybetliydi.
"Üsteğmen Duru Sancak / İZMİR! Yeni görev yerime intikal ettim, emrinizdeyim komutanım!" diyerek tekmil verdim. Sesim bir gram bile titremedi. Kendi rekorumu kırmıştım.
Bora masanın etrafından dolanıp bana doğru birkaç adım attı. Gözlerini üzerimden bir an bile ayırmıyordu. Sert bakışlarının arkasında fırtınalar koptuğunu görebiliyordum.
"Duru..." diye fısıldadı önce. Sonra hemen boğazını temizleyip o buz gibi asker tonuna geri döndü. "Üsteğmen Sancak. Albay bir keskin nişancı atayacağını söylemişti ama... senin olacağını belirtmedi."
Gülümsedim. En pişkin, en kendinden emin gülümsememi takındım.
"Sürprizleri sevdiğinizi duymuştum Yüzbaşım," dedim alaycı bir tonla. "Umarım hayal kırıklığına uğramamışsınızdır. Malum, rekorlarım dosyada yazıyor ama canlısı daha etkileyicidir."
Bora’nın kaşları iyice çatıldı. Sinirlendiğinde çenesindeki o küçük kas seğirirdi, yine seğiriyordu.
"Burası senin şaka yapacağın ya da geyik çevireceğin bir yer değil Üsteğmen," dedi üstüme doğru bir adım daha atarak. Mesafemiz oldukça kısalmıştı. "Burası saha. Burada kurallar benimdir. Ve ciddiyetsizliğe asla tahammülüm yoktur."
"Aman Yüzbaşım," dedim elimi kalbime koyup sahte bir korkuyla. "Gözlerinizden alev çıkacak neredeyse. Ciddi olmaya çalışırım ama söz veremem, birden gülme krizim tutarsa sorumluluk kabul etmiyorum."
Bora gözlerini devirdi, derin bir nefes verdi. "Geçmişteki o çocukça tavırlarını buraya taşımayacaksın. Sen bu timin bir parçasısın artık. Bana uymak zorundasın."
"Geçmiş mi?" dedim tek kaşımı kaldırarak. Kalbime küçük bir iğne batmış gibi olsa da istifimi bozmadım. "Hangi geçmiş Yüzbaşım? Ben hatırlamıyorum da. Hafızam biraz zayıftır, sadece işime yarayanları tutarım."
Bora’nın gözlerinde şimşekler çaktı. Lafın nereye gittiğini gayet iyi anlamıştı. Beni terk edip gittiği gün, hafızamdan silmek istediğim tek gündü zaten.
Bana tahsis edilen odaya geçip eşyalarımı yerleştirdim, üzerimi düzelttim. Albay önümüzdeki bir hafta boyunca herhangi bir operasyon veya görev olmadığını belirtmişti. Biraz dinlenmek ve ortama alışmak için vaktim vardı.
Tekrar brifing odasına doğru yürüdüm. İçeri girdiğimde timdeki herkes toplanmış, koltuklara oturmuş kendi aralarında sohbet ediyorlardı. Köşedeki çay tezgahına ilerleyip kendime sıcak bir çay doldurdum.
Tam o sırada Bora’nın gözlerinin üzerimde olduğunu hissettim. Masanın üzerinde, önüne konulmuş yarım bırakılmış bir çay bardağı duruyordu.
Timin neşeli yüzü olduğu her halinden belli olan Üstçavuş Kaan, Bora’ya dönüp, "Komutanım, yarım kalmış çayınız..." dedi masayı göstererek.
Koltuklara doğru ilerlerken çayımdan bir yudum aldım ve Bora’nın gözlerinin içine bakarak bombayı bıraktım:
"O sever yarım bırakmayı."
Gidip koltuğa kuruldum.
Kaan ve Ömer Başçavuş şaşkınlıkla bir bana bir de Bora’ya baktı. Kaan’ın ağzı hafifçe açık kalırken, Ömer Başçavuş bıyık altından gülmemek için çayından büyük bir yudum aldı.
Bora’nın bakışları bir anda üzerime kilitlendi. Çay bardağını masaya sertçe bıraktı, porselenin ahşaba vurma sesi odadaki tüm fısıltıları bir anda kesti.
"Üsteğmen," dedi, sesi alçak ama tehlikeli bir tondaydı. "Ağzından çıkan laflara dikkat et. Burası çay bahçesi değil."
"Ben sadece tespitte bulundum Yüzbaşım," dedim gayet sakin bir şekilde. "Yarım kalan şeylerin tadı kaçar, malum. İsraf olmasın diye dedim."
Bora derin bir nefes alıp ayağa kalktı. Masanın üzerindeki haritayı sertçe açtı.
"Boş boğazlığı keselim. Albay önümüzdeki bir hafta boyunca sahada aktif görev vermedi. Ama bu yatacağımız anlamına gelmiyor. Kondisyon ve atış eğitimleri her gün kesintisiz devam edecek. Özellikle de yeni katılan personelimiz için... Yarın sabah 05:00'te poligondasın Üsteğmen. Bizzat kendim kronometre tutacağım."
Gülümsedim. "04:50'de oradayım Yüzbaşım. Sizi bekletmeyi hiç sevmem. Siz de beni bekletmeyin yeter."
Tam o sırada cebimdeki telefon titreşmeye başladı. Ekrana baktığımda arayan ismi gördüm: Sibel.
Ablamdı. Derin bir nefes alıp telefonu açtım.
"Efendim Sibel," dedim. Abla bile diyemiyordum, dilim varmıyordu.
"Duru..." dedi Sibel. Sesi oldukça hüzünlü ve kırılgandı. "Kardeşim... Düğünüme gelmedin, bari doğuma gel he? Yeğenini teyzesiz bırakma..."
Gözlerimi devirdim. Beni aileden aforoz eden, asker olmamı hazmedemeyen insanlardan biriydi o da.
"O çocuğa üzülüyorum," dedim buz gibi bir sesle. "Senin gibi bir annesi olacağı için."
Sibel'in cevap vermesine fırsat tanımadan, "Bir ara uğrarım," deyip telefonu pat diye yüzüne kapattım.
Telefonu cebime koyarken yüzümdeki ifadeyi tamamen sildim. Ailemle ilgili meseleleri, hele ki kanımı emen o kırgınlıkları asla kimseye belli etmezdim.
Ancak başımı kaldırdığımda Bora’nın masanın diğer ucundan beni izlediğini gördüm. Masadaki diğer askerler kendi aralarında haritaya bakarken, Bora aramızdaki mesafeyi kapatıp alçak bir sesle konuştu:
"Telefonu kapattıktan sonra yüzün kireç gibi oldu Üsteğmen. Bir sorun mu var?"
"Yok bir şey," dedim çay bardağımı masaya bırakırken. "Sadece ailevi pembe diziler. Bilirsiniz, reytingi yüksek ama izlemesi sıkıcı türden."
Bora gözlerini kıstı. Beni çok iyi tanıyordu. 20 yaşımdaki Duru'nun ailesiyle neler yaşadığını dün gibi hatırlıyordu. Yüzündeki o sert çehre bir anlığına yerini ince bir sızıya bıraktı.
"Duru..." dedi bir anlık gayriihtiyari. Rütbemi kenara bırakıp sadece ismimi söylemesi içimde bir şeyleri cız ettirdi. "Ailenle hâlâ mı..."
Sözünü tamamlamasına izin vermeden araya girdim:
"Ailesi olmayan birine ailesini sormak pek de akıllıca değil Yüzbaşım. Hele ki zamanında beni bir aileden daha çok tanıdığını iddia edip giden biri için."
Lafım tam hedefini buldu. Bora’nın gözlerinde o tanıdık suçluluk gölgesi belirdi. Çenesini sıktı, başını hafifçe salladı.
"Brifing bitti," dedi aniden arkasını dönerek. Sesi yine buz gibi olmuştu. "Herkes koğuşlara! Üsteğmen, yarın sabahki eğitim saatini unutma."
"Unutmam Yüzbaşım," dedim ayağa kalkıp üstümü düzelterek. "Siz de unutmayın. Sabah 04:50'de görüşürüz."
Odamın yolunu tutarken dudaklarımda beliren hırslı gülümsemeyi engelleyemedim.
Bakalım bu sefer kim kimi çıldırtacak Yüzbaşı Bora Köse... Oyun yeni başlıyor.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

26okunma 5beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18