9. bölüm · Gölgenin Aydınlığı

9. BÖLÜM: Kontrol Kaybı

Sevvalcemre Korkmaz

(Parla’nın Gözünden)
Bora’nın sessiz kaldığı günler, bağırdığı günlerden daha tehlikeliydi. Bunu artık biliyordum.
Okul koridorunda yürürken insanların bana bakışları değişmişti. Eskiden korku vardı. Şimdi merak vardı. Merak, korkudan sonra gelen en tehlikeli duyguydu.
Umay koluma girdi. “Bugün çok gerginsin,” dedi.
“Hayır,” dedim. “Bugün çok farkındayım.”
Liya arkamızdan geldi. “Bora sınıfta olay çıkarmış,” dedi. “Müdür yardımcısına bağırmış.”
Gülümsedim. “Demek ipler gevşiyor.”
Bahçeye çıktığımızda Ateş’i gördüm. Tek başınaydı. Yumrukları cebinde, gözleri yere sabitlenmişti.
“Ağabeyin kontrolü kaybetmiş,” dedi ben daha sormadan. “Ve bu onu daha tehlikeli yapıyor.”
“Sen ne yapacaksın?” diye sordum.
Başını kaldırdı. “İlk defa… karşısında durmayı düşünüyorum.”
Bu bir itiraftı. Ve Ateş için bu, devrimdi.
Biraz ileride Aras ve Elif vardı. Yan yanaydılar ama aralarında kilometreler vardı. Elif konuşmuyor, Aras konuşamıyordu.
Yanlarına gittim. “Elif,” dedim yumuşak bir sesle. “İyi misin?”
“Değilim,” dedi direkt. “Ve kimse iyiymişim gibi davranmasın.”
Aras araya girmek istedi ama Elif devam etti: “Aras… sen iyisin. Fazla iyisin. Ama ben şu an sevilecek biri değilim.”
Aras’ın sesi titredi. “Ben seni düzeltmek için sevmiyorum. Yanında durmak için seviyorum.”
Elif gözlerini kaçırdı. “İşte sorun da bu.”
O an anladım: Bazı insanlar sevgiden kaçardı, çünkü kalırlarsa yıkılacaklardı.
Tuğra yanımıza geldi, sesi alçaktı. “Bora bugün herkesi aramış,” dedi. “Eski tayfayı topluyor.”
“Geç kaldı,” dedim. “İnsanlar artık ona değil, sonucu düşünüyor.”
Tuğra başını salladı. “Ve o sonuçta sen varsın.”
Ders çıkışında Bora’yı gördüm. Uzaktan. Gözleri beni bulduğunda bakışını kaçırmadı. İlk defa… Ben bakışımı kaçırmadım.
Yanımdan geçerken fısıldadı: “Beni yalnız bırakıyorsun.”
Durup döndüm. “Hayır,” dedim. “Sen kendini yalnız bırakıyorsun.”
Bu cümle onu vurdu. Gördüm. Öfke değil… Panik vardı yüzünde.
Ateş birkaç adım attı ama ben elimi kaldırdım. “Hayır,” dedim. “Bırak.”
Çünkü artık biliyordum: Avcı peşinden koşmaz. Bekler.
Akşam mesaj atmadım. Kimseye. Sadece düşündüm.
Bu şehirde herkes bir taraf seçiyordu. Ama asıl mesele şuydu: Kim ne zaman düşecekti?
Ve içimde bir ses fısıldadı: Bazı şeyler artık saklanamayacak.
Geç bölüm atığım için üzgünüm.
Yorumları ve oylarını bekliyom ve seviliyosunuz