Gölgenin Adaleti kitap kapağı

1. bölüm / 2

Bölüm-1 Cehennem’e Hoş Geldiniz

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: Bölüm-1 Cehennem’e Hoş Geldiniz

Alaycı Gölge’nin oyununa hoş geldiniz…
Yeni bir dönem başlıyor.Cehennem azabı.
Ve bu cehennemin efendisi: Alaycı Gölge.
Hangi tarafı seçersiniz?
Kendini kahraman sanan aptallar mı,yoksa koyun postu giymiş kurtlar mı?
-/N.E.A/-
Savcı duvardaki yazıya baktı. Kanla yazılmıştı.Kim yapmıştı bunu? Ve neden tam da şimdi…?
Savcı Emir Yavuzer, tüm heybetiyle adliyenin koridorunda belirdi.Karşıdan ise Avukat Vera Arven Yıldız ile Kriminal Polis Mia Asya Yavuzer geliyordu.
Mia, Savcı Emir’in kardeşiydi;Vera ise hem Mia’nın en yakın arkadaşı hem de adliyede başarılarıyla bir efsane olarak bilinen kadındı.
Mia, abisini görünce hafif bir endişeyle sordu:— Haberleri duydum… Kim yapmış olabilir bunu?
Vera, çantasından çıkardığı bir kâğıda göz atarak duvardaki yazıyı okumaya başladı. Ardından kaşlarını çatarak mırıldandı:
— Bu hangi psikopatın işi olabilir ki?
Savcı Emir, soğukkanlılığını koruyarak cevap verdi:
— Adam profesyonel. Belli.
Vera başını hafifçe kaldırıp ona baktı:
— Adam derken, Savcı’m? Kadın da olabilir, unutmayın.
Emir’in bakışları yavaşça Vera’ya kaydı.
— Avukat Hanım, kusura bakmayın, ağız alışkanlığı…
Vera başını hafifçe salladı:
— Sorun değil. Evet, asıl konumuza gelelim. Parmak izi aldık mı?
— Eldiveni varmış,
dedi Mia.
Ama Emir onları dinlemiyordu. Gözleri Vera’ya takılmıştı. Bu kadın, onun tek platonik aşkıydı; iş dışında asla açılamadığı kişi. Çünkü Vera, onunla iş dışında konuşmazdı. Emir konuşmaya çalıştığında, ses tonu bile susması gerektiğini bağırır gibiydi.
Vera sessizdi ve insanlardan uzak durmayı severdi; kalabalık ortamlardan mümkün olduğunca kaçınırdı.
Mia ise tam tersine, canlı ve dışa dönük bir kişiliğe sahipti. Emir’in bakışları genç kadını izledi. Yirmili yaşlarda, hafif dalgalı kumral saçları ve keskin yeşil gözleriyle, nasıl olmuş da kalbini kaptırmıştı, aklı ermedi. O yeşil gözler daima sert bakardı.
Dik kafalı ve sözünün eri olan bu kadın, birçok erkeğin sahip olmak isteyeceği, ama cesaret edemeyeceği biriydi.
Vera, o an Emir’in bakışlarını fark etti ve içinden geçirdi:“Savcı, sınırı aşıyorsun. Bu bakışlar pek hayra alamet değil… Ne yapabilirim?…”
Ama düşüncesini hemen askıya aldı:“Bir dakika… Şu gelen, Mia’nın eski sevgilisi Cenk değil mi ya? Onun burada ne işi var?”
Emir, Cenk’in yaklaştığını görünce bir anda toparlandı. Yüzündeki o istemsiz dalgınlık uçtu, yerini keskin bir ciddiyet aldı.
— Amir Cenk Özkaya? Bir sorun mu var?
Cenk durdu. O tanıdık ifade… Ne pişmanlık ne de rahatlık; ikisinin arasında sıkışmış o ukde hâli.
Cenk, bir zamanlar Emir’in en yakın arkadaşıydı.Ta ki, Emir’in canından çok sevdiği kardeşi Mia’yı aldatana kadar.
O gün, yılların dostluğu tek cümleyle çöpe gitmişti.
Ve bu gerçeği bilenlerden biri de Vera’ydı.
Vera, hem Mia’yı koruyan tarafı hem de Cenk’in adliyede görünmesinin yarattığı tehlikeyi anında sezmişti. Emir’in omuzlarının nasıl hafif gerildiğini, çenesinin nasıl sıkıldığını fark edecek kadar iyi tanıyordu onları.
Cenk, bir anlığına Emir’e bakmadı bile; hızla Vera’ya döndü. Resmi bir tonda konuştu:
— Avukat Hanım, bu davada siz ve Sayın Savcım Emir Bey var, doğru mu?
Vera kaşını kaldırdı.
— Evet, Amir Cenk. Bir sorun mu var?
Cenk kısa bir nefes aldı; aciliyet ses tonuna yerleşmişti:
— Bize yeni bir bilgi geldi. Yazının yakınlarında bir ceset bulduk.Bir erkek cesedi.
— Kim olduğunu öğrenmek için otopsi raporlarını bekliyoruz.
Cenk ayrıldıktan sonra Vera, bakışlarını Emir’e çevirdi.
— Savcım… Biliyorum, yasal olarak doğru değil; fakat… olay yerine gitme imkânımız var mı?
Emir hiç düşünmeden cevapladı:
— Tamamdır Avukat Hanım. Mia, sen de gel. Dönerken eve bırakırım sizi.
Mia kaşlarını kaldırdı.
— Tamam abi de… sen nereye gidiyorsun? Ne oldu?
Emir ceketinin düğmesini kapatırken kısa ve net bir tonla konuştu:
— Adliyede birkaç işim var. Onları halledip geleceğim.
Mia bir şey söyleyecek gibi oldu ama durdu. Vera ise Emir’in gözlerindeki o keskin odaklanmayı fark etti; sanki dosya değil, bizzat Alaycı Gölge’nin nefesini yakalamaya hazırlanıyordu.
Vera, Emir’in bakışlarını garipseyip kaşlarını kıstı.
— Savcım? Adliye beşte kapanıyor. Saat 4.30. Ne işiniz olabilir? Yoksa o kendini kahraman sanan aptalları oyalamaya mı çalışıyorsunuz?
Mia’nın mavi gözleri telaşla açıldı; abisine baktı.
Emir, Vera’nın şüphesini anladığı anda ona döndü.Bakışları sertti, sesi düşük ve sakindi:
— Avukat Hanım… beni bir konuda yakaladınız.
Kısa bir duraksadı.
— Evet, adliyeye değil. Birine uğrayacağım.
Vera’nın yüzündeki sorgulayan ifade daha da derinleşti. Emir ise dudaklarının kenarını belli belirsiz gerdi:
— Ama düşündüğünüz gibi bir psikopatla buluşmuyorum. Merak etmeyin.
Tonunda hafif bir alay, ama aynı zamanda tehdit gibi bir ciddiyet vardı.
— Sadece bu davayla ilgili özel bir kaynağım var. Hepsi bu.
Vera’nın yüzü hiç yumuşamadı.Yeşil gözleri Emir’e kilitlendi, soğuk ve net bir tonda konuştu:
— Bu davadan ikimiz sorumluyuz, Savcı. Bunu sakın unutma.
Sözlerinde tehdit yoktu;ama otorite, ciddiyet ve sınır çizme vardı.
Mia şaşkınlıkla önce Vera’ya, sonra abisine baktı.Emir ise Vera’nın çıkışını bekliyormuş gibi gülümsedi — hafif, kendini ele vermeyen bir gülüş…
Savcı Emir, Vera’nın yüzündeki o sert şüphe çizgisini izlerken içinden geçirdi:“Çok dikkatli… Hem de fazlasıyla. Ona ‘efsane’ demelerinin bir sebebi var demek ki. Ne kadar ciddi, ne kadar tetikte…”
Vera ise bir adım geri çekildi, gözleri Emir’den ayrılmadı:
— Kimsin sen, Savcı? Gerçekten kimsin?
Mia’nın mavi gözleri de bir anda büyüdü. Aklı karışmış, sesi titrekti:
— Vera haklı olabilir… Abim… bir katil mi?
Mia kaşlarını çatıp ellerini saçlarına götürdü.
— Off abi… Neden beni böyle bir ikilemin içine itiyorsun?

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

101okunma 48beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…