1. bölüm · GÖLGELERİN ARDINDAKI IŞIK

Yağmurun başlattığı hikaye

Asya Asya

BÖLÜM 1 – Yağmurun Başlattığı Hikâye
İstanbul’un en hüzünlü mevsimi sonbahardı. Gökyüzü sanki şehrin bütün sırlarını içine çekmiş gibi ağır dururdu. Ela o sabah vapur iskelesinde durmuş, yağmurun denize düşüşünü izliyordu. İnsanlar telaşla koşuyor, şemsiyeler birbirine çarpıyor, ayak sesleri ıslak zeminde yankılanıyordu. Ama Ela’nın içinde zaman durmuştu.
Annesi gittiğinden beri yağmur onun için sadece bir hava olayı değildi. Bir anıydı. Bir boşluktu. Annesinin son gününde de böyle yağmur yağmıştı. Küçük Ela pencere kenarında durmuş, “Anne, gitmeyecek misin?” diye sormuştu. Cevap alamamıştı. O günden sonra bazı sorular cevapsız kalmıştı.
Üniversitenin son yılıydı. Psikoloji okuyordu ama kendi kalbinin karanlık köşelerini çözmekte zorlanıyordu. İnsanların travmalarını analiz edebiliyordu ama kendi kırıklarını saklıyordu.
Tam o sırada bir şemsiye uzandı.
“Islanacaksın.”
Ela başını kaldırdı. Kahverengi gözler. Sakin ama dikkatli bir yüz. O an kalbi nedensiz hızlandı.
“Belki de ıslanmak istiyorum,” dedi.
Genç adam hafifçe gülümsedi. “Ben Aras.”
“Ela.”
Vapur yolculuğu sessiz geçti. Ama o sessizlik iki yabancı arasındaki mesafeyi azaltmıştı.
Ela o gün anlamasa da, hayatının yönü değişmişti.