2. bölüm · Gölgeler Şehri
Adını Bilmediğim Adam
Sokak lambaları titreyerek yanıyordu, tıpkı içimdeki güvensizliğin titremesi gibi. Geceleri sevmem; fazla sessizdir. Sessizlik tehlikelidir. Çünkü gerçek tehlike, bağırmaz. Bekler.
Yataktan doğruldum. Camdan dışarı baktım. Şehrin sokakları soğuk, ıslak ve renksizdi. Alt katta Leya hâlâ uyumamıştı. Onun gece lambası açık kaldığında, geçmişten bir şey canlanıyordu içinde—bunu biliyorum. Ama bana asla anlatmadı. Anlatmaz da. Leya’nın bazı geceleri dili susar, gözleri anlatır.
Benimse gözlerim artık hiçbir şeyi saklamıyor. Yoruldular.
Sabah olmasını beklemeden giyindim. Hava hâlâ karanlıktı ama bazı insanlar için gün çoktan başlamıştı.
Ben de onlardan biri oldum galiba.
Kafeye doğru yürürken telefonuma mesaj geldi. Numarayı tanımıyordum.
“Sakın geç kalma. Gözler üstünde.”
Durdum. Etrafıma baktım. Hiç kimse yok gibiydi ama şehir, görünmeyen gözlerle doluydu.
Bora'nın sözleri aklıma geldi. “Atlas yürüyorsa, gölgeler konuşur.”
Bu cümle bana başta anlamsız gelmişti ama artık her harfi, içimde yankılanıyor.
Ben... gölgelerin içindeydim.
~~~
Kafeye vardığımda hava hâlâ grinin tonlarındaydı. Masaları sildim, kahve demledim, gelen müşterilere gülümsedim. Hepsi sıradan insanlar gibi görünüyordu. Ama burada hiçbir şey sıradan değildi.
Öğleden sonra kapı açıldı. Ve zaman durdu.
Gerçekten durdu.
Sessizlik birden katılaştı. Hava değişti.
O adım attı içeri.
Atlas Demir.
Onu daha önce hiç görmemiştim. Ama adını duymayan kalmamıştı.
Bir isimdi önce… sonra bir efsane… sonra bir tehdit.
Ve şimdi… bir adam.
Simsiyah bir kaban giymişti. Saçları da karanlıktı ama gözleri… gözleri tuhaftı. Renkli değildi ama derinlik doluydu. Öyle bir bakışla baktı ki, sanki gözlerimden içeri yürüdü.
“Bir filtre kahve,” dedi. Sesi sakin ama keskin.
Bir komut gibiydi.
Kelimelerim ağzıma dizildi ama hiçbirini çıkaramadım. Sadece başımı salladım.
Kahvesini hazırlarken ellerim titredi. Arkamı dönüp mutfağa geçtiğimde kalbim boğazıma sıkışmıştı. Onun burada ne işi vardı? Ve neden bana bakmıştı, sanki tanıyormuş gibi?
Kahveyi masasına bıraktım. Bana teşekkür etmedi. Sadece sustu.
Sonra…
“Arya Tunç,” dedi.
İsmimi biliyordu.
O an içimden bir şey koptu.
“Elimi titretmeden döktüğüm kahveye mi şaşırmalıyım, yoksa senin ismimi biliyor olmana mı?” dedim, farkında olmadan.
Bir kaşını kaldırdı. Hafif, neredeyse görünmeyen bir tebessüm belirdi yüzünde.
“İsimler kaderdir,” dedi. “Sadece doğru zamanda söylenir.”
Ne demekti bu şimdi? Konuşmak istedim ama o çoktan ayağa kalkmıştı. Kahvesinin yarısı hâlâ doluydu. Ama önemi yoktu belli ki. O, bir amacı olan adamlardan.
Giderken cebinden bir kâğıt çıkardı ve masaya bıraktı. Ardından kapıdan çıktı, sanki hiçbir şey olmamış gibi.
Yaklaştım, kâğıdı açtım. Üzerinde sadece şu yazıyordu:
“Kız kardeşin geçmişte bir söz verdi. Zamanı geldi.”
Nefesim daraldı. Ellerim soğudu.
Leya...
Ne saklıyorsun benden?
~~~
O gece, Leya sessizdi. Ben de sessizdim ama içim konuşuyordu. Kalbim, bir çığlık atıyordu sanki. Oturma odasında lambayı kapattım ve göz göze geldik.
“Leya,” dedim. “Atlas Demir kafeye geldi.”
Yüzü dondu.
“Bana ismimle hitap etti,” dedim. “Ve... bir not bıraktı.”
Kâğıdı uzattım.
O okumadan önce gözleri buğulandı.
Notu eline aldı, satıra bile bakmadan buruşturdu.
“Bu işe karışma Arya. Bu bizim geçmişimizin cezası. Sen temiz kal.”
“Ne diyorsun? Neyin cezası?”
“Bilmek istemezsin.”
“Ben zaten içindeyim! Sokağa çıkarken bile korkuyorum. İnsanlar bana bakıyor gibi. O adam bana kaderimmişim gibi baktı!”
Leya başını eğdi. Dudakları titredi ama ağlamadı.
“Annemiz öldüğünde,” dedi, “bir yemin ettim. Atlas’ın babasına. Sizi korumak için. Ama o zaman küçüktün. Hiçbir şey bilmiyordun.”
“Ve şimdi?”
“Şimdi Atlas, seni istemiş.”
Bir şey boğazıma düğümlendi.
Ben…
Ne için istendiğimi bile bilmiyordum.
~~~
O gece uyuyamadım. Tavanı izledim. Kalbimi tuttum, sanki yerinden fırlayacak gibiydi.
Hayatım boyunca bir adama adanmış olduğumu, ama o adamın adını bile yeni duyduğumu fark ettim.
Atlas Demir.
İsmimle konuşan adam.
Gölgeler şehrinin kralı.
Benim kaderim miydi?
Yoksa sadece başka bir kurban mıydım?
~~~~~~
Nasıl buldunuzzz, umarım beğenmişsinizdir ve yorum yapıp etkileşim verirseniz cidddeeennn çok sevinirim teşekkürler şimdidennn.
