6. bölüm · Gölge ve Hüküm
6. Bölüm
Nasılsınızzz???
Bölümü okurken:
IIiona - Moins joli
Şarkısını dinleyebilirsiniz.
(Şarkı öneriniz varsa bu kısma yazın lütfen.) -->
___________________________________
HİLAL ALİN SAYER:
"Ben mafyaysam sende mafya karısı mı oluyorsun yani?"
Ne saçmalıyordu bu adam!
Öyle birşeyin olması imkan dahilinde dâhi olamazdı!
"Ne saçmalıyorsun be!"
Sırıtan yüzü önce değişti sonrasında şaşkın bir hâl aldı.
"Ben onu sesli mi söyledim?"
Kulakları kızarmaya başlarken bu sefer sırıtan bendim.
Utanmıştı!
Ve birazcık tatlı duruyordu.
"Utandın mı sen?" alayvari sesimle ciddi bir şekilde yüzüme baktı.
"Ne alakası var ben utanmam bir kere!" gözlerim kulakları ve boynuna giderken gülmemek için zor duruyordum.
"Belli canım." kafasını kaldırdı.
"Canım mı?"
Canım mı? Ne canımı!
"Ha?"
"Canım dedin Avukat, ben senin canın mıyım?"
Ahh! Buna mı takılmıştı!
"Ne alakası var Koral, arkadaşlarımla konuşurken kullanıyorum bu kelimeyi."
Kaşları hafifçe çatıldı.
"Hangi arkadaşların?" ciddi ses tonuna anlam verememiştim.
"Ne yapacaksın hangi arkadaşım olduğunu?"
"Erkek mi?" ne saçmalıyordu.
"Erkek veya kız ne farkeder ki öylesine bir kelime!"
Kaşları daha da çatıldı.
"Öylesine bir kelime değil avukat! Canın olmayan kişilere söyleme."
"Ahh her neyse gidelim artık hastaneden!"
Ayağa kalktı.
"Peki, gidelim."
Ayağa kalkacakken yardım etmek için yanıma geldi ayağa kalkarak yüzünü görmek için kafamı kaldırdım.
"Birşey rica edebilir miyim?"
Kafasını eğip gülümsedi.
"Tabii."
"Evimdeki dosyaları alabilir miyiz?"
Kafasını salladı.
"Söylerim Taner'e getirir hemen."
"Hım peki, şey birde bilgisayarım ve flaşlar gerekiyor hepsinin içinde önemli bilgiler bulunuyor özellikle kasamda bulunan bir flaş var."
Dikkatle yüzüme baktı.
"O zaman beraber gidip alalım mı yavrum?"
"Olur hadi gidelim hemen."
Hızla kapıya yöneldim.
Kapıyı tam açacakken belimde hissettiğim ellerle önce kaşlarım çatıldı sonrasında arkamı dönerek Koral'ın yüzüne 'hayırdır' manasında bir bakış attım.
"Hızlı hareket etme, yaran zarar görebilir."
"Tamam, belimi bırakır mısın şimdi."
Elini hızla çekerken odadan çıkmış ve hastanenin asansörlerine yönelerek hızla hastanenin giriş katına giderek çıkmıştık.
Arabanın önüne geldiğimizde Koral'ın telefonu çalmıştı.
Elini cebine atıp telefonunu alarak arayana baktı ve yüzünü bana çevirdi.
"Önemli, sen bin arabaya geliyorum hemen."
Kafamla onaylayarak arabaya geçtim.
Neticesinde hava epeyce soğuktu.
İLAHİ BAKIŞ AÇISI:
Hilal'in arabaya binmesiyle Koral hızla aramayı cevapladı.
"Hızlı söyle Taner."
Soğuk sesi ürkütücüydü.
"Abi, buldum o piçi! O ve adamlarını depoya getirdik biz ilgilenelim mi sen mi halledeceksin."
"Siz biraz oynayın ama öldürmeyin gece yengen uyusun geleceğim."
"Tamamdır abi görüşmek üzere."
Koral telefonu kapatıp arabay doğru ilerledi.
Hızla arabaya binip Hilal'e döndü.
"Çok bekletmedim değil mi?"
"Ah, hayır."
"Peki o zaman önce evine gideceğiz sonrasında bana geçeriz."
Hilal kafasıyla onaylayıp gözlerini yola çevirdi.
"İyi misin? Ağrıyan bir yerin var mı keşke son kontrolleri yaptırıp çıksaydık! Hiç düşünemedim güz-"
Hilal Koral'ın ağzını eliyle kapayıp yüzüne baktı.
"Koral! İyiyim endişelenecek bir şey yok! Hem beni kurtardığın için teşekkür ederim."
Koral ağzında duran eli öpüp avucunun içine aldı.
"Teşekkür edecek bir şey yok Alin, hem diğer elinide ver bakalım üşümüş ellerin."
Hilal kaşlarını çatarak baktı.
"Üşümemişler!"
Koral, Hilal'in iki elinide avuç içlerine alarak kavradı.
"Bak üşümüşler!"
Hilal yan bir bakış atıp kafasını geriye doğru yatırdı.
O kadar uyumasına rağmen hâlâ yorgundu.
"Uyuyacaksan direk bana geçelim mi?"
"Ama onlar bana acil lazim risk alamam."
"O zaman şifreyi kırarlar sorun olmaz değil mi?"
Hilal'in kaşları çatıldı.
"O kadar kolay mı!"
"Hayır, yavrum endişelenme bizde bulunan aletler fazla gelişmiş."
Gözlerini kuşkuyla tekrar kapatıp ellerini çekecekti ki Koral izin vermedi aksine daha sıkı kavramıştı.
"Koral!"
"Efendim"
"Bırakır mısın artık elimi ısınmışlar hem"
"Hayır yavrum hâlâ soğuklar."
Hilal tekrar ters bir bakış attı.
Neden böyle yaptığını anlamlandırmış değildi ona saçma geliyordu ama birşey demeden önüne döndü.
Koral'la oldukça yakın duruyorlardı.
"Senin yavrun falan değilim Koral!"
"Hıhı"
Hilal tekrar ellerini çekmeye çalışırken.
"Bak geldik evine hadi inelim."
Bu sefer ellerini çekerek arabadan indi.
Eve Koral'da bulunan anahtarla girmişlerdi. Bu Hilal için garip kaçsa da sesini çıkarmadı uykusu vardı ve şuan hiçbir şey ile uğraşmak istemiyordu.
"Anaharımın sende olmasını sorgulamayacağım."
Koral bir o kadar kısık lakin duyulacak bir şekilde güldü.
"Şifremi de biliyorsundur şimdi!"
"Biliyorum yavrum."
"İyi, ben burda oturacağım sen zaten biliyorsun ha birde bana yavrum demeyi kes!"
"Tamam otur sen ben buradaki dosyaları toparlıyayım."
"Hıhı."
Hilal'in içinde belirsiz bir güven vardı.
Koltuğa geçip oturup Koral'ı izlemeye başladı.
Salonundaki kitaplıkta birçok dosya bulunuyordu.
Koral onları nerden bulduğu belirsiz bir kutunun içine yerleştirerek flaşları aramaya başladı.
"Masadaki çekmecedeler."
Çekmeceyi açıp baktı.
Bulamamıştı.
"Yok burada flaş."
Hilal kaşlarını çatarak ayağa kalktı.
Koralın yanına gidip çekmeceyi açarken birşey olmadığını gördü.
Gözleri korkuyla büyürken bilgisayarının da olmadığını farketti.
"Koral.." fısıltıdan farksız çıkan sesinde tedirginlik vardı.
Yüzü değişmişti.
Üzerindeki yorgunluk saniyeler içinde yok olup yerini korkuya bıraktı.
Flaşlar ve bilgisayarı son derece önemliydi son çare olarak kasaya yöneldi.
Orda bulunan flaşlarda bilgisayar ve diğer flaşların yedekleri vardı.
Herşeyi yedekliyordu.
"Umarım ki kasayı bulamamışlardır!"
Kasanın şifresini açıp içindeki kutuyu hızla kavradı.
Derin bir nefes aldı.
"Hadi hemen çıkalım buradan bunları kontrol etmem lazım!"
"Tamam çıkalım da flaşları ve bilgisayarını tekrar aldırayım mı onlardan."
Hilal Koral'a döndü yüzünde belirsiz bir ifade vardı.
"Yapabilir misin!"
"Sen iste yeter, yapamayacağım şey yok."
"Ama başına bir şey gelmesin,çok sorun olmaz kurtarırım bir şekilde."
"Yavrum takma kafana sen hadi gidelim, çıkalım şuradan."
Kutuyu kavradı ve evden çıktılar.
Arabanın yanına ulaştıklarında Koral elindeki kutuya bakarak yalancı bir çaresizlikle.
"Hilal anahtarı ceketimden çıkartır mısın rica etsem."
Hilal kafasıyla onaylayıp Koral'a doğru yaklaştı.
Elini cekete götürürken oldukça yakınlaşmışlardı.
Sonunda anahtarı kavrayıp elini çekti arabaya doğru dönerken.
"Çok güzel kokuyorsun." kısık sesi duyulmasını zorlaştırmıştı.
"Ne?"
"Arabanın arka tarafını aç bagajları uğraşmayalım hiç bu kutuyu koyalım hadi hava soğuk."
"Haa, tamamm"
Hızla kapıyı açıp geri çekilecekti ki Koral buna izin vermeyerek yakınlaşıp elindekileri bırakıp yavaşça geri çekildi.
"Hadi gidelim artık buradan biri izliyor gibi hissediyorum."
"Arkamızdaki kırmızı ceketli adam, sakin ol ve belli etme hadi sen bin arabaya ve ben gelene kadar asla çıkma tamam mı avukat?"
"Ya Koral yapma birşey hadi gidelim."
"Hilal hadi." Koral kapıyı açıp geçmesi için çekildi.
"Hayır! Sende geç arabaya."
"Hilal, yavrum hadi."
"Koral şu kelimeler için hesaplaşacağız sonrasında ama şuan lütfen benimle birlikte arabaya biner misin hadi gidelim."
Koral yavaşça yaklaştı.
"Hmm, hesaplaşalım güzelim hadi arabaya geç."
"Koral! Sırnaşma bana sende hadi!"
Sırıttı.
"Hım sırmaşmıyorum ki sen öyle anlıyorsan yapacak birşey yok avukat."
Omuz silkerek geri çekilince Hilal arabaya binmişti.
Söz ettikleri adam farklı bir araca binmişti lakin bindiği araç hâlâ hareket etmiyor onları gözlemliyordu.
Koral hızla Taner'e mesaj çekip arabaya bindi.
Arabayı ara sokaklardan geçirerek izini kaybettirmeye çalışıyordu.
Hızlı ve bir o kadar dikkatli sürüyordu yanında sevdiği kadının olması daha dikkatli olmasına sebebiyet veriyordu.
Hilal'de arabanın koltuğuna kafasını yaslayıp gözlerini Koral'e çevirmişti üsta bir biçimde gözlemliyordu.
"Ne kadar süre kaldı Koral sanada yük oldum kusura bakma."
"Ne yükü yavrum? Duymamış olayım her zaman her yerde yanında olacağım."
"Neden bunu yapıyorsun? Yapmak zorunda değilsin."
"Orası da bende kalsın. Hah bak geldik."
Koral arabayı evin önüne parkederek arabadan indi Hilal'de tam kapısını açacakken Koral'ın açıp sırıtarak ona bakmasıyla histerik bir gülümsemeyle arabadan indi.
Koral arka kapıyı açıp kutuları alırken Hilal, flaşların bulunduğu kutuyu kavramıştı.
Kapıya geldiklerinde Koral kapıyı çalarak beklemişti.
Kapıyı açan yaşlı kadın Koral'ı görünce gülümsemiş Hilal'i görünce de oldukça şaşırmıştı.
"Hoşgeldiniz oğlum, hanımkızımız kim?"
"Arkadaşım Nesli teyze "
"Hımm anladım oğlum." İmali bakışlarıyla mutfağa dönmüştü.
"Koral bunları buraya bırak istersen daha fazla taşıma hallederim gerisini zaten 2 güne bulmuş olurum ev."
"Saçmalama Hilal evi ben bulacağım hem güvenliğin çok önemli."
"Teşekkürler Koral."
"Teşekkür etme güzelim."
"Güzelin değilim."
Koral kutuyu bırakmış salona doğru yürüyorlardı.
"Öylesin."
"Değilim Koral!"
"Tamam yavrum senin dediğin olsun."
"Koral! Arkadaşız biz böyle hitap etme bana!"
Salonun ortasında atışmalarını izleyen yaşlı çift en sonunda varlıklarını belirtmek için yalancı bir biçimde öksürdüler.
Koral kafasını çevirdiğinde kendine çeki düzen vererek ciddileşti.
Konuşurken eğdiği boynunu dikleştirmişti.
Hilal ise utanarak çifte bakıyordu kim olduklarına anlam verememişti.
Tam Koral'a dönecekken konuşan yaşlı adamın sözleri yerine çakılmasına sebebiyet verdi.
___________________________________
Bölümmm sonuuuu.
NASILDIIIIUUUUUUU.
Sağlıkla ve sevgiyle kalın.🩶
