Bölümler 9Şu an: 0.6
- 1 0.0201 kelime
- 2 0.1219 kelime
- 3 İnstagram167 kelime
- 4 0.2325 kelime
- 5 Ara bölüm225 kelime
- 6 0.3620 kelime
- 7 0.4558 kelime
- 8 0.4835 kelime
- 9 0.6364 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
★Her erin bahtına bir güzel düşer... ★
_______________
Motor sahil yolundan ayrılıp tenha bir koyun kenarında durduğunda hava serinlemişti.
Denizin kokusu rüzgâra karışıyor, uzaktan gelen dalga sesleri gecenin içine yayılıyordu.
Kaskımı çıkarırken saçlarım yüzüme dağıldı. Sinirle toplamaya çalışırken Meriç hiçbir şey demeden cebinden bir toka çıkardı.
Şaşkınlıkla ona baktım.
“Sen neden toka taşıyorsun?”
“Hazırlıklıyım.”
“Kime göre?”
“Belli olmuyor mu?”
Elini uzatınca bu kez geri çekilmedim.
Saçlarımı ensemde toplarken parmakları tenime hafifçe değdi. O küçücük temas bile içimi gereğinden fazla karıştırmıştı.
“Çok sessizsin.” dedi alçak sesle.
“Düşünüyorum.”
“Tehlikeli.”
“Seninle yalnız kalmak daha tehlikeli.”
Gülümsedi.
Bir adım yaklaştı.
Ben geri gitmedim.
Aramızdaki mesafe yavaşça kapandı.
Kalbim öyle hızlı atıyordu ki onun da duyduğuna emindim.
Bakışları gözlerimden dudaklarıma indi. Sonra tekrar gözlerime çıktı.
“Hayal...”
“Söyleme öyle ismimi.”
“Nasıl söylüyorum?”
“Sanki...”
“Sanki seni öpmek istiyormuşum gibi mi?”
Nefesim takıldı.
Elini motorun selesine koydu, beni iki kolunun arasında bırakmış oldu. Kaçacak alanım vardı. Ama gitmedim.
Yüzüme biraz daha yaklaştı. Nefesi tenime değiyordu artık.
Gözlerim istemsizce dudaklarına kaydı.
Bir saniye.
İki saniye.
Tam dudaklarıma yaklaşmışken bir anda durdu.
Çenesi gerildi. Gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı. Sonra yavaşça geri çekildi.
Şaşkınlıkla ona baktım.
“Meriç?”
Bakışlarını benden kaçırmadan konuştu. Sesi ilk kez bu kadar ciddi çıkıyordu.
“Bunu yapamam.”
“Ne?”
“Seni öpemem.”
Kalbim bu kez farklı çarptı. Hayal kırıklığı mıydı, rahatlama mıydı anlayamadım.
“Neden?” diye fısıldadım.
Bir adım geri çekildi. Ellerini cebine soktu. Kendini toparlamaya çalışıyor gibiydi.
“Senin iznin olmadan hiçbir şey yapmam.”
Sözleri bir anda bütün geceyi susturdu.
“Az önce izin vermiyor gibi mi duruyordum?” dedim istemsizce.
Gözleri üzerime kilitlendi.
“Duruyordun.”
“Yalancı.”
“Risk almam.”
Boğazım kurudu. Ne diyeceğimi bilmiyordum.
“Ben...” diye başladım ama devamını getiremedim.
Dudak kenarı hafifçe kıvrıldı.
“Bir gün açık açık istersen...” dedi sakin bir sesle. “O zaman geri çekilmem.”
Yüzümün yandığını hissediyordum.
Tam cevap verecekken telefonum çalmaya başladı.
Ekranda yazan isim:
Abiparator
Meriç başını yana eğip güldü.
“Evren seni kurtardı.”
Telefonu açtım.
“Efendim abi?”
“Neredesiniz?”
“Yoldayız.”
“Hoparlörü aç.”
Açtım.
Abim direkt konuştu.
“Meriç.”
“Buyur abi.”
“Eğer kardeşimi ağlatırsan seni bulurum.”
Meriç bana bakarak cevap verdi.
“Ağlatmam.”
Abim bir saniye sustu.
“Bir de geç kalmayın. Patates kızarttım.”
Telefon kapandı.
İkimiz de birkaç saniye sessiz kaldık.
Sonra ben gülmeye başladım.
Meriç kaskı uzattı.
“Gel.”
“Nereye?”
“Beni reddetmediğini düşünerek eve bırakmaya.”
Bölüm etkileşimi
