Bölümler 64Şu an: 61. Bölüm
- 1 Tanıtım34 kelime
- 2 Tanıtım25 kelime
- 3 Tanıtım66 kelime
- 4 1. Bölüm99 kelime
- 5 2.bölum157 kelime
- 6 3.Bölüm123 kelime
- 7 4. Bölüm114 kelime
- 8 5. Bölüm113 kelime
- 9 6. Bölüm193 kelime
- 10 7. Bölüm134 kelime
- 11 8. Bölüm135 kelime
- 12 9. Bölüm153 kelime
- 13 10. Bölüm180 kelime
- 14 11. Bölüm176 kelime
- 15 12. Bölüm168 kelime
- 16 13. Bölüm188 kelime
- 17 14. Bölüm132 kelime
- 18 15. Bölüm117 kelime
- 19 16 bölüm279 kelime
- 20 17. Bölüm92 kelime
- 21 18. Bölüm236 kelime
- 22 19. Bölüm154 kelime
- 23 20. Bölüm167 kelime
- 24 21. Bölüm210 kelime
- 25 22. Bölüm171 kelime
- 26 23. Bölüm215 kelime
- 27 24. Bölüm223 kelime
- 28 25. Bölüm243 kelime
- 29 26. Bölüm151 kelime
- 30 27. Bölüm139 kelime
- 31 28. Bölüm188 kelime
- 32 29. Bölüm106 kelime
- 33 30. Bölüm :)138 kelime
- 34 31. Bölüm127 kelime
- 35 32. Bölüm165 kelime
- 36 33. Bölüm142 kelime
- 37 34. Bölüm192 kelime
- 38 35. Bölüm266 kelime
- 39 36. Bölüm343 kelime
- 40 37. Bölüm126 kelime
- 41 38. Bölüm257 kelime
- 42 39. Bölüm397 kelime
- 43 40. Bölüm:)344 kelime
- 44 41. Bölüm267 kelime
- 45 42. Bölüm464 kelime
- 46 43. Bölüm335 kelime
- 47 44. Bölüm307 kelime
- 48 45. Bölüm421 kelime
- 49 46. Bölüm238 kelime
- 50 47. Bölüm231 kelime
- 51 48. Bölüm171 kelime
- 52 49. Bölüm279 kelime
- 53 50. Bölüm:)295 kelime
- 54 51. Bölüm189 kelime
- 55 52. Bölüm492 kelime
- 56 53. Bölüm408 kelime
- 57 54. Bölüm441 kelime
- 58 55. Bölüm154 kelime
- 59 56. Bölüm231 kelime
- 60 57. Bölüm401 kelime
- 61 58. Bölüm322 kelime
- 62 59. Bölüm422 kelime
- 63 60. Bölüm:)276 kelime
- 64 61. Bölüm881 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabahın aydınlığı perdenin arasından yatağa ve yere düşüyordu. Gözlerimi ağır ağır araladım. Komidinin üstünde olan telefonumu elime aldım ve saate baktım. Saat yediyi kırk geçiyordu. Sanırım erken kalmaya alıştığım için artık alarmlardan önce uyanıyordum. Yatakta doğruldum ve ayağa kalktım. Odamdan çıktım ve lovaboya gitim. Elimi yüzümü yıkadıktan sonra odama geri döndüm.yatağımı topladıktan sonra pijamalarımı değiştirdim.
Üstüme beyaz bir bluz altıma ise siyah kumaş pantolon giydim. Lidya daha uyuduğu için ona sürpriz bir kahvaltı hazırlamak için mutfağa geçtim Lidya sabahları ağır yemek yemeyi sevmediği için ona hafif ama bir o kadar doyurucu şeyler hazırladım. Haşlanmış yumurta, iki dilim peynir, yedi tane zeytin,beş dilim domates, bir küçük salatalık kesip tabağına koydum ve yanında sabah enerjimizi topalayacak olan kahve yaptım. Aynısını kendimde yapıp lidya'nın odasına gittim. Kapıyı açıp odaya girdiğimde yatağında yorganın altında olan Lidya'yı gördüm. Yatağın kenarına oturdum.
(Yeliz)"Lidya hadi kalk"
(Lidya)"Noldu" dedi uykusunda
(Yeliz)"Sabah oldu sana sürprizim var"
Sürpriz kelimesini duyunca ela renkli gözlerini yavaş yavaş açmaya başladı.
(Lidya)"Ne sürprizi sabah sabah"
(Yeliz)"Sürpriz söylenmez"
(Lidya)"Lütfen"
(Yeliz)"Olmaz hazırlan gel onbeş dakika var"
(Lidya)"Off tamam sen çık ben hazırlanim gelicem"
(Yeliz)"Tamam ben içerdeyim" deyip odadan çıktım ve oturma odasına gittim.
-Lidya'nın ağzından -
Yeliz odadan çıktıktan sonra lovaboya gitim ve elimi yüzümü yıkadım sonra odama dönüp yatağımı topladım. Yatağımı topladıktan sonraysa üstümdeki kıyafetleri değiştirdim.
Üstume ceket altıma köyü renk bir kot pantolon giydim. Takılarımı taktım ve oturma odasına gittim.
(Lidya)"ee sürpriz ne"yeliz kafasını telefondan kaldırıp bana baktı
(Yeliz)"Ooo ateş ediyosun"
(Lidya)"Teşekürler sende benden farklı değilsin"
(Yeliz)"Yaa teşekürler"
(Yeliz)"Neyse hadi mutfağa"
(Lidya)"Sürpriz mutfakta mı"
(Yeliz)"Evet" diye mutfağa geldik yeliz eliyle masanın üstünde olan kahvaltı tabaklarını işaret ediyordu.
(Lidya)"Sen mi hazırladın"
(Yeliz)"Evet nasıl "
(Lidya)"Çok güzel gözüküyo"
(Yeliz )"eee o zaman ne bekliyoruz vaktimiz az hemen yiyelim sen makyajını yapar çıkarsın bende çantamı alıp hemen çıkarım"
(Lidya)"Tamam hadi ellerine sağlık o zaman" diyip güldük ve masaya oturduk.yemeğimizi yedikten sonra ayağa kalktım.
(Lidya)"Yeliz dikkatli git gel ben işe gidiyorum"
(Yeliz)"Tamam sende dikkat et" dedikten sonra ben koludorun başına dış kapının yanında ki duvarda asılı olan anahtarlıktan kendi anahtarımı alıp dış kapıdan dışarı çıktım. Evden çıktım sokağa çıktığımda sokakta taze simit satan bir abi vardı. Oraya doğru yürüdüm.
(Lidya)"Mereba kolay gelsin simit ne kadar"
(Simitçi)"Yirmi beş lira ablam"
(Lidya)"Tamam ben bir tane alayım, ayran var mı"
(Simitçi)"Olmaz olur mu ablam tabiki de var"
(Lidya) Tamam bir tanede ayran"
(Simitçi)"Basınla beraber ablam" diyip simit ve ayranı bir poşete koydu.
(Lidya)"Ne kadar"
(Simitçi)"Elli lira ablam"
(Lidya)"Tamam bir dakika" diyip çantamdan cundanimi aldım. İçinden elli lira alıp simitçi abiye verdim ve sokağın başına doğru gittim sokağın başında otobüs durağı vardı. Orda taksi beklemeye başladım. Yaklaşık on dakika sonra taksi buldum ve ofise doğru gittim.
-Yeliz'in ağzından -
Lidya evden çıktıktan sonra bulaşıkları makineye yerleştirip sokağa çıktım. Otobüs durağına vardım. Ben geldikten dört dakika sonra benim okuduğum okulun önünde duracak olan otobüse bindim. Otobüs çok kalabalıktı gerçi her sabah böyle oluyordu çünkü tam üniversitesinin önünde durağı vardı. Bu yüzden nerdeyse bütün öğrenciler bu otobüse biniyordu. Yarım saatin onunda okulun orda ki durakta indim. Kampüsüme doğru giderken bir ses duydum ama aldırış etmedim. Sınıfa geldiğimde dersin başlamasına yirmi dakika vardı. Bende kantine gitmeye karar verdim. Kantine indim bir kahve aldım ve terasa çıktım yani teras denirse üniversite üç katlıydı ve terasın olduğu kısım İstanbul'un o betonlaşmış ve trafik olan bir yere bakıyordu. Acaba buraya bu okulu neden yaptı ?
Diye düşünürken ders saati yaklaştığı için sınıfa doğru gidiyordum. Sınıfa girdim hep oturduğum cam kenarına oturup dersin baslamasini bekledim.
Ders başladı bugün sınav olduğu için geldim normelde bugün gelmek gibi bir niyetim yoktu. Hoca sınav kağıtlarını dağıtı ve süreyi başlatı . Nerdeyse iki haftadır bu sınava çalışıyorum ama nedense stres ve heyecandan bildiklerimi unutuyorum neyseki bu sefer o kadar büyük bir stres yapmadığım için unutmadım ama sınav gerçekten zordu yani baya baya zordu.
...........
Sınav bitti bende sınavdan çıkmış eve dönmek için otobüs durağında otobüsün gekemsini bekliyorum. Can sıkıntısından telefona bakıp reels kaydıyorum. Nerdeyse bir saatin sonunda ne otobüs geldi ne de taksi.
(Yeliz)"Hay böyle şansı" neyse ev yakın dicem de otobüsle yarım saate geldiğim yolu ben bir buçuk saate zor giderim. Olsun geç olsun güç olmasın başladım yürümeye.
........... -LİDYA'nın ağzından-
Ofise geldiğimde gereğinden sessizdi ben odama doğru çıktım yani karen'in yan odası benim odam olmuştu. Bende odama çıkmak için asansöre bindim. Asansörün ağır çelik kapısı ben bindikten sonra ağır ağır kapandı. Çıkacağım katın tuşuna bastığımda asansör yukarı çıkması gerekirken aşağı indi sonra tekrar aynı tuşa bastığımda asansörün makarasindan geldiğini sandığım cızırtılı bir ses geldi ve asansörün ışıkları gitti. Normelde asansörde böyle durumlar için bir tuş olur ve ona basıldığında güvenlikle filan iletişime geçmeye çalışır ama bu asansörde o tuş yoktu. Korkudan kendimi yiyip bitirirken karen'e mesaj atmaya karar verdim.
- Mesajlar-
*Karen asansörde kaldım*
*Kapı açılmıyo ışıklar gitti*
Bunları yazarken klostrofobim ve panik atak geçirmeye başladığımı hissetmeye başlayınca Karen'i aramaya başladım.
*Karen* araması cavaplanamadı +24
24 kere aradım ama açmadı kendimi daha kötü hissetmeye başladım. Artık umudum nerdeyse tükendi. Asansör tekrar salanarak aşağı indi bu beni korkutugu için ağlamaya başladım.son kez karen'ni aramaya çalıştım ağlamamdan dolayı nefesim düzensizdi yere nerdeyse uzanmış bir biçimdeyedim. Son kez karen'ni aradım çalıyordu bir saniye ,iki saniye,üç saniye derken açtı ama bu seferde ben doğru dürüst konuşamadım.
(Lidya)"K-karen asansörde kaldım"dedim ağlamaktan incelmiş sesimle ve sonrası karanlık.
Son.....
🪩Tekrar ben arkadaşlar biliyorum ilk defa bu kadar uzun süre yoktum. Bunu telafi etmek amaçlı bölümü uzun yazdım iyi okumalar🪩
Bölüm etkileşimi
