2. bölüm · Göçmen Kızı ve Astsubay

1.Bölüm Huzura Kaçış

Büşra Bşrn

Soğuk,kasvetli havaya inat insanların boğucu tiz çığlıkları insanın yüreğine bir hançer misali saplanıyordu.Başımı gökyüzünden indirdim birkaç adım ötede yere yakın kambur beliyle yürümeye çalışan Haminne Nineyi gördüm.Ellerim bana inat titrerken koşmaya başladım.Ne zaman bitecekti bu eziyet ne zaman bir yerleşkemiz olacaktı.Bizi burada istemeyenler de haklıydı sığıntı gibi oradan oraya konuyorduk.Bunu dile getiriğimde kavimin başında Hazar Bey bana çok kötü sözler sarfetmişti.Şimdi ağzıma almak istemeyeceğim cinsten.Koşarken yüzüme dökülen siyah tek bir kıvrım dahi olmayan saçlarımı elime sertçe geriye savurdum.Haminne Nine'nin yanına gelince eğilip kolundan tuttum başını kaldırıp koyu mavi gözlerini kahverengi gözlerime dikti.Sert çehresi anında yumuşadı bana biraz daha yanaşıp sokuldu.
"Meyra'm.."
"Haminnemm.."
Gözleri sulanmıştı, başını seri bir şekilde diğer tarafa çevirdi.Meydanda herkes bir yana koşuyor eşyalarını mallara yüklemeye gayret ediyordu.
"Ne zaman bitecek bu eziyet dersin nine?Biz de artık konutlanmaya ne zaman başlarız?"
Haminne başını bana çevirmeden derin bir nefes bıraktı..
Bu hiç iyi bir cevap değildi.
"Kızım git Cemil'e haber et beni ormanın başından alsın."
"Nine neden ormanın başına kadar yürüyeceksin birlikte bineriz bizim kınalıya."
Kınalı benim atımdı.Dişi,başının üzerinde beyaz bir beni olan kahverengi bir at.Babam bana doğum günümde hediye etmişti.İlk defa doğum günümde bir heduyem olmuştu o da babamdandı.Ninem kızgın bir bakış atıp yola koyuldu.Arkasından bakakaldım.Neden hayvanlar varken 1 kilometre yol yürüyordu hemde beli kambur bastonla yürüyen biri.Kafamda anlamaz sorularla Cemil amcama ninemin orman başından alınması gerektiğini söylemiş sonra da annemin yanına gidip üzerimi değiştirmiştim.Havalar geceden soğuk olduğu için koyu yeşil kabanımı da üzerime geçirip anneme seslendim.
"Anne ben hazırım.Kınalıya yükledim herşeyimi."
Derin bir soluk çektim ciğerlerime içimde bir sıkıntı vardı.Ne yapacaktık nerede konaklayacaktık daha doğrusu gittiğimiz yerde konaklayabilecek miydik??
Annem içimdeki sıkıntıyı anlamış gibi elini omzuma koydu.Habersiz hareketinden dolayı içim ürktü ve yerimde sıçradım.Siyah saçlarıma ellerini uzatıp okşadı
"Düşünme bu kadar herşey olacağına varacak.Hem fena mı kızım bizde değişik yöredeki insanların hayatlarını görüyoruz.Sıkılmıyorsun, yeni insanlar tanıyorsun."
"Anne benim derdim insanları tanımak değil yakalanacak olmamız içimde bir sıkıntı var sanki bu gece bişeyler yolunda gitmeyecek gibi-"
"Sende söylüyorsun işte 'gibi',sana öyle geliyor:)"
"Anne-"
Konuşmamı babamın tok sesi böldü.
"Er meydanına gidiyoruz yükler oradan kalkacak hazırsanız çıkalım."
"Hazırız bey."
Babamın gözleri saniyelik beni bulurken sanki içinde bir yerde bir hüzün pırıltısı yakaladım.Sanırım bana öyle geldi.Annemin kolumu dürtmesiyle ev dediğimiz koli gibi duvar yığınından ayrıldık.Babamın peşinden annem ben kınalı ilerleyip er meydanına vardık.Babamın da atı vardı ama yaşlıydı.Meydanın yüksek sutûnu üzerine çıkmış Miraç üzerine giydiği siyah kabanı koyu mavi kot pantolonuyla bütün genç kızların gözlerini üzerine çekmişti.Bir zamanlar ona platonik aşık bende ondan etkilenmiyorum diyemezdim ama eskisi de değildim artık.Az kalsın duygularımı ona belli edecektim kuzenim Dilan komşumuzun kızı Hançerle sevvili olduğunu söylemeseydi herşey için çok geç olacaktı.Neyse ki bi ton inciri berbat etmemiş Hançerle düsman olmamıştık.Onunla düşman olmak en son isteyeceğim şeylerdendi çünkü kendisi Yay burcuydu.Ne siz sorun yay burcu nefretimi ne ben söyleyeyim.Ne konuştuğunu anlamadan Miraç inip yerine Hazar Bey çıktı.
"Bu akşamki kaçış bu zamanki tüm kaçışlardan daha önemli daha tehlikeli.Herkes bir yılan gibi süzülüp sırtlan gibi sinsi olmalı.Askerler her yerde,bizi yakalamaları an meselesi hata yapanı kurtarma şansımız yok.Unutmayın geri dönüş yok geride kalan ebediyyen dönüşü olmayan bir yola girer.Unutmayın ki yakalanırsanız bizi kimseye ifşa etmeyin ha eğer ettiniz,askerlerden kurtulsanız da benden kurtulamazsınız.Sizin tek kişi refahınız sağlansın diye buradaki onca ailenin can sağlığını çöpe atmayın."
Hava sanki bu konuşmayla daha çok alınmış gibi gökgürlemeye başladı.Karanlık bir zırh gibi kasvet yarattı üstümüze..
"Herkes hazırlansın yola çıkıyoruz."