11. bölüm · Göçmen kızı

11 . Bölüm

Büşra Bilir

Umeyr`in ağzından...

Sabah babamla konuştuktan sonra konaktan ayrıldım ve şirkete geldim .

Bugün önemli bir iş görüşmem vardı .

Şirkete geldikten sonra hiç kimseyle konuşmadan direk odama geçtim ve koltuğuma oturup yaslanmıştım ki kardeşim selim arkamdan girdi .

" Oo aksoyların en yakışıklı delikanlısı sonuda şirkete teşrif buyurdular. "

Umeyr ;

Selim bugün hiç havamda değilim bana bulaşma.

Selim ;

Ne oldu ? Zaten yüzünden düşen bin parça canını sıkacak bir şey mi oldu ?

Umeyr ;

Akşam nişanım var bu senin için yeterli bir cevap mı ?

Selim ;

Ne nişanlanıyor musun ne ara karar verdin abi evlenmeye . Hem benim bildiğim sen evlenmeye karşıydın kimmiş seni bu fikirden caydıran şanslı kadın merak ettim doğrusu.

Peki babam onların haberi var mı ?Hani akşam nişanlanacaksın ya.

Umeyr ;

Selim konuşmayı fazla sevmediğimi biliyorsun ona rağmen niye magazinciler gibi üst üste sorular soruyorsun?

Selim ;

Abi akşam nişanlanıyorum diyen sensin sana sormayacağım da kime soracağım .

Umeyr ;

Kime sor biliyor musun Selim hani her gün 24 saat boyunca konuştuğunuz sevgilin var ya ona sor eminim ki o her şeyi sana en ince ayrıntısına kadar anlatır.

Selim ;

O nereden bilsin ki senin kiminle evleneceğini ?

Umeyr ;

Neyse yeter artık bu kadar gırgır şamata artık işimize odaklanalım bizim şu anlaşacağımız ortaklar geldi mi ?

Selim ;

Hayır daha gelmediler.

Umeyr ;

İyi o zaman şu antlaşma yapacağımız dosya yı Ayça `ya söyle de getirsin bir daha gözden geçireyim bir eksik veya hata var mı bakayım

Selim ;

Abi o dosya yı en az 100 kere gözden geçirdin artık bir sal merak etme her şey yolunda.

Umeyr ;

Selim bu anlaşma bizim için çok önemli O yüzden bir hata istemiyorum şimdi git ve Ayça`ya o dosya`yı getirmesini söyle.

Selim ;

Of abi ! Tamam gidiyorum.

3 saat sonra...

Toplantı tahmin ettiğimden de uzun sürmüştü ama anlaşma sağlanmıştı . 5 yıldır üzerinde çalıştığım proje sonunda meyvesini vermişti ve ben başarmıştım . Toplantı salondan çıkıp odama gittim telefonumu yanıma almamıştım oda da bırakmıştım koltuğuma oturup telefonu elime aldım açtığımda kız kardeşimden , babamdan ve annemden gelmiş olan bir sürü cevapsız çağrı vardı .

Hemen kız kardeşimi aradım ilk çalışta açtı .

" Alo Zeynep . "

" Abi sen nerdesin Allah aşkına sabahtan beri seni ve Selim`i arıyoruz ulaşamıyoruz . Babam küplere bindi ."

" Toplantıdaydım Zeynep ! Hem ben babama bugün önemli bir iş görüşmem olduğunu söylemiştim . "

" Tamam da abi saat akşam 5 . Bugün istemen olduğunu biliyorsun . Babam geç kalıcaz insanlara mahcup olucaz diye kızdı . Lütfen gel artık yoksa akşam isteme falan olmicak . "

" Tamam güzelim ! Babama söyle merak etmesin ben şimdi çıkıyorum sizde yola çıkın harzemşahlar konağında buluşuruz . "

" Abi dur kapatma biz isteme için tatlı sipariş etmiştik . Sen oraya gelirken tatlıcı Ahmet abiye uğrayıp onları alırmısın ? "

" Alırım güzelim sen merak etme ."

" Tamam o zaman hadi görüşürüz. "

" Görüşürüz güzelim . "

Diyip telefonu kapattım. Hemen çeketimi alıp odadan çıktım .

" Umeyr bey "

Diyen ayça`nın sesiyle durdum ona döndüm ve yanıma gelmesini bekledim . Yanıma gelince ;

" Efendim ayça söyle ."

" Selim bey çıktı çıkarken de bana " abime söyle ben eve gidiyorum üstümü değiştirip öyle gelicem " dedi . "

" Tamam Ayça sağ ol ."

Dedim ve yoluma devam ettim .

Yarım saat süren bir yolculuktan sonra sonun da tatlıcı Ahmet abi`nin dükkânına gelmiştim arabadan inip içeriye girdim . Hemen önümde duran ve vitrin deki tatlılara bakan çarşaflı bir bayan duruyordu kendisine seslendim ;

" Hanım efendi çekilirmisiniz sipariş vericem de . "

Korkarak hızla arkasına döndü bana bana baktı şaşkınlık içerisin de gözleri büyüdü bana öylece baka kaldı

" Hanım efendi çekilirmisiniz siparişi mi alı cam da . "

" Anlamadım? "

" Bunun nesini anlamadınız ! Çekilin diyorum siparişi mi alı cam. "
Bana bakan bakışlarını hemen yere indirip cevap verdi ;

" Estağfurullah! Kusura bakmayın biran birine benzettim sizi buyrun tabi . "

" Önemli değil insan insana benzer . "

Dedim tam o sırada Ahmet abi geldi hanım efendiye hitaben ;

" Buyur kızım annenin siparişi alabilirsin."

" Sağ olun ,teşekkür ederim, Allah kolaylık versin. "

Dedi ve dükkandan çıktı ben de hemen Ahmet abi den tatlıları aldım ve ben de dükkandan ayrıldım .
Arabama binip harzemşahlar konağına sürdüm annem onlarla konağın kapısında karşılaştık yani zamanlamam mükemmeldi .
Arabadan indim ve tatlıları bana doğru gelen Zeyne be uzattım Zeynepte elinde tuttuğu kırmızı gül büketini bana . Onlar kapıda bizi bekleyenlere selamlaşıp içeriye girdiler bende üstüme bir çeki düzen verip kapıda beni bekleyen kadına doğru ilerledim elimdeki gülleri ona uzatırken kafamı kaldırıp ona baktığımda oydu tatlıcıdaki kız bana beni birine benzettiğini söyleyen kız. " Sen dedim " oda utanarak elimdeki gülleri alırken "evet ben " dedi .
Öylece ona baka kalmıştım üzerimdeki şaşkınlığı hala ata bilmiş değildim .

Umeyr abi kapıda öylece durup Büşrayı seyretmeye devam mı edeceksin yoksa içeriye geçmeyi düşünüyor musun ?

Diyen bir sesle ikimizde kafamızı kaldırıp sesin sahibine baktık Yaren di.
Bir açıklama yapmam gerekiyordu ;
Şey...ben dalmışım ! Tabi içeriye gireyim. Diyip daha fazla saçmalamadan içeriye girdim babam onlar yukardaki şark odasında olmalıydılar ben de onların yanına gittim .

1 saat sonra...

Buraya geleli epey olmuştu ama hala isteme olmamıştı ve ben iyice gerilmeye başladım böyle ortamlardan hiç hoşlanmam kendimi bildim bileli .
Nihayet sonun da babam kendini toparlamaya başladı ve konuşmaya girdi .
Hazar ağa ;

Efendim buraya geliş sebebimiz belli olduğundan lafı fazla uzatmicam. Allah'ın emri peygamber efendimizin...

" Aaaaaaa. "

Babamın lafı dışardan gelen bir kadın çığlığıyla yarım kalmıştı . Büşra hemen kapının yanında durduğu için hemen dışarı fırladı bizde onun arkasından . Merdivenlerin başında durmuş bir hizmetli öylece aşağı konağın avlusuna bakıyordu .
Büşra yanına gitmiş baktığı yere bakmıştı bakmasıyla "Anneeeee " diye bağırması bir oldu ağlayarak yere çöktü sonra ayağı kalktı aşağı annesinin yanına inmek için koşup kolundan tuttum arkasını dönüp bana baktı .

" Bıraksana kolumu ne yaptığını sanıyorsun . "
Diyip bana bağırdı kolunu kurtarmak için debeleniyordu ama nafile kolunu o kadar sıkı tutuyordum ki kolunu kurtarması imkansızdı o sırada diğerleri Dicle hanımın yanına inmişlerdi ambulansı aramış onun gelmesini bekliyorlardı o sırada Büşra tekrar bağırdı ;

" Neyi bekliyorsunuz annemin ölmesini mi kaldırıp hastaneye götürmesenize? "
Onun bu sorusuna babam cevap vermişti .

" Ne diyorsun kızım sen!Niye annenin ölmesini isteyelim düşerken belki boynunu incitmiştir haraket ettirirsek zarar veririz diye bekliyoruz. "

Aslında en mantıklı şeyi yapıyorlardı ama Büşra şuan farkına varamicak kadar şurunu kaybetmiş durumdaydı .

" Bak Büşra böyle yaparak kendini yıpratıp zarar vermekten başka birşey yapmıyorsun senin bu hallerin annene bir fayda sağlamıyor . "

" Ben bu hayatta annesinden başka hiç bir tutunacak dalı kalmamış bir insanım eğer onuda kaybedersen işte o zaman çok kötü şeyler. Eğer ona birşey olursa yemin ediyorum burdaki herkese bedelini ağır ödetirim.

" şuan acıdan ne dediğini bilmiyorsun! O yüzden kendine gel ve sonradan pişman olacağın şeyler söyleme. "

" Kızım Umeyr doğru söylüyor şuan da kendinde değilsin ne olur metanetini koru ve biraz sakinleş. "

" Ben gayet kendimdeyim dayı ne dediğimide gayet iyi biliyorum. Benim annem bu merdivenlerden kendi kendine düşmüş olamaz muhakkak onu biri itti ve oda sizden biri. "

Dedi bu kız artık iyice saçmalamaya başladı biz hepimiz onunla beraber oda daydık nasıl olurda annesini itebiliriz mantıklı düşünemicek kadar kendinde değil bu kız .
Ama bir yer de haklı onun annesinden başka kimsesi yok çünkü eğer annesi ölürse bütün ailesi ona sırt çevirecek ama o bundan habersiz olmasına rağmen iyi bir tehşiş te bulundu .

4 saat sonra...

Ameliyat kapısının önünde dicle hanımın çıkmasını bekliyordu Büşra perişan bir şekilde duvarın dibine çökmüş oturuyordu .
Yanına gidip onu teselli etmek istesem de onun asla buna izin vermeyeceğini biliyordum .
Sabah ezanın okunmasıyla Büşra yerinden kalktı namazını kılmak için gitti .
O gittikten sonra ameliyet kapısı açıl dı ve doktor çıktı hepimiz onun etrafına toplandık .

Kemal Harzemşah;

Doktor bey kızımın durumu nasıl ? İyi olucak dimi ?

Doktor ;

Malesef size iyi haberler veremicem ! Kızınızın durumu çok ciddi! Düşerken kafasına aldığı darbeler kafatasına çok zarar vermiş onun için herşeye hazırlıklı olun derim . Şimdilik onu yoğum bakımda tutucaz , metanetinizi koruyun Allah'tan ümit kesilmez .

Diyip gitti . Herkes çökmüştü resmen , bunu Büşra ya nasıl söyliceklerdi kız zaten perişan .

Kemal bey ;

Kimse Büşra ya birşey söylemicek, kız zaten perişan bunu eğer öğrenirse onu kimse tutamaz ortalığı birbirine katar . O na sadece annesinin ameliyattan çıktığını söyleyecez o kadar . Hicran kızım sen git Büşra ya annesinin ameliyattan çıktığını söyle onuda al yoğum bakımın oraya gel biz de oraya geçicez

Hicran ;

Tamam dede

Diyip gitti . 5 dakka sonra yanında Büşra'yla geldi , Büşra hepimizi yarıp pencerenin önüne geldi annesine baktı sonra kesik kesik nefesler almaya başladı ve kalbini tuttu hepimiz ona döndük herkes ona iyi olup olmadığını soruyordu ama o cevap vermiyordu sonra ;

" Ben ... sadece annemi görmek istiyorum " dedi

Kemal bey ;

Tamam kızım! Ben seni annenin yanına sokmak için elimden geleni yapıcam sen yeter ki sakın ol .

Büşra sadece kafasını sallamakla yetindi. 5 dakka sonra annesinin yanına gire bilmişti ben de annem onlara

" Kemal bey siz ve bizim kiler kafeteryaya inin ben burda kalırım birşey olursa da size haber veririm ."

" Olmaz kızımı burda bırakıp hiç bir yere gitmem "

Hazar ağa ;

Kemal bey oğlum doğru söylüyor burda fazla kalabalık yapmayalım eğer birşey olursa Umeyr haber verir bize . Hadi gidelim .

Diyip herkesi alıp götürdü ben de 3 lü oturaklardan birine oturdum ve biraz olsun dinlenmek için gözlerimi kapattım .
10 dakka sonra Büşra'nın doktor diye bağırmasıyla gözlerimi açtım ve yerimden fırlayıp onun yanına gittim doktorlar içeri girmiş dicle hanıma müdahle ediyorlardı .
Büşra hemen yanımda duruyordu , biran da yere yığıldı düşüp kafasını vurmasın diye onu tuttum .

" Hemşire ! Sedye getirin kız bayıldı . Hemşire! "

Onu tuttuğum gibi koluma aldım ve getirilen sedyeye bıraktım .

Onu götürürlerken ben de dicle hanımın durumunu öğrenmek için pencerenin önüne geri döndüm ama malesef dicle hanımın yüzünü örtmüş onu bağladıkları cihazlardan ayırmışlardı.