Gizli düzen kitap kapağı

4. bölüm / 4

Gizli düzen

4.BÖLÜM:Kırılan Sınırlar

Vaveyla Yazarı: Mehmet Çatalpınar

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: 4.BÖLÜM:Kırılan Sınırlar

Buz Abla bir süre daha o çatlağa bakakaldı.
Işık artık sadece parlamıyordu… nabız atar gibi titreşiyordu.
Bir adım geri çekildi.
“Bu… normal değil.”
Elini yavaşça çatlağa yaklaştırdı. Parmak uçları ışığa değdiği anda, soğuk bir ürperti kolundan yukarı doğru yayıldı. Ama bu soğuk… alıştığı gibi değildi.
Bu, tanıdık olmayan bir soğuktu.
Bir anda—
ÇAT!
Zemin sarsıldı.
Çatlak birden genişledi ve içinden keskin bir ışık fırladı. Buz Abla refleksle geri sıçradı. Işık kısa süre içinde bir çembere dönüştü. Dönen, içi kıpır kıpır bir enerjiyle dolu bir çember…
Bir portal.
Buz Abla gözlerini kısmıştı.
İçinde bir şeyler hareket ediyordu.
“Bu şey… bir yere açılıyor.”
Aynı anda, çok uzak bir yerde…
Acı Oğul nefes nefese kalmıştı.
Koşuyordu.
Arkasına bakmadan koşuyordu.
Gökyüzü garip bir renge bürünmüştü. Yer ise çatlamış, parça parça olmuştu. Sanki dünya yavaş yavaş kırılıyordu.
“Bu da neydi ya?!”
Birden önünde, havada ince bir çizgi belirdi.
Tıpkı bir yara gibi.
Çizgi yavaşça açıldı.
Acı Oğul durdu.
“Yine mi garip bir şey…”
Çizgi genişledi… ve bir anda o da bir çembere dönüştü.
Aynı Buz Abla’nın gördüğü gibi.
Bir portal.
İçinden buz gibi bir rüzgar esti.
Acı Oğul kaşlarını çattı.
“Bu kesin hayra alamet değil.”
Ama tam geri dönecekken…
Portalın içinden kısa bir siluet göründü.
Bir insan.
Buz Abla nefesini tuttu.
Portalın diğer tarafında biri vardı.
Net değildi ama… birinin orada olduğu kesindi.
“El… uzatsam mı?”
Tereddüt etti.
Ama sonra gözlerini sertçe kapattı ve karar verdi.
Yavaşça elini portala doğru uzattı.
Acı Oğul donup kalmıştı.
“Orada biri var…”
Portalın içinden bir el uzandı.
Gerçekti.
Acı Oğul bir an düşündü.
“Ya tuzaksa?”
Ama sonra dişlerini sıktı.
“Boşver!”
O da elini uzattı.
İki el…
İki farklı dünya…
Ve tek bir an.
Temas.
Bir anda her şey karardı.
Zemin kayboldu.
Sesler sustu.
Ve ikisi de aynı anda…
Bambaşka bir yere düştü.
Buz Abla sertçe yere çarptı.
Hemen doğruldu.
Etrafına baktı.
Burası… az önce olduğu yer değildi.
Gökyüzü farklıydı.
Zemin farklıydı.
Ve…
Karşısında biri duruyordu.
Acı Oğul.
İkisi de birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonunda Acı Oğul konuştu:
“…Sen de kimsin?”
Buz Abla gözlerini kısmıştı.
“Bilmiyorum. Ama kesin olan bir şey var…”
Bir adım ileri çıktı.
“Burada olmamamız gerekiyor.”
Tam o anda…
Arkalarındaki portal aniden kapandı.
Ve yer hafifçe titredi.
Uzaklardan bir ses yankılandı.
Derin… uğultulu… ve rahatsız edici.
Sanki bir şey uyanmıştı.
Buz Abla fısıldadı:
“…Yalnız değiliz.”

Sessizlik… kısa sürdü.

O uğultu bir anda daha net hale geldi.
Sanki yerin altından bir şey sürünüyordu.

Grrrrrrrr…

Acı Oğul irkildi.

“Tamam… bu ses hiç iyi değil.”

Buz Abla gözlerini etrafa gezdirdi.
Zemin garipti—düz ama çatlaklarla dolu. Çatlakların içinden ise hafif bir ışık sızıyordu.

“Hazır ol,” dedi sakin ama sert bir sesle.
“Bir şey geliyor.”

Acı Oğul kaşlarını kaldırdı.

“Sen baya sakinsin ha.”

“Alışkınım.”

Tam o anda—

ÇAT!

Yerin bir kısmı kırıldı.

İkisi de refleksle geri sıçradı.

Kırılan yerden karanlık bir gölge fırladı. Uzun, şekilsiz… ama canlıydı.

Gözleri yoktu. Ama onları görüyordu.

---

Acı Oğul geri çekildi.

“Bu ne lan?!”

Buz Abla cevap vermedi.
Ellerini hafifçe kaldırdı.

Etrafındaki hava bir anda soğudu.

Zemin ince bir buz tabakasıyla kaplanmaya başladı.

“Geri dur,” dedi.

Gölge bir anda üzerlerine atıldı.

Ama o anda—

ŞŞŞRAAK!

Buz Abla elini ileri savurdu.

Yerden yükselen buz sivri uçlar halinde gölgeye saplandı. Gölge bir an duraksadı… sonra titremeye başladı.

Acı Oğul şaşkınlıkla baktı.

“Sen… cidden güçlüymüşsün.”

Ama gölge parçalanmadı.

Tam tersine—

Buzlar çatladı.

KIRRRT!

Gölge kendini kurtardı ve daha hızlı bir şekilde tekrar saldırdı.

---

“Şimdi ben de giriyorum!” diye bağırdı Acı Oğul.

Yere ayağını sertçe vurdu.

Bir anda etrafındaki hava değişti.
Sıcaklık yükseldi.

Ellerini sıktı.

“Bakalım buna dayanabilecek misin!”

Gölge üstüne geldiği anda Acı Oğul yumruğunu savurdu.

BOOOM!

Şiddetli bir etkiyle gölge geri fırladı.
Yere çarpıp kaydı.

Bu sefer gerçekten zarar görmüştü.

---

Buz Abla kısa bir bakış attı.

“Fena değil.”

Acı Oğul sırıttı.

“Ben de alışkınım.”

---

Gölge tekrar ayağa kalkmaya çalıştı… ama bu sefer daha yavaştı.

Buz Abla fırsatı kaçırmadı.

İki elini birden kaldırdı.

Zemin tamamen buz tuttu.

Gölge olduğu yerde donmaya başladı.

Önce ayakları… sonra gövdesi…

Sonunda tamamen hareketsiz kaldı.

---

Bir anlık sessizlik oldu.

Sonra…

ÇAT!

Donmuş gölge parçalara ayrıldı.

Yok oldu.

---

Acı Oğul derin bir nefes aldı.

“Tamam… bu baya garipti.”

Buz Abla etrafına bakmaya devam ediyordu.

“Bu sadece başlangıç.”

---

Sanki onu doğrular gibi…

Uzakta, aynı anda birden fazla çatlak oluştu.

Ve…

Birden fazla uğultu duyuldu.

---

Acı Oğul yavaşça döndü.

“…Şaka yapıyorsun.”

Buz Abla ciddi bir şekilde konuştu:

“Hayır.”

---

Çatlaklar genişledi.

Ve bu sefer…

Bir tane değil.

İki… üç… dört…

Birden fazla gölge varlık ortaya çıktı.

Hepsi onlara bakıyordu.

---

Acı Oğul dişlerini sıktı.

“Tamam… şimdi eğlenceli oldu.”

Buz Abla hafifçe başını eğdi.

“Plan?”

Acı Oğul sırıttı.

“Basit.”

Bir adım öne çıktı.

“Birlikte dövüşüyoruz.”

Buz Abla ilk defa hafifçe gülümsedi.

“Anlaştık.”

Ve o anda…

Gölge sürüsü aynı anda saldırdı.
Gölge sürüsü aynı anda üzerlerine atladı.

Zemin titredi.

Hava ağırlaştı.

---

Acı Oğul ilk hamleyi yaptı.

“Sağa kaç!”

Kendi sola atladı, Buz Abla sağa kaydı.
Tam ortalarından geçen gölgeler yere çakıldı.

BOOOM!

Toz yükseldi.

---

“Bunlar tek tek gelmiyor artık!” diye bağırdı Acı Oğul.

Buz Abla gözlerini kapatıp kısa bir an odaklandı.

Sonra fısıldadı:

“Alanı kontrol etmem lazım…”

Ellerini yere koydu.

Bir anda etrafa yayılan buz, daire şeklinde genişledi.
Yaklaşan gölgelerin hareketleri yavaşladı.

---

“Şimdi!” dedi.

Acı Oğul fırsatı kaçırmadı.

İleri atıldı.

Birine yumruk—

BOOM!

Diğerine tekme—

KRAK!

Ama gölgeler fazla fazlaydı.

Arkadan biri yaklaşmıştı bile.

---

“Dikkat!” diye bağırdı Buz Abla.

Elini havaya kaldırdı.

Havada ince buz parçaları oluştu.

Sonra…

ŞŞŞŞRAAAK!

Hepsi aynı anda ileri fırladı.

Gölgeler parçalandı… ama yine de bitmiyordu.

---

Acı Oğul nefes nefeseydi.

“Bunların sonu yok mu?!”

---

O anda…

Zemin tekrar çatladı.

Ama bu sefer farklıydı.

Çatlaklardan çıkan ışık… diğerlerinden daha parlaktı.

Daha… güçlü.

---

Buz Abla geri çekildi.

“Dur.”

Acı Oğul kaşlarını çattı.

“Ne oldu?”

---

Çatlak büyüdü.

Ve içinden çıkan şey…

Diğerlerine hiç benzemiyordu.

Daha büyük.

Daha yoğun.

Ve etrafındaki gölgeler… ona yaklaşmıyordu bile.

---

Acı Oğul yavaşça konuştu:

“…Bu kesin boss.”

---

Yaratık başını kaldırdı.

Bir yüzü yoktu.

Ama tam ortasında, karanlığın içinde yanan tek bir ışık vardı.

Onlara kilitlendi.

---

Bir anda…

Hepsi durdu.

Küçük gölgeler geri çekildi.

Alan boşaldı.

Sanki yer açıyorlardı.

---

Buz Abla fısıldadı:

“Bu… diğerlerini yönetiyor.”

---

Yaratık bir adım attı.

Zemin çöktü.

Sadece yürüyerek bile etrafı kırıyordu.

---

Acı Oğul hafifçe gülümsedi.

“Tamam… şimdi gerçekten eğlenceli.”

Ama bu sefer sesi biraz daha ciddiydi.

---

Yaratık aniden kayboldu.

---

“…Nereye gitti?” dedi Acı Oğul.

---

Bir anda…

ARKALARINDA belirdi.

---

BOOOOOOM!!!

İkisi de farklı yönlere savruldu.

Acı Oğul yere sürüklendi.

Buz Abla sertçe duvara çarptı.

---

Acı Oğul dişlerini sıktı.

“Bu… çok hızlı!”

---

Yaratık tekrar saldırmak üzereyken—

Buz Abla gözlerini açtı.

Bu sefer farklıydı.

Gözlerinin içi hafifçe parlıyordu.

---

Etrafındaki hava aniden düştü.

Ama bu normal bir soğuk değildi.

Daha derin.

Daha ağır.

---

“Yeter…” dedi.

---

Zemin tamamen buz tuttu.

Ama bu buz… diğerlerinden farklıydı.

Daha koyu.

Daha sert.

---

Acı Oğul şaşkınlıkla baktı.

“Bu yeni…”

---

Yaratık tekrar saldırdı.

Ama bu sefer—

Yavaşladı.

Sanki görünmeyen bir şey onu bastırıyordu.

---

Buz Abla elini kaldırdı.

Yavaşça sıktı.

---

Yaratık olduğu yerde donmaya başladı.

Ama tamamen değil.

Direniyordu.

---

Buz Abla dişlerini sıktı.

“…Tutamıyorum!”

---

Acı Oğul hemen anladı.

“Tamam! Sıra bende!”

Ayağa kalktı.

Tüm gücünü topladı.

Etrafındaki hava titremeye başladı.

---

“Bu iş tek başına olmaz…”

Buz Abla ona baktı.

---

Kısa bir an.

İkisi birbirine baktı.

Anlaştılar.

---

“Birlikte.” dedi Buz Abla.

---

Acı Oğul ileri atıldı.

Yumruğunu kaldırdı.

Buz Abla aynı anda gücünü arttırdı.

---

Yaratık tam kurtulacakken—

---

Buz Abla: “ŞİMDİ!”

---

BOOOOOOOOOOM!!!

---

Işık… ses… ve şok dalgası.

Her şey birbirine karıştı.

---

Bir süre sonra…

Toz yavaşça dağıldı.

---

Ortada büyük bir krater vardı.

Yaratık…

Yoktu.

---

Acı Oğul diz çökmüştü.

“Bitti mi…?”

---

Buz Abla cevap vermedi.

Gökyüzüne bakıyordu.

---

Acı Oğul da baktı.

Ve…

Yüzündeki ifade değişti.

---

Gökyüzünde…

Tek bir portal yoktu artık.

---

Onlarca vardı.

---

Buz Abla yavaşça konuştu:

“…Hayır.”

---

Acı Oğul derin bir nefes aldı.

“Şimdi başlıyor.”

---

Gökyüzündeki portallar tek tek açılmaya başladı.

İçlerinden…

Daha büyük gölgeler görünüyordu.

---

Ve tam ortada…

Diğerlerinden farklı, devasa bir portal açıldı.

İçinden sadece karanlık değil…

Bir şeyin bakışı hissediliyordu.

---

Buz Abla fısıldadı:

“…O geliyor.”
---

Gökyüzündeki portallar birer birer açılmaya başladı.

Her biri karanlıkla doluydu.

Ama ortadaki…

Diğerlerinden çok daha büyüktü.

Ve içinden gelen his… ağırdı.

---

Acı Oğul yavaşça ayağa kalktı.

“Bu hiç hoşuma gitmedi.”

Buz Abla gözlerini kısmıştı.

“Hazır ol. Bu sefer gelen… farklı.”

---

Bir anda…

Ortadaki dev portal genişledi.

Karanlık dalga gibi dışarı taştı.

Ve içinden…

Bir ayak çıktı.

---

Zemin çöktü.

Sadece basması bile yeterliydi.

---

Sonra ikinci adım.

Devasa gölge tamamen dışarı çıktı.

Diğerlerinden kat kat büyüktü.

Ama asıl korkutucu olan…

Etrafındaki boşluktu.

Sanki var olduğu yer, gerçekliği büküyordu.

---

Acı Oğul fısıldadı:

“…Bu şeyi yenmemiz gerekecek mi?”

Buz Abla kısa cevap verdi:

“Kaçamayız.”

---

Yaratık başını yavaşça kaldırdı.

Ve ilk kez…

Net bir şey görüldü.

---

İki tane parlayan göz.

Derin. Soğuk. Boş.

Ama… bilinçli.

---

Bir anda—

YOK OLDU.

---

Acı Oğul gözlerini açtı.

“Nereye—”

---

Arkasında.

---

Ama bu sefer…

Vurmadı.

---

Sadece…

Konuştu.

---

“…Siz…”

Sesi yankılandı.
İçten değil… her yerden geliyordu.

“…kapıyı açtınız.”

---

Buz Abla dişlerini sıktı.

“Biz açmadık.”

---

Yaratık hafifçe başını eğdi.

“…ama siz geldiniz.”

---

Bir anda etraf değişti.

Zemin parçalandı.

Gökyüzü çatladı.

Sanki bulundukları yer… çökmeye başlıyordu.

---

Acı Oğul bağırdı:

“Bu bizimle konuşuyor ama aynı anda her şeyi parçalıyor!”

---

Yaratık elini kaldırdı.

Ama bu normal bir hareket değildi.

Sanki havayı tuttu.

---

Ve sıktı.

---

BOOOM!

Görünmeyen bir baskı ikisini de yere bastırdı.

Acı Oğul dizlerinin üstüne düştü.

“Bu… ne gücü böyle?!”

---

Buz Abla zorla başını kaldırdı.

Etrafındaki buz bile çatlıyordu.

“…Bu… bizim seviyemizde değil.”

---

Yaratık yavaşça yaklaştı.

“…sizi silmek… kolay.”

---

Acı Oğul dişlerini sıktı.

“Sus da dene bakalım!”

---

Tüm gücünü topladı.

Ayağa kalkmaya zorladı kendini.

Zorlandı… ama kalktı.

---

“Ben daha bitmedim!”

---

İleri atıldı.

Yumruğunu savurdu.

---

Ama…

Yaratık yerinden bile oynamadı.

---

Acı Oğul’un yumruğu… sanki havaya çarpmış gibi durdu.

---

“…zayıf.”

---

Bir anda Acı Oğul geri fırladı.

Yere sert çarptı.

---

“ACIII OĞUL!” diye bağırdı Buz Abla.

---

O anda…

Bir şey değişti.

---

Buz Abla’nın etrafındaki hava tamamen dondu.

Ama bu sefer…

Kontrolsüzdü.

---

Gözleri parladı.

Zemin siyahımsı buzla kaplandı.

---

“Yeter…”

---

Yaratık ilk kez durdu.

---

“…hmm.”

---

Buz Abla yavaşça ayağa kalktı.

Ama bu sefer duruşu farklıydı.

Daha ağır.

Daha tehditkâr.

---

“Onu… incittin.”

---

Bir anda…

Buz Abla ortadan kayboldu.

---

Yaratığın önünde belirdi.

---

ŞŞŞŞRAAAAK!!!

---

Devasa bir buz darbesi yarattı.

Yaratık ilk kez geri kaydı.

---

Zemin yarıldı.

Şok dalgası yayıldı.

---

Acı Oğul yerdeyken bunu gördü.

“…Bu… yeni form mu?!”

---

Buz Abla nefes alıyordu.

Ama gözleri hâlâ parlıyordu.

---

Yaratık başını hafifçe eğdi.

“…ilginç.”

---

Ve ilk kez…

Ciddileşti.

---

Etrafındaki karanlık yoğunlaştı.

Portallar titremeye başladı.

---

“…o zaman…”

---

Elini kaldırdı.

---

“…oynayalım.”

---

Gökyüzündeki TÜM portallar aynı anda patladı.

---

Ve içlerinden…

Sayısız gölge değil—

daha büyük varlıklar inmeye başladı.

---

Acı Oğul yavaşça ayağa kalktı.

Yaralıydı… ama gülümsedi.

---

“Tamam…”

---

Buz Abla onun yanına geldi.

---

İkisi yan yana durdu.

---

“Şimdi gerçekten savaş başlıyor.”

---

Gökyüzü karardı.

Zemin titredi.

Gökyüzü tamamen kararmıştı.

Portallardan inen varlıklar…
Öncekilere hiç benzemiyordu.

Daha büyük.
Daha ağır.
Ve daha… bilinçli.

---

Buz Abla derin bir nefes aldı.

“Bunların hepsi… onun kontrolünde.”

Acı Oğul yumruklarını sıktı.

“Harika. Yani boss + mini boss + ordu… hepsi bir arada.”

---

Yaratık onları izliyordu.

Hiç acele etmiyordu.

Sanki… sonucu zaten biliyordu.

---

İlk saldırı yukarıdan geldi.

Dev bir gölge yaratık havadan hızla düştü.

BOOOM!

Zemin parçalandı.

---

“Dağıl!” diye bağırdı Acı Oğul.

İkisi farklı yönlere sıçradı.

---

Ama bu sefer…

Yaratıklar koordineliydi.

Bir tanesi Buz Abla’ya yöneldi.

Diğeri Acı Oğul’a.

---

Buz Abla hızla elini kaldırdı.

Buz duvarı oluşturdu.

KRAAAK!

Ama bu sefer…

Duvar tek darbede çatladı.

---

“…Güçlenmişler.” diye fısıldadı.

---

Acı Oğul tarafında ise durum daha da sertti.

Üç tanesi birden saldırıyordu.

“Biraz yavaş olun be!”

Yumruk attı—
Birini savurdu.

Ama diğer ikisi aynı anda vurdu.

BOOM!

Geri fırladı.

---

Yaratık hâlâ izliyordu.

---

“…uyum sağlıyorlar.”

---

Buz Abla bunu duydu.

Gözleri büyüdü.

“Yani… biz ne yaparsak…”

---

Acı Oğul devam etti:

“…onlar da öğreniyor.”

---

Kısa bir sessizlik.

---

“Bu kötü.”

---

Tam o anda—

Buz Abla’nın arkasındaki zemin çatladı.

Bir yaratık aniden çıktı.

---

Ama bu sefer…

Buz Abla dönmedi bile.

---

Elini hafifçe yana kaydırdı.

---

Yaratık bir anda durdu.

---

Ayaklarının altı… donmuştu.

Ama bu normal bir donma değildi.

Sanki zamanını yavaşlatıyordu.

---

“…o zaman hızlı bitirmeliyiz.” dedi.

---

Acı Oğul sırıttı.

“İşte bu benim işim.”

---

Gözlerini kapattı.

Derin bir nefes aldı.

---

Etrafındaki hava titremeye başladı.

Ama bu sefer…

Sadece sıcaklık değildi.

---

Zemin çatladı.

Etrafındaki küçük taşlar havalanmaya başladı.

---

Buz Abla baktı.

“…Bu da yeni.”

---

Acı Oğul gözlerini açtı.

Bu sefer… gözlerinde hafif bir parıltı vardı.

---

“Ben de boş durmadım.”

---

Bir anda ileri atıldı.

Ama bu sefer…

Çok daha hızlıydı.

---

İlk yaratık—

YOK.

---

İkinci—

BOOM!

---

Üçüncü—

KIRRR!

---

Hepsi saniyeler içinde yere serildi.

---

Buz Abla hafifçe gülümsedi.

“Fena değil.”

---

Ama…

Yaratıklar tekrar ayağa kalkmaya başladı.

---

Acı Oğul durdu.

“…Ciddi misin?”

---

Yaratık uzaktan konuştu:

“…öğreniyorlar… ve gelişiyorlar.”

---

Buz Abla dişlerini sıktı.

“Yani ne kadar uzarsa… o kadar zorlaşacak.”

---

Yaratık başını kaldırdı.

“…ve siz… tükenirsiniz.”

---

O anda…

Buz Abla gözlerini kapattı.

---

Bir anlık sessizlik.

---

Sonra…

Etrafındaki buz tamamen değişti.

---

Artık sadece savunma değildi.

Sanki… alanın kendisini kontrol ediyordu.

---

Zemin, hava, hareket…

Hepsi onun etkisi altına giriyordu.

---

Acı Oğul bunu hissetti.

“…Bu ne?”

---

Buz Abla gözlerini açtı.

---

“Alanımı genişletiyorum.”

---

Bir anda…

Tüm savaş alanı buzla kaplandı.

Ama bu buz…

Canlı gibiydi.

---

Yaratıklar yavaşladı.

Hareketleri ağırlaştı.

---

“…artık benim kurallarım.” dedi Buz Abla.

---

Acı Oğul sırıttı.

“Tamam işte, bu iyi oldu.”

---

Yaratık ilk kez kaşlarını çatar gibi oldu.

---

“…ilginç.”

---

Ama sonra…

Elini kaldırdı.

---

Ve…

Alan çatlamaya başladı.

---

KRRRRRRAAAK!!!

---

Buz kırılıyordu.

---

Buz Abla’nın gözleri büyüdü.

“…imkansız…”

---

Yaratık konuştu:

“…benim alanım… her yerdir.”

---

Bir anda…

Her şey çökmeye başladı.

---

Acı Oğul bağırdı:

“Bunu böyle yenemeyiz!”

---

Buz Abla ona baktı.

---

Kısa bir an.

---

“…o zaman tek yol kaldı.”

---

Acı Oğul kaşlarını kaldırdı.

“Ne?”

---

Buz Abla yavaşça elini uzattı.

---

“Güçlerimizi birleştirmek.”

---

Sessizlik.

---

Acı Oğul sırıttı.

“Riskli.”

---

Buz Abla:

“Evet.”

---

Acı Oğul:

“Sevdim.”

---

İkisi de aynı anda ellerini uzattı.

---

Ama tam o anda—

---

Yaratık bir anda önlerinde belirdi.

---

“…izin vermem.”

---

Ve saldırdı.

Yaratık önlerinde belirdiği anda…

Zaman sanki yavaşladı.

---

“…izin vermem.”

---

Devasa karanlık kolunu kaldırdı.

Ve indirdi.

---

BOOOOOOM!!!

---

Acı Oğul refleksle Buz Abla’yı itti.

İkisi farklı yönlere savruldu.

Zemin paramparça oldu.

---

Acı Oğul yere çakıldı.

Nefesi kesildi.

“…of…”

---

Buz Abla da dizlerinin üstüne düştü.

Ama gözleri hâlâ odaklıydı.

---

“Bu şekilde… birleşemeyiz.”

---

Yaratık tekrar yaklaşmaya başladı.

Ağır. Emin.

---

“…zayıfsınız.”

---

Acı Oğul dişlerini sıktı.

“Bir daha ‘zayıf’ dersen…”

Ayağa kalkmaya çalıştı.

Zorlandı.

Ama kalktı.

---

“…sinirlenirim.”

---

Yaratık durmadı.

---

Buz Abla gözlerini kapattı.

Derin bir nefes aldı.

---

“Beni dinle.”

---

Acı Oğul ona baktı.

---

“Dikkatini bana değil… hissettiğine ver.”

---

Acı Oğul kaşlarını çattı.

“Ne?”

---

“Bu yer… boş değil.”

---

Bir an.

---

Acı Oğul gözlerini kapattı.

---

Başta hiçbir şey yoktu.

Ama sonra…

Hafif bir titreşim.

---

Sonra bir tane daha.

---

Sanki…

Yer nefes alıyordu.

---

Gözlerini açtı.

“…bu ne?”

---

Buz Abla fısıldadı:

“Portallar sadece geçit değil…”

---

Yaratık hızlandı.

---

“…enerji kaynağı.”

---

Acı Oğul’un gözleri büyüdü.

---

“Yani…”

---

Buz Abla:

“Onun gücü buradan geliyor.”

---

Yaratık saldırmak üzereydi.

---

“Kesersek…”

---

Acı Oğul tamamladı:

“…onu zayıflatırız.”

---

İkisi aynı anda baktı.

---

Gökyüzündeki dev portala.

---

Ama sorun vardı.

---

Yaratık tam önlerindeydi.

---

“…deneyin.” dedi.

---

Ve saldırdı.

---

Bu sefer kaçmadılar.

---

BOOOOM!!!

---

İkisi birlikte darbeyi karşıladı.

Zorlandı…

Ama geri çekilmediler.

---

Acı Oğul bağırdı:

“ŞİMDİ PLANI UYGULUYORUZ!”

---

Buz Abla başını salladı.

---

Bir anda ayrıldılar.

---

Yaratık bir an duraksadı.

---

Acı Oğul direkt ona saldırdı.

“Bana bak!”

---

Tüm gücüyle vurdu.

---

Yaratık bu sefer… karşılık verdi.

---

İkisi çarpıştı.

---

Dev bir şok dalgası yayıldı.

---

Bu sırada—

Buz Abla yukarı baktı.

---

Dev portala.

---

“Bitti.”

---

Ellerini kaldırdı.

---

Ama bu sefer…

Tüm gücünü verdi.

---

Zemin dondu.

Hava dondu.

Işık bile yavaşladı.

---

Dev portala doğru buz yükselmeye başladı.

---

Yaratık bunu fark etti.

---

“…hayır.”

---

Acı Oğul bağırdı:

“ODAKLAN BURAYA!”

---

Yaratığa tekrar saldırdı.

---

Ama bu sefer…

Daha da güçlenmişti.

---

Yumruklar çarpıştı.

---

BOOOOOOM!!!

---

Yaratık ilk kez…

Gerçekten geri itildi.

---

Buz Abla bağırdı:

“AZ KALDI!”

---

Portalın etrafı tamamen buzla kaplandı.

---

Ama çatlıyordu.

---

“Dayanmıyor!”

---

Acı Oğul bağırdı:

“DAYANMAK ZORUNDA!”

---

Bir anlık karar.

---

Buz Abla gözlerini kapattı.

---

“…o zaman…”

---

Tüm gücünü tek noktada topladı.

---

Ve—

---

KIRRRRRRRRR!!!

---

Dev portal dondu.

---

Sonra…

Parçalandı.

---

ŞATTTTT!!!

---

Gökyüzü yankılandı.

---

Bir anda…

Her şey durdu.

---

Yaratık dondu.

---

Sonra…

Geriye doğru sendeledi.

---

“…imkansız…”

---

Etrafındaki karanlık dağılıyordu.

---

Gücü düşüyordu.

---

Acı Oğul nefes nefeseydi.

“…şimdi… sıramız.”

---

Buz Abla onun yanına geldi.

---

İkisi tekrar yan yana durdu.

---

Bu sefer…

Hiç tereddüt yoktu.

Ellerini uzattılar.

Ve bu sefer—

Temas.

Ama bu sıradan değildi

Işık patladı.

Buz ve güç birbirine karıştı.

Yeni bir enerji doğdu.

Yaratık geri çekildi.

“…bu… ne…”
İkisi aynı anda konuştu:

“BİRLİKTE.”

Enerji yoğunlaştı.

Ve tek bir noktada toplandı.

Yaratığın tam önünde.

---

Patlamak üzereydi.

Enerji…

Kontrol edilemeyecek kadar büyümüştü.

Buz ve güç birbirine karışmış, tek bir varlık gibi hareket ediyordu.

---

Buz Abla ve Acı Oğul aynı anda bağırdı:

“BİTİRİYORUZ!”

---

Enerji ileri fırladı.

---

Yaratık elini kaldırdı.

Durmak istedi.

---

Ama…

Geç kaldı.

---

BOOOOOOOOOOOOOOOOOM!!!

---

Işık her yeri kapladı.

Ses yok oldu.

Zaman… durdu.

---

Sonra—

Sessizlik.

---

Toz yavaşça dağıldı.

---

Zemin artık çatlaklarla dolu değildi.

Gökyüzü…

Sakindi.

---

Yaratık…

Ortada duruyordu.

---

Ama artık hareket etmiyordu.

---

Gözlerindeki ışık titredi.

---

“…siz…”

---

Bir adım geri attı.

---

“…dengeyi… bozdunuz…”

---

Vücudu çatlamaya başladı.

İçinden ışık sızıyordu.

---

Buz Abla sessizce baktı.

---

Acı Oğul nefes nefeseydi.

“…bu bitti.”

---

Yaratık son kez konuştu:

---

“…bu… son… değil…”

---

ÇAT!

---

Tamamen parçalandı.

---

Ve…

Yok oldu.

---

Bir anda—

Gökyüzündeki tüm portallar kapandı.

---

Sessizlik.

---

Rüzgar hafifçe esti.

---

Acı Oğul yere oturdu.

“Sonunda…”

---

Buz Abla ayakta kaldı.

Ama o da yorgundu.

---

“…evet.”

---

Bir süre konuşmadılar.

---

Sonra…

Acı Oğul hafifçe güldü.

“İlk tanıştığımızda… kavga ediyorduk neredeyse.”

---

Buz Abla hafifçe başını çevirdi.

“Şimdi birlikte savaştık.”

---

Acı Oğul:

“Fena ekip değiliz.”

---

Buz Abla:

“Değiliz.”

---

Ama…

Tam o anda—

---

ÇIT…

---

İkisi de dondu.

---

Gökyüzünde…

Çok küçük bir çatlak oluştu.

---

Acı Oğul yavaşça baktı.

“…şaka mı bu?”

---

Çatlak çok küçüktü.

Ama içinden…

Tanıdık bir karanlık sızıyordu.

---

Buz Abla’nın yüzü ciddileşti.

---

“…bitmedi.”

---

Ama bu sefer…

Korku yoktu.

---

Hazırlık vardı.

---

Acı Oğul ayağa kalktı.

Sırıttı.

---

“O zaman…”

---

Buz Abla:

“Bir dahaki sefere hazır oluruz.”

---

Gökyüzündeki çatlak yavaşça kapandı.

---

Ve sahne karardı.

SON…?

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

5okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18