12. bölüm · Gizli Aşk 2

12. Bölüm

Cemre Kızılateş

Erem hamileliğini saklamak istiyordu ama Hüseyin'in ve diğerlerinin de bunu bilmelerine hakları vardı. Ama arkadaşım için bunu saklayacaktım elbette.
Biz konuşmamızı bitirmeden içeriye gözleri dolmuş bir halde Hüseyin girmişti. Neden bu hâle gelmişti bilmiyordum. Bir Erem'e bir de bana bakıyordu. Galiba anladığım kadarıyla hiçbir yere gitmemiş kapıdan bizi dinlemiş olabilirdi.
“Neden?”
“Ne, neden?”
Erem anlamazlıktan gelmeye çalışıyordu ama Hüseyin bunu bildiğini ve anladığını biliyordu.
“Erem neden benden saklıyorsun? Onu istemeyeceğim mi sandın?”
“Sen, her şeyi duydun mu?”
“Evet, bir şeyler olduğunu anladım ve hiçbir yere gitmedim. Kapının orada durup sizi dinledim. Anlaşılan o ki beni tanımamışsın.”
Hüseyin biraz kırılmıştı. Bunu göre biliyordum ama Erem'in de bazı yerde hakkı vardı ve korkmasıda, endişe duymasıda hakkıydı.
Biraz daha konuştuktan sonra iş tatlıya bağlanmıştı ve yakın bir zaman da düğün vardı ve herkes şimdiden hazırlanmak için sabırsızlanıyordu. Benim aklımda da nasıl bir şey giyeceğim kombin vardı.
~🥀~🥀~🥀~🥀~🥀~
Yavaştan düğün günü gelip duruyordu ve ben hâlâ nasıl bir şey alıp giyeceğimi bilmiyordum. Ara ara Erem'le düğün için alışverişe çıktığımızda kendime göre de bir şeyler bakıyordum ama bulamadığım kesindi. Ben ne yapacaktım peki? Nasıl bir şey giymeliydim?
Son kez dolaşırken bir mağazada lacivert renkte ve dantel kaplamalı bir elbise bulmuştum. Çok iyi ve çok güzel bir elbiseydi. Mağazaya girip o elbiseyi almıştım ve işim tamamen tamamlanmıştı.
Artık Erem'in dinlenmesi gerekiyordu ve çok fazla ayakda kalıp yorulmaması daha iyi olucaktı onun için. Eve gideceğimiz sırada ise bir erkek sesi duymuştum ve o ses bana hiç yabancı gelmiyordu. Arkama dönüp baktığımda Burak'ın burada olduğunu görmüştüm ve koşturarak yanımıza geliyordu. En sonunda soluğu yanımızda almıştı.
“Asya sana bir soru sormam gerek.”
“Ne sorusu?”
Burak cebinden bir kutu çıkartarak dizlerinin üzerine çöktü ve bir anda o soruyu soru verdi.
“Asya Koral, benimle evlenir misin?”
Bir anda şaşırsamda cevabım belliydi.
“Eveeeet.”
Burak yerden kalkarak tek taş yüzüğü parmağıma takmıştı ve çok mutlu olmuştum. Önünde sonunda artık bizde bir kademe atlamıştık ve yavaştan da olsa evliliğe doğru gidiyorduk. Bu yüzden çok mutluydum.
Artık eve gelmiştik ve ilk olarak ben, Erem'in evindeydim. Çünkü onun sağlık kontrollerini ben yapıyordum. Onun hem bir arkadaşı olarak hem doktoru olarak ilgilenmem şarttı. Ara ara Elif gelip, Erem'in başında bekliyor ve canı ne çekiyorsa onu hazırlıyordu. Onun için yapmadığımız hiçbir şey yoktu.
Ben Erem'le ilgilenirken telefonuma mesaj gelmişti ve kimden geldiğine dair açıp bakmıştım. Mesaj Hüseyin'dendi.
Hüseyin: Asya rahatsız ediyorum ama Erem'i merak ediyorum. Onu görmemi engellediniz düğüne kadar ama iyi olup olmadığını bana haber verir misin?
Hüseyin o kadar nazik ve bir o kadar çok iyimserdi ki evleneceği kadını merak etmeden duramıyordu. Gerçi kim olsa merak ederdi.
Asya: Merak etme. Karın olacak kişi ile bebeğiniz gayet sağlıklı ve gayette iyiler.
Hüseyin: Teşekkür ederim. Ara ara beni bilgilendirir misin? Aklım kalmasın.
Asya: Tamam Hüseyin. Sen merak etme.
Hüseyin'le anlaştıktan sonra herşey yerli yerine girmişti. Şimdi sırada düğün günü gelip bu ikisini evlendirmekteydi.