Girdap kitap kapağı

2. bölüm / 5

Girdap

Kaset 2

Vaveyla Yazarı: Rüyalarında Saklı

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: Kaset 2

Bölüm Şarkımız : Abraham Mateo, Ana Mena - Quiero Decirte

Emeğimin karşılığı olarak bölümü beğenmeyi ve beni takip etmeyi unutma...

Keyifli Okumalar...

Bölüm 2 : Okyanus Çocuk

Saniyeler önceki yaşadığım anın garipliğiyle kaşlarımı çattım ve adımlarımı okulun içine yönelttim.

Hala sırılsıklam olduğum için koridordaki öğrenciler bana uzaylıya bakarmış gibi bakıyordu -ki haklılardı da. Çünkü onların yerinde olsam ben de kendime öyle bakardım.

Hızlanarak merdivenlerden ikili ikili çıkarken gözlerim sınıf kapılarının yanında yazan şubelerdeydi. 12-A sayısal sınıfına düşmüştüm.

İlk katta sadece 9. Ve 11. sınıflar vardı, bir üst katta ise sadece 10'lar.

12. Sınıflar en üst katta mıydı? Muhtemelen.

Koskoca okulda 12'leri koyacak başka bir yer mi kalmamıştı sanki!

Bezginlik ve çıktığım katların getirdiği yorgunlukla omuzlarım düşerken sonunda hedefime ulaşmış ve yeni sınıfımın önünde durmuştum. Hala tenefüsteydik ama sınıfın kapısı kapalıydı.

Elimi kapının kulbuna götürerek kulbu indirdim. Fakat kapıda bir baskı vardı.

Açılmıyordu.

Kaşlarımı çatarak kapıya daha çok yüklendim ve bir ayağımı yandaki duvara koyup destekleyerek kapıyı çekmeye başladım.

"Kapıyı mı yapıştırdınız bu ne böyle?"

Söylene söylene kapıyı çekmeye çalışırken açılır gibi olduğundan tam sevinmiştim ki kapının diğer tarafındaki baskının yok olmasıyla benim uyguladığim güç yüzünden yere düşmem bir olmuştu.

Resmen geriye doğru savrulmuş ve kapının karşındaki duvara doğru çarparak düşmüştüm.

"Hass*ktir lan. Bu Serkan değil."

"Lan bu kız kim? Kızı düşürmüşüz!"

Üstüm zaten ıslaktı. Şimdiyse hem ıslak hem de bir yer bezi olmuştu.

Bir elimle acıyan sırtımı tutup diger elimle duvardan destek alarak kalkarken karşımdaki bana merakla bakan gözlere doğru baktım. Hepsi ne diyeceğimi bekliyordu.

Hayır gülmemeliyim. Gülmemeliyim.

Deli sanarlar seni Gece. Gülme.

Ama...

Kendimi tutamayarak gülmeye başlayınca hepsi önce anlamlandıramadı. Fakat sonrasında hepsinin yüzünde çekingen gülümsemeler oluştu.

"Abi kız delirdi galiba..."

Gülerek konuşan çocuğa döndüm ve sorun yok dercesine elimi salladım. Ve gülüşlerimin arasından "Yok, daha delirmedim." dedim.

Zil çalınca sonunda gülüşümü sonunda az da olsa bastırabilmiştim. Bir elimle gözümden gelen yaşları silip saçlarımı geriye attım ve kollarımı göğsümde birleştirerek karşımdakilere döndüm.

"Evet, kim o kapıyı tutuyordu?"

3 tane erkek öğrenci sorumla birlikte birbirlerine bakınca onlara döndüm.

"Siz miydiniz?"

Üçlü kafasını aynanda sallayınca başımı anladım dercesine salladım ve sırtımdaki çantayı elime aldım.

"Çok güzel bir karşılamaydı gerçekten."

Ve o an kimsenin beklemediği bir şey yaptım. Elimdeki çantayı bir kolundan tutarak tam üçüne doğru tüm gücümü kullanarak savurdum.

Fakat üçü de aynanda eğilerek kaçışınca çanta yanlış hedefe çarpmıştı.

Bu çocuk kimdi tanımıyordum. Fakat çantanın ona değmesiyle koridorda bir sessizlik olmuştu.

"Lan keşke çanta bize çarpsaydı..."

Üçlü çocuklardan biri konuşunca ona hak vermedim desem yalan olur. Neyse. Korkmak yok. Sonuçta yanlış bir şey yapmamıştım. Hem zil çalmıştı. Bu hoca neredeydi allah aşkına?

Başımı dikleştirerek karşımdaki yeşil gözlü çocuğa baktım.

Bu okuldaki herkes renkli gözlüydü herhalde. Elimi kime atsam ya mavi gözlü ya da yeşil gözlü çıkıyordu.

"O çantanın hedefi farklıydı sanırım."

Sert bir çıkış beklediğimden bu yumuşak karşılık beni şaşırtmıştı. Etrafımızda toplanan herkesten şaşkınlık dolu sesler çıkarken sert olduğunu umduğum bakışlarımı yumuşatarak hala elimde duran çantayı sırtıma takıp konuştum.

"Evet hedefim siz değildiniz."

Siz dememe karşın kaşlarını alayla kaldırırken duruşumu bozmadım. Sonuçta tanımıyordum. Senli benli konuşmam için tanımam gerekiyordu.

"O zaman çantanıza dikkat edin. Hedefi şaşmasın bir dahakine."

Dalga geçiyordu resmen. Sinir bozucu bir şekilde gülümseyerek adımlarımı yeni sınıfıma çevirdim ve sınıfa girerken "Söylerim kendisine." dedim.

-

Bakışlarımı sıralarda gezdirirken boş bir sıra bulmayı umuyordum. O sırada en arka sırada oturan bi kız bana doğru el sallayarak seslendi.

"Yanıma oturabilirsin yanım boş."

Sarışın kızın yanına doğru hafifçe gülümseyerek gittikten sonra çantamı sıranın yanındaki askıya astım. Fakat tam oturacakken üzerimin hali yüzünden kendimi geri çektim.

"İstersen sana yedek okul üstlerimden birini verebilirim."

Kızın teklifine hayır diyemeyecek bir haldeydim ve ona minnet dolu bir bakış atarak "Çok teşekkür ederim." dedim. Çantamı da yanıma alarak onu takip etmeye başladım. Elbiselerimi çantama koyabilirdim.

"Rica ederim. Yeni öğrencisin değil mi? Dönem arasında okul değistirmek zor olmalı."

Başımı sallayarak "Aslında okuldan çok şehir değistirdim denilebilir." dedim. Ve şaşkınlıkla büyüyen gözleri bana doğru döndü.

"Şehir mi değistirdin? Oha nereden geldin?"

Daha az önce tanıştıģım kızın bu şaşkın hallerine gülerken gözüme ayrı bir tatlı görünmüştü. Bembeyaz tenine eş değer olarak sapsarı saçlari vardı ve saçlarını at kuyruğu yaparak sıkı bir şekilde toplamıştı. Yeşil gözleriyle adeta bir periyi andıran bir yüzü vardı.

"Antalyadan geldim."

"Çok havalı yalnız. Eh. Hoş geldin o zaman."

Konuşurken giriş katında bir altındaki -1. kata kadar gelmiştik. Burada yüzme havuzu vardı. Çünkü karşımızdaki koridorun bir duvarı başından sonuna kadar camdı ve içerisi görünüyordu.

İçerideki tek ışık havuzun etrafındaki mavi ışıklandırmalar olduğundan etraf karanlıktı.

Büyük cam kapının önünde durarak birbirimize baktık.

"Benim okul numaram 156. Dolaplar kilitli değil yani 156 numaralı dolabı aç, içinde yedek kıyafetler olacak..." sağ elini kaldırarak bana doğru uzattı. "...Ben Elina. Tanıştığıma memnun oldum."

Gülümseyerek ben de elimi uzattım ve onun elini tuttum. " Gece. Daha doğrusu tam adım Gece Elay. Ve ben de tanıştığıma memnun oldum Elina. Yardımın için teşekkür ederim. "

"Rica ederim Gece."

Elina gözden kaybolurken cam kapıya doğru döndüm ve kocaman kapıyı açtım. Eh en azından bu açılmıştı zorlamama gerek kalmadan. Kendi kendime gülerek içeri girerken ardımdan kapıyı kapatarak soyunma odasına doğru ilerledim.

Havuza çok bakmamaya çalışıyordum. Çünkü yüzmek benim kanayan yaramdı. Küçükken yüzmeyi öģrenmeyi çok istemiştim fakat bu isteğime şiddetle karşı çıkılmıştı. Annemin yanımızda olduğu zamanlardı ve o tüm otoritesini benim üzerimde kullanmaktan hiçbir zaman çekinmezdi.

O zamam da çekinmemişti.

Havuza bakmadan direkt soyunma odasına yürüdüm ve 156 numaralı dolaptan yedek kıyafetleri alarak boş kabinlerden birine girip hızlıca üzerimi değistirdim.

Bedenlerimiz aynı olmalıydı Elina ile. Çünkü üzerime tam oturmuştu.

" Ee 2. dersi de kaçırdım ben. "

Yaşadığım aydınlanma ile tam odadan çıkacakken işittiğim adım sesleri ile geri çekildim ve kapının arkasına saklanarak küçük aralıktan gelen kişilere baktım.

4 kişilerdi. Üçü erkek biri de kızdı. Bu karanlıkta görebildiğim tek sey uzak da olsa görebildiğim yüzleriydi. Hatta kızın saçları kızıldı.

"Oğlum ne yapacağız şimdi? O Alp şerefsizi rahat durmayacak. "

"Adam doping kullanmış biz ne yapalım?"

Birinin seslice güldüğünü işittim.

"Kendi mekanında kendi kendini rezil etti."

Hepsi birden gülünce sohbeti anlamamanın getirdiği merakla kulağımı biraz daha kapıya yapıştırdım.

Fakat kulağımı kapıya dayayınca kapı hafif bir şekilde hareket ederek kulak tırmalayan bir ses çıkarmıştı...

"Kim var orada?"

Zenginliğiniyle hava atıp öve öve bitiremedikleri bu şahane okula yapamadıkları kapının tüm varlığına söverken geri adımlar atıyordum.

Topuklama zamanı gelmişti çünkü yaklaşan birden fazla adım sesi duyuyordum. Naneyi yemek deyimini çok severdim fakat bu 4 kişinin bana naneyi sade sade yedireceğini düşünmüyordum.

Bulunduğum soyunma odasına hızlıca göz gezdirdim.

Yangın merdivenleri!

Ses çıkarmamaya özen bile göstermeden koşarak acil çıkış kapısına yürüdüm ve kendimi odadan dışarı atmamla soyunma odasın adeta alarm çalan kapısının sesini duymam aynı anda olmuştu.

Yani nereden çıktığımı anlamış olmaılardı. Bu yüzden resmen basamakları üçer üçer atlayarak çıkabildiğim kadar yukarı çıktım ve gördüğüm ilk kapıdan kendimi dışarı attım.

Terastaydım. Aferin Gece. Teras en mantıklı kaçış noktası senin için.

Nereye saklanacağımı bilemez bir halde etrafıma bakınırken teras kapısının itildiğini görmemle kendimi arkamdan karton kutuların arasına atmam bir olmuştu.

Üstümü daha yeni değiştirmiştim!

"Ara katlardan birine mi gitti acaba?"

Bu kızıl saçlı kızın sesiydi. Aynen canım ara kattayım şu an hatta hat çekmiyor.

"Olabilir. Bir köstebeğimiz eksikti zaten. O da oldu."

Ben miydim köstebek? Ben zaten oradaydım. Sonradan gelen onlardı. O zaman köstebek de onlardı.

Kaşlarımı çatarak elimin altındaki taşı kavradım. Şu kızıla atıp kızıllığına renk mi katsaydım acaba? Hem hayatına hem de saçına artı olarak renk eklenirdi.

Ben kendi irademle cebelleşirken teras kapısının kapanma sesini duydum. Duyduğum gibi olduğum yerden resmen zıplayarak kalkmış ve üstümü başımı sirkelemeye başlamıştım. Neyseki sadece toz olmuştu.

"Köstebekmiş. Gösterirdim size köstebeği de neyse."

"Gösterebilirsin. En önden seyirciniziz tatlım."

Üstümü sirkeleyen ellerim duraksamıştı ve kesinlikle yere çöküp ağlamak istiyordum. Bugün şans yüzüme gülmeyecekti anlaşılan.

"Göstereyim, tatlım."

Yavaşça arkamı dönerek yüzüme yapmacık bir gülümseme ekledim.

Dördü de yan yana durmuştu ve bir dakika. Girişte karşılaştığım Okyanus çocuk da vardı aralarında.

Bir kaçış yolu bulmalıydım.

Aslında... Elimdeki taş hala bende duruyordu. Sanırım birkaç dakika sonra pişman olacağım bir şey yapacaktım fakat dörde birdim. Yani bu adaletsiz savaşta her şey benim açımdan mübahtı.

Bu yüzden gülümsemeye devam ederek benden bir karşılık vermemi bekleyen bu bireylerden bir adım daha uzaklaşarak açık olan kapının tam yanına geldim ve elimdeki taşı rastgele onlara doğru attım.

Taş Okyanus çocuğa doğru havalanmıştı fakat o an yine içimden küfür edeceğim bir şey oldu.

Çocuk resmen taşı yüzüne teğetken eliyle havada tutmuştu.

Oha yani...

Gözlerim kocaman olurken arkadaşları bu halime çoktan gülmeye başlamıştı. Hani çocukta mimik de oynamamıştı.

Arkadaki ikili kollarını omuzlarından atarak gülerken sarışın olan " Bu eğlenceyi izlemek için sabırsızlanıyorum oğlum." dedi ve arkadaşına döndü.

"Ben de, ben de."

O zaman yine topuklama vakti bana görünüyor gibi...

"Lan!"

Kimseye fırsat vermeden açık kapıdan okulun içine doğru koşmaya başlayarak elimde tuttuğum çantamla yine gördüğüm ilk kapıdan çıkarak koridordaki ilk tuvalete kendimi attım ve boş bir kabine girip klozetin kapağını kapatarak üzerine oturdum. Nefes nefese kalmıştım resmen.

Bir elimle kalbimi tutarken nefesimi düzene sokmaya çalıştım. İlacım yanımda değildi. Sakinleşmem gerekiyordu. Tam bu sırada çantamdaki telefonumdan bir bildirim sesi geldi.

Sessize almamış mıydım?

Çantamı kucağıma çekip içinden telefonumu çıkararak ekran kilidimi açtım. Mesaj kayıtlı olmayan bir numaradan gelmişti.

Kimden: 053* *** ****

Bir fotoğraf gönderdi.

Yarın ikinci dersin bitmesine son 10 dakika kala terasta ol.

(11.10) Görüldü

Eğer gelmezsen senin bile şimdi göreceğin bu dosya magazin sayfalarına gider.

Bir dosya gönderdi.

(11.12)Görüldü

Seçim senin.

(11.12)Görüldü

Parmaklarım önce gönderilen resme tıkladı.

Resimde biz vardık. Ben ve terastaki diğer 4 kişi...

Birisi daha terasta vardı ve bizi çekip bana göndermişti.

Bu sefer resimden çıkıp dosyaya tıkladım ve göreceklerimden korkarak yüklenmesini bekledim.

İnmesine son 3 saniye kaldı.

...son 2 saniye kaldı.

Son 1...

İndirildi.

İnen dosya ekranda belirirken gördüklerimle nefeslerim sıklaşmıştı. Bu bir şakaydı. Yoktu böyle bir şey.

Olamazdı.

Yavaşça kabinden çıkarak aynadan kendime baktım. Bembeyaz tenim daha bir beyaz olmuştu. İnsan birkaç saniyede bu hale gelebilir miydi?

Elimi musluğa uzatarak elime biraz su aldım ve yüzüme çarptım. Daha sonrasında ise koridora çıktım. Bugün benim okuldaki ilk günümdü deģil mi?

Telefonu hala göğüs hizamda tutarken giriş katta olmanın avantajıyla kendimi bahçeye attım ve okul çıkışına doğru yürüdüm. Hala yağmur yağıyordu fakat bu umrumda olan son şeydi.

Sonuçta hesaplaşmam gereken biri vardı.

Tam okuldan çıkmıştım ki yine bir bildirim düştü ekranıma.

Kimden: 05** *** ****

Eğer ben izin vermediğim sürece bundan birine bahsedersen daha sen varamadan ya bu dosya çoktan magazine düşer ya da sen küçük bir kaza geçirirsin.

(11.28) Görüldü

Telefonun ekranını kapattıktan sonra kolum yanıma düşerken boş bakışlarla sağıma ve soluma baktım.

İzliyordu. Biri beni izliyordu.

Nefeslerim daha bir sıklaşmaya başlamıştı. Nefes alamıyordum!

"Pars! Orada. Kız okulun dışına çıkmış."

"Orada ne yapıyor ki?"

Elim boğazıma doğru giderken gömleğimin iki düğmesini açtım ve nefes almaya çalıştım.

Nefes alamıyordum.

Gözlerim kararırken geriye doğru sendeledim ve tam o sırada biri beni tutarak kendine doğru çekti vücudum yerden havalarken başım beni taşıyan kişinin omzuna düşmüştü. Bu kişinin yüzünü tam olarak göremesem de tanmıştım.

Maviliklere kilitlenmişti görmeyen gözlerim.

Ama hala nefes alamıyordum. Artık daha fazla boğuluyordum...

Bölüm Sonu

Rüyalarında Saklı...

Küçük kız saçlarını savura savura koşuyordu.

Nefesleri sıklaşıyor fakat bunu umursamıyordu.

Koştu, koştu, koştu...

Ağlıyordu.

Çiz üstünü.

Gülüyordu...

Sonunda parka vardı ve boş bir salıncak görüp oraya koştu.

Sallandı, sallandı ve sallandı...

Yaģmur yağıyordu.

Park boştu ve gök gürlüyordu.

O sırada bir çocuk geldi ve yanındaki salıncağa oturarak sallanmaya başladı.

Ağlıyordu.

Çiz üstünü.

Gülüyordu.

Mavilikleri yağan yağmura odaklanmıştı.

Kızın hareleri ise onun okyanusuna.

Kız boğulmuştu.

Çocuk gözlerini kapatmıştı o da boğulmasın diye.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

38okunma 4beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18