GERİ DÖNÜŞ kitap kapağı

1. bölüm / 1

GERİ DÖNÜŞ

GERİ DÖNÜŞ

Vaveyla Yazarı: 𝑨𝒚𝒃𝒆𝒏𝒊𝒛 ✨️

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: GERİ DÖNÜŞ
  1. 1 GERİ DÖNÜŞ814 kelime · Okuduğun bölüm

GERİ DÖNÜŞ

Yağmur, kasabanın üzerine felaket gibi çöküyordu. Gökyüzü, öfkeyle haykırıyor, şimşekler dağların üzerinden çakıp karanlığı deliyordu. Boş sokaklardan esen rüzgâr, evlerin kırık pencerelerini zangırdatıyor, kimsenin cesaret edemediği gecelere bir yenisi daha ekleniyordu.

Ve o gece, kasabanın girişine biri geri dönüyordu. Ömer.

Yıllar önce kaybolmuş, adı sadece fısıltılarda kalmıştı. Onu görenler, artık dönmeyeceğine inanmıştı. Kimileri öldüğünü, kimileri ise bu dünyadan çoktan koptuğunu söylemişti. Ama Ecrin hiçbir zaman inanmamıştı. Kalbinin derinliklerinde bir yerde, Ömer’in bir gün geri geleceğini biliyordu. Ve işte, yağmurlu bir gecede karşısında duruyordu.

Ecrin’in nefesi kesilmişti. Yıllar boyunca zihninde hayalini kurduğu o yüz, karşısında yeniden can bulmuştu. Ama gözlerinde tanıdık olmayan bir şey vardı: karanlık.

“Sen… gerçekten Ömer misin?” dedi, sesi titreyerek.

Ömer’in gözleri, yağmurun altında parladı. Dudaklarından çıkan kelimeler ağırdı:
“Benim. Ama eskisi gibi değilim.”

O an ormanın derinliklerinden çığlıklar yükseldi. İnsan sesine benzeyen ama boğuk, acı dolu haykırışlar. Ağaçların arasından gölgeler süzülmeye başladı. Simsiyah gözlere sahip, yarı insan yarı yaratık varlıklar. Kasabanın efsanelerinde anlatılan Geri Dönenler.

Ecrin’in kalbine korku saplandı. Çocukluğundan beri duyduğu o hikâyelerin doğru olduğuna inanamıyordu. Ama gerçek tüm çıplaklığıyla karşısındaydı.

Ömer, bir adım öne çıkarak Ecrin’in elini tuttu. Soğuk, ama kararlıydı.
“Kaçmamız gerek. Onlar seni de istiyor.”

Yağmur altında koşmaya başladılar. Sokaklardan geçerken eski evlerin gölgeleri üzerlerine eğiliyor gibiydi. Arkalarından gelen çığlıklar her geçen saniye daha da yaklaşıyordu. Ecrin’in kalbi göğsünden çıkacak gibi atıyor, nefesi kesiliyordu. Ömer ise tuhaf bir soğukkanlılıkla hareket ediyordu. Sanki bu yaratıkları yıllardır tanıyordu.

Bir köşeye sığındıklarında, Ecrin gözlerinin içine baktı.
“Bana anlat. Neler oluyor? Sen… onlardan biri misin?”

Ömer derin bir nefes aldı. Gözlerini yere indirdi.
“O gece… kaybolduğumda, beni bu yaratıkların yaşadığı ormana çektiler. Günlerce, haftalarca onların arasında kaldım. İnsan kalmam için savaştım. Beni öldürmek istediler ama başaramadılar. Bana işaretlerini kazıdılar. İçime karanlıklarını bıraktılar. Ama ben geri döndüm, Ecrin. Senin için geri döndüm.”

Ecrin’in gözlerinden yaşlar aktı. İçinde bir ses ona Ömer’den korkması gerektiğini söylüyordu. Ama kalbinin daha güçlü bir sesi, hâlâ onu sevdiğini haykırıyordu.

Tam o sırada yaratıklar onları buldu. Çığlıklar yankılandı. Ömer ayağa fırladı, gözleri bir anlığına simsiyah parladı. Kollarındaki izler yanıp sönmeye başladı. Bir güç patlamasıyla yaratıklara saldırdı. Yumrukları, vuruşları doğaüstü bir hızla gerçekleşiyordu. Yağmur altında adeta insanüstü bir savaşa girişmişti.

Ecrin, korkuyla ama hayranlıkla izliyordu. Ömer, onların arasındaydı. Hem bir düşman hem de bir kurtarıcı gibi. Bir yaratık Ecrin’e yöneldiğinde, Ecrin çığlık attı. Ama Ömer bir anda onun önünde belirdi, yaratığı karanlık bir güçle savurdu.

Savaşın sonunda yaratıklar geri çekildi. Ama Ecrin gördü: Ömer’in elleri titriyordu. Gözlerindeki karanlık güç yavaş yavaş kayboluyordu. Dizlerinin üzerine çöktü.

“Bunu sonsuza kadar yapamam,” dedi Ömer. “Onlar her zaman geri dönecek. Çünkü lanet benden besleniyor.”

Ecrin yanına çöktü, ellerini yüzüne koydu. “Hayır. Sen hâlâ insansın. Ben seni tanıyorum, Ömer. Bu laneti birlikte bitireceğiz.”

Kasabanın karanlık geçmişi ikisini de içine çekmeye başladı. Ecrin, büyükannesinin yıllar önce anlattığı hikâyeyi hatırladı: Yüzyıllar önce kasabanın üzerine çöken bir lanet, her kuşaktan birini alıp geri döndürürdü. Ömer, bu kuşağın kurbanı olmuştu. Ama hâlâ insan kalabilmişti.

Günler geçti. Ömer ve Ecrin birlikte kasabanın sırlarını araştırmaya başladılar. Eski kiliseler, yıkık mezarlıklar, ormanın derinliklerindeki mağaralar… Her yerde lanetin izleri vardı. Ve her seferinde yaratıklarla yüzleşmek zorunda kaldılar. Ömer savaşırken, Ecrin de cesaretini toplayıp yanında durdu. Kimi zaman bir taşla, kimi zaman sadece sesini yükselterek. Ama en önemlisi, kalbiyle Ömer’i insan tutuyordu.

Ve aralarındaki bağ her geçen gün daha da güçleniyordu. Yağmurlu gecelerde birbirlerine sarıldılar, ateşin başında fısıldayarak konuştular. Ömer, ona yıllarını anlattı; nasıl hayatta kaldığını, nasıl her gece insan kalmak için savaştığını. Ecrin, gözyaşlarıyla dinledi. Ama içinde hep bir umut vardı: Aşk, lanetten daha güçlüydü.

Sonunda büyük sır ortaya çıktı. Kasabanın merkezindeki eski kule… Lanetin kaynağı oradaydı. Bir zamanlar kara büyüyle mühürlenmiş, ama yüzyıllar boyunca güçlenmişti. Eğer mühür yeniden kırılmazsa, kasaba sonsuza kadar bu yaratıkların pençesinde olacaktı.

Ömer, gözlerini Ecrin’e dikti. “Oraya gitmem gerek. Ama biliyorum, bu benim sonum olabilir.”

Ecrin’in kalbi parçalandı. Onu kaybetmekten korkuyordu. Ama gözlerinde kararlılık vardı.
“Ben de seninle geleceğim. Bu laneti birlikte bitireceğiz.”

Kuleye vardıklarında fırtına koptu. Gökyüzü simsiyah bulutlarla kaplandı. Yaratıklar etraflarını sardı. Ömer, karanlık gücünü son kez serbest bıraktı. Ecrin ise kuleye koştu, mühürlü taşı buldu. Kanıyla taşı işaretledi, büyükannenin anlattığı sözleri fısıldadı.

O anda gökyüzü yarıldı. Çığlıklar kulakları sağır etti. Yaratıklar birer birer yok oldu. Ömer, dizlerinin üzerine çöktü, gözlerindeki karanlık kayboldu.

Ama bedeli ağırdı. Ömer’in gücü de onunla birlikte gitmişti. Zorlukla doğruldu, Ecrin’in yanına geldi. Yağmur altında göz göze geldiler.

“Bitti,” dedi Ömer fısıltıyla. “Ama ben de bitiyorum.”

Ecrin gözyaşlarıyla onu sarstı. “Hayır! Seninle yeniden başladık, beni bırakma!”

Ömer gülümsedi, yağmur yüzüne karıştı. “Ben seninle döndüm, Ecrin. Bu benim geri dönüşüm… ama son kez.”

Ecrin onu sıkıca sarıldı, kalbinin çırpınışlarını hissetti. Fırtına dindiğinde kasaba sessizliğe gömüldü. Lanet sona ermişti.

Ama Ömer’in gözleri kapandı. Dudaklarında tek bir kelime vardı:
“Seviyorum…”

Ecrin yağmurun altında onun bedenini kollarında tuttu. Gökyüzü yeniden açıldı, güneş doğdu. Kasaba kurtulmuştu. Ama Ecrin’in içinde sonsuza kadar sürecek bir boşluk kalmıştı.

Çünkü Ömer, geri dönmüştü. Sadece sevmek, savaşmak ve ölmek için.

Ve Ecrin biliyordu: Onların hikâyesi hiçbir zaman unutulmayacaktı.

-SON-

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

12okunma 0beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18