7. bölüm · Geçmisin yük'ü

7:Sorgu odası

Asena Bozkurt

Asena Erginay
Tam tolga erginay a hesap sorarken sinir bozucu bars yüzünden yarım kalmıştı eski bir düşmanımıydı buna inanmalımıydım cidden herzamanki gibi sorulardan kaçıyordu ben onu afetmiştim herseye rağmen o bana yaptıklarına rağmen beni affetmenmişmiydi şaçmalık ve küstahlıktı bu

Kaçıyordu bariz bir şekilde, izin almak ne ya ilkokul bir misin hastalandın mı ayrıca bu ego tavan olan altay niye bizim komutanımız oldu başka komutan mı kalmadı ben bu düşüncelerin içinde kaybolmuşken birine çarptım evet sabahın köründe kapıma altay ve ekip gelip karargaha gidiyoruz dedi. Altayın bugünlük başımızda durcağnı öğrendik ve koşuyorduk bunca sıkıntının içinde dövüş alanına gidip hırsımı almak varken yavaş tempoda koşuyorduk
"fazla dalgınsın asker önüne bak ve koşmaya devam et" altaya mı çarptım cidden benim bahtım niye böyle ah anam ah kimin ahını aldım ben dünki aldığımız adamın sorgusuna girecektik tabiki ben girmek istiyordum o sorguya, yoksa merak'tan ikiye ayrılcaktım, bars'a kas göz yaptım ben diyemiyordum çünkü her sorduğumda "sen asla girmiceksin" cevabını alıyordum

"komutanım şu dünki aldığımız adamı ne zaman konuşturcaz" dedi bars
"sen söyle Asena ya konuşturcaz ama o asla bilmicek" dedi. Altay niye benim girmemi istemiyorduki
"ama neden komutanım ben naptım"
"emirlerimimi sorguluyorsun sen" off evet sorguluyordum önümde olduğ için bağırdım "Tolga komutan senden bin kat daha iyi" yani izinliydi burda olacak hali yokya
"Beni bu kadar çok sevdiğini bilseydim bırakmazdım sizi" nolur bu bir halilasyon olsun rüya olsun duyduğum ses başkasının olsun
"bars vur bana" hiç tereddüt etmeden bir tane geçirdi canım acımıştı
"yavaş hayvan o kadar demedik" bars kahkaha atmaya başladı, demekki rüya değilmiş arkamı döndüm "ya bu adam hani izinliydi" ay ben onu içimden söylemedimmi dilime hakim olmalıyım
"evde canım sıkıldı buraya geldim sanane asker" vazgeçtim bunların ikiside birbirinden beter
"benden iyi olmasa iyi sayılır bir komutan" diyip kahkaha attı altay
"sorguya gidiyoruz bars tuna altay gelin benle" dedi tolga ee benim adımı niye söylemedi neyse bozuntuya verme ve peşlerinden git adım atıcakken
"sen nereye küçük hanım"
"e sorguya"
"dur bir düşünelim daha demin senin adını saydımmı hayır burda esef ile beraber çaylakları eğitin" dediler ve gittiler

Yarım saat sonra

"Esefciğim"
"hayır olmaz komutanın zorlamayın lütfen komutanım öğrenirse ikimizde yanarız"
"ya nolucak hem yakalanırsak ben seni yakmam bak sadece 5 dk beni idare et 5 dk dinleyip gelicem"
"iyi tamam komutanım ama beni yakmayın lütfen"
"tamamdır" diyip sorgu odasının yolunu tuttum tam yarım saattir esefi beni idare etmesi için ikna ediyordum kapıya geldim kapıda görevli yoktu kapıyı araladım altay sorguluyordu tolga onun yanındaydı camın arkasında tuna ve bars vardı onlar bence beni idare ederdi telefonumu açtım ve barsa mesaj olarak kapıya gelmesini yazdım

"noldu niye buradasın".
"5 dk sorguya girebilirmiyim bak söz komutanlara gözükmem sadece 5 dk dinleyip çıkcam altay komutan la tolga komutanın ruhu duymaz"
"Asena sınırlarını zorluyorsun ama bunu yapamam"
"ya bak söz 5 dk sakince dinliycem sana annemin yaptığı tüm börekleri veririrm bak" hafif gülümsedi
"söz ver"
"söz" dedim içeriye girdi tuna ya bişeyler dedi ve bana gel işareti yaptı
"sadece 5 dakika" ona gülümsedim içeri girdim pür dikkat sorguyu dinliyordum altay ve tolga erginay amacın ne gibi sorular soruyordu o ise sadece avukatımı istiyorum diyordu başlıcam bunun avukatına dicektim abim ani bir hareketle kafasını masaya gömdü şahsın burnu kanıyor du
"artık konuşacakmısın yoksa başka yöntemlerlemi konuşuruz"
"sakin ol ben sadece avukat istedim"
Altayla aynanda
"hay başlıcam avukatına" dedik onlar beni duymadı tabi.
"bu ikisi çok uyumlu" dedi bars anlamaz gözlerle ona baktım
"katılıyorum" dedi tuna neyden bahsediyorlardı
"hangi ikisi" dedim
"sen ve altay komutanım" dedi bars
"bars şu masayı kafana geçirmemi istemiyorsan sus"
"ben çok sıkıldım firtına dün gördüğüm güzeller güzeli kız nerde ben onla konuşmak istiyorum" benlemi seve seve konuşurdum bars

"sakın yapma hani sakince duracaktın".
"ama benle konuşmak istiyor"
"sen öyle herkesin ayağına gidiyormusun" biz konusurken sorgu yerinden bir ses geldi oha bu güç ona nerden geliyor anne abimi neyle besledin sen adamı kelepçe ile masadan sökmüş yumruk atıyordu
"hadi desene bidaha ben sana kimin güzel olduğunu gösteriyim" altay keyifle izliyordu abimi durdurması lazımdı yoksa adam ölecekti barsa baktım kafasını sakın der gibi salladı birden odaya daldım "komutanım adam ölecek bırakın" dememle tüm odak ben olmuştum
"senin burda ne işin var" dediler aynı anda hiç kimseyi satamam
"esef in yanından lavabo ya gidicem diye ayrıldım öylede yaptım" iç sesim he he aynen aynen diyordu
"sonra geri gidicekken ses duydum kapı açıktı ve girdim" çok iyi senorya yazdım inanmaları lazım
"çok iyi senorya normalde inanırdım ama lavobu bu koridor da değil" ahanda sıçtık

***
"şuraya bayılcam şimdi ben ömrü hayatımda bu kadar koşmadım"

"pijamalıasker bir süre sesini duymak istemiyorum senin yüzünden pestilim çıkana kadar koşuyorum hani 5 dakka durup gitcektin"

Evet günün sonunda ek mesai alarak koşu yapıyorduk keşke karışmasaydık burda canımız çıkıyordu
"komutanım bu kadar ağır cezayı hakkettiğimi düşünmüyorum" dedim
"komutanlarının sözünü çiğnedin asker daha ne bekliyorsun" off yine off
"komutanım hadi o neysede ben ne alaka ayrıca sizin yanınızda 32 diş sırıtan elemanlar niye ceza almadıda biz ikimiz aldık" normalde katılıyorum dicektim ama onları ateşe atamazdım esef in suçsuz olduğnu bir sekilde ispatlamış 2 tur atıp paçayı kurtarmıştı turan da benim haberim yoktu ani oldu diye yalan ifade vermişti o yüzden ben bu salak barsla sabah ten beri koşuyorduk

"goy goy yapma asker hadi hızlı" altay başımızda duruyordu malesef ki, abi şahsiyeti içeride komutanlarla konuşuyordu tam o sırada bir asker gelip
"Asena erginay ın ziyaretçisi var komutanım" ne kimdiki ben hiç kimseyi tanımıyorum bile kim olabilirdi her neyse koşudan yırttım
"komutanım ziyaretçim varmış ben yavaştan tüyeyim" altay bana kafa işaretiyle git dedi gittim bide karşımda ne göriyim bu karşımdaki dev kimdur galiba xxxl giyiyor, benim 5 katım olan biri yanında benim üzümlü kekim ayça ve Burak "merhaba hoşgeldiniz de niye geldiniz" dedim

"senden haber alamayınca gelelim dedik" dedi ayça, off telefonumu yine sessizde unuttum galiba
"merhaba sizle tanışmıyoruz ama siz kimdiniz" dedim bay deve
"merhaba ben can" ben can bu benim sevimli ailem babam babaannem ve tatlı meryem ay noluyor ekran süremi azaltmalıyım "bende Asena" dedim
"benim abim sayılır kendisi seni merak ettiğim için yanına gelmek istedim yanlız gelmeyim diye geldi" dedi Burak
"Burak gerek yoktu yani o kadar yol gelmişsin" Burak tam ağzını açıcaktı bakışları arkama takılı kaldı arkama baktığımda dik dik burağ bakan abi şahsiyeti altay bars tuna ve esef gördüm siz ne alaka dercesine kafa salladım
"evet bencede bu kadar yol gelmene gerek yoktu nasıolsa geri döneceksin" dedi tolga erginay, şok içinde ona baktım ne alaka "kim bu beni hemen unuttunmu yani" ne şaçmalıyor ya bu dediğim şeyleri hemen unutuyormu bu asalak ağzımı açıp durumu açıklıcakken altay burağın yanına gelip "daha abisini bilmicek kadar ondan uzaksan git ötede ızdırabınızı çekin burası askeriye burda romantik film çekmiyoruz seninde cezan bitti eve gidebilirsin" diyip askeriye ye girdi ağzım açık onu izledim buda neydi böyle

"duymadınız mı komutanımı hadi romantinizmi evinizde yaşayın" ben bu çocuğu boğarım yeni tanıştığım can ile tolga arasında derin bakışmalar oluyordu "nasıl mutlumusun şimdi can" dedi tolga erginay, noluyor yine
"herzamankinden daha fazla tolga herzamankinden" ağzımı açıp noluyor diyecektimki tuna "bişey olduğ yok can eski bir askerdi geçmiş zaman eki kullandım bak, bencilce davranıp herkesi riske attığı için atıldı" maşallah çevremizden düşman eksik olmuyor
"bak Burak biz sadece arkadaşız daha ilerisi olamayız buraya kadar gelmişsin teşekkür ederim ama evine dönmelisin burası sana uygun değil ayça sen gel siz gidebilirsiniz" dedim
"öyle olsun dediler ve gittiler

Tolga erginay çoktan gitmişti geriye 32 diş sırıtan tuna esef ve bars kalmıştı" ne gülüyorsunuz be" merdivenden çıkarken ayçanın ayağı kaydı ve tam düşücekken tuna tuttu
"yakaladım"
"yakaladın"
Eee 1 saat böyle bakışcakmısınız bide askeriyede romantik film çekmiyoruz derler
"havada bir koku var sanki" dedi bars
"dur tahmin edeyim aşk kokusu"dedim ikimizde gülmeye başladık ayça ve tuna arkamızdan bol itirazlı konuşmaya başlayınca hızlıca karargaha girdik