2. bölüm / 2
Geçmişin İntikamıBekleyiş..
Bölümler 2Şu an: Bekleyiş..
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Baba bizi bırakma baba." dizlerimin üzerisine çökmüş deliler gibi ağlıyordum. "Yapma be baba..dağımızı yıkma, canımızı yakma."
-ELİF "Ambulansı arasın biri, Ambulans."
-MERT " Naptın lan sen , değer miydi lan, bir cana kıymaya değer miydi sevdim lan sadece suç mu bu? " diyerek adama saldırmaya çalıştı. Etrafımıza insanlar doluşmuştu ve onlar da o sırada abimi tutmaya çalışıyorlardı.
-ASEL'İN BABASI "Sıra sana da gelecek Mert birdaha kızımın yanında görmiyim seni." dedi ve Birisi polisi aramış olucak ki adam Asel'i kollarından sürükleyerek kaçıyordu.
-MERT "Bırak lan kızı bırak."
-ELİF "Olum sakin ol baban, baban çok kötü olum hastaneye yetiştirmemiz lazım. Şütfen hadi gel."
-CEREN "Abi hala Asel'in derdinde misin babama bakar mısın ne hale getirdi adam." Ceren öyle dediği anda abim dizlerinin üstüne çöktü saçlarını yoluyordu "Herşey benim yüzümden, herşey." diye kendine vurmaya başladı. Annem güçlü durmaya çalışıyor, bizi bir araya getirmek için uğraşıyordu.
-ELİF "Abini suçlamanın, kendini hırpalamanın babanız için bir faydası yok, kendinize gelin güçlü olun babanız iyileşicek."
Babamı ambulansa aldılar , biz ise arkasından herkesin gözü yaşlı , hiçbirimiz kendinde değil peşinden gidiyorduk. Hepimizin aklında tek bir soru vardı. YA ÖLÜRSE düşüncesi bile perişan ediyorken neyse düşünmek istemiyordum.
Hastaneye vardık ve babamı ameliyata aldılar direk durumunun ağır olduğunu elinden geleni yapacaklarını söylüyorlardı. Başka da birşey çıkmıyordu ağızlarından.
-MERT " Bakın babama birşey olursa o adamı yaşatmam, kendi ellerimle öldürürüm onu."
-ELİF "Olum biraz sakin ol birde seni düşünmeyelim."
"Abi senin suçun değil bunlar senelerdir konuştuğun kız, bugüne kadar böyle birşeye denk gelmedin, nerden bilebilirdin ki?" diyerek teselli etmeye çalışıyordum abimi, faydası olur muydu bilmiyordum.
-MERT "Yok cemre ben tahmin etmeliydim, bir kaç kere karşılaştık 'Bırak Kızımın peşini' dedi. Adam tekin biri değil zaten karısına ve çocuklarına da şiddet uyguladığını anlatıyordu Asel."
-CEREN "Oh ne güzel ya abi bir kız yüzünden babam belki bir daha.." dedi ve annem sözünü kesti.
-ELİF " Sakın o sözünü bitirme kızım sakın baban sapasağlam bir şekilde çıkacak oradan.
-MERT "Napıyım kızım sevdim 5 senem geçti beraber her yanıma geldiğinde kollarında, gözünde morluklar görüyordum dayanamıyordum, yalnız bırakamazdım onun da bir suçu yok."
-CEREN "Bu gerçeği değiştirir mi Peki abi?"
"Ceren bir dakika susar mısın lütfen, biliyorum sinirini anlıyorum ama bir kurban seçmek yerine adamı şikayet edeceğiz hem Asel'i kurtaracağız hem ailesini. Babama sıra gelince kurtulacak inanıyorum." diyordum demesine ama kafamın içinde dolaşıp duran o düşünceyi silemiyordum. Babam kalksa bile zor atlatacaktım bu durumu.
ASEL ARIYOR
-MERT "Efendim Asel?" Sessizce hopörlere almasını söyledim.
-ASEL "Mert." ağlıyordu çok kötü ağlıyordu. "Mert ben öncelikle çok özür dilerim." sesi o kadar kötü geliyordu ki.. "O babam olacak adam sadece Abdullah amcayı vurmakla kalmadı Mert."
-MERT " Ağlama Asel ne olduğunu anlat kızım. "
-ASEL " Biliyorsun zaten bana yaptıklarını yine aynıları, ama annemi çok kötü dövmeye başladı ben ne yapacağımı bilmiyorum çok korkuyorum."
MERT "Sakin ol ve hemen telefonu kapat polşse haber ver birazdan hastanedeki polisler de bizim ifademizi almaya gelecekler bizde anlatacağız. Sen hemen ara polisi bana da haber ver." diyip kapattılar telefonu .
-CEREN "Abi bu nasıl bir adam neyin içine düştük biz abi?"
-MERT " Bilmiyorum abicim bilmiyorum ne yapmam gerektiğini de bilmiyorum. Hiçbirşey yapamamak , elim kolum bağlı beklemek delirtiyor adamı anlıyo musun delirtiyor." Abim sinir krizi geçirmeye başladı duvarları yumrukluyor kendisine zarar veriyordu "Abi yapma lütfen." diye bağırsakta durdurmaya da çalışsak sakinleşmiyordu. Bir yanda sevdiği kızın babası babamı vurmuştu durumu sğır ameliyatta uğraşıyorlardı, diğer yandan yine aynı adam senelerini verdiği sevdiği kadını dövüyordu. Nasıl bir durumun içine düşmüştük bilmiyordum.
Saatler geçti abime sakinleştirici vurmak zorunda kaldılar, polisler geldi ifademizi aldılar. Fakat babam hala çıkmamıştı. Bekliyorduk sadece bekliyorduk, hiçbirşey yapamadan.
ASEL'İN ANLATIMIYLA
"Baba dur yapma artık vurma annemin ne suçu var?"
-BABASI "Kes sesini dışarda orda burda or.. yaparken annen aklına gelmiş miydi?"
"Doğru konuş lan artık sen nasıl bir babasın da kızına bu iğrenç kelimeye yakıştırabiliyorsun. Allah belanı versin babam olduğu için utanıyorum senden."
Ben babama bunları söylerken cesaretimi toplamıştım, artık canıma tak etmişti. Babamjn ilgisi bana doğru dönünce annem kurtulmuştu, öyle bir dövmüş ki ağzı yüzü kanlar içinde yerden kalkamamıştı.
-BABASI " Sen ne biçim konuşuyorsun lan benimle? Yediğin dayak yetmemiş heralde." diyerek odama doğru sürüklemeye başladı beni. Tekmelemeye başlamışken adamlarından bir tanesi içeriye girdi.
"Abi polisler geliyormuş gitmemiz lazım."
-BABASI "Geri dönücem kurtuldum diye sevinmeyin hiç."
Adamlarıyla beraber kaçarken bende annemin yanına doğru koşmaya başladım.
"Anne gel gidelim nolur hiçbir suçum olmamasına rağmen bunları yapan adamın evinde niye duruyoruz ki?"
-ANNESİ " Gidelim kızım önce hastaneye gitmemiz gerekiyor. Kardeşine haber ver hemen eve gelsin."
Kolunu kırmıştı açıdan konuşamayacak haldeydi. Senelerdir parmaklarını, ayağını kırılmadık yerini bırakmamıştı annemin. Annem ise korkusundan gidemiyordu. Artık canına tak etmiş olacak ki kabul etti.
Hemen yeteri kadar eşyalarımızı toparlayıp evden çıkmaya çalışıyorduk, kardeşim de gelmişti o sırada, adamları bir şekilde oyalayıp evden çıkmayı başarmıştık.
CEMRE'NİN ANLATIMIYLA
Beklemeye devam ediyorduk ki doktor çıktı ameliyathaneden.
" İki tane kurşun çıkardık birisi göğüs kafesini teyet geçmiş diğerisi ise akciğerine saplanmıştı. Çıkarmayı başardık ama çok zorladı bizi iki kere kalp masajıyla geri döndürdük. Şuanda yoğun bakıma akacağız ilk 24 saat çok önemli, biz elimizden geleni yaptık sıra Abdullah beyde."
"Peki yaşıyacak ama değil mi?" diye sordum doktor açık açık herşeyi anlatmasına rağmen evet kelimesini duymaya çalışıyordum.
"Dediğim gibi birşey demek için henüz çok erken 24 saat bir geçsin tekrardan konuşacağız. Umudunuzu kaybetmeyin ve beklemeye devam edin."
-CEREN " İyi birşey dedi demi yani ameliyatı bitti uyanacak inşAllah. "
-ELİF " İnşAllah kızım inşAllah. "
Abim hala sakinleştirici etkisinde uyuyordu. O an gördüğüm şeyle birlikte iyi ki de sakinleştirici vurmuşlar yoksa bu görüntüye yüreği dayanmayabilirdi. Asel berbat bir şekilde annesi ve kardeşiyle beraber hastaneye gelmişti. Hemen koştum yanına.
"Asel noldu size böyle iyi misiniz?"
-ASEL "İyi değiliz Cemre, o adam yine.." dedi ve konuşmaya gücü yetmedi. Yutkunurken ağlamamak için kendini zor tutuyordu.
Kendimi tutamadım ve sarıldım. Sakinleştirmeye çalışıyordum ben sarıldıkça o daha çok ağlıyordu. O ağladıkça benim içime attığım herşey de dışarıya vurmuştu. Babamı vuran adamın kızına ben şuan teselli veriyordum. Çünkü onun hiçbir suçu yoktu.
"Hiçbir kadın sizin yaşadığınız yaşamamlı polise haber verdin değil mi ?
-ASEL "Hayır veremedim, Mert'i aradığımı görüp aldı telefonumu elimden. " dedi ve yutkunarak "Mert nerede o iyi mi?" diye sordu.
"Oda iyi değil sinir krizi geçirdi ve sakinleştirici verdiler. Neyse annen ve kardeşin iyi görünmüyor siz doktorun yanına gidin zaten polis gelicektir yanınıza. Ama şikayetçi olun olur mu daha fazla size zarar veremesin."
-ASEL " Abdullah amca nasıl cemre ne olur iyi bir haber ver bana."
O an bıraktım işte bende kendimi yutkunmakta zorlandım içimde akıttığım gözyaşlarım gözümden tek tek süzülürken şu cümle çıktı ağzımdan.
"Bekleyeceğiz Asel ne kadar sürer bilmiyorum, gittiği yere kadar bekleyeceğiz."
Ban tekrardan sımsıkı sarıldı ve annesinin yqnına doğru gitmeye başladı.
-CEREN "Asel'miydi o gelen?"
"Evet çok kötü dövmüş adi adam karısının kolunu kırmış, Asel ise perişan bir halde şikayetçi olacaklar."
-ELİF "Allah yardımcıları olsun zor çok zor."
Aradan 1 saat kadar bir süre geçmişti, kimse konuşamıyor zar zor bir iki kelime çıkarsa çıkıyordu. Onun dışında kimseden ses soluk çıkmıyordu. Abim uyanmış bize doğru geliyordu. Asel'i söylemeli miydim bilmiyorum, şuan zamanı mıydı onu da bilmiyorum. Daha bir kaç saat öncesine kadar sinir krızi geçirmişti. Şuanlık söylemek mantıklı değildi.
"Abi doktor geldi, ilk 24 saat çok önemli dedi yoğun bakıma aldılar."
-MERT "Ameliyatı nasıl geçmiş?"
-CEREN " 2 kere kalbi durmuş, kalp masajıyla hayata geri dönmüş"
-ELİF " Kızım doktoru çağırın bişey oluyor Cemre, Ceren, Mert bişey oluyor çabuk. " diye bağırmaya başladı annem. Direk abim doktor çağırmaya koştu ve bizde annemin yanına geldik. Doktor girdi içeri ve tekrardan kalp masajı yapmaya başladılar.
Babamın kalbi tekrar durmuştu, babamın kalbi dayanırdı da bizim kalbimiz dayanabilecek miydi..
Bölüm etkileşimi
