Gecenin Atlası kitap kapağı

1. bölüm / 1

Gecenin Atlası

Bölüm 1: Yağmurun Hatırlattıkları

Vaveyla Yazarı: C. N. Noctellis

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: Bölüm 1: Yağmurun Hatırlattıkları

Bazı geceler vardır ki gökyüzü, unuttuğumuz tüm anılarımızı geri ister.
Yağmur, yalnızca toprağı değil; ruhlarımızda sakladığımız boşlukları da doldurmaya çalışır.

Ben, o gecede uyandım. Islak taşların arasında, kırılmış dalların arasında, titreyen ve kanayan bir kalbin içinde…
Adımı hatırlamadan. Nereden geldiğimi, kime ait olduğumu bilmeden. Kendim hakkındaki en ufak şeyi bile hatırlamıyordum.

Tek bildiğim şey, parmaklarımda yanmakta olan bir pusulaydı.
İğne, fırtınanın ortasında bile sabit bir yönü gösteriyordu. Sanki gökyüzü çökse, dağlar erise, denizler kaynasa bile o yön değişmeyecekti.
Ama pusulanın sıcaklığı derimin altına işliyor, beni yakıyordu. Bazen sanki kalbimin ritmiyle birlikte atıyordu; bazen de kendi başına, yabancı bir melodi çalıyordu.

Neden ben?
Neden bu pusula?

Yağmur ağırdı. Her damla, hafızamdan daha fazlasını siliyor gibiydi.
Çimenlerin arasında dizlerimin üzerine çöktüğümde, beynimin içinde uğultular vardı:

Bir şey olmuştu.
Ama ne?

Kafamı kaldırdığımda gökyüzü, yıldızlarını çoktan yutmuştu. Bulutlar birbirine sarılmış, karanlık bir deniz oluşturmuştu. Ve ben, o denizde boğulmaya hazırlanan tek insandım.

Tam o anda, bir gölge kımıldadı.

İlk başta bunun yalnızca gözlerimin oyunu olduğunu sandım. Yağmur, dallar, sis… Hepsi birleşip garip şekiller oluşturuyordu.
Ama sonra gölge bana doğru yaklaştı.

Adımlar sessizdi, nefes alışları yoktu. Fakat ben, varlığını kemiklerimde hissediyordum.

“Elinde ne var?” dedi bir ses.

O kadar yakındı ki, göğsümün ortasında yankılandı. Kendi iç sesimle dış dünyanın arasına sıkıştım.
Başımı çevirdiğimde, gözlerimle karanlığın içinden süzülen birini seçebildim.

Uzun, siyah pelerin… Yüzüne düşen ıslak saçlar…
Ve gözlerinde, ay ışığına meydan okuyan gri bir parıltı.
Canlı değildi. Ama ölü de değildi.

Ben sustum. Pusulayı daha sıkı tuttum. Çünkü içimde bir his vardı: Eğer bırakacak olursam, ben de yok olacaktım.

O, yaklaştı.
“Elinde tuttuğun şey,” dedi, “sana ait değil.”

Sesinde bir tehdit yoktu. Ama yargılayan, bilen, gizleyen bir ton vardı.
Gölgeler onu yutuyordu. Vücudu, dilediği an ortadan kaybolabilecekmiş gibi titrek ve saydamdı.

“Kimsin sen?” dedim. Sesim, yağmurdan daha zayıftı.

Gözleri üzerime kilitlendi.
“Ben mi? Bir hiç. Bir gölge. Bir yemin.”

Bir adım daha attı.
“Sen kimsin?”

İşte bu soruda, kalbim bir anlığına durdu. Çünkü cevabım yoktu.

Ben kimdim?
Bir isim? Bir geçmiş? Bir ev?

Hiçbiri zihnimde belirmedi. Koca bir boşluk… Çürümüş bir hafıza.

“Hatırlamıyorsun,” dedi o yabancı. Gözlerinde alay yoktu, yalnızca kesinlik. “Ve bu yüzden pusula seni seçti.”

Şaşkınlıkla baktım.
“Pusula… beni mi seçti?”

“Evet.”

Parmağını uzattı, pusulaya dokunmaya kalktı. O an pusula aniden parladı.
Altın ve mavi ışıklar yağmurun arasından fışkırdı, etrafımızı aydınlattı.
Karanlık orman bir anlığına geceyi unuttu.

Ama ışık sadece bir an sürdü. Sonra pusula tekrar karardı.
Fakat ben hissettim—artık o bana bağlıydı.

Yabancı elini geri çekti.
“Demek doğruymuş,” diye fısıldadı. “Atlas seni seçmiş.”

Atlas… O ismin içinde ürpertici bir yankı vardı.
Orman sessizleşti. Yağmur, sanki yalnızca bizim konuşmalarımızı duymak ister gibi yavaşladı.

Ben pusulayı kalbime bastırdım.
“Atlas kim?”

Yabancı gülümsedi. O gülümseme, soğuk ve keskin bir bıçak gibiydi.
“Bir harita. Bir ruh. Bir lanet. Henüz bilmen gerekmiyor.”

Öne eğildi, yüzü bana çok yaklaştı.
“Ama şunu bil: Eğer pusulayı tutuyorsan, artık geri dönüşün yok.”

Sesinde bir kesinlik vardı.
Gözlerim istemsizce onun yüzüne takıldı. Orada, insana ait olmayan bir gölge titreşiyordu.

“Adın ne?” diye sordum.

Bir süre sustu.
Sonra dudaklarından şu kelime döküldü:

“Kael.”

Ve tam o anda gözlerim açıldı..

Oda karanlıktı. Yastığım terden sırılsıklam, kalbim hâlâ hızlı hızlı atıyordu.
Elimde pusula yoktu. Orman yoktu. Yağmur yoktu.

Ama rüyanın yankısı hâlâ kulaklarımdaydı.
Ve en kötüsü…

Bu, aynı rüyayı gördüğüm beşinci geceydi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

28okunma 4beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18