1. bölüm

Vaveyla Yazarı: Beyza Melek A.

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: 1. bölüm
  1. 1 1. bölüm2.901 kelime · Okuduğun bölüm

Tuvaletin kapısını kapatıp yere çomelmistim. Kantinde oyalandigim için çok fazla vaktim yoktu. Hızlıca cebimden sigarayı çıkartıp gazı neredeyse bitmiş olan çakmağımla yaktım ve içime bir duman çektim. Dışarıdan gelen ayak sesiyle kulağımı kapıya yasladım. "Kimse dışarı çıkmasın, bu tuvalet neden duman altı?" Sonra ayak sesleri geldi tekrar. En baştaki kabının kapısını açtı. Hızlıca bir duman daha çekip sigarayı çöpe attım. Üstünde bir iki parça peçete koparıp koydum. Hoca hemen yanımdaki kabının kapısını açtığında bende kabından çıkıp ellerimi yıkamaya geçtim. O sırada hoca benim kabinime baktı. Ardından yanıma geldi "Hazal sana kaç kere diycem içme şu zıkkımı içme diye!"

Rahat bir tavırla ona baktım "içmedimki hocam" Birgül hoca edebiyat hocamizdi ve bircok kez sigara içtiğimi iddia etmiş ama hiç yakalayamamisti, bu yüzden bana biraz takintiliydi. "Kaldır ellerini üstünü ariyacagim"

Ellerimi kaldırdım. Çakmağı zaten tuvaletteki havalandırmaya saklamistim, üstümde hiçbirsey yoktu. Kollarımdan başlayıp her yerimi aradı "gördünüz mü? İçmedim demişti-" cümlemi tamamlayamadan tuvalette bulunan diğer kızlardan biri konuştu "hocam çöp yanıyor!" kahretsin sanırım tam söndürememiştim "Hazal! Doğru müdürün odasina-" Tam o sırada yangın sensörleri çalıştı ve tepemizden aşağı su dökülmeye başladı. Birgül hoca dahil hepimiz islandigimizda diğer kızlar koşarak kaçtılar. Birgül hoca beni kolumdan tutup cekistirdi. Bir alt katta bulunan müdürün odasına gittik. Birgül hoca kapıyı çalıp 'girin' komutunu aldıktan sonra içeri girdi. İçeride 3 çocuk ve 1 kız daha vardı müdür onları azarliyordu. Birgül hoca ve beni görünce cümlesini tamamlamadan bize döndü "Hocam bu haliniz ne?" İkimizde sırılsıklamdık ve Birgül hocanın rimeli yüzüne aktigi için ekstra komik duruyordu. Ağzımdan ufak bir kıkırtı kaçtı ama hemen sustum. "Müdürüm, hazalı sigara içerken yakaladım. Sigarayı çöpe attığı içinde yangın sensörleri bizi ıslattı" Sanırım en mantıklı böyle açıklanırdı.

"Tamamdır hocam siz isterseniz eve gidin ben ilgilenicem bu durumla" Birgül hoca sinirle dışarı çıktığında bende müdürün karşısındaki yerimi aldım. "Çocuklar bakın. Burası okul, dingonun ahiri değil. Burda makyaj yapamazsiniz" Bunu söylerken diğer kıza dönmüştü. "Kavga edemezsiniz" Bunu soylerkende diğer ucluye dönmüştü. "Hocam ben Kavga etmiyordum! Arkadaşları tanımam etmem, ben ayırmaya çalışıyordum. Ahmet hoca yanlış anladı" çocuklardan daha ufak olanı konuşmuştu. "Hocanız yalanmi soyliycek evladim! Sende karışmissin kavgaya, hele sen. Kızım çöpü yakmak nedir!" Cevap vermedim. Tam o sırada kapı birkez daha çaldı. Okulda sık sık gördüğüm ama hiç dersime girmeyen bir hoca yanında iki kişiyle içeri girdi. "Bölüyorum müdürüm ama." Müdürden ayağa kalktı "Olurmu yasemin hocam. Buyrun" yasemin hoca iki çocuğa da işaret verince onlarda hemen içeri girdi

"Hocam benim çok vaktim yok, malum ders zili çaldı. Çocuklar anlatır size, ben müsadenizle dersime geçiyim" Müdür hala ayaktayken konuştu

"Tabi tabi, müsade sizin" İsminin yasemin olduğunu öğrendiğim hoca çıkınca müdür de yerine oturdu. "Siz ne yaptınız?" Çocuklardan biri konuştu "hocam ben derste uyuyordum, sonra biri beni dürttü, bende sinirlenip küfür ettim. İşte yasemin hocaymis o kişi de sonr-" Müdür o çocuğa ters bir bakış attı "terbiyesiz! Sen neden gelmistin evladim" diğer çocuk konuştu bu sefer "Müdürüm bizim ders boştu, bende telefonumu bugün vermemistim. Köşede arkadaşimla konusuyordum tefonla, yasemin hoca bu arkadaşı götürürken beni görmüş. Arkadaşı gondertip beni yanina cagirdi. Sonrada buraya getirdi iste" Müdür burun kemiğini sıktı "Oğlum sen bilmiyormusun telefonları vermemenin yasak olduğunu!" Derin bir nefes alıp devam etti "Bakın. Hepiniz pırlanta gibi çocuklarsınız. Tutanak tutmak istemiyorum. Bugün okul çıkışı hepiniz 11-A da oturup iki saat boyunca A4' e özür dilekçesi yazacaksınız. Anlaşildi mi?" Hepimiz 'anlaşıldı' anlamına gelen miriltilar çıkardık. Sırayla odadan çıkarken içerideki kız yanıma yaklaşıp koluma dokundu "sahiden çöpü mü yaktın?" Bana sanki psikopatmisim gibi bakıyordu cevap vermeden yürümeye devam ettim.

Kavga yüzünden gelen diğer iki genç hala birbirine laf atıyordu onları geride bırakıp sınıfıma ilerlerken sesleri hala kulağıma doluyordu. Sinifima girdikten sonra yerime geçip uyumaya başladım.

***

Birinin beni durtmesiyle uyandım. Son kalan 4 ders aralıksız uyumuştum. Gözlerim ışığa alışana kadar bekledikten sonra eşyalarımı toplamaya başladım "İnsan bir teşekkür eder"

Çantamı sırtıma taktıktan sonra kıza baktım. "Senden uyandirmani istiyen olmadı" Omuz atarak yanından geçtim. "Bosver kanka ugrasma. Kendini birsey sanıyor ucube!" Duysamda aldırış etmeden ilerlemeye devam ettim. Müdür hangi sınıf demişti sahi?

Hafızamı yoklayıp sınıfın hangisi oldugunu düşünmeye başladım "pişt" gelen sesle arkamı döndüm. Merdivenlerden inen biri -sanirim müdürün odasında gormustum- yanıma geldi. "Furkan ben, 11-A sınıfına gidiyorduk. Unuttun sanirim" hemen 11-A nın önünde dikildigimi fark edip yüzümü burusturdum. "Saol" Kapıyı açtığında girmem için içeriyi işaret etti. Bu hareketine gözümü devirsemde İstemsizce güldüm.

İçeride yine o kız, Kavga eden çocuklardan biri ve telefondan yakalanıp gelen çocuk vardı. Bizimle beraber 5 kişi olmuştuk, içeri girip rastgele bir sıraya oturup kafamı sıraya yasladım. Birkaç saniye sonra biri gelip önüme bir kağıt bıraktı "Ben yağmur. Bu kağıtları müdür verdi dağıtmam için, özür dile-" kıza ters ters bakınca sustu "pardon, zaten biliyorsundur. Ben şey için... herneyse memnun oldum"

Kafamı tekrar sıraya bıraktığımda Furkan konuştu "genelde filmlerde rastgele gençler toplandığında sonsuza dek arkadaş olurlar ve aşk üçgeni olunca herkes dagilir" Bana bakarak tekrar konuştu "aşk üçgeninde olsan yağmur kesinlikle senden bir sıfır önde olurdu." Kafamı kaldırmadan ona döndüm "O niyeymis?" Güldü, "insanın enerjisini bitiriyorsun. Birde şu kıza bak geldiğinden beri susmadı bile. Şaka maka niye böylesin?" Tekrar güldü. Arkama yaslanip boynumu çıtlattim

"Nasilım?" Oda benim gibi Arkasına yaslandı "Ne biliyim ergen agresif kız tavırları falan. Zaten çöpü yakmissin."

"O bilerek olmadi" sınıfın kapısı açıldı
"Kardeş kusura bakma ya bizim yüzümüzden sende ceza aldin" son kalan iki çocuk ta gelmişti. 2 saat nasıl dayanicagimi düşündüm. Sıkıntıdan ölecektim. "Filimlerde genelde-"
"Hep bu kadar konuskanmisin?" Kafasını salladı. "Sanırım filmler ilgini cekmiyor" furkanin son dedigine cevap vermedim. Gözlerimi sınıfta gezdirdim. Herkes kendi halindeydi. Birtek o kız dilekçeyi yazıyordu. Nefesimi sıkıntıyla verdim. Keşke müdür tutanak yazsaydi da böyle bir işle ugrasmasaydim. Ardından biri ayağa kalktı. Hepimiz ona yani yağmura baktık "Pekala madem 2 saatimiz var. Görüyorum ki hepiniz sıkılıyorsunuz. En azından zaman öldürmek için oyun mu oynasak?"

Hiçbirimizden ses cıkmazken Furkan konuştu "olur. Sonuçta yapicak daha iyi bir işimiz yok" bir diğeri konuştu. "Ne oynayacağız?" Kız birkaç saniye düşünüp cevap verdi "yani 7 kişiyiz vampir köylü mü oynasak?"

Herkes onaylayınca tahtanın önünde yere çöktük."oyun oynayacaksak isimlerimizi bilelim. Yağmur ben" sonra Furkan konuştu "Furkan bende" Kavga eden çocuklardan sınıfa girdiğimde olanı konuştu "Semih bende." Sonra telefon yuzunden yakalanan cocuk konustu. "Arda" kisa ve netti. Burda olmayi istemedigi acikti. Tamamen yanlislikla gelmis olan cocuk konustu bu seferde "Ege bende. Memnun oldum" son olarak kavga eden cocuklardan ege ile birlikte iceri giren cocuk konustu "yiğit izgi" tum gozler bana dönünce sıranın bana geldiğini anladım "Hazal"

Sonunda sıkıcı tanisma faslını gecmistik "Ben yönetici olurum." Ege yönetici olmak istediğini söylediğinde kimseden ses çıkmadı. "Gözlerinizi kapatin" bunu söyledikten sonra ayağa kalktı. Gözlerimi kapattım. "Vampire dokunucam" oluşturduğumuz çemberin etrafında 3 tur döndü. "Vampiri seçtim. Şimdi doktoru seçiyorum." Tekrar dönmeye başladı. İkinci dönüşünde omzumda bir el hissettim.

Doktor olmuştum. Aman ne guzel. Bir tur daha dönüp durdu. "Gözlerinizi acabilirsiniz" Hepimiz gözlerimizi açtık. İlk basta tam karşımda oturan furkanla göz göze geldim. Bana göz kırpıp güldü.
Bende gülümsedim. "Bana guveniyor musun bücür." Boyumla dalga geçince güldüm. "Guvenmelimiyim?"

"Güven güven. Gel müttefik olalım. Bu köyü biz kurtaralım. Aynı batman ve cat woman gibi" güldüm, yine filmlere sarmıştı.

"Sen neden bana guvenesin?" Gözlerini kıstı. "Guvenmiyim mi?" O sırada Semih söze atladı "hazalı bilmem ama yigite guvenmemeliyiz bence. Çok sinsi, tam bir kan emici" konuyu bilmesemde kavgalarına atıfta bulunduğunu anlamıştım "Siz onu takmayın. Ne yazikki oyun ve gerçek hayatı birbirine karistirmamayi bilemiyecek kadar aptal" Semih sinirle ona dönerken yağmur lafa atladı. "Yönetici! Gece mi yapsan. Ortam daha fazla gerilmeden"

Ege başını salladı. "Herkes gözünü kapatsin" Hepimiz gözümüzü kapattıktan sonra ege tekrar konuştu "katil gözünü aç. Kimi olduruceksin?" Kısa bir sessizliğin ardından tekrar konuştu "Tamam kapat şimdi. Doktor gözünü aç. Kimi koruyacaksin?" Gözümü açtım. Hepsini taradım. En sus pus olan kişi gözüme takıldı.

Arda. Elimle onu işaret ettiğimde ege kafasını salladı. "Doktor gözünü kapat. Herkes gözünü açsın" Hepimiz gözümüzü açtık. Nedense gerilmistim. Doğru kişiyi seçip secmedigimi bilmiyordum. Ege tekrar konuştu "ey ahali! Bu gece korkunç birsey yasandi" yağmur bu sözlerine güldü. Burdaki çoğu kişinin aksine çok neşeli bir kızdı. Ege gözlerini üzerimizde gezdirdi ve tekrar konuştu "vampir birine saldırdı. Ama! Doktor mükemmel bir tahminle doğru kişiyi kurtardı!" Çoskuyla konuştu. Nedense doğru kişiyi koruduğuna sevinmiştim. "Bu gün herkes güvende. Şimdilik... buyrun konusun sonra istenirse oylama yapilicak" herkes birbirine baktı

"Doktor kimi koruduysa şanslıymış" yigit konuşmuştu. "Bozulmuş gibisin, öldürmediğim için mi?" Semih yine yigite laf atmıştı. "Katil olursam ilk seni oldurucem lan!" Semih yigiti işaret etti. "Duydunuz mu tehdit ediliyorum."

"Bence suanlik konuşmaya gerek yok. Tekrar gece yapalim" Arda ilk kez konuştu. Benim sayemde yaşıyordu. Aslında ölüp oyundan çıksa daha çok sevinir gibi bir havası vardı. "Pekala gözünüzü kapatin" tekrar gözümüzü kapadık. "Vampir?" Vampir muhtemelen önceden Kimi öldüreceğini secmisti çünkü çok kısa sürdü. "Gözünü kapat. Doktor gözünü ac" gözümü açıp diğerlerine baktım. Semih çok fazla yigite laf atıyordu ama acaba asıl katil o muydu? Öyle olsa yigiti öldürmezdi bence sonuçta şüpheli olarak onu gösterdikten sonra onun ölmesi çok şüphe uyandirirdi. Kendimi güvenceye almak daha mantıklı gelmişti. Yavaşça kendimi işaret ettim. Ege başını salladı. "Gözlerini kapat. Herkes gözünü acsin"

Gözümü açtığımda yine furkanla göz göze geldik baş parmağını boynunun üzerinden bir bıçak gibi geçirdi ve dilini dışarı çıkardı. Gülümsedim "Evet sevgili köy halkı. Dün akşam çok feci bir katliam yaşandı ve ne yazikki doktor bu sefer doğru seçimi yapamadi" kendimi seçerek hata yapmistim ve şimdi sayımız bir kişi eksilmisti. "Ölen kişi..." Hepimiz egeye bakıyorduk. Ege elini kaldırıp tam karşısındaki kişiyi işaret etti "Semih!" Yiğit gülmeye başladı "haketti bence kim oldurduyse eline sağlik" Arda ona döndü "Senin öldürmediğin ne malum?" Yiğit yarım ağız gülüp cevap verdi "Sence ben o kadar acemi bir seçim yapar miyim?" Bu sefer Furkan lafa atladı. "Ya asıl taktiğin buysa? Ters psikoloji yani?"

"Onda o kadar zeka yok kininden öldürdü işte beni" Semih oyun dışı olmasına rağmen konuşunca yiğit ona döndü "Sen sus ölü!" Ege işin daha fazla kızışıcagini anlamış olucak ki boğazını temizledi "Pekala o zaman oylamaya mi geçsek?"

Semih ayağa kalktı "yigiti oylamazsaniz hepiniz aptalsınız demektir!" Yiğit tekrar ona baktı "Ne diyorsun olum sen. Köylüyüm ben niye beni oylasinlar. Oyun dışısın karışma ordan" Semih yigite doğru yürüdü "ulan bilmiyormuyuz beni öldürenin sen olduğunu. Sen zaten hep öyle degilmisin?" Konu artık oyundan çıkmış gibiydi. Yigitte ayağa kalktı "Ne diyorsun lan sen! Açık açık soylesene!"

"Söyliyim? Bilmiyormusun oğlum ne halt yediğini!" Yiğit bir anda Semih e yumruk atti. Yağmur çığlık atıp ayağa kalkarak duvar tarafına kaçtı. Arda öylece yerde oturmuş izliyordu. Semih yigitin yumruguyla yalpalayip sırtını sıraya çarpınca sinirle bağırıp yigitin yakasını tuttu ve kafa attı. "Ayirsaniza ne duruyorsunuz" yağmur konuşunca hemen Furkan ve Ege ayağa kalkıp onları tutup ayri köşelere çektiler. Arda ise hale ifadesiz bir şekilde olan biteni izliyordu. "Bir oyun için ne abarttınız ya" sinirle konuştum. Semih bana ters bir bakış attı "kızım sus zaten sinirim tepemde birde sana patlamiyim" sus derken? Bu aptal kendini ne sanıyordu "bir tur dayak yediğin yetmedimi oğlum?" Yiğit konuşunca semihle tekrar ayaklandı ve en arka sırada sakinlesmeye çalışan yigitin yanına gitti .

"Kızlara mi yetiyor oglum gucun?" Semih yanına gidince yigitte tekrar ayaklandı. "Sanane lan bekcisi misin kizin" yiğit semihi göğsünden ittirdi. "Semih git işine " Semih bir anda yigitin elini itip yumruk attı. Yiğit son anda sola kaçınca semihin attığı yumruk cama geldi ve kırılma sesi tüm sınıfı doldururken yağmur birkez daha çığlık attı. Semih kanayan bileğinin acısını sanki hissetmiyor gibi tekrar elini kaldırdığında furkan çocuğun elini tuttu "kanıyor! Pansuman yapmalıyiz" yağmur göz ucuyla semihin kanayan eline bakıyor sonra sanki kendi eli kesilmiş gibi bir ifadeyle bakıyordu. Semih elini furkandan çekip yumruğunu açıp kapattı "birşey yok. Abartma"

"Burayı toplamalıyız. Böyle bırakamayız, müdür çok kızar" Ege sanki hala yöneticiymis gibi bir edayla konuştu. Yere eğilip kırık camları toplamaya başladı "Kırılan cami yerine koyabilecek misin?" Ege cevap vermedi ama duraksadi. "O zaman müdür her halükarda kızacak demektir. Uğraşmaya değmez" Hepimiz ardanın haklı olduğunu biliyorduk.

"En azından daha az kızar yada cezayı hafifletebilir." Tekrar parçaları toplamaya devam ederken yağmur çöp kutusunun yanına çekmiş egenin elinde topladığı camları atması için önüne bırakmıştı. Bir sıranın üstüne oturup onları izledim "Onlar yüzünden ceza almayı kabul etmiyorum." Bunu söylerken gözüm yarasını t-şhörtüne bastıran semihe ve hala cam kenarında olup, olan biteni izleyen yigite kaydı.

"Sen zaten bu cezayı da o ikisi yüzünden almadınmı?" Furkan egeye bakarak sordu. "Filimlerde genelde hep sessiz çocuğun başı yanar ve en sonunda intikam alir" Ege son parçayı da çöpe atıp ayağa kalktı "neyseki bir filmde degiliz"

Arda içtiği sigarayı cama üfleyip ona baktı "bir filmde olsak ne kadar ileri giderdin?" Aslında içtiği şey sigara olamayacak kadar ağır kokuyordu.

"Bir filmde olsak okulun popüler ve elde edilmek için kavga edilen kızı olmak isterdim" gözlerimi devirdim, bu kız bu kadar sinir bozucu olmak zorundamiydi. "Ben gri'nin elli tonunda oynamak isterdim" Semih konuya bir anda dahil olmuştu, yağmura bakıp göz kırptı. Yağmurun agninda yanakları kızarmıstı. Hadi ama daha yeni tanışmamışlarmıydı bunlar? Ne ara flört edicek kadar yakınlaşmışlardı.

Yan tarafımdan bir hareketlilik olunca oraya döndüm. "Muhabbetinize doyum olmuyor, ama çoktan zaman dolmuş." Yiğit Çantasını alıp kapıya yönelince diğerleri de ayaklandı. Ege semihe döndü "Yaranı temizle enfeksiyon kapmasin" bu çocuk niye bu kadar saftı.
Çantamı omzuma takıp içinden kulaklığı ararken sınıftan çıktım. Sonunda kulaklığımı bulup Bluetooth u açtım.
Kulaklığı bağlayıp rastgele bir şarkı açtım. Stratovarius-Stratofortress çalmaya başladı. Sesi biraz daha arttırıp telefonumu cebime attım ve otobüs durağına yürüdüm.

Bir anda aklıma kimin vampir olabileceği geldi. Acaba gerçekten yiğitmiydi? Yada Furkan? Yağmur da olabilirdi tabi. Sadece Arda gözümde temize çıkmıştı. Çünkü onu korumuştum. Vampir olup ilk geceyi pas geçicek kadar zeki olamazdı değilmi?
Her neyse aptal hir oyundu işte. Vampir kimse kimdi. Artık umrumda değildi.

Durağa gelince beklemeye başladım. Umarım müdür cam yüzünden bir daha ceza vermezdi. Açıkçası öyle bir durumda yigit ve Semih'i satmak oldukça cazip olurdu. Ben ege kadar aptal değildim o boş yere ceza almayı belki takmıyordu ama ben kimsenin yaptığı şeyin ceremesini çekmiyecektim.

Otobüs gelince kartımı basıp arka tarafa ilerledim. Şarkı değişmişti ve square hammer çalmaya başlamıştı. Sadece 2 durak ilerideydi evim. O yüzden telefonumu çıkarıp biraz uğraşmaya başladım. Annemden bir bildirim gelince üstüne tıkladım.

Validem
Hazal nerdesin kızım?

Siz.
Otobüsteyim anne az kaldı geliyorum. Birşey mi oldu?

Validem
Kızım halan erken doğum yapmış babanla birlikte bursaya gidicez hızlı gel gitmeden seni bir göreyim.

Beni neden götürmüyorlardı? Halam erken doğum yaptıysa bende gitmeliyim degilmi?

Siz
Ben neden gelmiyorum?

Validem
Kızım saçmalama okulun var. Biz çıkıyoruz anahtar paspasın altında mutfağa biraz para bıraktık yine ihtiyacın olursa yazarsın

Siz
Tamam.

Telefonu tekrar cebime attım. Yaklaşık 5 dakika sonra varıcaktık. Normale göre daha uzun sürmüştü. Telefonu tekrar çıkarıp instagram üzerinden haber sayfasına baktığımda bir sokak altımızda kaza olduğunu gördüm. O yolu kapattılar için herkes bu yolu kullanmaya başladığı için trafik oluşmuştu.

"Müsait bir yerde" Çantamı sırtıma çekip ayağa kalktım. Yürüyerek daha hızlı varırdım. Otobüs durunca inip yürümeye başladım. Yaklaşık 3 dakika sonra siteye varmıştım. Şifreyi girip bahçeye girdim. O sırada bahçenin içinde olan bir köpek üstüme koşmaya başlayınca çığlık attım. "Leon!" Köpek bağıran kişinin sesiyle koşmayı bırakıp tam önümde durdu. Korkudan nefesim düzensizleşmişti

"Kusura bakmayın biraz oyuncu da"
Yanıma gelen kişiye baktım. "Başka yer yokmuydu serbest bırakacak? Ayrıca siteye izinsiz girmek yasak" Çocuk elindeki tasmayı köpeğe takarken gülümsedi "Kusura bakmayın basket sahasını kullanicaktım ama küçük çocuklar top oynuyordu rahatsız etmek istemedim. Merak etmeyin izinsiz girmedim. Yeni taşındım buraya Enes ben" Bana uzattığı eline baktım. "Hazal" elini sıkmadan yanından geçtim. Sitede 2 tane satılık ve 1 kiralık ev vardı. Ve bir tanesi bizim karşı dairemizdeydi. Şansıma güvenmek istediğim için sormadım ama umarım bizim karşı daire değildir diye düşünmeden edemedim. Binaya girip asansöre bindim ve 5. Kata bastım. Sonunda asansörün kapısı açılınca kapının önüne gidip paspasın altından anahtarı alırken Gözüm karşı daireye kaydı. Önünde ayakkabı vardı. Şaka olmalıydı. Kapıyı açıp içeri girdim odama gidip çantamı girişe attım. Üstümü değiştirip yatağa girdim 1-2 saat uyumak istiyordum.

4 Saat Sonra

Kulağıma dolan gitar sesiyle gözlerimi zar zor açtım. Bu ses nerden geliyordu? Bacağımın arasındaki yastığı alıp kafama bastirdim. Ses azalmiyordu, aksine gitar sesine birde erkek sesi eklenmişti. Biraz dikkatli dinleyince bunun toprak yağmura şarkısı olduğunu anladım. Sinirle yataktan dogruldum. Elimle duvara bir iki kere vurup odanın balkonuna çıktım. Sonunda gitar sesi durdu ve yan odanın balkonu açıldı.

Harika.

"Uyumaya çalışıyorum. Bu sitede sadece sen yaşamıyorsun!"

Elini ensesine atıp kaşıdı "Kusura bakma ben orda b-" Tam o sırada bir havlama sesi geldi ve köpeği-sanirim adı leon'du- balkona çıktı köpeğinin başını okşayıp konuşmaya devam etti "Ben orda birinin yaşadığını bilmiyordum 5-6 saat önce bir çift yeni taşındığım için bir tabak yemek getirmisti yarım saat sonra da apar topar çıkmışlardı bende boş sandim" annelerden bahsediyordu.

"Herneyse" balkon kapısını açık bırakıp içeri girdim. Acıkmıştım. Mutfağa yönelip karnımı doyuracak birseyler baktım. Hicbirsey kalmamıştı.

Elalemin çocuğunu düşünüp kendi kızlarını aç bırakan koca yürekli ailemi tebrik edip tezgahın üstündeki parayı aldım pijamanın üzerine sweet giyip ve telefonumu alıp çıktım. Kulaklığımı almadigimi sonradan farketsem de çok umursamadan asansöre bindim. Aklıma yine bugün olanlar dolunca İstemsizce yüzümü buruşturdum. O ikisi yüzünden bir ceza daha çekmek istemiyordum. Umarım müdür kimin camı kırdığını öğrenip ona göre davranırdı. Asansörden inip siteden dışarı çıktım.

Fazla aç hissetmiyorum o yuzden marketten hazır birseyler alıp yiğcektim. Ayağımın önündeki bir taşı tekmeliye tekmeliye markete kadar peşimde sürükledim. Sonunda içeri girip içecek ve yigicek bir iki şey alıp kasaya yöneldim. O sırada telefonumdan gelen bildirimle cebimden çıkarıp baktım.

Validem
Kızım naptın yedin mi yemek?

Siz
Birseyler almak için indim aşağı.
Yigcem birazdan

Validem
Hazal niye aç bırakıyorsun kendini?
Niye yemedin bu saate kadar.

Siz
Bilmem belki tenceredeki son
Yemeği elin oğluna verdin diyedir?

Validem
Hiii! Ben unuttum onu kuzum. Çocuk yeni taşınınca yorgun yorgun yesin diye verdim ona. Kusura bakma.

Validem
Çok tatlı çocuk ama.

Annemin beni yine birine yakıştırmaya başlamasını dinlemek istemediğim için geçiştirip sohbetten çıktım. Aldıklarımı ödedikten sonra poşetle beraber sallana sallana siteye yöneldim.

Sifreyi giridikten sonra kapidaki güvenlik sami abiye selam verdip bahçeden B bloğa ilerledim.

sonunda eve geçip kendime birseyler hazirlayabilecektim.

---

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

23okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18