8. bölüm · GECE VE ŞEHİR

Bölüm 7

𝑨𝒚𝒃𝒆𝒏𝒊𝒛 ✨️

Araç hızla sığınaktan uzaklaşırken, direksiyondaki Mert dikiz aynasından Alaz’a baktı. "Abi, iyi misiniz?"

Alaz, üstündeki tozu silkeleyip derin bir nefes aldı. Gözleri artık daha koyu, bakışları daha keskindi. "İyiyim Mert. Ama İdil... O kadının holdingde olduğunu ve yönetim kurulunu topladığını söyledin, değil mi?"

"Evet abi," dedi Mert, vites küçültüp dar bir virajı dönerken. "Işıl şu an içeride dijital bir savaş veriyor. Binayı tamamen kilitlemiş durumda ama ne kadar dayanabilir bilmiyorum. İdil’in arkasındaki asıl güç, babanın eski dostu 'Gölge' lakaplı o adam olabilir."

Gece, Alaz’ın elini tuttu. Elinin titrediğini fark etmişti ama bu korkudan değil, içindeki o devasa öfkeden geliyordu. "Alaz, şimdi gidersen bu bir intihar olur. Binayı sarmışlardır."

Alaz, Gece’ye döndü. "Benim olanı almaya gidiyorum Gece. Sadece holdingi değil, babamın lekelenen adını ve senin ailene borçlu olduğumuz adaleti de."

Holding Binası - Giriş Katı

Işıl, lobideki güvenlik kulübesinde dizüstü bilgisayarına gömülmüştü. Parmakları klavyede uçuyordu. "Hadi, hadi..." diye mırıldandı. Binanın tüm asansörlerini 50. katta sabitlemiş, merdiven kapılarını manyetik olarak kilitlemişti. İdil ve hain hissedarlar yukarıda mahsur kalmıştı.

Tam o sırada telsizinden Mert’in sesini duydu: "Girişteyiz Işıl. Kapıları aç!"
"Açıyorum ama acele edin! İdil’in özel timi arka kapıdan sızmak üzere."

Yüzleşme - 50. Kat (Yönetim Kurulu Odası)

Kapılar büyük bir gürültüyle açıldığında, İdil Hanım elindeki şampanya kadehini neredeyse düşürüyordu. Karşısında kanlı canlı, smokini kirlenmiş ama heybetinden hiçbir şey kaybetmemiş Alaz Karahan duruyordu. Yanında ise "ölü" zannedilen Gece Sancak ve silahı doğrultmuş Mert.

"Kutlama için biraz erken değil mi İdil?" dedi Alaz, odaya ağır adımlarla girerek.

İdil, hızla toparlanıp sahte bir gülümseme takındı. "Alaz... Yaşıyor olmana ne kadar sevindim anlatamam. Biz de tam senin anına bir vakıf kurmayı konuşuyorduk."

Alaz, cebindeki zarfı çıkarıp masanın ortasına, o sahte belgelerin üzerine fırlattı. "Vakıf kurmana gerek kalmadı. Çünkü bu belgeler hem senin hem de seni yöneten o 'Gölge'nin sonu olacak."

O sırada binanın ışıkları bir kez daha göz kırptı. Işıl kulaklıktan bağırdı: "Alaz! Binaya başka bir ekip girdi! Bunlar İdil'in adamları değil... Bunlar profesyonel suikastçılar!"