2. bölüm · Gece ruhu ve Sessiz Çığlıklar

Askıda Kalan

Nyx Lunari

Night Spirit, hızla çatılarda koşmaya devam etti. Sonra yavaşladı ve yakın bir noktada öylece durdu. Etrafa bakındı ve bir süre daha durduktan sonra yavaşça aşağı doğru sokağa indi. Etrafa bakınmaya başladı. Birden! Bir el ona uzandı.

Night Spirit (hızla arkasına dönüp bir kolu sıkıca kavrar ve dona kalır): ..Lucas?...

Lucas, Night Spirit'ın kolunu tutması ile çırpınmaya başlar.

Lucas (kurtulmaya çalışır, çırpınır): A-- ACIYOR-- A- A--

Night Spirit, hızla Lucas'ın kolunu geri bırakır. Şok olmuş gözlerle bakar. En sonunda hem uyarıcı hem de fısıldayarak: "Lucas, ne yaptığını sanıyorsun? Kolunu kırsaydım n'olacaktı?!"

Lucas, kolunu kurtarır kurtarmaz geri çekilip kolunu ovuşturur. "Kusura bakma, seni korkutmak istemedim. Sadece... (hafif çırpınır gibi olur, ellerini kendi cebine sokar. Ayak parmak uçları üzerine yavaş yavaş inip kalkar) ilk kez böyle işlere kalkışıyorum. Yani.. bu benim için.. bir ilk... ve şey... Anlarsın işte? Biraz heyecanlıyım?"

Night Spirit, bir süre boyunca Lucas'ı süzdü. Kahverengi tonlarına yakın hafif dalgalı saç, mavi gözleri olan 17-19 yaşlarında bir genç. Ama oldukça savunmasız durmaktaydı. Üzerinde siyah sweatshirt ve altında siyah bir eşofman vardı. Night Spirit, en sonunda kısa ve öz bir şekilde konuya girdi. "Neden burayı araştırmak istiyorsun?"

Lucas bir süre durdu, soru onu şaşırtmıştı. Çünkü Night Spirit davaları çözmeyi severdi. Bu onun işiydi. Sonra sakin bir şekilde cevap verdi: "Buradaki kapanma olayından şüphe ediyorum. Ve biliyorsun ki hislerimde yanılmam. Burada bir sorun var. Bunu sen de biliyorsun... öyle değil mi?"

Night Spirit bir süre öylece durdu. Emin olmaya çalıştı ve sonra yavaş ve kendi sözlerini tartarak: "Emin misin? Yani.. Lucas. Bak biliyorum. Burası... tuhaf bir yer. Araştırılmalı belki? Evet.. ama. Burayı araştırsam da seni yanıma alamam. Az kalsın kolunu kırıyorum. İçeride kim bilir ne olacak? Sana zarar gelsin istemiyorum. Bak, eve git. Amcan merak eder."

Lucas, Night Spirit'ın her sözünü kendi zihninde tartar ve yavaşça kaşları çatılır. "Hayır, amcam beni merak etmeyecek çünkü gece bir arkadaşımla kalacağım dedim. Kim olduğunu söylemedim, numara bile bırakmadım. Onu da geçtim... Güçsüz olabilirim ama... Senden de zekiyim."

Night Spirit bir süre durur, ellerini kendi göğsünde bağlar. "Zeki olmak seni evet hayatta tutar. Ama ne kadar bir süreyle?"

Lucas bir süre sessiz kaldı. Ne diyeceğini bilemedi. Sonra bu sefer tekrar konuştu, tereddütlü olsa da altında yatan bir iradeyle: "Bu zayıf kişi gerçekten zeki. Beni bu yüzden arkadaş olarak sevmedin mi? Zeki olmam hoşuna gitti. İlgini çektim. Dövüşemiyorum belki evet! Ama.. kimliğini çözdüm, bu şu anlama gelir; senin fark etmediğin şeyleri bulup sana destek olabilirim."

Night Spirit bu sözler karşısında tamamen sessizleşir. Çünkü Lucas haklıydı. Night Spirit uzun süre sessiz kaldıktan sonra iç çekip cevap verir: "Tamam. Ama eğer tehlikeli bir şeye girersen... ki zaten şu an vampir köylü⁴ gibi bir oyun oynamıyoruz. Sözlerimden çıkmak yok ve bu senin için son olur."

Lucas başını heyecanla sallarken bir an durdu. "Tehdit mi ettin az önce?"

Night Spirit iç çekti, başını yere eğip iki yana 'bu günlere mi kaldım?' der gibi salladı. Sonra kısık bir sesle: "Hayır, uyarı. Çünkü ölmeni istemiyorum."

Lucas'ın heyecanı bir anda söner gibi olur. Hızla kendisini toparlar. "Merak etme, bu gizemi seninle çözeceğim. Sonra teşekkür edersin."

Night Spirit uzun bir süre iç çeker. Başını sallar. Sonra yola koyulur. Lucas onu takip etmeye başlar. Ama oldukça heyecanlıdır ve yerinde duramıyormuş gibidir; sürekli çantasını kurcalıyor, bir şeylerden emin olmaya çalışıyor ve sürekli olarak Night Spirit'a bakmaktadır. Night Spirit, Lucas'ın enerjisine yetişemez; daha çok tetikte, birden kavga edebilecek bir duruşla ikili Little Haven isimli yetimhaneye doğru ilerler.

⸙♡⸙ ༺♡༻ ⸙♡⸙

Kahverengi hafif dalgalı saçlara sahip, mavi gökyüzü gibi duran iri gözleriyle etrafa bakarak dışarı çıktı. Sırtındaki çantası ona ağırlık yapıyordu. Ama gayet normaldi. Okuldan çıkıp ara sokaklarda ilerlemeye başladı; sanki buralar ona yabancıydı. Yolda ilerlerken arabalar hızla yanından geçiyor, rüzgar kulağında çınlıyordu. Temkinli adımlarla ilerlemeye devam etti. Yan sokakların birinde, bir kadının çantasını bir adam zorla almaya çalışıyordu. Onları görür görmez mecbur oradan koşarak hızlı adımlarla uzaklaştı. Karanlık sokaklardan birine girdi. Evine gidebilecek en yakın bölge burasıydı. İlerlemeye devam etti. Derken bir ses yankılandı. Oldukça alaycı bir ses: "Hey! Luke the Fluke, n'aber?!" Arkasından kıkırdama sesleri eşlik eder. Olduğu yerde çakılı kalır, yavaşça arkasını döndüğünde onları görür... Brick Armstrong ve Michael Cross. Yavaşça geri geri yürümeye, koşmaya başlar. Ama onlar da koşmaya başlar. Brick ve Michael daha iri olmalarına rağmen hızla koşarlar. En sonunda... kaçarken bir taşa takılıp yere düşer. Michael çoktan gelmiştir. Hızla tutar ve yerden kalkmasına engel olur. Brick de gelir, sağ kolunu sıkar ve birden tam göze yakın noktaya bir yumruk indirir.

Michael hâlâ tutarken kolunu daha sıkı kavrar, alaycı bir şekilde sanki bu iş çok normalmiş gibi onu sarsarak: "Konuşsan iyi olur. Sen miydin bize paramızı vermeyecek olan? Aa dur.. bu benim paramdı, diye sahiplenmemiş miydin zaten parayı?" Brick ellerini kendi dizlerine koyup hafif öne eğilir, hiçbir şey demez. Bir süre sonra yakanın sol eliyle tutar, sağ eliyle tekrar bir yumruk atmak için hazırlanırken... ince ama güçlü bir ses duyuldu, bir zincir sesi. İlk başta nereden geldiğini anlayamadılar. Etrafa bakındılar, kimse yok gibiydi. Brick hemen önüne geri döndü, tam yumruğu savurduğu anda kolunu ince bir çelik zincir kavradı. Michael ve Brick oldukları yerde öylece dona kaldılar. Zincir birdenbire Brick'in kolunu tutup geriye doğru sertçe çekti. Brick'in gözleri korkudan büyür, yere düşünce küçük bir inleme sesi çıkarır. Michael hızla pozisyon alır, zincirin gittiği yeri görmeye çalışırken çok geç kalır. Arkasında bir şey hisseder, yavaşça döndüğünde kaçmaya bile fırsat bulamadan yüzünün tam ortasına bir yumruk yer. İkili birbirlerini toparlayıp hızla oradan kaçmaya çalışırlar. En sonunda gizemli figür ortaya çıkar. Üzerinde koyu yeşil kapşonlu ceket, siyah komando pantolonu, ekipman kemeri ve dahası... siyah saçları omzundan dökülmekteydi. Gözleri yavaşça yere oturmuş çocuğa kayar, derinden gelen sesiyle: "Adın ne senin?" Kısa, öz ve fazla kelime harcamaya gerek duymadan soruyu sordu. Bir süre sessiz durduktan sonra takıldığı taşı ayağı ile ittirip ayağa kalktı, üzerindeki tozları silkti ve kıza dönüp: "Lucas. Benim adım.. Lucas... Sen?"

Koyu yeşil kapşonlu kız bir süre durdu ve sonrasında Lucas'a bakıp bir süre onu süzdükten sonra tek iki kelime söyledi: "Night Spirit." Sonra oradan uzaklaşmaya başlar, hızla çatılara yönelir ve gözden kaybolur. Lucas tam gidecekken yerde parlayan bir şey fark eder. Bir süre olduğu yerde durur, gözlerini kısar ve yere eğilip kelebek şeklindeki metal keskin kenarlı ninja yıldızını yerden alır. Butterfly Shuriken⁵'i elinde tutup bir süre inceler ve sessizce orada durur. Sonra Butterfly Shuriken'i cebine koyup oradan uzaklaşır. Hızla, koşarak eve gelir. Amcası daha eve gelmemiştir, hızla amcasının odasına girer. Masa oldukça kalabalıktır, eşyaları hiç bozmadan tutmaya özen göstererek dosyaları kurcalar. En sonunda bir dosyaya denk gelir.

Dosya adı: Night Spirit
Dosya kodu: N.S.C.W.P.D

*
*

Dipnotlar:

1. Vampir Köylü: Kağıtlara vampir (1-2 kişi) ve köylü yaz, karıştır dağıt. Gece: Gözler kapalı, vampirler 1 köylüyü öldürür. Gündüz: Tartışıp oylama ile şüpheliyi yak. Vampirler bitene kadar devam. Köylüler vampirleri yakarsa kazanır, vampirler çoğunluk olursa onlar kazanır.

2. Butterfly Shuriken: Kelebek şeklinde shuriken, geleneksel ninja yıldızlarının (shuriken) özel bir varyasyonudur. Adından da anlaşılacağı gibi, kanatları kelebek (butterfly) formunda tasarlanmış, estetik ve keskin kenarlı bir atma silahıdır.