6. bölüm · G.A.O.(KİTAP OLDU)
Kınama
Kalleş değil ulan kardeşiz / grubu
Ali: ULAN YAĞIZ ÇIKMA BUGÜN KARŞIMA!
Emir: N'oldu?
Ömer Faruk : N'aptın yine lan?
Yağız : Abartmayın be. En fazla ne yapmış olabilirim ki.
Yağız : Bi dakika lan, n'aptım ben?
Hamza : Daha ne yaptığını bilmiyo hdjdjdj
Ali : Yan sınıftan Merve diye bir kıza yazıyordu bu denyo.
Emir : Eee
Ali : Gitmiş benim adıma telefonumdan mesaj atmış.
Ömer Faruk : Yuh
Hamza : Oha
Emir : Üçkağıtçılıkta level atlamışsın kardeşim. Hayırlı olsun dghgjggg
Yağız : O kadar da abartılacak bir şey değilmiş.Oğlum kızı kendime ayarlayacaktım aslında.
Hamza : Bir yanlış anlaşılma mı oldu?
Yağız : Kızı gördüğümde "bu kız bana bakmaz" dedim. Bana yar olmuyorsa kardeşime yâr olsun dedim.
Ali : İyi halt ettin kardeşim. Dertsiz başıma dert açtın. Aferin.
Hamza: jghfgfdfhfxxhgg
Emir : ghfhghfrghcxss
Ömer Faruk : hhggddfgyhbjjg
Ali : Gülmeyin lan. Kız beni görünce avını yakalamaya hazır kaplan gibi, bakışlarını üstümden ayırmıyor.
Yağız: Daha ne istiyorsun lan ne güzel işte.
Ali: Neresi güzel be çok rahatsız oluyorum oğlum.
Hamza: Yaa nasılmış, sen hergün onlarca kızı süzüyorsun onların nasıl hissettiğini anlamışsındır birazcık.
Ali : Ne alakası var şimdi?
Hamza : Valla kardeşim çok alakası var. Ben aslında bunu hepinize defalarca söylüyorum ama hep kulak ardı ediyorsunuz. Bana ister alının ister kızın ama artık doğru olan neyse onu söyleyeceğim. Birisi kız kardeşinize veya annenize asılsa ne yaparsınız?
Emir: Ağzını burnunu dağıtırım! Yaşatmam ulan!
Yağız: Donundan sallandırırım!
Hamza: O zaman nasıl size helal olmayan birine rahatlıkla bakıp laf atabiliyorsunuz? Bir de bunun ahiret kısmı var ama ilk önce bunu bir sindirin, onu da sonra anlatırım.
Ne yalan söyleyeyim Hamza'nın söyledikleri pek işime gelmemişti. Abartıyordu bence biraz.
Küçüklük arkadaşım olduğu için tartışmak istemedim. Gruptan çıkıp Büşra'ya mesaj atmaya çalıştım.Çalıştım çünkü en son beni engellemişti.
Siz: Nasılsın?
Siz: Aha engeli kaldırmış
Siz: Bari iyi olduğunu bilmek için nokta koy.
Siz: Çok bir şey mi istiyorum?
Siz: Ben kendime çok şaşırıyorum biliyor musun?
Siz: Dalga geçtiğim bir şeyle sınanıyorum resmen.
Siz: Yine cevap vermeyeceksin değil mi?
Siz : Tamam görüşürüz.
Telefonun ekranını kapatıp kendimi yatağıma bıraktım. Nasıl bu hale gelmiştim? Asla kapalı bir kızı sevmem diyordum. Onları gerici, yobaz, cahil, yabani olarak tanıdım. Etrafımda en çok söylenenlere kulağım da aklım da aşina olmuştu.
Ama o gün ne olduysa ben o günden beri iyi değilim. O günkü gülüşünden beri iyi değilim.Başta kızdım kendime "saçmalama oğlum sana kız mı yok etrafında kızlar bana baksın diye dört dönüyor. Hem başörtülü diye alay ettiğin bir kıza mı aşık olacaksın?! " diye.
Ama aklım başka söylerken kalbim başka söylüyordu. Aslında kalbim konuşmaktan öte inliyordu. Ben ilk defa böyle hissediyordum.Bunu kimseye söyleyemedim, söyleyemezdim, özellikle arkadaş çevreme. Alay konusu olacağıma kalıbımı basarım.
Yarım saat kadar sonra telefonum titredi. Yatağımdan doğrulup telefonumu elime aldım. Mesaj Büşra'dandı.
Güzel gülüşlüm: Kınamayınız. Kınadığınız şey başınıza gelmedikçe ölmezsiniz. (Hadis-i Şerif)
***********
