11. bölüm · Galarium:Büyünün bedeli

11.bölüm:slart anahtarı

Efe

"selina...selina"
Yine rüya görüyor olmalıydım çünkü bu da tıpkı diğerleri gibiydi;mor bir göl ve siyah sis.
"Ne? ne oluyor?"
"Selina bana gel,sesime gel..."
"Dur bir dakika sen şu rüyalarımda gördüğüm kadınsın!"
"Evet ve sana ihtiyacımız var..."
"Ne? Bana mı?"
"Evet sana."
"Peki benden ne yapma mı istiyorsunuz?"
Kadın siyah sisin arkasından çıktı.
"Anahtarı bulmalısın."
"Ne anaharı?"
"Galarium şatosunda korunan slart anahtarını."
Kadına şaşkınlıkla bakarken dışardan bir ses geldi.
"Selina?selina?!"
Terli bir şekilde uyandım.
Daniela baş ucumdaydı,aynı oda da uyuyorduk.
"Selina sen iyi misin?"
"Evet...sanırım"
"Ne gördün rüyanda?"
"Yine o kadını gördüm ama bu sefer benden bir şey istiyordu;slart anahtarını bulmamı."
"Slart anahtarı mı? O da ne?"
"Bilmiyorum."
"Tamam yarın düşünürüz bunu şimdi uyumalıyız."
Peri köyündeki bir konakta kalıyorduk.
Işığı söndürüp yatağına uzandı ve bende gözlerimi kapattım ama yine aynı şeyi gördüm:
"Slart anahtarı,slart anahtarı,slart anahtarı!"diye sayıklıyordu o kadın.
Ona güvenebilir miyim bilemiyorum ama o daha önce bana yardım etmişti bende ona etmeliydim.
Sabah oldu,herkes uyandı.
John bize şarkı eşliğinde kahvaltı hazırlıyordu.
Aiden,cinder,zane ve marc ise gelecekte karşımıza çıkabilecek tehditler için antrenman yapıyorlardı.
Cinder ve zane ellerine demirciden aldıkları kılıçlarla savaşıyorlardı.
"Yapabileceklerin bu kadar mı zane?"
"Değil ama yapmıyorum çünkü sana acıyorum!"
Aiden boks eldivenleri ile boks torbasını yumrukluyordu,Marc ise nişan ve eğim yeteneğini test ediyordu elindeki ok ile.
Daniela,lily ve Mary ise sohbet ediyorlardı.
Benim aklımda ise tek bir şey vardı;slart anahtarı.
Düşündüm taşındım ve karar verdim;bu konuda Mary'ye fikir danışmanlığında bulunmalıydım.
"Mary! Sana Bir şey anlatmalıyım!"
"Anlat tabi ki tatlım."
"Ben günlerdir rüyamda bir kadın görüyorum;uzun,kahverengi saçları,simsiyah gözleri ve siyah bir elbisesi vardı."
"Hm,peki bu kadın sana ne dedi?"
"İlk iki rüyamda hep bana yardımcı oldu,ilkinde beni kötülerin elinden kurtardı,diğerinde The Follower'ı yenebileyim diye bana motivasyon konuşması yaptı,ama şimdi benden bir iyilik istiyor."
"Peki nasıl bir iyilik?"
"Benden slart anahtarını bulmamı söylüyor."
"O zaman bu kişi o."
"Ne? Kim?"
"Galarium cadılarının başı; Valentina."
"Hey bu kadın kütüphanede bulduğum kitapta ismi vardı!"dedi Daniela.
"Okusana."dedim.
"Valentina galarium cadılarının başıdır,kendisi aşırı güçlü bir cadıdır,Galarium cadıları onu bir "anne"olarak görürler ama Bady krallığı ile olan savaşlarında Bady kralı tarafından "Slart"denen bir boyuta hapis edilmişler ve zaman geçtikçe unutulmuşlar."
"Peki şu anda neden bana sesleniyor?"
"Kitapta bununla ilgili bilgi veren bir yazı yok."
"Onlara yardım etmeliyiz!"dedim.
"Peki onlara nasıl güvenebiliriz ki?"dedi Daniela.
"O bana yardım etti! Rüyamda beni kurtardı ve hatta The Follower'ı yenmeme bile yardım etti."
"Peki ya senin güvenini kazanıp sonra sana ne derse yaptırabilmek için seni kandırıyorsa?"
"Sizi bilmem ama ben bana yapılan bir iyiliği karşılıksız bırakmam!"
"Oh, sakin ol."
Mary ise düşüncelere dalmıştı.
"Kızlar ben bilemiyorum ama savaşta Goodnessy'nin yanında olup Bady'ye karşı savaştılarsa iyi birileridir herhalde?"dedi Lily.
"Bak Lily'de bana katılıyor!"
Mary bize dönüp:
"Oylama yapalım eğer kimin düşüncesi daha fazla oy alırsa onun fikrine uyalım tamam mı?"
İkimizde "tamam" dedik.
Mary ve Lily erkekleride çağırdı ve onlara olan biteni anlattı.
"Selina'nın fikrine uyanlar:"
John,Aiden,Lily ve Zane ellerini kaldırdı.
"John!"diye bağırdı Daniela.
"Üzgünüm abla ama bu sefer Selina'ya katılıyorum."
"Şimdi Daniela'nın fikrine uyanlar:"
Marc ve Cinder ellerini havaya kaldırdı.
"Oylama bitmiştir;Selina'nın fikrine uyucaz."
"Of tamam be!"
"Ama Galarium'a nasıl gidicez?"diye sordu Lily.
"Uçarak."diye cevapladı Mary.
"Ne bunca zaman boyunca uçabiliyor muyduk?"dedi Daniela.
"Evet."
"Bunu neden daha önce söylemedin?"
"Bilmiyorum aklımdan çıkıvermiş."
"Alo,acaba biz nasıl geliceğiz?"diye sordu Aiden.
"Siz gelmeyeceksiniz ki?"dedi Daniela.
"Ne neden?"dedi Zane.
"Biz uçabiliyoruz ama siz uçamıyorsunuz yani sizin gelmeniz neredeyse bir hafta alır bu yüzden biz gideceğiz."dedi Daniela.
Cinder hayal kırıklığına uğramış bir şekilde "offf"çekti ama bir anda hiç beklemediği bir şey olduğu,nefesi ateş şeklinde çıkmıştı.
Panikledi ve kimse görmeden nefesi yüzünden yanan yerleri söndürdü ve hiç bir şey olmamış gibi davrandı.
Erkeklerle vedalaşıp uçmaya başladık,yanımıza fairitch formuna geçebilmemiz için bir kaç peri aldık isimleri;alona,diamon,oldey,Ray ve sios du, yola çıktık,gerçekten baya hızlı uçuyorduk.
Galarium'a vardığımız gibi bizi polisler karşıladı çünkü o "vatandaşlık rozetleri"hala üstümüzdeydi ve bu sayede bizim geleceğimizi görmüşlerdi, hemen perileri zarar görmesinler diye çantalarımızın içerisine koyduk.
"Şiddetli fırtına!"
Daniela onları rüzgarı ile savurdu.
"General poncho'dan bu sefer kaçamıyacaksınız!"diye bağırdı poncho ve eline bir silah aldı,evet o sinir bozucu adam geri gelmişti.
"Su topu!"
Lily ona su topu atarak onu yere serdi.
"Bak dejavu yaşadın."dedi.
O kadın geri geldi:
"Slart anahtarına yaklaşdın,slart anahtarına yaklaşdın!"diyordu.
Tekrar kendime geldim ve savaşmaya devam ettim.
Şatoya yaklaşdığımız gibi o üç zorba kız geldiler.
"Bak,bak,bak kimler varmiş burada?"
Daniela onun ağzını ükendi.
"Bağk,bağk, bağk kinler valmıs buyada."diye.
Hepimiz güldük.
Sinirlenip bize saldırmaya başladılar.
"Kaos kasırgası!"diye saldırdı Claire.
"Hayır tatlım kasırga benim olayım!"
Daniela ve Claire savaşmaya başladılar.
"Siyah top" carla bana saldırdı ve tam isabet ettirdi.
Geri savruldum ama dengemi toplayıp saldırdım.
"Işık patlaması"
Ama carla bu saldırıdan kaçmayı başardı.
"Iska!"
Tekrar denedim ama bu seferde kaçtı.
"Yine ıska!"
Bu sefer çok sinirlendim ve tüm gücümle saldırdım.
Sonunda isabet ettirebildim.
Geriye savruldu,az kalsın dengesini kaybedip düşüyordu.
"Ah bu kız düşündüğümden daha güçlüymüş!"
"Tabi ki de öyleyim seni gıcık kız!"
Lily'de Clara ile savaşıyordu.
"Mary şatoya girmelisin!"diye bağırdım.
"Hayır onlar seni istiyor! Oraya girmesi gereken kişi sensin!"dedi Mary.
"Tamam ama bu kızı napıcağım?"
"Onunla ben ilgilenirim sen şatoya gir!"
"Tamam!"
Geri çekildim ve şatoya doğru uçtum.
"Hey nereye gidiyorsun! Savaşımız daha bitmedi!"
"Yıldız ışını!"
Mary onu vurdu.
"Ah seni yaşlı ucube!"
Şatonun balkonundan şatoya girmeyi başardım.
Ama şatonun içerisi muhafızlarla doluydu.
Hepsi üzerime doğru koşuyorlardı,hepsini geri itmeye çalıştım ama sayıları çok fazlaydı,tek yapabileceğim şey kaçmaktı.
şatonun koridorlarında uçarak kaçıyordum.
KRALİÇE ELENA
kraliçe Elena tahtında oturup kahvesini yudumluyordu.
"Efendim! Efendim!"diye bir muhafız içeri girdi.
"Sorun nedir?"
"O kızlar..."
"Ne! Yine mi onlar!?"
"E-evet"soluk soluğa kalmıştı.
"O üç kızı gönderin."
"Onlarıda gönderdik ama hala yenemiyoruz!"
Kraliçe Elena kahvesinden son bir yudum aldı.
"Sen burada kal."
Dedi ve The Void'in tutulduğu odaya girdi.
"The Void! Ben kraliçe Elena senin kraliçen!"
"Şimdi senden bir iyilik istiyorum!"
Dedi ve elini The Void'e uzattı.
"Senden şimdiye dek yaptıklarından daha tehlikeli ve daha güçlü bir yaratık oluşturmanı istiyorum veya yaratıklar!"
The Void enerjisi ile keneler yarattı.
Bu keneler yapıştıkları her şeyin zihinlerini kontrol edebiliyorlardı.
SELİNA
Muhafızlar beni yakalamak üzereydi ama alona sayesinde Fairitch formuna geçebileceğimi fark ettim.
Hemen çantamı açıp alora'yı çıkardım.
"Alora yardımın lazım."
"Yaşasınnnn!"
Üstüme sihirli değneği ile güç ışını gönderdi ve dönüştüm.
Fairitch formu gücümüzü baya bir şekilde arttırıyordu bu sayede muhafızları geçmeyi başardım.
Hazine odasına vardım.
O kadın yine belirdi:
"Evet selina çok yaklaşdın!"
Ama bir anda önüme;lily, Daniela ve Mary çıktı.
"Çocuklar bakın ulaştım!"
Onlar ise hiçbir cevap vermediler ve bana saldırmaya başladılar.
"Kızlar ne yapıyorsunuz!?"
Lily çantasını açıp Ray'i çıkardı.
"Ray beni güçlendir!"
"Ray hayır yapma!"
"Sana ne dedim ben Ray!? Beni dinle!"
"Hayır ray o kendinde değil! Bir şey onu kontrol ediyor!"
Ray geri çekildi.
"Sana ne dedim!"diyip Ray'in boğazını sıktı.
"Güçlendir beni!"
"Çek o ellerini üzerimden!"dedi Ray ve gücünü kullanarak Lily'den kurtuldu.
"Kaç hemen Ray!"
Diğer perilerde çantalardan çıkıp kaçtılar.
Savaşmaya başladık ama hem sayıca hemde tecrübe açısından güçlüydüler;ben güçlerimi kontrol etmeyi daha dün öğrenmiştim.
O kadın yine geldi:
"Onları yenmek zorunda değilsin...sadece slart anahtarına ulaşman yeterli."
Onu dinledim ve savaşmak yerine slart anahtarını aramaya başladım.
Onlarda bana engel olmaya çalıştılar.
"Kasırga!"
"Su dalgası!"
"Yıldız ışığı!"
Aynı anda saldırmışlardı,yere serildim.
Ama bir baktım ki;slart anahtarı tam yanımda;saldırının etkisi ile bulunduğu yerden düşmüş olmalıydı.
Hemen elime aldım ve gizledim.
Bir anda içeriden Kraliçe Elena geldi;bu onunla ilk yüz yüze karşılaşmamızdı.
Kendimi savunabilmek için ayağı kalktım.
"Merak etme selina seninle savaşmaya gelmedim hatta sana yardım etmeye geldim."
"Yalancı! Sen zavallı perilere acı çektiriyorsun!"
"Hayır ben sadece onu geri getirmek için yapıyorum."
"Ne? Kimi?"
"Kızım Molly'yi,o da senin gibi genç,güzel ve asi bir ruha sahipti ama sonra kanserden vefat etti,o günden beri onu geri getirmeye yemin ettim ve bu perilerin güçleri sayesinde onu geri getirebileceğimi fark ettim."
"Sen bencilsin sırf kızın geri gelsin diye zulüm uyguluyorsun!"
İçerden tıpkı benim gibi benle aynı yaşıt Bir erkek çocuğu geldi.
"Anne-"
"Şimdi olmaz William!"
"Peki..."dedi ve gitti.
"Bu da kimdi?"
"Oğlum William ama öz oğlum değil üvey oğlum,kızımın gidişinden sonra yanlız kaldım,bu yanlızlığımı giderebilmek için bu zavallı çocuğu evlat edindim."
"Ve senin annen öldü diye duydum selina."
"Ne? Sen bunu nereden biliyorsun?"
"Ben bilirim."
"Ve eğer anlaşmamı kabul edip benimle birlikte çalışırsan hem kızım Molly'yi hemde senin anneni geri getirebilirim! Tekrar eskisi gibi mutlu olabiliriz ve bende perilere zulüm uygulamayı bırakırım ne dersin?"
Sözleri beni çok etkilemişti,annemi görmeyi gerçekten çok istiyordum.
Anlaşmayı tam kabul edecekken o kadın tekrar geldi:
"Ona inanma selina! O seni kandırıyor!"diyordu.
"Ama ya doğruyu söylüyorsa?"
"O bir kötü selina o her zaman yalan söyler!"
"Ben... bilemiyorum!"
Kadın bir anda sinirlendi:
"O kadar yol kat ettin selina ve şimdi iki tane yalancı'nın sözüne mi kanıyorsun! İnanamıyorum!"
"Ona bir şans verebilirim..."
"O senin kardeşine, arkadaşlarına ve masum canlılara zulüm etti!"
"Evet haklısın ama..."
"Ama mı? Ama mı?!"
"Ben..."
"Sana inanamıyorum! Sana güvenmiştim!"
Onun bu sert tavırlarından çok etkilenmiştim,artık ikisinede güvenemiyordum.
Ama bir anda hiç beklemediğim bir şey oldu,slart anahtarı hareket etmeye başladı.
"Ne? Slart anahtarını mı aldın?"dedi Elena.
"Neler oluyor?!"
Slart anahtarından bir anda bir ruh çıktı ve içike girdi.
Gözlerim kıpkırmızı olmuştu ve sesim değişmişti.
"Sonunda! En sonunda şu aptal boyuttan çıkmayı başardım!"
"Ne sende kimsin?!"diye sordu Elena.
"Ben anika ölüm cadısıyım!"
Rüyamdaki o kadın anika'ya dönüp:
"Anika bunu yapmamanı söylemiştim! O kızı ikna edip öyle serbest kalmamız gerekiyordu!"
"Senin o tatlı manipülasyonun hiçbir işe yaramadı,az kalsın o kız şu aptal kadına kanıyordu bu yüzden bırakta intikamımızı ben alayım!"
"Buna izin vermicem! Keneler saldırın!"keneler bizimkilerin üstünden çıkıp Anika'ya doğru gittiler.
"İyyy böceklerden nefret ederim!"dedi ve kenelere saldırdı.
Anika'nın ve benim güçlerim birleşince o kadar güçlü bir enerji ortaya çıktı ki keneler bir çırpıda yok oldu.
"Hayır bu olamaz!"
"Oldu bile!"
Anika benim bedenimdeydi ama zihnimi o kontrol ediyordu.
"Hadi güle güle majesteleri!"dedi ve ışınlanarak kaçtı,ışınlandıktan sonra çıkan enerji dalgası Elena'ya çarptı ve Elena yere serildi.
Bu sırada bizimkiler kendilerine gelmişti:
"Neredeyiz biz?"dedi Lily
"Kraliçe Elena?"
"Kızlar çok korkunç bir şey oldu! Galarium cadılarından biri olan Anika Selina'nın içine girdi!"dedi Elena.
"Olamaz!"dedi lily.
"Lütfen durdurun onu!"dedi Elena.
BÖLÜM SONU
acaba ilerleyen bölümlerde karakterlerimiz anika'yı selina'nın bedeninden kovabilecek mi? Beklemede kalın!