15. bölüm · Eyvallah
İmkansız Aşıklar
Şeytan hükmetmek istiyordu dünyaya,
Melek karşısında engel oldu
Sonra bir plan yaptı,
Bilmeden ikisinin de çukurunu kazdı
Şeytan kırmak istedi meleğin kanatlarını;
Kan istedi, vahşet istedi
"Acımam hiç, durmam" dedi
İlk olarak meleği kaleye hapsetti
Konuşmadı hiç melek,
Üzgün gözleriyle baktı durdu
Yalvarmadı Şeytana,
Vermedi istediğini düşmana
Şeytan kızdı, gözleri alev aldı;
Melek sustukça daha da çıldırdı
Aradan zaman geçti,
Şeytan alıştı beyaza
Günleri hep onunla bitti,
İlk defa meleğe gülümsedi
Ama beyni kalbine engel oldu,
Hep içinde haykırdı durdu:
"Melek masum, Melek beyaz,
Senin siyahınla hiç uyuşmaz"
Söz geçiremedi Şeytan kendine;
Ne aklına, ne karşısındaki güzele
Melek de ondan farksızdı,
Nefret ettiği siyaha karıştı
Anlayamıyordu kendini,
Yasakları bilmeden çiğnedi
Şeytanla Melek suçlu oldu,
Dünya ikisine dar oldu
Dinlemediler asla onları;
"İmkansız" dediler, "olmaz" dediler,
"İkisi de ölmeli" söylendiler
Çiçek bahçesinde, papatyalar arasında,
Huzurla beraberdi siyahla beyaz
Aşklarının en zirvesiydi o yaz
Aniden ortam bozuldu,
Sanki kabus gerçek oldu
Etrafları ateşle çevrelendi,
Nefretli gözler üzerlerine dikildi
Sığındı Melek Şeytana,
Şeytan Meleke siper oldu,
Onu ateşli oklardan korudu
Canı yandı ama haykırmadı,
Son nefesine kadar savaştı
Ömür gibi geçen süre sonra
Sesler kesildi, oklar gitti
Beyaz papatyalar kırmızıyla kirlendi
Melek ağladı, Melek haykırdı,
Şeytanı hiç bırakmadı
"Gitme, beni bırakma" diye yalvardı
Gözyaşları toprağı ıslattı
Son sözleri oldu Şeytanın:
"Seni seviyorum imkansız beyazım"
Saatler sonra Melek kendi kanatlarını kesti,
Şeytanın kucağında can verdi
Suçlu kim, masum kim hiç bilinmedi,
İmkansız aşıklar dünyadan göçtü gitti...
