2. bölüm / 2
EvSENİ SEVİYORUM BABA
Bölümler 2Şu an: SENİ SEVİYORUM BABA
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
SELAAM NASILSINIZ?
"SENİ SEVİYORUM BABA."
Annem beni sevmiyor…
Gelmemişti 2 gün olmuştu ve yoktu…. İşle ilgilenemiyordum Miray hep uyuyordu…
“Güzelim?”
Odasına gittiğimde yatağın başlığına yaslanmış boş boş bana bakıyordu. O çocuğun hakkını nasıl ödeyeceksin Mahi?
“Baba, annem beni sevmiyor…”
Kaşlarım istemsiz yere çatıldı ve bunu düzeltip gülümsedim.
“Anneler kızlarını çok sever prenses.”
Başını iki yana salladı bu arada Pazar bugün, okullar tatil.
“Annem küs bana”
Gülümsedim… O anne olmalı mıydı?
“Bebeğim, ben hep buradayım…”
“Sen hem baba hem de diğer anneler gibisin… Arkadaşlarımın annesi gibi…”
Biz onu çoğu şeyden mahrum bırakmıştık; Sevgiden
…
İçimdeki o pişmanlıkla yanına gelerek yatakta parmak uçlarında oturdum…
“Bunu sevmiyorsun değil mi?”
“Anneme sarılmak istiyorum sana değil…”
İçimdeki saf şefkatle gülümsedim. Ondan çoği şeyi o çalmıştı…
“Uyurken sarılıyorsun?”
“Annem izin vermiyor ki…”
Gözlerimi kapatıp üç saniye durdum sonra o farketmeden kafamı kasarak titrettim ve gülümseyerek gözlerimi açtım bunu iki saniyede yapmıştım.
“Ben izin veriyorum…”
Mutfak önlüğümü çıkarıp kollarımı iki yana açtım ve bana bakıyordu alttan…
“Hadi?”
İçimde garip bir heyecan vardı şuan… Galiba yeme- yaktım!
O sarılmayınca ayağa kalkıp önlüğü giyip koşarak mutfağa gittim.
Yanmıştı…Yanmış ve siyah olmuştu pilav.
“Baba! Çok kötü kokuyor burası!”
Gülümsedim tüm gerginliğime karşıt bir şekilde. Aspiratör açarak kokunun gitmesini sağlamaya çalıştım yanan pirinçleri çıkardım ve attım ve sıcak suyu döküp tezgahta köşeye koydum.
“Baba!”
Ağzındaki emzikle konuşurken yaşının geçtiğini biliyordum ama kopamıyordu ve galiba bizim yüzümüzden.
“Prenses?”
Gülerek yanıma geldi ve bacaklarıma sarıldı.. Evet Mahi olsaydı böyle olamazdık… O kadar canım yanıyordu ki… Annesinden korumaya çalışmam canımı yakıyordu…
O sırada telefon çalmıştı.
Telefonu almak için gidemiyordum kızım bacaklarıma sarılmıştı…
“Biri arıyor babacığım.”
Bırakmıştı ama elimi tutmuştu.beraber salona geçtiğimizde arayanın Alpay olduğunu gördüm Ankara da anaokul müdürü ve öğretmeniydi. Telefonu açıp hoparlöre aldım.
“Günaydın abi!”
“Günaydın, bir şey mi oldu?”
“Mahi demedi mi?”
Kaşlarım istemsizce çatıldı ne demesi gerekti?
“Çocuğu bizim okula yazdırıcakmış Miray’ı”
“Seni pek tanımaz bilmiyordur senin okulun olduğunu.”
“Galiba öyle…”
“Tekrar kavga etmeyin.”
Burnumdan nefesimi vererek alayla güldüm… Çünkü konu Mahi ile ilgiliyse kavga da barındıracaktı.
“Sonra konuşalım mı Miray burada.”
Anlamıştı beni.
“Olur… dikkatli olun.”
Telefon kapanınca Miray'a baktım hâlâ dibimdeydi ama şikayetçi asla değildim.
"Baba..."
"Efendim güzelim?"
"Seni çok seviyorum."
boyunda çömelip saçlarını düzelttim.
"Baban da seni çok seviyor güzel kızım..."
Boynuma sarılmıştı aniden, ve bu hem huzur veriyor hem de Mahi ye olan sinirimi kat be kat arttırıyordu…
***
Günler böylece biterken bir haftanın sonunda eve gelmişti…
“Yüzünü güldüreni merak ediyorum.”
“Bilmesen de olur.”
Bana sıkıca sarılmıştı…
“Miray ve ben gidiyoruz.”
Miray okuldaydı.
“Bunu biliyorum. Boşanıyoruz belgeler odada onayını bekliyor ve velayeti ben alıcam sen bir ebeveyn olmak için çok küçüksün.”
“32 YAŞINDAYIM KIZIMA VE KENDİME DE BAKABİLİRİM!”
“O ZAMAN MİRAY NEDEN SENDEN KORKUYOR? O ZAMAN NEDEN HER UYKUSUNDA AĞLIYOR? NEDEN HEP SENİN KIYAFETLERİNE SARILIYOR ÇOCUK ALTI YAŞINDA VE HÂLÂ EMZİK TAKIYOR… Görmüyorsun değil mi? Görmüyorsun Mahi… O çocuğun ne kadar tükenip yıprandığına hiç şahit olmadın…”
“Ne imâ ediyorsun sen?”
Kaşları usulca havalanmıştı… Alaylı bir tavırla hep olduğu gibi beni küçüümsüyordu.
“Anne olmak için daha olgunlaşmadın sen diyorum çünkü bir çocuğu annesiz bıraktın sen.”
“Sen ne anlarsın annelikten? Erkeksin…”
“Miray bana sen hem anne hem babasın dedi bunun ne anlama geldiğini anlıyor musun?”
“Demez…”
Elleri saçlarına uzanıp gergince parmaklarını saçlarına geçirdi.
“DEMEZ!....”
Kahkaha atıp bana baktı.
“YALAN SÖYLÜYORSUN!
“Canın mı yandı?”
Nefesini alıp yutkundu dolan gözleriyle bana baktı ilk kez onu böyle görüyordum.
“Miray sende kalsın Boşanmak için imzayı atarım.”
Sinirliydim çünkü sonuç önüne gelince kızını kendinden koruyordu, keşke ilk başta korusa ve sevseydi.
“Mahi, onun hakkını nasıl ödeyeceksin ben kendimi geçtim de ya hakkını helal etmezse sana?”
“Annesiyim…”
“O seni hiç annesi sanmadı ama…”
O eşyaları topluyordu ve evet nereye gidiyordu bilmiyorum.
“Annene gidiyorsun değil mi?”
Yine alaycı bir ses tonuyla konuştu.
“Bu evden daha güzel bir eve gidiyorum. Kardeşlerini öldürmeseydin eğer belki de o evde kalabilirdik.”
Asaf, Bertuğ, Yağız bir yangında ölmüştü, eski evimizdeki o yangında daha Miray doğmamıştı. Ve gaz açık kalmıştı…
“Sırf ev için mi bunca şey?”
“Evet.”
Yorgundum… Çok yorgundum… Ve galiba beni aldatıyordu…
“O adam kim?”
“Tanımazsın.”
“Beni aldatıyorsun Mahi!”
“Sen safsın.”
Sinirlerime hakim olamıyordum gülerek onu izledim.
“Ne zamandan beri?”
“3 yıl falan…”
Dudaklarımı ıslatma ihtiyacı hissettim ve yanak içimi sinirden kemirmeye başladım farketmemiştim aslında kan tadı alana kadar.
“O zaman niye evlendik?”
“Bilmem?”
“O ZAMAN NİYE MİRAY DÜNYAYA GELDİ ONA AİLE OLAMAYACAKSAK?”
“Bilmem…”
Gözlerimi tüm sakinliğimle(!) Kapattım. Ardından baş ağrımın dinmesi için parmaklarımla yüzümü sıvazladım.
“Neden bana yalan söyledin?”
“Duymak istemedin.”
“MAHİ! ÇOCUK OYUNU DEĞİL BU!”
“BİLİYORUM TAMAM MI! ÇOCUKKEN SANA AŞIKTIM BELKİ İYİ OLURUZ SANDIM.”
“MİRAY’IN HAYATINI MAHVETTİN.”
Gülerek alkış tuttu ve ardından ayağa kalktı.
“Sen kızını ne çok düşünür oldun be Barlas.”
“Senin düşünmediğini varsayarsak ben elimden geleni yapıyorum.”
Alayla baş salladı, sinirlerimi bozuyordu…
“Benim düşünmediğim kadar… Haklısın ya… Annesiyim ya bir halta yaramıyorum doğurmaktan başk-”
“Ne dediğinin farkında mısın? Sana aşıktım ben Mahi AŞIK! Şimdi duygu sömürüsü yapma bana! İkimiz de biliyoruz ne yapmaya çalıştığını! Ben… Ben o kalpte hiç olmamayı dilerdim. Ben Miray’ı tek de büyütürüm tamam mı! Yeter ki yaklaşma ona!”
Yüzüme yediğim tokatla yüzümün çevirildiğu tarafa baktım… Yeşil bir avize ve cılız ışığı… Unutmuşum.
Şimdi ne olacaktı?
“Defol!”
“Evden giden sensin.”
“Defol! Bu ev benim üzerime!”
“Bu kadar paraya aşık olmasaydın be…”
Kolumdan itmesiyle beni evden attı telefonum bendeydi ama geri kalan şeyler, bilgisayarım oradaydı.
Üstüme kapanan kapıyla gülümsedim.
Yeni bir hikayenin başıydı bu kapanan kapı…
Yeni bir umudun ve savaşın….
“Baba nereye gidiyoruz?”
Miray bunu 10. Defa soruyordu… İnternetten biletleri almış Ankara’ya gidiyorduk…
“Annem nerede?”
“Miray, annen bana izin verdi.”
Biliyordu bunun ne demek olduğunu.
“Yani Annem yok mu?”
“Üzüldün mü?”
“Baba…”
“Efendim miniğim…?”
“Annemden daha çok elimi tutuyorsun.”
Gülümseyerek ona dönüp çömeldim boyuna gelmek için.
Sarı saçları güneşte daha da parlıyordu… Elimdeki elini daha sıkı tutup saçını okşadım.
“Elimi istediğin zaman tutabilirsin sen büyüsen bile ben hep yanındayım. Tamam mı?”
Başını heyecanla salladı. Ona şimdi “Baba” Olabilirdim.
Onu şimdi daha da koruyabilirdim…
“Baban her zaman evin güzel kızım.”
Boynuma sıkıca sarılmıştı onu kucağıma alıp ayağa kalktım tek kolumla tutuyordum.
“Çok güçlüsün! Babam çok güçlü!”
Gülümseyerek ona baktım sonra ise yürüdüğüm yola.
“Otogara kadar kucağımda uyuyabilirsin başını omzuma koy birtanem.”
“Bugün çook oyun oynadım!”
“Çook yoruldun değil mi?”
“Baba…”
“Hm?”
Yanağımı öpmüştü, gülümseyerek başımı başına değdirdim.
…
Yol uzundu o ise uyumuştu, kolum ağrısada lafım yoktu.
Bazen iyi ki dünyaya geldi diyorum… Bazen ise bunları çekmeseydi…
İğrenç hissediyorum… Baba olarak anılmayı hak etmiyordum bu düşünceden dolayı…
Annem benden nefret ederdi… Babam ise annemi aldatmıştı…
Mahi ile biz çocukken çok oyun oynar ve birbirimizi korur-duk.
Olmamıştı… Beni koruduğu kadar kızımızı kendinden korumamıştı…
Yapmak istememişti, Aşkıma bile saygı duymamıştı ki…
…
Arabaya binince yan koltuğa oturup kucağımdan ayırmadım onu ardından ise araba ilerlemeye başlamıştı.
Mesaj gelmişti Alpay’dan.
-Abi bende kal diyorum sana
Gülümseyerek zar zor mesaj attım
-Miray seni yabancılayabilir.
Mirayın duruşunu düzültüp tekrar ekrana baktım.
-Onu okuluma götürmek istiyorum.
+zaten gelecek ama birden… bilmiyorum aklım karman çorman…
Ve telefonu kapattım ekranı yani.
“Baba…”
“Efendim birtanem?”
“Arkadaşlarım üzülmez mi?”
Kaşlarımı hafif istemsizce çatmıştım farkettiğimde ise yüzümü düzelttim.
“Yeni arkadaşların olacak eminim seveceksin.”
“Ama… ama ben istemiyorum…”
“Benim arkadaşlarımı da mı görmek istemiyorsun?”
“Senin arkadaşın mı var?”
“Evet?”
“Wow!”
Dediği şeye hafifce gülüp burnumu saçlarına daldırdım.
“Prensesim benim.”
“Annemi sevmiyor musun?”
Seviyordum… o beni sevmiyordu…
“Seviyorum tabii ki.”
“O zaman eve gidelim.”
“Bebeğim o evde hep ağlıyirsun… buna izin veremem.”
“Beni ağlatan sizsiniz!”
“Miray lütfen.”
Kucağımdan inmeye çalıştı.
“Miray telefon ister misin?”
Telefonu ona uzattım ve ilgilenmeye başladı etrafta zık zıklarla bana kızan yaşlıları duymayı reddedip kızımla ilgilenmeye başladım.
***
Ailem bana sevgiyi pek vermemişti… Annem genelde temizlik yapar babam ise futbol oynardı, ben ise derslerime çalışırdım. Ev ortamı sakindi Alpay ve diğerleriyle oynardım.
Top sevmezdim Ya da herhangi bir oyunu sadece renklerle ilgilenmek hoşuma giderdi. Herkes oyuncak eskitirken ben kalemlerimi ve silgilerimi eskitirdim. Şimdi mi? Ressam değildim bir şirkette çalışıyordum dün atmışlardı beni kızıma baktığım için…
Üzülmüyordum… Üzülsem de elime ne geçerdi? Ona hiç sarılmamıştım bir hafta önceye kadar… Annem ise o kadınla, Mahi ile evlendim diye elini eteğini çekmişti benden, babam arada para gönderirdi…Ama bu ay gönderememişti, olsun iyi olsun bana yeterdi.
“Baba…”
Telefondaki aramayla gözlerim yanmaya başlamıştı.
Babam…
“Hadi sen bana yaslan.”
Diyerek Mirayın saçlarını okşadım.
Telefonu tereddüt ederek açtım. Sanki söyleyeceği şeyin bana zarar vereceğini biliyordum.
“Alo?”
Miray sıkıca onu sardığım kola sarılmıştı. Başını da rahat bir şekilde yerleştirmişti.
“Efendim?”
Ses yoktu.
“Oğlum…”
“Baba?”
Bir şey oluyordu…
“Benim, amcan…”
“Babam nerede?”
Bir şey vardı…
“Abim dün evine geldi, Mahi… Çok kötü şeyler söyledi… Oğlum neredesin?”
“Otobüsteyim.”
Miray daha da sıkıyordu kolumu. Gece oluyordu… Ama bir bana kararmıştı gün daha saat altı iken…
“Babanı kaybettik… Başın sağolsun oğlum…”
“Babam… Amca… Babamı ver şaka zamanı değil.”
“Oğlum…”
Telefonu yüzüne kapatıp kızıma baktım… O masum ruha, Şimdi hava soğuktur… Babam o- o üşüyordur. Yalan konuşmuşlardır değil mi Miray? Babacığım, ya ben de seni bırakırsam?
“Mola beyefendi.”
“Neredeyiz?”
“Amasya otogarı.”
“Bavullarımı alabilir miyim?”
Baş sallayarak aşağıya indi ben de Mirayı dikkatlice kucağıma aldım yine… Ve o sırada aklımı kafamda tutmakta zorlanıyordum, tek destekçim de gitmişti…
Aşağıya indim, Miray uyuyordu. Dikkatli olmaya çalışıyordum uyanırsa ona bu halimi göstermek de istemiyordum. Ağlamamaya çalışıyordum.
***
Geriye giden arabaya binmiştik Samsun’a dönüyorduk…
“Baba?”
“Bebeğim az kaldı…”
“Nereye gidiyoruz?”
“Babaannene, hadi uyu sen.”
Amcamla mesajlaşıyorduk, Naaşı yarın gömülecekti… Babam… Benim babam…
“Baba ağlama…”
Elleri yanaklarımdaki yaşları temizliyordu.
“Neden ağlıyorsun ki?”
“Bazen babalar da ağlar… Hadi uyu.”
Burnumu çekip gülümsedim.
Gelmiştik samsun otogarındaydık… Annem Atakumdaydı, şimdi bizi amcam alacaktı.
***
“Baba Samsun’a geri mi geldik?”
“Evet… Ama gidicez söz veriyorum.”
“Baba…”
“Bu kim?”
Telefonumdaki öylece açık unuttuğum resme baktı bir kış vaktiydi babam soba için kömür getirmişti… ben de sırtına atlamıştım.
“Deden…”
“Onu hiç görmedim…”
“O senin yanında hep…”
“Nasıl?”
“O bir melek…”
Gülümseyip telefonu öptü… Saçlarını okşayı alnını öptüm.
“Barlas!”
Amcam gelmişti…
Koşarak yanıma gelmişti, oturduğum yerden kalkıp tek kolumda tuttuğum kızımı bırakmadan tek elimle amcama sarıldım… Ağlayamıyordum…
“Buradayım, ağla…”
“Annem nasıl?”
“Boş boş nakıyor kimseyle konuşmuyor.”
“Beni anneme götür amca…”
“Sen valizleri bana ver götürücem seni“
Yutkunup, kuruyan dudaklarımı ıslattım. Canım yansa da istediğim gibi fevri davranamazdım…
“Hadi biraz uyuyun.”
***
Kapının önündeydim, bizim evimizde 2 ayakkabı olurdu 15 tane ve fazlası korkutucu gerçeği gözlerimin önüne sermişti.
“Baba? Burası neresi?”
“Babaannene geldik ama biraz üzgün bir çok arkadaş edine bilirsin bak çocuk ayakkabıları var.”
Amcam kapıyı çaldı ardından ise çömelip Miraya el uzattı.
“Mehmet ben, sen de Miray olmalısın… Babanın amcasıyım ben… senin de amcan olabilirim? İster misin?”
“Amcam mı?”
“Evet?”
“Bağırmazsın değil mi?”
“Ben bağıran bir adam mıyım Barlas?”
“Amcam kimseye bağırmaz Miray”
Mahi… cidden bu çocuğun hakkını helal etmesi için çok dua et…
“Peki…”
“Barlas?”
Annem… Gözlerimin önündeydi ve beyazlamış teni kurumuş dudaklarıyla bana bakıyordu.
“Anne…”
“Çocuk benimle Barlas.”
Gözlerimdeki yaş öyle haşin bir şekilde akıyordu ki duvara tutunmak zorunda kaldım.
“Babam gitti…”
“Oğlum hadi gel.”
“Ben… Ben giremem…”
Garip hissediyordum onun olmadığı evime girmek istemiyordum.
“Babam yok anne…”
Miray gitmişti ve ben içimde tuttuğum acıyı dışarı vuruyordum.
“Oğlum içeriye gel.”
“Anne babamı kim öldürdü?”
“Kalp krizi… Hadi gel Barlas… “
“Babam gelsin anne…”
“Barlas!”
Kolumla kabaca yüzümü temizledim ve içeriye girdim.
“Başın sağolsun oğlum.”
Bu laf bana çok uzaktı… Uzak olmalıydı, babalar ölmezdı ki…
Babalar… hep yaşardı…
Oturmuştum odamdaydım, annem yatakta yanıma oturmuştu… Uzun süre sonra saçlarıma değmişti parmak uçları, boş boş bakıyordum duvara…
“Babam yok…”
“Baban var sadece biz görmüyoruz…”
“Anne, seni dinlemedim…”
“Sorun yok… hadi biraz uyu Mirayla ilgilenicez.”
“Miray yanıma gelsin, uyumak istiyorum onunla.”
“Oğlum böyle görmesin seni.”
“Ne var hâlimde?! Babam öldü diye gülemem.”
“O çocuğa böyle gözükemezsin!”
“Anne bırak da ben ne yapacağıma karar vereyi-”
“Baba!”
Kollarımı açtım o da kollarıma uçtu… dizlerime oturtup saçlarını koklayarak öptüm.
“Hadi uyuyalım hm?”
“Neden ağladın?”
“İyiyim güzelim…”
“İyi misin?”
“Evet? Hadi sen yat bakalım diğer uca.”
“Baba?”
“Ben de uyuyacağım yanında.”
***
Lamba kapalı sadece led lambalar açıktı bir de babamın yaptığı tavandaki neon yıldızlar vardı.
Uyuyordu kollarım arasında…
Benim babamla uyuduğum gibi…
“Buradayım…”
Üstünü açmıştı üstünü kapatıp gözlerimi kapattım.
Belki de bu yas süreci onunla çok hızlı bitecekti…
Bölüm etkileşimi
