3. bölüm / 3
Enemies to lovers..Kamp
Bölümler 3Şu an: Kamp
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Biraz daha yaklaştı ve tam öpüceği sırada Aras geldi. Aras “Ay ben çok özür dilerim,ben şimdi gidiyorum siz devam edin” Dedikten sonra Teoman bakıp göz kırpıp gitti.Bende hemen geri çekildim,Off şuan kesin domatese benziyorum nerdeyse kalbim ağzımda atıyordu ya aslında şuanda atıyor..Teoman “Ee Deniz kızı kaldığımız yerden devam edelim mi?” Bunları sırıtarak söylemişti. “Salak salak konuşma” Ellerini iki yana açıp teslim olmuş suçlular gibi poz verdi. Sesizce salak ya diye mırıldanıp leylaların yanına gittim.Leyla “kızım bi lavaboya gidicem dedin maşallah bir türlü gelmiyosun” Ezgi “Leyloşum sen gerçekten Denizin dediklerine mi inandın,o lavabo yerine kesin teoşun yanına gitti” Leyla “Aaa doğru diyosun,ben nasıl akıl edemedim bunuu??” “S-saçma sapan konuşmayın yok öyle bişey!” Leyla “Suratın hiç öyle demiyor maalesefki denizcim” Allah kahretsin! Kesin yine kızardım,hay bu kızarmanın *******.Neyse, “Ya yok Yani aslında lavabodan çıktıktan sonra bir karşılaştık o kadar” Ezgi “O kadar?” “E-evet o kadar! Hem başka ne olucak” Leyla “Ezgişim bence çok zorlamayalım yoksa birazdan domates konservesine dönüşücek denizimiz” Ezgi gülmeye başladı ve eliyle ağzını fermuarı kapatma işareti yapıp sustu.Allahım gerçekten bana geliyorlar.Aradan 1,2 saat geçti geçmedi Ezgi’nin partisi tamamen bitmişti,herkes dağılmıştı bi ben,ezgi ve Leyla vardık.Erkekler sıkıldığı için önden gitmişlerdi,Leyla “Ezgişim tekrardan doğum günün kutlu olsun bebeğim,ama bizim artık gitmemiz gerek yoksa yarın okula geç kalıcaz” bende Leyla’yı onayladıktan sonra ezgi ile vedalaşıp arabaya bindik.Aradan 5,10 dk geçtikten sonrada eve varmıştım “Yarın görüşürüz leyloşumm” leyla “Görüşürüz birtanemm” leyla ilede vedalaştıktan sonra Leyla da gitti.Bizim bahçeye gelip elime saksıyı alıp,saksının altındaki anahtarı aldım ve sessizce kapıyı açtım.Evde ailem vardı ama saat çok geç olduğu için rahatsız etmek istemedim.Kapıyı açtıktan sonra sessizce içeri geçip kapıyı kapattım ve odama gidip üstümü değiştirip kendimi yatağa attım.Şimdi ise kendimi uykunun kollarına bırakma zamanı…
1 hafta sonra (kamp)
Ve işte o gün geldii,bu gün kampa gidiyodukk.Kızlarla bir gün öncesinden bavulumuza neler koyucağımızı ayarlamıştık.Çok fazla oyalanmadan üstüne şunları giydim;
Hava baya sıcak olduğu için bunları giydim.Makyaj masama oturup yüzüme hafif bir makyaj yaptım ve son dokunuş olarakta vanilyalı olan kokumu sıktım.(bu arada bavul diyorum ama yani tam bavul değil,elde taşınabilen çantalardan bahsediyorum adını unuttum kusura bakmayın🙏🏻) Elime bavulumuda alıp odamdan çıktım.Annem”Ay hadi su gibi git su gibi gel” “Anne alt tarafı bir kamp” Annem “Ne farkeder” tam bişey söylicekken Ali gelip bana sarıldı.Ali “Abla ne zaman gelirsin? Ben evde çok sıkılırım” “Ablacım bir kaç gün sonra gelicem merak etme” Ali’nin yanağına buse kondurduktan sonra evden çıktım ve okula gittim.Okulun bahçesine vardığımda otobüsün geldiğini gördüm.Oraya doğru gittim ve Ezgi ile Leyla da oradaydı.Leyla “Yaaa bu ne güzellikk hatunumm” Ezgi “Yunan tanrıçasııı” “Bacılarıma çekmişimmm” Daha sonra Aras geldi.
~𝐋𝐞𝐲𝐥𝐚𝐧𝛊𝐧 𝐚𝐧𝐥𝐚𝐭𝛊𝐦𝛊𝐲𝐥𝐚~
Arasın geldiğini görünce kızlara dönüp “Kızlar güzel miyim?” diye sordum.Deniz anlamış olucak ki kıkırdamaya başladı,Denizin koluna susması için uyarıcı bir şekilde dirseğim ile dürttüm daha sonra Deniz de sustu.Ezgi “Kızım o nasıl soru tabikide çookk güzelsinn” Ezgi’ye gülümsedikten sonra Aras yanımıza geldi.Aras “Leyla birlikte oturalım mı?” NEEEEEEEE AYYAYAYAYAYYAA Öhmm bir saniye hemen kendimi düzeltiyim “Olurr” Aras “O zaman biz şimdiden otobüse geçelim bence zaten 5 dk sonra kalkıyor” “Pekii” Deniz ile Ezgi sırıtarak bana bakıyorlardı “Öhm öhmm” İkiside bir anda sustu fakat gözleriyle hala gülüyorlardı. Bizde Aras ile otobüsün içine girdik. Aras “Sen hangi tarafta oturmak istersen oraya otur benim için fark etmiyor.” Yaa şapşal şeyy “Ben cam kenarında oturuyorum o zaman” Arasda başıyla onayladıktan sonra bavullarımızı koltuğun üst yerine koyduk ve yerlerimize geçtik.
~𝐃𝐞𝐧𝐢𝐳𝐢𝐧 𝐚𝐧𝐥𝐚𝐭𝛊𝐦𝛊𝐲𝐥𝐚~
Leyla ile Aras gittikten sonra Ezgi ile anırmaya başladık. “Of gülmekten karnım ağrıdı.Bizde yavaştan geçelim otobüse” tam o esnada Teoman gelmişti muhtemelen zorla uyandırıldı çünkü hala esniyordu ve uykusuzluktan gözleri kıp kırmızı olmuştu. Ezgi “Günaydın teo daha ayılamadın sanırım” gözleri yarı açıktı. Teoman “Dün geç yattım ondan” Teoman beni görünce “Aa Deniz kızı sende mi burdaydın” Şimdi sıçmazmıyım boyum ile dalga geçiyordu salak. “Evet canım burdaydım ama sanırım daha deve kuşumuz ayılamamış bakıyorumda” Teoman “Canın mıyım?” “Ne” oha yani o kadar şey söyledim tek lafın gelişiyle söylediğim şeye mi takıldın ya “Yok öyle bişey lafın gelişi söyledim ben onu” Teoman “İlerde seve seve söylediğin günleri iple çekiyorum” “Daha çok beklersin o zaman” Teoman “Bir ömür bile beklerim eyer canım diceksen” Ezgi “Sizde fark ettiniz mi havada sanki biraz bugün aşk kokusu var?” Teoman “Ben koku alamıyorum?” Ezgi “Gerizekalısın Teoman gerizekalı sen hiçbişey anlama zaten” Teoman “Aa ayıp oluyor,off senle uğraşamam şimdi Ezgi vlog” Ezgi “Yeni vlog çekiyorum beğenmeyi unutma sakın” Teoman “hı hı” diyip gitti.Az önce ne oldu ne bitti anlayamamıştım.Aradan biraz zaman geçtikten sonra biz otobüse bindik.Ezgi “Denizz Kutay orda tek oturuyor ben yanına gidiyorumm hadi sana iyi şanslarr” “ya Ezgi-“ of konuşmama izin vermeden gitti. Teoman’a baktığımda tek kişilik koltuklara oturmuş uyuyodu.Off ben nereye oturucam hani yer bulsam oturucamda hiç bir şekilde yer yok.Ben böyle etrafa bakarken Oğuz hoca geldi. O.Hoca “Evet çocuklar herkes yerlerine oturdu mu? Deniz sen niye oturmadın” hocam sanki yermi varda oturalım “Hocam yer kalmamış” o.hoca “Aslında o kadarda sınıfı hesaplamıştım yanlış saydım sanırım” “Hocam ben napıcam o zaman?” O.Hoca etrafa baktı.Hoca nereye bakıyo diye bende baktım ama bakmaz olaymışım Teoman’a bakıyordu ama şuanda Teoman mışıl mışıl uyuyordu. O.Hoca “Deniz teomanın kucağına otursan bişey olur mu?” “Ne..Hayyatta olmaz hocam yerde otururum ama onun kucağında oturmam!” Sanırım çok bağırmış olucam ki Teoman etrafa baktı ve “öff noluyo be-Aa sen miydin Deniz kızı” diyip sırıtmaya başladı,o an ağzının ortasına vurasım geldi ama dua etsin hoca var.Hepte zaten hoca sayesinde ucuz yırtıyor. Oğuz hoca “Deniz yapıcak bişey yok ama yer bulursan başka yere de oturabilirsin” Başımla onayladıktan sonra Oğuz hocada şoför koltuğunun yanındaki koltuğa oturdu.Off 3 saat boyunca ayakta nasıl kalıcam.. Leyla ile Ezgi’ye baktığımda onlar Aras ile kutayla konuşup gülüyorlardı,Ohh hayat zaten onlara güzel demi! Bismillahirrahmanürrahim “Teoman” Teoman “Hı” “bişey söylicem” Teoman “hı” Şuan gözleri kapalıydı.Hasbinallah böyle olmicak,bavulumu üst yere koyup bismillah diyip teomanın kucağına oturdum.Oturmam ile teomanın gözlerini açıp şok olması bir olmuştu,Teoman “Oha kızım napıyosun,yani bu kadar istekli olduğunu söyleseydin bana ben gerekeni yapardım” Gerizekalı “mal mısın sen yer yoktu bende oturdum” Teoman “Sence normal bişey mi bu?” “Normal.” Teoman çok pis sırıtıyordu ve “ O zaman seni şuan öpsem oda mı normal?” “Teoman ağzımı bozmamaya çalışıyorum ama dua et otobüsteyiz” Teoman’a sırtımı döndüm.Of bir türlü rahat edememiştim o yüzden iki saattir hareket ediyorum.Daha sonra altıma bişey batmaya başlamıştı, “Teoman kemerin rahsız ediyor” Teoman zorluk çeken kısık bir sesle “Deniz o kemer değil, ve eyer biraz daha hareket edersen kendimi tutabileceğimi sanmıyorum.” Ne demek kemer değildi.ALLAH KAHRETSİN ŞİMDİ NE DEMEK İSTEDİĞİNİ ANLIYODUM..Offf rezil oldum,ama yani benim mi suçum şeyine hakim olsun off ne diyorum ya benn😔 Elimden geldiğince hareket etmeden kafamı cama yaslayıp uyumaya çalıştım.Ama nafile otobüs hareket ettiği için ister istemez camda hareket ediyordu o yüzden kafam titriyordu.Allahım sen bana yardım et.Bir yerden sonra uyku o kadar çok ağır basmıştı ki gözlerim kapanmaya başladı..
~𝐓𝐞𝐨𝐦𝐚𝐧𝛊𝐧 𝐚𝐧𝐥𝐚𝐭𝛊𝐦𝛊𝐲𝐥𝐚~
Denizin iki saattir hareket etmesi ister istemez beni çok şey yapmıştı (anladınız😝🙈) ama şimdi masum bir kedi gibi kucağımda yatıyordu..Bir anda kafası omzuma düştü,bunu fırsat bilip Denizin yüzünü incelemeye başlamıştım,Kumral dalgalı saçlar,uzun kirpikler ve dolgun dudaklarına gelince derim bir şekilde yutkundum.Ah o Aras şerefsizi gelmeseydi şimdiye belkide deniz kızıyla çok başka yerlerde olabilirdik..Belki ilerde zehirli ejderhalarmız olur,aynı bizim gibi…
3 saat sonra
~𝐃𝐞𝐧𝐢𝐳𝐢𝐧 𝐚𝐧𝐥𝐚𝐭𝛊𝐦𝛊𝐲𝐥𝐚~
Uyandığımda teomanın kucağındaydım,doğru ya en son yer olmadığı için oturmak zorunda kalmıştım.Arakama yavaşça dönünce teomanın uyuduğunu gördüm.Şuan tam bir bebek gibiydi hatta kendimi zor tuttum yememek için,sarı kıvır kıvır saçları kirpikleri,dudakları…Ya banane niye onun dudakları dolgunda benimkiler değil..Ben böyle Teoman’ı incelerken bir anda teoman “Çok yakışıklıyım biliyorum ama maşallah burnumun içine kadar süzdün” ya bu nasıl görüyor ya “Hiçde bile nasıl bu kadar çirkin olabiliyosun diye düşünüyodum” Tabikide yakışlılığına bakıyodum yani egoist ama modern. Teoman gözlerini açıp “Nerem çirkin ya benim” yani doğru çirkin bir yeri yok “Bir kere kendini beyenmiş egoistsin ha birde babasının gazabından kaçmak için annesinin arkasına saklanan bir çocuksun” son lafı demicektim..Teoman gözlerimin içine hayal kırıklığına uğramış çocuklar gibi bakıyodu.Of tamam yani egoistte ama son lafı söylemem çok yanlış oldu.Tam bişey dicekken Oğuz hoca geldik diye bağırmaya başladı.Teoman “Üstümden kalkar mısın?” Gözleri dolmuştu,ama yüzü yerdeydi yüzüme bakmadan konuşuyodu.Bende teomanın üstünden kalktım,daha sonra üstten ikimizin bavullarını aldı ve yine yere bakarak bana uzattı…ben de bişey demeden aldım.Teoman hızlıca otobüsten inip kamp alanına doğru yürümeye başladı..Leyla yanıma gelip”Kız sen teomanın kucağında mı oturdunnn” ezgide hemen konuya atlayıp “Koskoca Teoman Akkayanınnn” “evet yani yer yoktu o yüzden ama sorun o değil…Sorun ben onun kalbini çok kötü kırdım” Ezgi ile Leyla şaşkınlıkla gözlerime bakıyorlardı,Ezgi “nasıl yani,kırdım derken?” Kızlara bütün olanları anlattım ama tabikide teoman ile başta yaşadığımız olayı anlatmadım yoksa 40 yıl boyunca bunu lafını yapıp senaryolar kurarlardı.Leyla “Yani evet sanki son dediğin laf ağır olmuş ya” Ezgi de başıyla onayladı. “Off ben nerden biliyim ağzıma gelen her şeyi söyledim o an,oda beni sinir etti ama” Leyla “Yani aranızda halledin biz Ezgi ile bu konuya hiç dahil olmayalım bence” başımla onayladıktan sonra bavullarımızı alıp kamp alanına doğru gittik,Teoman bize bir kere bile bakmadan çadırını kuruyodu. Daha sonra Oğuz hoca gelip “Çocuklar çadırlarımızın bazıları yırtılmış o yüzden ikişer gruplara ayrılın” Tam Ezgi ile Leyla’nın yanına gidiyorken Leyla arasa Ezgi ise Kutayın yanına gitti..Hay ben sizin arkadaşlığınızı yiyim,sılaya baktığım da Teoman’a doğru yürüyordu.Şimdi üç denizz. Koşarak teomanın yanına gittim Sıla şaşkınlıkla bakıyordu daha sonra bakışları nefrete döndü.Çatlada patlaaa.Şuan anaokul veletlerine benzedim ya nerdeyse dil bile çıkarıcaktım.Sıla’nın yanına da evren geldi.Owww neler oluyorr. Teoman’a baktığımda ben hariç her yere bakıyordu..Off ama yani böyle olmaz ki ben eski teomanı özlüyorum ya, arkama baktığımda Teoman zaten bizim çadırımızı kurmuştu. Oğuz hoca çadırlarımızı kurduktan sonra hep beraber ortada buluşalım demişti.Biz kurduğumuz için boş boş duruyoduk,daha sonra diyerleride bitirince hepimiz ortada buluştuk.Oğuz hoca “Evet çocuklar şimdi herkes çadırda kalacağı arkadaşıyla takım,şimdi yapmanız gerekenler ormanda bazı mantarlar var onları toplayıp tekrar buraya gelin aman dikkat edinde zehirli olan mantarları almayın,eyer mantarların kökü mavi ile yeşil arasıysa bilinki onlar zehirli o yüzden onları almayın” Herkes başıyla onayladıktan sonra ormanlara takım halinde dağıldık.”Teoman bence sağdan gidelim” Teoman’dan ses yok,arakama dönüp Teoman’a doğru yürümeye başladım.”Teoman biliyorum o son lafı söylemicektim çok özür dilerim ama nolur böyle davranma ya yine kendini beğen yine kendini falan öv bana şaka yap ama nolur böyle olma,gerçekten çok özür dilerim” gözlerim dolmuştu,zaten duygusal birisiyim.Teoman gözlerimin içine bakıp “yok sorun değil sadece ummadığım kişilerden beklemiyordum bu sözü” dayanamayıp Teoman’a sımsıkı sarıldım.”Ben senin yanındayım hemde her zaman biliyorum zor ama dediklerimi unut sen öyle biri değilsin ben biraz sinirlendiğim için ağzıma gelen her şeyi söyledim.” Teoman’da kollarını bana sardı.Teoman “Ee en güzel mantarları kim topluyor bakalım” geri çekilip teomanın yüzüne baktığımda gülüyordu,normalde kızmam gerekir ama şuan güldüğü için otomatik olarak bende güldüm.”Bence sağa gidelim orası daha çok yeşillik orda daha fazla mantar vardır” Teoman “ tamam gidelim bakalım” sağa doğru gittiğimizde bir tane bile mantar yoktu.Teoman “Yani Deniz kızı helal olsun ya matematikte sallasam en azından tutardı” “Ya ben nerden biliyim böyle olucağını” Teoman “Deniz kızı şaka yapıyosun sanırım,ben mi dedim burası daha yeşillik diye burda daha çok mantar vardır diye” “Off çok konuşmada ara belkide vardır bilip bilmeden konuşma” teoman gülüp mantarları aramaya başladı.Bende biraz daha yürüyüp aramaya başladım.O kadar çok aramıştım ki en sonunda kökü siyah olan bir mantar bulup elimle kopardım.”Teoman! Buldum bir taneee” Teoman? Lan ben neredeyim böyle,Off o kadar çok uzaklaşmışım ki Teoman yok.Hayır ya kaybolmuş olamam zaten şarjım da bitti,etrafta dolanıp Teoman diye bağırmaya başladım..En son ismini ağzıma alıcağım kişiyi şuanda haykırarak bağırmak istiyorum..
~𝐓𝐞𝐨𝐦𝐚𝐧𝛊𝐧 𝐚𝐧𝐥𝐚𝐭𝛊𝐦𝛊𝐲𝐥𝐚~
Deniz kaybolalı 20,25 dk falan olmuştu bende hemen toplanıcağımız alana dönüp nefes nefese “H-hocam Deniz kayboldu hiç bir yerde yok!” Leyla ile Ezgi hemen yanıma gelip,Leyla “ne demek yok ya nasıl yok!” Kafamı iki yana salladım yok anlamında,Leyla’nın gözleri dolup hemen ormana gitti ve Deniz diye bağırmaya başladı.Ezgide peşinden gidip Leyla’yı sakinleştirmeye çalıştı,Oğuz hoca “Çocuklar şimdi sakin oluyoruz ve hepimiz birbirimizden ayrılmadan denizi arıyoruz” Herkes başıyla onaylayınca hepimiz ormana doğru yürüyüp Deniz diye bağırıyorduk.Bir yerden sonra pes etmiştim,hava kararmıştı ve Deniz karanlıktan çok korkardı “Denizzz! Nolur ses ver yalvarıyorum,eyer sana bişey olursa yemin ederim ki yaşayamam Allah belamı versin ya” Artık umudum dahi kalmamıştı yere çöküp ağlamaya başlamıştım.Erkek adam ağlamaz derler ama sevdiğim kızı şuanda ne yaptığını korkup korkmadığını bile bilmiyorum ve ben gerçekten en son 8 yaşındayken ağladım ve şimdide denizim için ağlıyorum,Deniz kızım için.. Aras yanıma gelip beni teselli etmeye çalıştı ama nafile,Daha sonra Aras beni kollarımdan tutup kaldır ve sarıldı.Aras “Kendini toparlaman lazım,Deniz seni böyle görse sence mutlu mu olur?Şimdi eşşekler gibi denizi arayıp bulucaz tamam mı?” Başımla onayladıktan sonra Denizi aramaya devam ettik..
~𝐃𝐞𝐧𝐢𝐳𝐢𝐧 𝐚𝐧𝐥𝐚𝐭𝛊𝐦𝛊𝐲𝐥𝐚~
Kaç saattir burdayım bilmiyorum ama umarım şuanda beni arıyorlardır,Hava baya kararmıştı ve ben karanlıktan çok korkarım.Etrafta yürürken bir anda yere düşüp yuvarlanmaya başladım, en son bir yerde durdum ama heryerim kan içindeydi yukarıya baktığımda bir yokuştan yuvarlanmışım,her yerim çok acıyordu ayağa kalkmaya çalıştım ama ayağım burkulmuştu.Tek çare artık burda durup Allah’a sığınmaktı.Hava çok soğuktu o yüzden tir tir titriyordum.Son bir kere Teoman diye bağırıp gözlerim kapanmak için yalvarıyordu.Sanırım gözlerimi kapattığım an hayata veda edicektim.Şunu söylemek istiyorum benim her şeyim teomanmış ben bugün bunu anladım ve evet ben sanırım Teoman’a aşık oldum.Olmaktan korktuğum şeyi oldum..Ve artık sanırım gözlerimi kapatıp dinlenmem gerekiyor.Kim bilir belkide kapattıktan sonra bir daha açamıyacağım.Umarım arkamda bıraktıklarım çok üzülmez,özellikle Teoman..Ve gözlerim yavaş yavaş kapanmaya başladı…
(Olaylı olsun dedimm.Yorumlarınızı bekliyorum ve nolur okuyorsanız eyer lütfen beğenin gerçekten bir sürü emeğim var o kadar yazıyorum,umarım beğenirsinizz🌍😼💤🎉🙈🫀)
Bölüm etkileşimi
