EMİR:UNUTMA kitap kapağı

1. bölüm / 2

EMİR:UNUTMA

EMİR:UNUTMA

Yazar: R K

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: EMİR:UNUTMA

1.Bölüm

Bugün badenin en önemli günüydü MSÜ sonuçlari açıklanıyordu mülakatlatlara girmişti sadece okula kabulu kalmıştı. Bilgisayarin onjnde oturuyordu sonuç olan siteye giriş yapmış bilgilerini girmiş bir şekile oturuyordu dönen yuvarlağa bakıyordu içinde hem heycan hemde korku vardı. Ailesi izin vermiceğini biliyordu ama sözü vardı boynundaki kolyeyi bir eliyle tutup beklerken cevaplar açıklandı bade bilgisayar daki yazilari okudu. Yüzünde gülümseme belirdi

"Kazanmışım, kazanmışım " dedi

Sevinçten havalara uçtu bade yarın okula gelinmesi söylenmiş. Bade bugün hazırlık yapıp gidicekti.

Şimdi annesi babasına soylemicekti söylerse izin vermezdiler bade akşam olduğu için uyumak için yatağina gitti sevinçten içi içini yiyordu sözünü tutmuştu. Bade yatağa uzanıp uyumak için yattı

***

Bade sabahtan erkenden kalktı valizi'ni hazırlamaya başladi kıyafetlerini baş örtülerini koydu. Annesi kalkmıştı kahvaltı hazırlıyordu babasida kesin içerde oturuyordur, bade üzerini giyindi başina başörtüsünü taktı ve odadan çikti valizle beraber çikarken annesi badeye baktı

" Bade noluyor " dedi annesi

" Askeriyeye anne kabul edilmişim " dedi bade

" Ne diyorsun sen " dedi

" Duydun anne asker olucam ben " dedi bade
Babası sesleri duyarak gelir,

" Hiç bir yere gitmiyorsun biz bunu akrabalara nasıl açiklicaz ". Der

Bade sinirle derin bir nefes alarak valizi dik durup babasına bakar

" Bana akrabalar umrumda değil ben hayalim olan mesleği yapıcam " der bade

Badenin annesi gelir

" Kızım yapma bak yapma olmaz askerlik olmaz olamaz " der annesi

" Neden olmaz anne neden " der sinirle bade

" Kızım git kuran kursu öğretmeni yada öğretmen ol askerlik ne kızım " der

Bade sinirle güler

" Anne neden baş örtüm var diye oğretmen oluyorum? Neden baş örtüm var diye kuran kursu öğretmeni oluyorum? Neden asker olamıyorum? Neden anne ben istediğim mesleği yapıcam " der

Bade valizini alıp kapıya doğru gider kapıyı açar
Annesinin içten içe üzülür ama babası koltukta oturmuş badeye bakmiyordur. Bade kapının eşiğinden babasına bakar

" Benle gurur duyucaksin baba " der ve kapıyı kapatıp çıkar valiziyle beraber aşaga iner binanın önünde beklerken son kez evini olduğu pencereye bakar annesi ona bakıyordu badenin herzaman dışarı baktığı dışardan bu sefer annesi bakıyordu. Badenin içinde üzüntü vardı ama hedefine biraz daha yaklaşmisti başarıcaktı sözünü tutucakti.

Taksi gelir bade taksiye biner son kez evine bakar ve havaallanina doğru gider taksi hemen onu getirir bade inip havalimanına doğru girir derin bir nefes alır.

İçeri girirken acele eden kahverengi saçlı, kahverengi gözlü, beyaz tenli bir kız ona çarpar kız ilerlerken

" Pardon pardon" diyerek gitti
Bade ne olduğunu anlamadi sakın e guvenlikten geçti biletini Ankara'ya aldı ve ucağin olduğu yere doğru ilerledi arkasına baktı içinden,benle gurur duyucaksin baba, dedi ve valizi uçağa gidicek yere birkip uçağa bindi koltuğuna oturdu, Antep'e baktı içinden üzüntü büyüyor hissediyordu ama sonra kolyesine bakıp onun için dedi onunicin tam o sırada yanına biri oturdu bade ona bakınca şaşirdi ona çarpan kızdı kız gülümseyerek elini uzatı

" Merhaba ben Esra yani Esra Tunç " dedi

Bade kızın elini tutu şaşkindi

" Merhaba ben bade yani bade Karaca " dedi

Esra gülümser ellerini çekerler Esra badeye bakar

" Yanlış anlamazsan sana bir şey sorucam meraktan yani yolculuk nereye " dedi Esra

Bade gülümser

" Ankara'ya Kara harp okuluna " der bade

Esra gözlerini açar şaşırarak ona bakar

" Bende oraya yani asker olmaya " der Esra
Birbilerine gülümserler hostes konuşmaya başlar kemerlerini nasıl takacağinj söyler bade ile Esra kemerlerini takarlar ve uçak haraketlenir.

Bade camdan dışarı bakar, memleketine son kez baktiğinj düşünür.

"Hoşçakal Antep" der

Yol boyunca esrayla sohbet ederler esra heycanla herşeyi anlatır bade ise onu dinler bazen bade bir şeyler anlatır Esra yorumlar ken uçak anakraya gelir.

Bade ile esra uçaktan inip Kara harp okuluna doğru ilerler okulun önune gelince bade durur ve kolyesine bakar

" Sözünü tutum sıra seni bulmak kaldı " dedi bade okula bakarak
Esra bade ye baktı kolundan tutu

" Hadi bade hadi " dedi Esra

Esra badeyi çekerek içeri girdiler içerde onalra bir asker yardımcı oldu odalarını gösterdi bade ile Esra içeri bakarken asker

" Yarın biri daha gelicek odanıza " dedi ve anahatari badeye verip çıktı Esra odaya heycanla gezer badd valizi kenara koyup yatağa oturur başındaki baş örtüsünü çıkarır.

Esra durur badeye bakar oda badenin karşisindaki yatağa oturu bade kumral saçlarıni eliyle oynar

" Bade saçların ne güzel öyle "der Esra

" Eeee ne demişler Esra en değerli hazineler saklı olur ama seninkiler de çok güzel " der bade

" Haklısın, teşekkür ederim "der Esra

" Ben uyicam biraz yoruldum " der bade

Esr başıyla onaylar bade ve esra uyurlar.

***

Mert sabah olmuştur yatağından kalkar, kahvaltı etmeyi pek sevmediği için kahvesini alır ve pencereden dışarı bakar

" Bakalım yarınki çömezler nasıl olucak " der

Mert bunu düşünüp kahvesinden bir yudum alırken telefonu çalar arayan , astsubay Ali, dir mert telefonu açar

" Efendim Ali ne oldu "der

" Hadi mert beraber spora gidicektik hazır değilmisin "der Ali

" Hazırlanıyorum beş dk ya ordayım " dedi mert

" Tamam bende beş dkya ordayım " der Ali

Mert kahvesinden bir yudum daha alır ve masaya indirir ve hazırlanmaya gider, ilk olarak aynadan koyu kahverengi saçlarını düzeltir, daha sonra tişörtuni giyer kolundaki kaslar ortaya çikar mert aynadan kendine bakarken kolyesini takar kolyeye bı kere daha bakıp tişörtünün içine koyar. Telefon bidaha çalar arayan Ali'dir

" Ne var Ali " der mert

" Bir şey sorucam " der Ali

"Sor!!!"

" Biğaçami ,simit mi kararsız kaldım hangisini alım "

Mert derin bir nefes aldı

" Ali biz nereye gidiyoruz "

" Spora "

" Ozmaan güzel kardeşim neden poğaca simit alıyorsun "

"Karnımız açıkır diye "

" Aliiii!!! Sabrımımı sınıyorsun kardeşim ne simidi ne boğacası"

" Tamam tamam ne kızıyorsun almıyorum simid, Boğaça bu arada aşağidayim "

" Eeee kapının önündeysen ne diye simit boğaca alım diyorsun "

" Öyle canım sıkıldı diye "

" Bekle geliyorum"

" Tamam " der Ali

Mert derin bir nefes alır tişörtünün içindeki kolyeyi çikarir ve ona bakar

" Birgun bulucam seni " der

Ve geri tişörtünün içine koyar ve ayakabisini giyer hemen orda asılı olan deri ceketinide üzerine alıp kapıyı kapatır ve merdivenlerden aşağı iner.

Kapininonunde arabayin icinde bekleyen Ali'ye bakaip arabaya biner Ali ona bakıp gülümser ama Ali'nin yüzünü görünce

" Bugün yine modun yerinde kardeşim " der

" Hadi Ali geç kalicaz hadi " der

Ali ona bakıp arabayı çaliştirir bir yandanda radyodan şarki açar ve Spor salonun yolunu tutarlar ne mert konuşur nede Ali, Ali bu sesizliği bozmak için

"Bu sene kapalı bir kız gelmiş aşkerliğe "

" Gelmişse gelmiş napalim Ali"

" Hiç senle sohbet edilmiyor kardeşim ya "

" Sohbetti birakta can nerde oda gelicekti oraya"

" Ohoooooo o Spor salonunda bizi bekliyor" der Ali

" Tama ozaman "

Mete Ali Spor salonun öne gelirler Ali araabayi Park eder ve arabadan inip Spor salonuna girirler, karşıda onlari gören can yanlarina gelir

" Abi nerde kaldınız sizi bekliyorum "
Der can

Ali hemen atlar

" Mert beyi bekliyordum bende " der Ali

Mert bakar
" Simit mi? Boğaca mi? alım diyen kimdi " der mert

" Tamam abi kavganın sırası değil hadi sporunuzu yapın daha okula gidicez bugün çomezler gelicek " der can

" O yarın değil miydi " der mert şaşırırak

" Yok abi bugünmüs bende yeni haber aldım " der can
Mert başiyla onaylar ceketini indirip ısınmak için koşu bandina çıktı ve koşmaya başladı. Koşarken aklına küçükken ona verdiği kolye gelir, şimdi üniversiteyi kazanmış miydi acaba yada beni unutmuşmuydu diye düşünür.

" Ne olursa olsun onu bulucam " der

40 dk daha koşar ve ağrilik kaldırmak için iner ağırlık yerine gelir, mert ağırlık kaldırmaya başladığında kızlar ona bakmaya başlar. Ali Mert'in yanına gelir

" Yine iyisin ha bak tüm kızlar sana bakıyor kıskanırım ben böyle ama " der Ali

Mert Ali'yi duymazlıktan gelir

" Aloooo kime diyorum ben " der Ali

Mert ağirliği sakince yerine indirip yanındaki havluyla terini siler ve Aliye bakar

" Ne var Ali "
" Diyom ki tüm kızlar sana bakıyor yine iyisin kıskanırım böyle " der Ali
" Bakarlarsa baksınlar Ali napalim " der mert ve ayağa kalkar soyunma odasına doğru gider

" Senlede hiç konuşulmuyor takmışsın bir kıza bulucamda bulucam diye tuturmuşsun, nerden biliyorsun belki o kız seni unutmuşsa " der Ali

Mert havlusunu asar ve bir anda Ali'ye döner

" Bidaha onun hakkında böyle konuşma o benim sevdiğim kız tamam mı Ali o benim sevdiğim kız o beni unutmaz unutmamıştir " der mert

Mert bir anda sinirlenince Ali elini havaya kaldırıp
" Tamam abi ben bir şey demedim " der ve soyunma odasındar çikar mert tek kalır mert tişörtunu çikarir ve Ali'nin dedikleri aklına gelir
Acaba unutmuşmudur ? Ama söz verdi unutmaz o unutmaz beni ? Diye düşünür ve aynadan kendine bakar. Yada izlerine bakar bir kaç ay önceki operasyonda almıştı 1 hafta esir düşmüştü ordan kalmaydi bu yaralar. Mert duş alır ve üzerine yeni bir tişört giyer altinada bir pantolon giyer eve uğrayip askeriye kıyafetlerini giymeliydi soyunma odasından çıkar canla Ali'nin yanına gider.

" Benim motorum burda kalmıştı siz arabayla gidin ben motorla gelirim hem eve uğramam gerekiyor " der mert

" Tamam kardeşim " der can
Ve giderler mert motoruna atlar ve eve doğru gider motorunu Park edip eve çıkar hemen duş alır ve askeri formasını giyer üzerine bir askeri yeşil bir tişört giyer altına askeri pantolon giyer tişörtün uzerin askeri çeketini gitmesi lazımdır ama mert giymek istemez aynanın karşısına gelir kolyesini takar ve tişörtun içine koyar. Askeri üniform mertte öyle bir yakışırki uzun boyu kaslı kollarıyla karizma durur. Mert üzerine yine siyah deri çeketini giyer kaskını alıp aşağıya iner motora biner kaskını takar

" Hadi bakalım bugün nasıl olucak" der ve motoru çalıştırır.
***

Bade ile esranin kapısı çalar bade hemen başörtüsünü başina takar ve kapıyı açar asker vardır
" Hazırlanın. Bugün komutanla tanışıcaksınız zaten üniformalarınız dolaplarınızda " der asker bade başıyla onaylar ve kapıyı kapatıp hemen Esra'nın yanına gider ve esrayi uyandırır

" Esra kalk esraaa" der bade

Esra ne olduğunu anlamaz gözlerini ovuşturur
" Bade ne oluyor " der Esra

" Hadi kalk bugün komutanla tanışıcakmişiz " der bade

" Neee ciddimisin hadi ozaman" der şaşkınlıkla

Esra yataktan kalkar ve badeyle dolaplarına bakarlar üniformalari görürler askıda asılılardir onun altindada botları vardır Esra ile bade üniformalari ve botları ellerine alırlar,birbirlerine bakıp gülümserler,bade giyinmek için banyoya girir Esra giyinip çıkar aynadan kendine bakar ama bade hala çıkmaz
" Bade hadi kızım geç mi kalallim ilk günden azar işitmek istemiyorum şahsen ben" der Esra
Bade banyodan çıkar üniforma öyle güzel olmusturki badeye Esra ona bakıp gülümser bade aynanın karşısına gelir kendine bakar sonra içinden , bak sözümü tutuyorum, der gözleri dolar Esra ona bakar

" Bade ağlamicaksın demi " der Esra
" Yok yok merak etme ağlamicam " der bade

İkiside birbirine sarılırlar ve botlarını giyip odadan çıkarlar, herkesin toplandığı alana doğru ilerlerler.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

21okunma 2beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…