ELLERİMDE LALELER kitap kapağı

1. bölüm / 1

1

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: 1
  1. 1 1383 kelime · Okuduğun bölüm

Mühürlenmiş gözlerime
insafsız uzaklar
Gel gör çıkmaz yollarına saplanmışım

Sabahları belli bir saatim vardı, sekiz olduğunda kalkmam gerekiyordu.

Bazen evime hiç gelmez kafemde yeni tarifler denerdim.

Yatağımdan kalkıp yerde duran topuklu terliklerimi giyip asılı olan sabahlığımı giydim.

Mutfağa geçip kendime bir kahve yaptım. Hava yine yağmurluydu ve en sevdiğim havalardan birisiydi.

Kahvemi elime alıp salona geçtim, sabahları sadece kahvemi içip yağmurun sesini dinleyip kafeyi açmaya geçiyordum.

Bazen arkadaşım, Zümra erken açıyordu.

Çoğunlukla ben açıyordum. Kahvemi bitirdikten sonra odama geçip beyaz kazağımı altına ise siyah kadife eteğimi giyip ten çorabımı giydim.

İçi yünlüydü.

Simsiyah olan saçlarımı tarayıp sprey sıkıp üzerine bandana taktım. Masamın üzerinde duran parfümümü sıkıp güneşli gold kolyemi takıp makyajıma geçtim.

Göz altlarımı Kapatıcı ile kapatıp dudağıma borda rujumu sürdüm. Kirpiklerime maskara mı sürdükten sonra yanaklarıma allık sürüp ayağa kalktım.

Ben makyaj Adımlarımdan gözükeceği üzere karışık, anlamdırılamayan bir kızdım.

Telefonumu, siyah çantamı alıp kabanımı giyip evden çıktım. Hızlıca merdivenlerden inip çıkışa ulaştım. Asansöre binme alışkanlığım yoktu.

Bir adamla çarpıştığımda sert bakışlarımı şapkalı kişiye çevirdim. "dikkatli olsana" adam yüzüme bile bakmadan kafasını eğip "kusura bakmayın, daha dikkatli olurum." dediğinde yavaş adımlarla kafeye ilerlemeye başladım.

Kafe benimdi sonuçta istediğim vakitte açardım.

Kafeye geldiğimde kilidi açıp içeriye girdim. Loş lambam açıp hemen mumlarımı yaktım. İlk yapmam gereken şeyleri yapıp mutfak kısmına girdim.

Tatlıları raflara dizerken Zümra da gelmişti. Enerjik çıkan sesiyle "günaydın, Efsun" dediğinde göremeyeceğini bilsemde gülümseyerek "günaydın" dedim.

Bu kafeye çok fazla kişi gelmezdi ama müşterilerim hiç değişmez hep aynı kişiler gelirdi, çok kalabalık olsun da istemezdim.

En nefret ettiğim şey kalabalıktı.

Benim kiramı çıkarsa yeterdi.

Günün ilerleyen kısımlarında masaların etrafında dolaşarak müşterilere beğenip beğenmedikleri soruyordum.

Hemen camın önünde oturan kişiye gülümsemeye çalışarak "kahveyi beğendiniz mi?" oturan kişi kahveyi masaya bırakıp bana döndü. Sabah ki adamdı bu.

Düz çıkan sesiyle "hayır." dediğinde zaten pek ısınamadım için, birde ikinci gelişiydi bu.

"neden ikinci defa geldiniz o zaman?" dedim.

"beni burada kimse tanımadığı için geliyorum" dediğinde sinirden gülümsedim. "pardon, kimsinizde sizi tanımamaları gerekiyor?" şaşırmış gibi gözüküyordu.

Telefonunu çıkarıp bir yerlere girip ki sosyal medyasına girmişti, tek dikkatimi çeken aylı telefon kılıfıydı. Telefonu bana doğrultup "Ben Demir Alp kimseye söylemezseniz iyi olur."

Çok takipçisi vardı ama ben tanımıyordum.

"sıkıntı yok, tanımıyorum zaten."

Arkama döndüğümde "kahve zevkiniz pek yok gibi, elinizde ki kahvemiz extra vanilla şuruplu, hiç tatlı severe benzemiyorsunuz." yüzüme yalancı bir gülümseme kondurup zümra'nın yanına döndüm.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…