Giriş

Vaveyla Yazarı: Buğlem Aga

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: Giriş

10 yıl önce
O gün normal bir gündü.Neval ailesi kahvaltılarını yapmışlardı. Kahvaltı bol sohbetli ve kahkahalı geçmişti. Aceleleri yoktu. Daha zamanları vardı.

Kahvaltılarını bitirdikten sonra her biri çantalarını almış ayakkabılarını giyiyordu. Çocuklar okula,Asuman mahkemeye ve Kartal ise askeriyeye. Kartal yüzbaşıydı.Askeriyede küçük işleri vardı. Onları halledecek ve sonra çocuklarını okuldan alıcaktı.

Kartal çocuklarının ve karısının arabaya binmesi ile arabayı çalıştırdı. Arabayı küçük kızlarının sesi dolduruyordu.Hiç susmadan abisi Emre'yle kavga ediyor,abisi kızınca da Yalın abisine kaçıyordu. Yalın abisi onun en çok sevdiği abisiydi ve bu aralarında sırdı. Yalın abisi onu herşeyden korurdu.

Araba ilk önce ilkokulun önünde durmuştu. Bunu sonradan fark eden Yüsra hemen ilk önce babasıyla annesini sonra ise abilerini tek tek yanağından öptü. Hepsini öptükten sonra daha birkaç dakika önce kavga ettiği ikizinin elinden sıkıca tutup arabadan indi.

Araba gittikten sonra ise tüm uslu kız rollerini bozup Yekta'nın saçını çekti.İkizi arabada kavga ettiklerinde onunkini çekmişti. O niye çekmeyesindi ki. Yekta ikizine ters ters bakıp onu kovalamaya başladı. Okula girip yan yana olan sıralarına oturdular. Derslerde bazen kavga ettiler bazen ise sırayla başlarını diğerinin omuzlarına koyup dersi dinlediler

...

Okul bitmişti ve ikizler kovalamaca oynuyorlardı.Aslında tüm gün oyun oynamışlardı ama enerjileri hiç tükenmemişti. Bahçeye çıktıklarında diğer günlerin aksine fazlaca kalabalık olduğunu görünce birbirlerinin elini sıkıca tuttular.
Bu kalabalıkta babalarını göremeyince korkmuştular. Fakat Yüsra'nın aklına arkadaşının evine kendisi gittiği için hava attığı geldi. O da giderdi ki, sadece babası izin vermiyordu. Şimdi tam zamanıydı. Hemen Yekta'ya döndü.

"Hadi eve yürüyerek gidelim!" dedi el çırparak. Yekta ikizine katılmıyordu. Korkunçtu. "Olmaz.Korkunç...hem babam izin vermez" dedi.

Yüsra ise kardeşine tavuk taklidi yapmaya başladı. "Korkak,korkak" diyerek kardeşini sinirlendirip gaza getirmekti planı, başarmıştıda. "Hiç de bi'kere. Korkmuyorum ben. Sadece babam kızar diye şey ettim." dedi Yekta inkâr ederek.

Yüsra ikizinin elini tuttuğu gibi okulun bahçesinden koşarak çıktı. Yekta'da çaresizce peşinden sürükleniyordu. Okulun altındaki ara sokağa girdiler. Bir yanlarında okulun kocaman duvarları, diğer yanlarında ise evler vardı. Yekta korkuyordu ama kardeşine belli etmemesi gerekti yoksa dalga geçerdi. Yüsra ise Yalın abisinin ona söylediği şarkıyı mırıldanıyordu.

Sokakta yavaşça yürürlerken arkalarından araba sesi geldi. İkizler iyice korkmuştu. Yüsra hemen şarkıyı söylemeyi bırakıp arkasına döndü. Babası değildi ama araba onlara doğru geliyordu. Yekta kardeşinin baktığı yere baktığında gördüğü araba ile hemen ikizinin elini dahada sıkıp koşmaya başladı. Onun kendini sürüklediğini fark eden Yüsra'da hemen koşmaya başladı fakat nafileydi onların ayakları küçüktü, araba ise hızlı. Araba hemen yanlarında durdu fakat onlar koşmaya devam ettiler. Ne yazık ki arabadan inen adam hemen onlara ulaşmış ve Yüsra'yı tuttuğu gibi omzuna atmıştı.Patronu ondan sadece kızı istemişti.

Yüsra hem adamın sırtına vuruyordu hem de çığlıklar atıyordu ama maalesef işe yaramıyordu. Adam Yüsra'yı sırtladığı gibi arabaya doğru hızlıca koşup bindi. Yekta'da onun peşinden koştu ama yetişemedi. Yine de pes etmedi. Bir yandan bağırıp diğer yandan arabanın peşinden koşuyordu.

O sırada okulun önündeki kalabalık azalmıştı ama Kartal hâlâ oradaydı. Çocukları yoktu. İçini bir panik kapladığı sırada okulun diğer tarafından kızının ve oğlunun çığlıkları duyduğunda içindeki panik daha da arttı ve hemen oraya doğru koşmaya başladı.

Okulun diğer tarafına geldiği zaman oğlunu yere oturmuş ağlarken görünce hemen yanına çömeldi.Yekta babasının geldiğini görünce hemen ona sarıldı.

Kartal kızını göremeyince iyice korkmuştu. Hemen oğlunu göğsünden hafifçe ayırdı. Yekta azda olsa sakinleşmişti.

Oğlum Yüsra nerde? " diye korkarak sordu Kartal. Yekta yine hıçkırarak ağlamaya başladı. "B-biz seni göremeyince eve tek gidecektik ama şiyah bir araba geldi Yüsra'yı kaçıydılar." dedi sesi sona doğru kısılmış, hıçkırıkları çoğalmıştı.

O gün ve o günden sonrası bütün Neval ailesi için kabustu. Asuman uzun bir süre kendine gelememiş, Yekta içine kapanmıştı.Kartal ise durumu iyice araştırmış, hiç pes etmeden heryerde kızını aramıştı.

Şimdiki zaman
Yüsra'dan

Eski harebe evin dört bir yanında koşturuyordum. Bu benim işimdi, buradakilere hizmet etmek zorundaydım. Karşı gelemiyordum. Aslında bir kere karşı gelmiştim ama pek iyi sonuçlanmamıştı...

Ben kendimi bildim bileli burada yaşamıyordum. Hatırlıyordum bir aile vardı ama simalarını hatırlamıyordum, bulanıktı. Diğerlerine göre daha iyi hatırladığım birisi vardı. Erkekti, ismini hatırlamıyorum. Benimle yaşıttı sanki. Onunla hep beraberdik. Şimdi olsa bir erkeğe asla dokunmazdım ama o zamanlar hep yanyanaydık.

Buradakilerin dediğine göre sevmemişler beni atmışlar dışarı. İnanmıyordum onlara, ben rüyamda küçüklüğümden bazı anılar görüyordum ki. Eğer bunlar zihnimin bir oyunu değilse gayette seviliyormuşum. En azından küçüklüğümde...

"Paçavra, buraya bir içki getir" dedi ismini bile bilmediğim bir adam. Burada hep adamlar vardı ve hepside bana 'paçavra' diyordu. Anlamını sonradan öğrenmiştim. Üzülmüştüm ama hakkım değildi.

Hemen mutfak denilen yere gittim. Bir sürü adam vardı. Hiç birinin yüzüne bakmadan dolaba ilerledim. İçi leş gibi kokan içkilerle dolu dolaptan bir tanesini aldım ve içkiyi isteyen adamın yanına yürümeye başladım. Adamın ve birkaç kişinin daha olduğu masaya gelince yüzlerine bakmadan masaya koydum.

Tam oradan ayrılacaktım ki adamlardan biri kolumu tuttu. Mecburen ona doğru döndüm. "Sen fazla güzelmişin ha" dediği zaman iyice korktum ve elimi elinden kurtarmaya çalıştım. "Dur hele daha çok eğlenicez" dedi ve beni duvara yaslayıp öpmeye başladı. İğreniyordum her birinden. Adamı göğsünden ittirmeye çalıştım ama nafileydi. Adam iriydi ve ben ise nerdeyse bir deri bir kemiktim.

Ellerimi tutup birkaç dakika sonra anca bıraktı. "Şimdilik yeter bu kadar ama akşama hazırlan" dedi ve masaya geri döndü. Adam benden ayrılır ayrılmaz benim için ayrılan odaya doğru koşmaya başladım. Kendi hazırladığım yer yatağının içine kıvrıldım. Bir yandan dudaklarımı yırtarcasına siliyor bir yandan da nereden bildiğimi bilmediğim bir şarkı mırıldanıyordum.

Ağlıyordum, her gün bu durumu yaşıyordum ama hangi insan böyle bir şeye alışırdı ki
...

Bir süre sonra açılan kapı ile yatakta oturur pozisyona geldim. Başkanlarıydı. Başkan hepsinden daha kötüydü.

"N-neden geldin başkan" dedim mırıltı gibi çıkan sesimle. "Canim istedi geldim sana hesap mı verecem lan" dedi üzerime adımlayarak

"Gelme başkan bişey yapmadım ben, uslu durdum" dedim gerileyerek.Gerilerken ayağımı burkmuştum ama önemsizdi.Sırtım duvara çarpınca durmak zorunda kaldım.Tam önümde durdu. Bedenlerimizin birbirine değmesi midemi bulandırmaya başlamıştı.

"Bişey yapmadığını biliyrem paçavra,sadece canım eylenmek isteyir" dedi ve başını eğip dudaklarıma uzandı.

Başımı hemen yana çevirdim. "İstemiyorum bana dokunma başkan" dedim. Cesareti nerden bulduğumu bilmiyordum.

"Bak bak bak sen bu cesareti nerden buldun paçavra" dedi ve kolarımı bir eliyle yukarıdan tuttu. Sonra ise diğer eliyle çenemi ondan tarafa çevirdi. Tam dudaklarıma yapışacaktı ki kapı bir anda açıldı.

"Başgan askerler geldi, yerimizi nasıl buldular bilmiyoz" dedi. Başkan hemen beni bıraktı ve adama doğru yürüdü. "Allah kahretsin, nasıl buldular lan" diyerek kapıdan çıktı. Onun arkasından adamda çıkmıştı.

Askerler kim bilmiyordum. Sadece konuşmalarından onların düşmanı olduğunu anlamıştım. Onların düşmanıysa onlardan daha mı kötüydü, yoksa iyimiydi, bilmiyordum.Onlar çıkınca hemen duvarın kenarına iyice yapıştım.

Odada cam yoktu. Kaçamazdım. Dışarı çıkmak korkunç gelmişti. Korkaktım. Duvara iyice yapışıp kendime sarıldım.Dışarıdan silah sesleri geliyordu. Bir süre sonra sesler susmuştu. Ama adım sesleri duruyordum. İyice titremeye başlamıştım.

Adım sesleri iyice yaklaştı ve kapıda bir adam gördüm. "Y-yaklaşma bana" diyerek kendime daha sıkı sarıldım. Adam bir süre duraksadı. Beni de mi onlardan sanmıştı. Başımı hızlıca ikiyi yana salladım. "Ben onlardan değilim. Gerçekten değilim" dedim bir yandan ağlarken. Kolumla göz yaşlarımı sildim.

Adamın arkasından birkaç kişi daha gözükünce iyice korkmaya başladım. Aralarından bir adam bana doğru adımlayınca korkum artmıştı. "YAKLAŞMAYIN" dedim. Hıçkırarak ağlıyordum. Adam olduğu yerde kalınca arkasından bir kadın çıktı. Kadın görmeyeli baya olmuştu.

"Bizden korkmana gerek yok, Türk askeriyiz biz sana birşey yapmayız" dedi. Göz yaşlarımı kolumla yine sildim. "Siz iyi misiniz? Zarar vermez misiniz gerçekten? " diye sordum merakla. Belki de çok saftım ama inanacaktım.

Kadın yerine daha demin bana adımlayan adam konuştu."Merak etme bizden sana zarar gelmez, seni güvenli bir yere götüreceğiz" dedi. İnanmak istiyordum.

Yavaşça yerden kalktım. Onlara doğru ileriyecektim ama ayağımın üzerine basınca gelen acıyla inlemiştim. Sanırım kötü burktum.

Kadın bana doğru temkinli bir şekilde adımlayınca bir şey demedim. Ayağım acıyordu ve bir tek ondan yardım alabilirdim.
Kadın yanıma gelince elimi omzuna attım ve yürümeye başladık.

"Ayağına ne oldu? " diyen kadın ile ona doğru baktım. Adamlar önden ilerliyorlardı ama bizi duyduklarına emindim. "Burktum" dedim mırıltı gibi çıkan sesimle.

Bir süre sonra bir yerde durduk. Başkanları olduğunu düşündüğüm adam bizden uzaklaşıp telsizle konuştu. Konuşması kısa sürmüştü. Yanımıza gelip "Helikopter birazdan burada olur" dedi. Taşın üzerinde yanımda oturan kadına döndüm. "O ne?" diye sordum utanarak.

“Helikopter, havada uçan bir araç.Üstünde kocaman dönen bir pervanesi var.Bu pervane çok hızlı dönünce helikopter havaya kalkıyor.Havada duran bir araba gibi de düşünebilirsin.” dedi. Onun kızmaması ile başımı kaldırarak ona baktım.

"Teşekkürler"

"Teşekkür etmene gerek yok" Başımı aşağı yukarı sallayıp önüme bakmaya devam ettim. Adamlardan biri "Adın ne?" diye sorunca ona döndüm. "Bilmiyorum, bir adım yok sanırım" dedim. "Uzun zamandır orada mı yaşıyorsun? " dedi bir diğeri. "Galiba hatırlamıyorum, kesik kesik herşey" dedim.

"O zaman küçük yaşta kaçırıldın" dedi başkanları. "Kaçırıldığımdan nasıl bu kadar eminsiniz belkide bir aile bıraktı beni oraya" dedim. Sona doğru sesim kısılmıştı."Sanmam bir aile ne kadar gaddar olursa olsun evladını bu göt lalelerine bırakmaz" dedi turuncu saçlı bir adam. Dediği bazı kelimeleri bilmiyordum ama iyi bir şey olmadığı kesindi.

"Saç rengin ne kadar da güzel" dedim. Dedikten sonra bir utanma gelmişti ama adam gülüyordu. "Sağol" dedi. "Ne olayım?" dedim anlamayarak. Adam gülmeye başlıyınca bir düşündüm. Komik bir şey dememiştim ki?

"Sana teşekkür ederim dedi,farklı yoldan" dedi kadın."Anladım,teşekkürler"

Helikopter olduğunu anladığım şey geldi.
Herkes ilk benim binmemi beklediğini belli edince hemen bindim. Ve helikopter hareket etmeye başladı.

Çok heycanlandım ama şimdi. Acaba başkanın dediği gibi kaçırıldım mı? O yüzden mi beni rüyamda bu kadar seviyorlardı? Eğer öyleyse şimdi de severler değil mi?

Niye sevsinler ki kirlenmiş bir kızı...

________________________________________

Bölüm sonu

Nasıldı?

1532 kelime

İlk kurgum bu arada hata veya mantıksız şeyler varsa özür dilerim 🙏

Öptüm 😘

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

94okunma 27beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18