DUY BENİ kitap kapağı

2. bölüm / 2

DUY BENİ

Evlilik

Vaveyla Yazarı: Zeynep Şeber

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: Evlilik
  1. 1 Lâl417 kelime
  2. 2 Evlilik1.786 kelime · Okuduğun bölüm

Annemden izin aldım ve marinaya zaten yürüyüş mesafesinde olduğumuz için bisikletlerle gitmeye karar verdik.
Bisikletlerle sonunda marinaya vardık ve teknenin adını söyleyip içeri girdik. Ardından bisikletlerimizi teknenin önüne koyduk ve mürettebattan Emir Abi'yi görüp yanımıza çağırdık. Bizi pasarelladan çıkarttıktan sonra içeri ona selam verip içeri girdik.
Orada mürettabatımızı gördüm. Onlarla masaya oturduk ve sohbet etmeye başladık. Sonra biri girdi içeri. O an tüm zaman durdu sanki. Kapının tam yanında olduğum için girdiği anda burnuma çok güzel bir koku geldi. O kişiye döndüğümde yemyeşil gözleri gözlerimi hapsetti adeta. Gözlerine baktığımda içimde bir kıvılcım peyda oldu anlamadığım bir şekilde.
Bana gülümedi sonra. O an güneş tam kalbime doğdu sanki.
Sol elini bana uzattı sıkmam için.
O sırada yüzük parmağında gri bir alyans gördüm.
Evliydi...
Tamam Lalin, biz de ona âşık olmayız. Bu kadar basit...
Tabii, basitse...
Uzattığı elini sıktım çok geçmeden.
"Ben Lalin..." dedim gülümseyerek.
"Ben de Atlas. Atlas Efe Karan..."
Atlas Efe Karan...
Birçok insan onunla sadece soy ismi için bile evlenebilirdi.
1.83-1.85 arası boylarda, bakınca içine hapseden yemyeşil orman rengi gözler ve dalgalı saçlar. Onunla alakalı ne kadar çok bilmediğim şey vardı acaba?
Sonra bir ses içimden seslendi bana.
Kendine gel. O adam evli!
"Ben de Lalin." dedim.
Lalin Karan...
Hemen bu saçma düşüncemden sıyrılıp soyadımı da adımla tamamladım.
"Lalin Arsal..."
"Kaç yaşındasın bu arada?.." dedim kendimi tutamayarak. O sırada Tanem arkadan beni çimdikledi. Biraz acısa da sesimi çıkartmadım.
"22." dedi soruma cevap vererek.
"Sen peki?"
"Ben de 19."
"Memnun oldum o zaman Lalin." dedi iç ısıtan gülümsemesiyle.
"Ben de." dedim ve sonra biraz hepsiyle sohbet ettik. Yeni aşçıyla da tanıştık.
Adı Eflin'di.
Gayet dost canlısı bir kadına benziyordu. Otuzlarındaydı.
"O zaman biz yavaştan kalkalım." dedim herkese.
"Kız daha karpuz kesecektik." dedi Emir Abi.
O da yeşil gözlü ve beyaz tenliydi. Siyah saçlarında yer yer beyazlar olması normaldi çünkü 36 yaşındaydı.
"Yok abim. Biz şimdi gidelim de bak bir saat olmuş annem bize kızmasın. Sizi seviyorum. Zaten bir ay sonra birlikteyiz. Kendinize iyi bakın!"
diyip onlarla vedalaştıktan sonra Tanem ile evin yolunu tuttuk.
Bisiklet sürerken bir yandan da konuşuyorduk.
"O çocuk..." deyiverdi bir anda. Bu söylediği şey beni dımdızlak yakaladı.
"O... çocuk?.." dedim onu söylemeye teşvik ederken.
"Çok erken yaşta evli değil mi sence de?"
"Tanem yani başkalarının hayatı bizi ilgilendirmiyor ya hani? Bir kere gördük, evliymiş. Bitti. Bu kadar. Kimle evli olduğunu, nereli olduğunu, neleri sevdiğini merak etmek bize değil eşine düşer!" dedim sinirle.
"Lalin?"
"Ne var!"
"Neden bu kadar sinirlendin ki? Sakin ol biraz."
"P-pardon... Ben... Şey..."
"Sıkıntı değil bebeğim. Bir dahakine kendini kontrol etmeye çalış ama."
"Tamam aşkım."
Ardından biz sohbet ederken eve vardık.

Atlas Efe Karan'ın ağızından
Tekneye gelen kızla tanıştıktan sonra bir daha her şey eskisi gibi olmayacaktı belki de. Bana bakışları, gözlerinde sakladıkları, dilinde mühürlenmiş kelimeler... Ve daha neler neler.
"Atlas?"
dediğini duydum Emir Abi'nin.
"Daldın."
"He evet... Daldım." dedim. Gerçekten de dalmıştım. Dağılmıştım da. Yeni tanıştığım Lalin denen o kız aklımı dağıtmıştı. Sanki tüm derdimi anlayacaktı susuşlarımın ardındaki.
"Yeni gelen kız..." deyiverdim bir anda.
"He anladık biz senin karın ağrını." dedi Buğra Abi.
"Yok... Ondan değil de. Düşünceli duruyordu baya. Ve bana bakışları..."
"Sana bakışları?" dedi Kuzey Abi oradan.
"Bakışları sanki bir şeyler anlatmak istiyor ama anlatamıyor gibiydi. Sanki onu duymamı istiyormuş gibi...
"Lalin öyle kızdır ya." dedi bu konuşmama karşılık Kuzey Abi.
"Konuşmayı sevmez. Öyle kızdır. Ama harika kızdır esasında. Tatlı kızdır kendisi. İyilik yapmayı çok sever.
Pamuk gibi kalbi vardır. Bir şey oldu mu içine atar, dışına yansıtıp insanları da üzmeyi sevmez o."
"Anlıyorum..." dedim. Hem başka ne diyebilirdim ki?
"Ben bir odama geçiyorum başım çok ağrıyor azıcık uzanacağım." dedim ve aşağıya indim.
Ardından telefonumu açıp kızın kim olduğunu araştırmaya başladım. Araştırma sonuçlarıma göre de bu kız büyük bir CEO'nun kızıydı.
ARSAL HOLDING'in CEO'su Eren Arsal.
"Sen bu hayatı yaşıyorsun he..." dedim kendi kendime.
Kız gitmeden bana telefon numarasını vermişti. Cebimden onun telefon numarasının yazdığı kağıdı çıkarıp numaraları tuşladım. Ardından bir anda elim aramaya gitti. Ve aradım. Kendim bile ne yapacağımı bilemezken bir de yetmiyormuş gibi telefon üçüncü çalışında açılmıştı.
"Buyurun?" dedi karşıdaki ses.
"Benim. Evet... Şey ben teknedeki çocuk. Hani bilirsin ya işte."
"He tamam." dedi sonra.
Ardından ufak bir gülüş yaptı.
"Neye gülüyorsun?" dedim.
Neye gülüyorsun mu? Bu seni gram ilgilendirmez ve sen evlisin bu yüzden kapa artık o soktuğumun telefonunu ve arayacaksan karını ara!
Dedi içimdeki ses.
"Tamam..." dedim sonra.
"Neye tamam?"
dedi. İçimden konuştuğumu sanmıştım ama dışarıdan duyulmuştu.
"Yani tamam o zaman ben kapatıyorum yazın görüşürüz demek istedim."
"Tamamdır o zaman. Kendine iyi bak."
Bu cümle beni hazırlıksız yakalamıştı. Ardından çok geçmeden ben de cevap verdim.
"Sen de." diyip kapattım.
Sonra ayaklarım beni çantama götürdü ve oradan günlüğümü aldı.
Sonra şu satırları yazmaya başladım.
Sevgili günlük. Bugün ilk defa biri vaha kendine iyi bak dedi. Çok garipsedim çünkü ailemi geçeyim karım bile bana kendine iyi bak demedi hiçbir zaman. Ayrıca bir de... Bir de o kızın gözlerinde anlam veremediğim bir şeyler var. Sanki tek bir nefesimde her şeyi anlayabilecekmiş gibi. Konuşmaya hiç gerek kalmadan anlayacakmış gibi... Şu ah kafam çok karışık. Çünkü karımla ilgilenmem gerekirken az önce bir anda onu aradım. Evet... Onunla arayacak kadar samimi olmamalıyım. Dile gelseydin haklı olurdun. Şimdi de bu satırları yazıyorum sana ve kapatıyorum. Son bir şey daha.
Ben birileri de beni sevsin istiyorum. Ailem beni sevmiyor zaten, üveyliğin hakkını veriyorlar cidden. Biri beni sevsin ve ne olursa olsun benimle bir yolu yürüsün. Karım olsa daha iyi olur... :)"
Yazdım ve defteri kapadım.
Sonra da yatağa uzanıp biraz şekerleme yaptım.
Lalin Arsal 27 Haziran 2026
Sonunda yaz tatili kesin olarak başlamıştı. Bavulların yere sürten tekerlekleri bile içimi kıpır kıpır ediyordu. Sonunda marinaya geldik ve bavulları pasarelladan alıp tekneye yerleştirdi mürettebatımız.
Bavullar teker teker tekneye yerleştirilirken ben de kendimi arada kaynattım ve güzel teknemize tekrardan giriş yapmanın mutluluğunu iliklerime kadar hissettim.
"Hazır mıyız?" dedi Emir Abi.
"Hemmmm de nasılll!" dedim bağırarak.
"İşşşte benim kardeşim!" diye bağırdı oradan bir yerlerden Serkan Abi.
Onlar bana kardeşim derdi çoğu zaman. Beni kendi öz kardeşleri gibi sever, korur, kollarlardı.
Sonra sanki çayır çimen geze geze şarkısını söylermiş gibi bir bir ayağımı, sonra diğerini sektirerek bel kıra kıra odama doğru ilerledim.
Hiç kimse moralimi bozamazdı. Her şey çok güzel ilerliyordu. Ta ki...
"Aaaaaa!"
diye bir çığlık koyuverdim dudaklarımın arasından.
Odamda dev bir istila çekirgesi vardı.
Ben çığlığı atar atmaz, neden bilmiyorum ama Atlas da dahil, mürettebatımızı kapıda soluk soluğa buldum.
Hepsinin rengi atmış gibiydi.
"Kızım ne oluyor?!" dedi Emir Abi.
"Abi... Ağğğğ..." diyebildim sadece ve dev çekirgeyi tiksinerek parmağımın ucuyla gösterdim.
"Anaaa!" dedi Emir Abi.
"Bu şey değil mi ya? Demokratik kongo kongo, demokratik kongo kongo!" diyip dans etmeye başladı ve bir yandan da zıplıyordu. Bir kahkaha koyuverdik hepimiz.
"Hiçbiriniz de düşünmüyor bizim kız korkmuş biz şu şerefsizi yakalayalım diye." dedi Serhat Abi.
"Tövbe ya. Alemsiniz arkadaş..." dedi elini havada savuşturup gözlerini devirerek.
Sonra peçete aldı odanın banyosundan dikkatlice.
Ardından çekirgeye yavaş yavaş yaklaşmaya başladı. Yaklaştı, yaklaştı ve en sonunda tam yakalayacakken çekirge yüzüne çarpıp başka yere zıplayarak gitti.
O sırada Serhat Abi büyük bir çığlıkla poposunun üstüne düştü.
Ardından hepimiz kahkahalarla gülmeye başladık.
"Ne oldu Serhat Bey? Havanız mı söndü? E şişiririz sıkıntı değil..."
dedi ve biz yine kahkaha atmaya başladık ama Serhat Abi bizi dövecek gibi bakıyordu hepimize.
En sonunda Atlas Efe dayanamayıp bir anda odadan dışarı çıktı. Biz ne olduğunu anlamayıp muhtemelen çekirgeye ilaç getiriyor sandık ama çok geçmeden hatırladık ki tekneye böcek ilacı alınmamıştı.
Ardından onu gördük hepimiz. Bir süper kahraman gibi duruyordu iki terlik ellerinin arasında. Ama işin daha da komik kısmı elinde bir de buz dolabı poşeti vardı. Oysa çekirhwyi atabileceğimiz hafif açılan bir cam vardı.
Anlam veremeyerek sordum.
"O... O poşet ne alaka şimdi?" dedim dalga geçer gibi ama dalga geçmiyordum aslında.
"Ben böceklerden çok tiskinirim de..." dediği an bir anda Emir Abi dalga geçti.
"Git, git, tiskindim senden. Uzaylı, uzaylı!" diye dalga geçerek güldü.
Oradan Serhat Abi konuşmaya girdi.
"Kanks senin ekran süren kaç?"
"Bir şey değil ya, TikTok günde 4 saat falan."
"Yuh!" dedik hep bir ağızdan. Sonra çocuğun daha lafını bitiremediğini hatırlayıp,
"Ya tamam bir bitiremedi, bitirsin çocuk lafını." dedim araya karışarak.
"Teşekkür ederim Lalin!" dedi rahatlamış gibi.
"Ben böceklerden tiksinirim de. Çok tis... Ay... Tiksinirsem de kusmaya başlarım o yüzden de buzdolabı poşetini yanıma aldım."
Emir Abi gülmemek için dudaklarınu birbirine bastırıyordu. Bense Atlad'ı dikkatlice izliyordum.
En sonunda Atlas iki terliğin arasına çekirgeyi sıkıştırdı ve öğüre öğüre çekirgeyi pencereden dışarı fırlatıp anında pencereyi kapadı. Biz hepiniz onun bu haline gülerken o çok sinirli bir şekilde bize bakıyordu. Biz sustuktan sonra araya girmem gerektiğinin farkına vardım.
"Tamaaam. Bu kadar makara yeterli! Hadi bakalım biraz ben yalnız kalayım." dedim ve ellerinle dışarıyı gösterdim. Ardından hepsi çıktı ve ben de onların ardından kapıyı yavaşça kapadım.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

23okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18