15. bölüm · Düşüncelerim

Değer

Trunsa İkigai

Bugün bir cümle duydum ve kendime o kadar benzettim ki paylaşmak istedim:
“Hep kaçıp gitmek istediğimi söylüyordum ama aslında tek isteğim görülmekti.”

Ben de bunu çok yapıyorum. Mesela “yalnız kalmak istiyorum” diyorum ama aslında içten içe istediğim şey, birinin gelip “hayır, yalnız kalamazsın, ben senin yanındayım” demesi. Belki tam anlatamıyorum ama bazen kurduğumuz cümlelerle aslında söylemek istediğimiz şeyler farklı oluyor. Ve karşımızda bunu anlayabilecek birini bekliyoruz.

Bazen de zihnimizde küçük “testler” yapıyoruz. Sanki seçenekler varmış gibi… Mesela biri “film izleyelim mi?” diyor, ben de “yok, canım istemiyor” diyorum. Ama içten içe onun ısrar etmesini bekliyorum. Eğer ederse “beni seviyor”, etmezse “sevmiyor” gibi düşünüyorum. Ya da değerimizi bir mesajla, bir davranışla ölçüyoruz: “Yazarsa değerliyim, yazmazsa değersizim.”

Ama aslında bu çok yanlış. Bizim değerimiz birinin söylediği sözlere ya da yaptığı davranışlara bağlı değil. Her insan değerlidir. Ve en önemlisi, insanın kendine değer vermesi gerekir.

Bir söz daha duymuştum: “Sen kendini seçtiğin zaman, her şey seni seçecek.” Gerçekten çok doğru. Bencillik kelimesi hep kötü gibi anlatılır ama bazı durumlarda insanın kendini seçmesi gerekir. “Ben” diyebilmek gerekir. Ben bunu eskiden yapamıyordum ama artık öğrenmeye çalışıyorum. Çünkü insan kendine değer vermezse kimse gelip ona değer vermiyor.

Mesela birine kırılıyorsun ama onu çok sevdiğin için gidip özür diliyorsun, ilişkiyi sen toparlamaya çalışıyorsun. Yani kendini değil onu seçiyorsun. Bu durumda o kişi için değerin azalıyor ve seni daha çok kırabiliyor. Ama eğer biri seni kırdığında kendini seçersen, mesafe koyarsan, o zaman karşı taraf hatasını fark edebiliyor.

Bu yüzden kendi değerinizi insanların davranışlarına bağlamayın. Birinin size kötü davranması sizi değersiz yapmaz. Bu, o insanla ilgili bir şeydir.

Şunu da fark ettim: Kendini sevmeyen biri başkasını gerçekten sevemez. Kendine iyi davranamayan biri, karşısındakine de iyi davranamaz. Bu yüzden önce insanın kendine değer vermesi gerekir.

Ben de çok düşündüm: “Ben ne yaptım?”, “Bende ne eksik?”, “Acaba ben mi sorunluyum?” Ama aslında bazen hiçbir şey sizinle ilgili değildir. Siz mükemmel olsanız bile bazı insanlar sizi incitebilir. Çok hatalı olsanız bile bazı insanlar sizi sevmeye devam eder.

Tabii ki hatalarımızı da görmemiz gerekir. Her insan hata yapar ama önemli olan bunu kabul edebilmektir. Hatasını kabul etmeyen biri kendini geliştiremez.

Ben mesela bazı yönlerimi kabul ettim: Bazen kıskanç olabiliyorum, bazen trip atabiliyorum, bazen zor durumda kalınca yalan söyleyebiliyorum. Ama bunları kabul ettiğim için değiştirmeye çalışabiliyorum. Mesela eskiden küçük şeylerde bile yalan söyleyebilirdim, şimdi daha dürüst olmaya çalışıyorum.

İnsan bazen yalanı bile sevilmemek korkusuyla söyler. Ama bu da yanlış. Çünkü güven bir kez kırıldığında toparlamak zor oluyor.

Şunu da öğrendim: Herkes karşısındakine aslında kendine nasıl davranıldığını düşündüğü şekilde davranır. Kendini değersiz hisseden biri, başkasına da değer veremez.

Mesela aldatma konusu… Aldatılan kişi genelde kendini suçlar. Ama bazen bunun onunla hiçbir ilgisi yoktur. Aldatan kişi kendi içinde eksik hissediyordur. Hatta birine “neden aldatıyorsun?” diye sorduğumda “çünkü o da beni aldatıyordur” demişti. Yani insanlar çoğu zaman kendi korkularına göre hareket eder.

Bu yüzden kendi değerinizi başkalarının sevgisine bağlamayın. Birinin sizi sevmesi sizi değerli yapmaz, kimsenin sizi sevmemesi de sizi değersiz yapmaz.

Her insan zaten değerlidir.

Kendinizi küçültmeyin, kimse için kendinizi yok etmeyin. Çünkü gerçekten buna değmez.

Kendinize iyi bakın.