5. bölüm · DÜŞMANLIKTAN AŞKA

SAYFA 5

GECENİN RUHUUUU

"- Tamam Demir sen Ecrin'in yanında otur bundan sonra."
Demir Hoca'ya inat olsun diye yine aynı hatayı yaptı:
"- Demir sen... Azra'nın yanında otur bundan sonra!" Müzeyyen Hoca böyle diyince Demir'e bakarak bir daha ses çıkartması için kaş göz yapıyordum. Bi türlü görmezden geldi ve ses çıkartmadı aptal. Daha sonra ben söze atlayarak:
"- Hocam ama ben Demirin yanımda oturmasını istemiyorum başka yere otu-"
"- Eveet, sessiz olun artık tamam yeter hadi yerlerinize oturun!" Melis kafası karışık bir şekilde:
"Peki Hocam ben nerede oturucam? Benim yanımda Azra vardı."
"- Kızım sende Demir'in yanında Azra'da önce kim oturduysa onun yanında oturacaksın!"
"- Peki Hocam." Melis üzgün bir ifade ile önüme oturdu. Ardından Müzeyyen Hoca Selim ile Melis'i orta sıranın en arka yerine aldı:
"- Selim ile Melis siz orta sıranın arkasına geçin. Hakan ve Ahmet siz de Demir ile Azra'nın önüne geçin!" Öğrenciler hep birlikte:
"- Tamam Hocam." Dediler.
"- Evet arkadaşlar şimdi kimya kitaplarınızı açabilirsiniz." Müzeyyen Hoca tam tahtaya birşeyler yazacakken:
"- Ah unutmuşum, ödevler yapıldı mı çocuklar?" Müzeyyen Hoca bu soruyu sorunca herkes kafasını sıraya koydu. Hoca biraz sinirlendi ve:
"- Sanırım hiç kimse yapmamış çocuklar. Ödevler 2 gün sonraya yapılacak!" Daha sonra Müzeyyen Hoca ders işlemeye başladı. O derse başlar başlamaz ben masaya kafamı koydum. Aradan biraz zaman geçtikten sonra Demir beni uyandırdı:
"- Azra, kalk hadii!"
"- Ya Demir delirdin mi? Rahat bırak beni uyuyacağım!"
"- Sen bilirsin. Sen uyanana kadar ben burda bekleyeceğim!"
"- Of tamam beklersin." Daha sonra Melis sıranın yanına gelince beni uyandırdı ve:
"- Azra ben kantine gidiyorum beni burada bekle tamam mı?"
"- Tamam Melis Tamam!" Melis gittikten sonra Demir bana doğru dönerek:
"- Nerede bekleyeceksin?"
"- Burada bekleyeceğim Demir."
"- Hayır bekleyemezsin Azra!"
"- Ne demek 'hayır'?"
"- 3. Kattaki konferans salonuna gelecektin ya hani!"
"- Ama ben Melis'e burada bekleyeceğimi söyl-"
"- Hadi!"
"- Demir bıraksana kolumu gelmeyeceğim dedim sana!" Ben her ne kadar bırak desemde bırakmayacaktı. O yüzden gitmek zorundayım onunla. Aslında böyle tutması hoşuma gitmiyor değil. Ya neler düşünüyorum ben...