1. bölüm / 1
Düşman topraklarda açan çiçekDüşman topraklarda açan çiçek
Bölümler 1Şu an: Düşman topraklarda açan çiçek
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
1.BÖLÜM
Duru Özmen
Günün ilk ışıkları gözlerimi kuş cıvıltısı ile açtım ve buranın havasını içime çektim çünkü burdaki son saatlerim burası İspanya buraya ben 5 ay önce kuzenimin yanına geldim. Size kuzenimi tanıtıyım adı Almira Özmen 22 yaşında benden 1 yaş büyük herneyse ben buraya kafa dinlemeye geldim çünkü ailemgil bana çok baskı uyguluyor niye derseniz ben psikolog okumak istiyorum ama annem ve babam karşı çıkıyor abilerim karşı çıkmıyor fikirlerime saygı gösteriyorlar bu yüzden hep kavga çıkıyor bende kuzenim Almiranın yanına geldim kafa dinlemeye. Uçagımın kalmasına son 2 saat var ben daha hazırlanmadım yataktan kalktım lavobaya girdim elimi yüzümü yıkadım lavobodan çıktım dolamımın üniversitesi gelip dolabımı açtım üstüme siyah krop alrıma mavi boloaçalı pantolan giydim saçımı yukardan topladım takılarımı taktım makyajımı yapıp odadan çıktım kuzenim benden önce uyanmış ve kahvaltı hazırlamaya başlamış " Günaydın canım" "Günaydın balım sonunda uyana bildin " gülümsedi bende ona gülümsedim "uyandım ya işte " dedim sesimi kızgın çırmaya çalıştım " Yardım edilcek birşey varmı? " "Herşey hazır hadi sofraya geçelim" "Tamam ellerine sağlık keşke benide uyandırsaydın" dedim ve masada yerimi aldım o da masa yerini aldı patetes kızartmasını önümüze koydu ve " Sen uyu zaten gideceksin"dedi sesi üzgün çıkmıştı "biraz daha kalsan olmazmı? " dedi " Olmaz zaten annemgilin verdiği süreden gazla kaldım annem gıl çok kızar birdaha izin vermezler " sesim üzgün çıkmıştı " Tamam madem şunu unutma kapım sana her zaman açık " dedi ister istemez gülümsedim " Eğer birgün İstanbula gelirsen benimde kapım sana her zaman açık" Dedim ve ikimizde gülümsedik kahvaltımızı yaptıktan sonra masayı topladık mutfakta işimiz bitmişti solana geçtik artık gitme vaktim gelmişti " Benim gitmem lazım uçağı kaçırmak istemem " " İyi madem gitte uçağı nı kaçırma" Kapının yanında duran askılıktan deri ceketimi aldım ve giydim çantamı da aldım kapıya doğru yürüdük kapıyı açtım ve beyaz spor ayakkabılarımı giydim arkamı döndüm " Görüşürüz canım" " Görüşürüz balım kendine iyi bak" " Sende kendine iyi bak "dedim ve ona sarıldım o da bana sarıldı yanaklarından küçük bu da kon durdum ve binadan ayrıldım. Aşağı indiğimde korumalar da ordaydı babam benimle birlikte 30 tane koruma göndermişti Yalçının yanına gittim " Günaydın Yalçın " Yalçın babamın korumalarından biri ona abi demiyorum çünkü o istemiyor abi dememi " Günaydın Duru hanım" Dedi ve gülümsedi bende ona tebessüm ettim ve Yalçının arabasına bindim oda benle birlikte bindi havalimanına gitmek için yola çıktık. Havalimanı vardiğimizda oyalanmadan uçağa bindim yanıma Yalçın oturdu ve İstanbula gitmek için yola çıktık.
Oğuz Özkır
Gözüme güneş ışınları vurarak uyandım yataktan çıktım ve lavobaya girdim elimi yüzümü yıkadım ve çıktım giyinme odadına girdim ve dolabımı açtım bugün şık olmam lazım Özmenlerle toplantımız var dolaptan siyah gömlek ve siyah pantolon aldım üstümü değiştirip beyaz kıravatımı alıp taktım sonrada üstüme siyah ceketimi giydim son olarak siyah ayakkabılarımı giyip odadan çıktım yemek odasına doğru gittim yemek odasına girdim masaya doğru yürüyüp " Günaydın" Dedim tok bir sesle yerime oturdum sıla " Günaydın abicim" Dedi ardından tuana " Günaydın abi" "Günaydın oğlum"dedi annem babam başıyla selam verdi bende bşımla ona selam verdim babam " Herkez geldiğine göre yemeğe başlaya bilirsiniz" Dedi tok bir sesle herkez yemeğe başladı kahvaltıdan sonra babamla şirkete doğru yola çıktık. Şirkete vardığımızda arabadan indim ve direk şirkete girdim babam kapıda arkadaşlarıyla kaldı ben şirkete girer girmez Eylül yanıma geldi " Gğnaydın Oğuz bey" "Günaydın Eylül" "Oğuz bey bugün saat sekiz buçukta toplantınız var " "Tamam " Dedim ve asansöre doğru yürüdük asansör düğmesine bastı ve asansörün gelmesini bekledik asansör gelince bindik ve 3 kaya batım 3 kaya çıkmaya başladık 3 kat benim odamın olduğu yer asansör durduğunda ben çıktım ardından Eylül'de çıktı koridorda yürürken
Kaan'la karşılaştık "O patron sizi buraya hangi rüzgar attı" deli ve güldü "Oğlum mal mısın hangi rüzgar atmış olabilir toplantı var ya bugün bilmiyorum de de ozaman nasıl görüşüyoruz" Dedim kızgın sesle
ve daha çok gülmeye başladı odama girdiğimizde kendini koltuğa attı Ben de koltuğuma oturdum
"Oğuz Bey size çay söyleyeyim içer misiniz" dedi Eylül "olur bize 2 çay söyle " "Tamam Oğuz bey" Dedi ve odadan çıktı "Oğuz nasıl bilmiyim bugün toplantı olmadığını Özmenlerle toplantımız var bugün" "Evet bugün Özmenlerle toplantımız var"
"Hadi o zaman gidelim toplantıya geç kalmak istemezsin herhalde" Dedi Kaan " Tamam o zaman gidelim kaancığım" " Kaancığım mı dedin sen o ne lan öyle " Kanka attım " Gülme lan Kaancığım ne lan" " Bence iyi KAANCIĞIM hadi gidelim" Dedim ve oradan çıktık toplantı odasına doğru yola çıktık "Oğuz ben çok heycanlıyım" "Olum niye heyecanlısın alt tarafı bir toplantıya gircez" " alt tarafı bir toplantı deme Özmenler İlk defa giriyorum " " Sen ilk defa giriyon ben değil bir kere girmiştim Hem sadece Özmenler olmayacak ki" "Olabilir Oğuz" Kaanla atışa atışa toplantı odasına girdik.
Bölüm etkileşimi
