2. bölüm · Düşman aşkım
DÜŞMAN AŞKIM (BÖLÜM 2)
Ve kapı açıldı karşımıza Seray çıktıktan siz napıyorsunuz Eylül bak elimde kalırsın kızım sen mıknatıs gibi düşman edinme bana"dedi o an hala Rüzgarın kucağındayadım indim "Bak olaylar bildiğin gibi değil Seray zaten biri Rüzgarı buraya itt-'lafım mı kesti "Ben ilgilenmem herkes bir açılsın ben Eylüle bir şey diyeceğim"herkes açılmıştı Seray üstüme doğru geliyordu "öğlen arasında bahçeye gel teke tek"herkes ooo felsn dedi ama ben umursamayıp Seray ittip gittim. Yanıma hemen Duru geldi"aşkımm naptın o kız senin başını belaya sokar"dedi ve yürüyüp şöyle getirdim "sanki umurumda o bana bir b!k yapamaz" dedim oda tamam diye geveledi ders zili çaldı.Öğle zili çalmıştı bütün okul bahçeye indi tam tuvalete gideceken telefonuma bildirim geldi *okulgrubuu☆" ismi gruba girdim ve şöyle bir yazı gördüm "Eylülün azına şıçılacak"sesli kahkaha attım ve bahçeye doğru inerken şöyle yazdım "Yanlış yazmışsınız Seray olacaktı o "diye yazdım bahçeye indiğimde merdivenden inerken inmez Seray şaçıma yapıştı hemen elime beline kavrayıp yere attım ayağı kalkıp gene şaçıma yapıştı bende onun Altan ise tekmeliyordum bu beni itti arkamdan ise taş vardı Rüzgarı çarptım o ile beraber yere düştük "Ya bu olay niye bana şıçradı ama neyse hahah"kahkaha attıktan sonra rüzgar şaçımı tuttup çekmeye başladı bende ona tekme atmaya çalıştım ben ona yumruk atarken biri beni arkadan itti ve Rüzgarla sarıldık yanlışlıkla o an şok olmuştum nasıl oldu diye bu bütün olanlar hemen ayrıldım ve çıkış vakti gelmişti Duru gruptan evini adresini yollamıştı bir mağazaya girip kendime diz üstü mavi simli sıfır kolumu bir elbise aldım ve aynı renkte topuklu ayakkabı ile gri bir simli çanta (elçantası) giyinip şaçıma tinsel taktım hazırlandıktan sonra evin yakın olduğunu fark edip yürüyerek gittim.Kısa bir sürede eve varmıştım girişte güvenlik isimleri alıyordu "Pardon isim soy isim"dedi "Eylül Yılmaz" dedim "Kusura bakmayın isminiz yok"dedi "Nasılsın yok ya Pardonda Duru benim arkadaşım çağırdı"onu itmeye çalıştım ama oda beni itti sonra sorun çıkmasın diye az bir şey ilerledim ve Duruyu ararken bir araba geldi yolumu kesti "Ya napıyorsunuz ya yol var kö-"o an azıma bez bağlamışlar ve bayılmışım uyandığımda pis bir depodaydım karşımda Rüzgar vardı."Ah başım ağrıyor ya sen naptın mal mısın"dedim "Bu daha ilk şu an bu durumuna şükür edinicen çünkü "dedi o an çok korktum ve bir şey demedim bir yarım saat sonra yukarıdan aşağı kaynar su döküldü " AAAAAA YARDIM EDİNN LÜTFEN YA RÜZGAR NE İSTERSEM YAPARIM NOLUR"bunu dediğim içimden kendime öyle bir kızdım ki Rüzgar yanıma sırıtarak geldi ""Ne istersem mi?"dedi hemen geveledi "Ya o anlamda değil işte yemek getirim yaparım felan bak çok korkuyorum"bunu dediğim an beni çözdü arabasına bindirip parti alanını götürdü ama anlamı kalmadı hevesim kaçtı partiye beraber girdiğimiz için herkes bize baktı yanıma hemen duru geldi "Aşkım neredeydin ya noldu çok durgun görünüyorsun"dedi aslında kız haklı "Evet uzun hikaye yarın anlatıyım tadımız kaçmasın"dedim.Biraz sıcak şarap içtim ve herhalde fazla içmiştim çünkü sarhoştum fark etmedim o yüzden deli gibi hareketlendim sadece bizim sınıf vardı Duru hepimize mayo verdi fakat bir tek Seray bikini giydi.Aşağı inip havuza atladı herkes yavaş yavaş güneş doğuyordu evet sabahlamıştık arkamdan Seray beni havuza iti düştüğüm an çırpınmaya başladım ama sanki bir boşlukta gibiyim nefes alamadım ben yüzme bilmiyorum güneşlenmek için mayo giydim herkes kahkahalarla boğulurken Rüzgar havuza atladı beni kurtardı çıktığım an nefeslerimiz birimize geliyordu Seray lafa şöyle girdi "Rüzgarcığım sende kıtlık mı var oğlum sen bu kızı zorbalicaksın" o bu lafi derken "Rüzgar ile ağzımız susmuş gözlerimiz konuşmuş..."Rüzgar ayağım kalkıp "Parti bitti gidin"dedi yanıma Yusuf adında biri geldi "Hava karanlık ben seni bıraka bilirim" dedi Yusuf esmer japonlara benzer hafif yakışıklı biriydi ve uzunda "olur aslında ama hava karanlık değilki bence yürüyüş yapmalık "dedim."Sen Durudan giyy seni güzel bir yere götüreceğim" tamam dedim ve Durudan uzun bir pantolon ve sweet istedim hava hafif karlıydı dışarı çıktık beniarba ile uzak bir yere götürdü şehir dışı ormancı bir yerdi piknik malzemeleri almış ben giyinirken eşyaları kurduk ve bana dediği bu gün okulu asalım mı tamam dedim."Bir şey sorabilir miyim"dedi Yusuf "sor"dedim "Ailen nasıl bu kadar rahat eve girmedin bile" dedi bir an yüzüm düştü "Yusuf bey tek yaşıyorum yani aslında niye yüzüm düştüki (aynı anda gülüşmeler)" biraz sohbet edip yedikten sonra fotoğraflar çektik ben biraz çimenlerde uzanırken arkadan Yusuf geldi."Selam bu tacı sana yaptım" dedi aşırı tatlıydı hemen kafa taktım koşuşturdum fotoğraf felan çekmiştik ama çok eğlenmiştik sonra örtüleri uzandık saat on iki gibi motora binip gittik.Eve gelip yarınlar yokmuşçasına banyoya girip uyudum. Kapının sesine uyandım Yusuf dışında kimse bilmezdi kapıyı açtığımda Rüzgarı gördüm şok oldum."Sen kafayı mı yedin Eylül"dedi içeri girerek kapıyı kapatım "Pardonda ben napmışım"dedim "Sen biliyorsun"dedi ciddi bir tonla "Pardonda inşallah Yusuf ile gezmeme kızmıyorsun çünkü hakkın yok " dedim "Yanlız sen kendini kendine karar veremezsin hani benim dediğim yapılacak ya"dedi "Eee sen benim annem dedğilsin baban değilsin abim değilsin" ben bunu derken kapı anahtarla açılma sesi geldi iki çift polis ve abim bir günlük bir iki saat çıkma hakkı varmış elinde kelepçe yoktu koşarak ona sarıldım sonra Rüzgar ile göz göze geldi polisler aşağı inmişti yine iyi kalplileridi "Eylül abiciğim bunun ne işi var" dedi abim
"Iıı şey ab-"derken Rüzgar bime yumruğu indirdi "A-abi ya Rüzgar nolur dur"dedim ağlayarak bumlar birine çok kötü girmişti hemen camdan polislere seslenmek için ilerlerken kafama vazo gelmesi ile bayılmam bir oldu...
