1. bölüm / 2
Dört Arkadaş Bir KaravanBir Yaz Akşamı
Bölümler 2Şu an: Bir Yaz Akşamı
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bir yaz akşamı; Kayra, Eymen, Selman ve Orhan kasabalarındaki küçük ama yeşil bir tepede oturarak sohbete başlıyorlardı. Keyifli bir anın ortasında konu ailelerinden kalan o eski karavana kaydı. Selman merakla sordu:
— Karavana gerçekten ne oldu? Garajda öylece boş boş duruyor mu hâlâ?
Aklına aniden parlak bir fikir gelen Eymen heyecanla atıldı:
— Karavanı garajdan çıkarıp hep birlikte tamiratını yapsak nasıl olur?
Kayra düşünceli bir tonla karşılık verdi:
— Biraz zahmetli olur ama zahmetli olan şeyin tadı her zaman bir başka çıkar! Hem bak, Orhan’ın elinin altında gereken malzemeler de var.
Orhan başını sallayarak hemen onayladı:
— Evet, bizim garajda tamirat için gereken her şey fazlasıyla var. Yarın sabah erkenden gelin, bu işi bir halledelim!
Bir Sonraki Gün
Sabahın ilk saatlerinde herkes Orhan’ın evinde toplanmıştı. Yerinde duramayan Kayra, heyecanla sordu:
— Karnınız aç mı?
Selman hemen "Evet!" diye yanıt verdi. Orhan ile Eymen de henüz kahvaltı yapmadıklarını söyleyerek onayladılar. Kayra mutfağa geçip elleriyle lezzetli bir menemen hazırladı ve garajdaki masanın üzerine özenle yerleştirdi. Ardından merakla sordu:
— Ee, biz bu büyük işe nereden başlıyoruz peki?
Birkaç saat boyunca karavanın etrafında dönüp ne yapacaklarını planladılar. Sonunda Selman’ın aklına mantıklı bir fikir geldi:
— Kasabanın ilerisinde büyük araç malzemeleri satan bir dükkân var. Hep beraber gidip bir soralım mı ne dersiniz?
Eymen kurnazca gülümseyerek teklifte bulundu:
— Benim araba ile gidelim! Hızlıca varırız. Gerekenleri bir kâğıda not edelim, oradan hemen temin ederiz; böylece zamandan da tasarruf etmiş oluruz. Nasıl fikir?
Selman içinden kıkırdayarak, “Sen daha yeni planlarken biz çoktan vardık bile,” diye geçirdi. Orhan da arkadan sessizce gülüyordu.
Sanayi sitesine varıp içeri girdiklerinde ustayı yerinde göremediler. Çırağa yönelip sordular:
— Usta ne zaman burada olur acaba?
Çırak gülümseyerek yanıtladı:
— On dakikaya kalmaz gelir abiler, size ne lazımdı?
Orhan kendinden emin bir şekilde konuştu:
— Bizim büyük bir işimiz var kardeşim, usta gelsin de detaylıca onunla konuşuruz.
Çırak kibarca teklif etti:
— O zaman ben size birer çay getireyim abim.
Kayra hemen araya girdi:
— Küçük bir not defteriyle kalem de getirir misin kardeşim?
— Hemen getiriyorum abi!
Orhan, karavanın durumunu bildiği kadarıyla not defterine kaydetmeye başladı. Derken usta geldi. Orhan hemen ustaya doğru adımlayıp durumu özetledi:
— Al bakalım ustam; bizim eski bir karavanımız var ama bayağı yıprandı. Durumunu şöyle özetleyebiliriz:
Motoru sağlam,
Dış yüzeyi biraz paslı,
İç kısmı detaylı bir temizlik istiyor,
Lastiklerin tamamen değişmesi gerekiyor.
Usta karavana şöyle bir göz attıktan sonra ciddi bir ifadeyle konuştu:
— Araç bu kadar eski olduğuna göre, motor yağı ve içindeki diğer mekanik sıvılar da baştan aşağı değişecektir.
Orhan umutla sordu:
— Peki, bunun altından kalkıp baştan yapabilir misin usta?
Usta yüzünde güven veren bir gülümsemeyle cevapladı:
— Bismillah diyerek yola çıktıktan sonra yapılamayacak hiçbir şey yoktur koçum!
Kayra, Eymen, Selman ve Orhan bunu duyunca sevinçten havalara uçtular. Hep bir ağızdan sordular:
— Ee ustam, ne zaman getirelim karavanı? Yarın öğle 12.30 uygun mudur sizin için?
Usta başını sallayarak onayladı:
— Uygundur, uygundur. Madem bu işe baş koydunuz ve kararlısınız, yarın sabah size dükkândan bir çekici göndereyim, karavanı buraya çekelim.
Kayra sevinçle kabul etti:
— Harika olur, anlaştık!
Usta arkasını dönerken son kez seslendi:
— Yarın saat 12.30’da her şey hazır olsun da erkenden işe koyulup bir an önce bitirelim!
Hep bir ağızdan "Tamamdır usta, o saatte görüşmek üzere!" diyerek dükkândan ayrıldılar ve Eymen’in arabasına atlayıp neşeyle eve doğru yola çıktılar. Eve vardıklarında ailelerinin Orhan’ın evinde toplandığını gördüler.
Orhan’ın annesi merakla seslendi:
— Hayırdır gençler, bu aceleyle nereden geliyorsunuz böyle?
Orhan dışındaki herkes hızla garaja yönelmişti bile. Orhan arkalarından gülerek annesine cevap verdi:
— Anne, bizim karavanı sorduk; ustayla görüştük, tamir edilebilirmiş!
Hemen ardından o da heyecanla arkadaşlarının peşinden garaja koştu.
Garaja girdiklerinde Eymen kaputu kaldırdı; içerisi yılların verdiği tozla kaplanmıştı. Eymen cebinden çıkardığı ıslak mendili kaptığı gibi motorun kritik hatlarını silmeye başladı; böylece bir sonraki gün usta geldiğinde işi çok daha hızlı ilerleyecekti.
Arada sırada şakalaşıp gülerek çalışırken, Orhan’ın annesi Nergis Hanım elleriyle yaptığı taze zeytinli poğaçalarla garaja geldi. Poğaçaların mis kokusu bütün odayı sarmıştı; yanına demli ve sıcacık bir çay da eklemişti. Kayra yediği poğaçanın lezzetine hayran kalarak Nergis Hanım’a tarifini sordu. Nergis Hanım gülümseyerek tarifi verdi ve "İçine biraz da sevgimi kattım oğlum," dedi.
Artık akşam olmuştu. Ertesi gün erken kalkıp büyük bir tempoya başlayacakları için dördü de o geceyi Orhan’ın evinde geçirmeye karar verdi. Herkes yataklarına çekilip uykuya dalmıştı.
Gecenin ilerleyen saatlerinde, karanlığın ortasında Selman gözlerini açtı. Garajın penceresinden sızan sarı ışığı fark edince merakla yataktan kalktı. Yavaş adımlarla garaja doğru ilerledi. Ortam karanlık olduğu için ilk başta pek bir şey göremedi ama içeri adım attığı an gördüğü manzara karşısında şaşkına döndü: Kendisi dışında herkes oradaydı!
Uykulu bir ses tonuyla mırıldandı:
— Gece yarısı burada ne yapıyorsunuz siz böyle?
Orhan heyecanla cevap verdi:
— Merakımıza yenik düştük, uykumuz kaçtı! Bu yüzden karavanın başında toplandık. Karavanı bittiğinde hangi renge boyasak diye düşünüyoruz. Beyaz bir taban üzerine turuncu ve sarı şeritler atsak nasıl olur sence? Çok havalı durmaz mı?
Selman uykululuğunu üzerinden atarak gülümsedi:
— Evet, evet, harikaleşebilir! Ama ben de tam bununla ilgili bir şey soracaktım.
Orhan kollarını bağlayıp "Sor bakalım sorunu," dedi.
Selman merakla sordu:
— Biz bu dış yüzeyi boyayacağız ama ya içi? Hâlâ paslı mı kalacak yoksa komple yenilenecek mi?
—Yok yok paslı bölümler araç toz olduğu için öyle gözüküyor. Bir pasta cila ile geçer araç gövdesi güçlü
Dedi ve araca vurdu
!Dınng ! Dınng diye tok bir ses yükseldi
—Bak çok sert çok tok bir ses çıkıyor
Derken unuttukları bir şey hâla herkez uyuyordu
Orhanın annesi geldi ve uykulu bir şekilde ne yapıyorsunuz gençler akşam saat kaç haberiniz varmı dedi
Hep beraber dedilerki —Nergis teyze aracı nasıl yapabileceğimizi düşünüyoruz dediler Nergis Teyze dediki. —Gençler bir işi yapabilmek için o işi yapabilecek gücünüz olmalı hadi yarın erken kalkıcaksınız kulak misafiri oldumda. Herkesin meraklı olmasına rağmen enerji toplamak için yataklarına geçti.
Bir sonraki gün olduğunda Kayra Selman Eymen ve Orhan akşam uyanık oldukları için uykuları vardı Ve bu yüzden saat 9.00'da kalkmaları gerekirken saat 10.00'da kalktılar. Uyandıklarında ise mutfaktan gelen nefis kokular onların uykularını bedeninden attı ve güne Nergis teyzenin mükemmel yemekleri ile uyandılar hep beraber mutfağa gittiler. kahvaltılarını yapıp işe koyuldular. Kayra Selman Orhan arabayı garajdan yavaşça ittirerek çıkardılar. Önde de Eymen aracın direksiyonundaydı. Saat 12.30 olmuştu ve aracı almak için çekici gelmişti. Kayra çekiciye binmişti Selman Orhan ve Eymen kendi arabalarında yavaşca tamirci dükkanına doğru gidiyorlardı. Aracı gören Usta şöyle dedi
— gençler siz zor dediniz ama bu en az 3 gün 4 gün ister haberiniz olsun
dedi ve aracı yukarıya kaldırıp eski lastiklerin yerine her mevsime uygun lastikleri taktılar
Usta dedi ki Çırağa —Koçum Benim abilerine bir tane pide yaptırsana aç gelmiştir abilerin.
Hep beraber ne kadar aç değiliz diye ısrar etseler de Usta yine de pideyi yaptırdı saat öğlene geçmişti hep beraber Pide yiyip hep beraber İşe başladılar Usta dedi ki
— gençler haberiniz olsun bayağı şanslısınız Arabanın motoruna veya da başka bir yerine zarar gelmemiş arabanın içi sap Sağlam sadece dış ı bir şeyler gerektiriyor ben baktım da 2 3 4 gün olur sanmıştım ama içine baktıktan sonra o kadar bir şey olmaz yani onu söyleyeyim size boyatacaksanız ama 3 gün alır Büyük ihtimal boyatacaksınız Çünkü pasta cila ile Çok geçmez bu orada da yani iki gününüzü alır yani çok bir şey olmaz.
2 gün hemen geldi geçti arabayı geri garaja çektiler araba Bal dök yalaydı içine de hep beraber detayına kadar temizlediler. Karavan yep yeni olmuştu. Detaylı bir temizlik yaptıkları için artık içerisinde tertemizdi.
Karavanı garajdan çıkardılar ve ilk önce karavanın içindeki az bir benzin ile benzinliğe kadar gittiler aracın benzinini doldururlar ve geri evlerine doğru yola çıktılar. evlerine vardıklarında bu kez de Kayra'nın annesi yolda karavanı gördü ve şöyle dedi —Ee gençler siz bu karavanı yaptınız ama karavanda yiyecek bir şey yok aç aç nasıl gideceksiniz dedi
Güzel bir fikirdi ve Bu yüzden hep beraber ilk önce Hüsne hanıma teşekkür ettiler ve her şeyi daha ucuza almak için şehire indiler ve şehirlerinde bulunan büyük boykot market'e gittiler bu markette herşey hem ucuz hemde boykot olmayan ürünler vardı.
Alışveriş listesi şöyleydi.
•Yumurta&Peynir
•Et&Tavuk
•Ekmek&Sos
•Makarna
•Çorba Malzemeleri
Marketin içerisine girdiler market büyük olduğu için malzemeleri bulmaları epey bi sürdü.
Malzemelerin hepsini aldıktan sonra saat geceyi bulmuştu bir sonraki gün sabahtan uyanacakları için ve karavanla uzun bir yolculuğa çıkacakları için Erkenden eve gittiler ve uyudular. Bir sonraki gün olduğunda çok heyecanlıydılar. Köydeki tanıkları herkes onları yolculuğa uğurlamaya gelmişti yolculuğa çıkmadan önce
Orhan'ın annesi Nergis Hanım Kayra'nın annesi Hüsne Hanım Selma'nın annesi Deniz Hanım ve Eymen'in annesi onları uğurlamak için onlara kendi elleriyle güzel yemekler yaptı ve karavanın buzdolabına attılar son kez vedalaşıp hep beraber annelerin ellerini öpüp yola çıktılar. Ailelerinden uzaklaşmaları onları üzmüştü ama onlar için yeni bir yol açılacaktı.
Bölüm etkileşimi
