DÖNÜM NOKTASI kitap kapağı

1. bölüm / 1

KARMAŞA

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: KARMAŞA
  1. 1 KARMAŞA934 kelime · Okuduğun bölüm

Bilmediği bir şehir... Her şeye sıfırdan başlayabilir miydi? Bilmiyordu. Kendi ayakları üzerinde duracağı bir hayat hayal etmişti. Bunun için çabalamış uğraşmış ama günün sonunda elinde sadece hayal kırıklıkları ile dolu bir sene kalmıştı. Ama pes etmeye niyeti yoktu tekrar baştan başlamak için her zaman vakit vardı. Evet her şey karışık ve zordu ama yinede... Bir umudun peşine takılarak işte buraya Antalya'ya gelmişti.Her şey bir sene önce üniversiteyi kazandığı zaman başlamıştı. Zeynep çok istediği bölümü kazanmıştı. Ankara'da müzik bölümü okuyacaktı. Annesi bunu duyunca kızı kadar mutlu olmamıştı elbet. Korkmuştu. Kızı kırılgandı. Hayata karşı duvarları vardı. O dünyaya uyum sağlamakta zorlanırdı. Annesi dünya ona uyum sağlasın diye uğraşırdı. Bu yaşa kadar kızının hayatını kolaylaştıracak her şeyi yapmıştı çoğu zaman kızına bile hissetirmeden. Hemen hemen hayatta kızından başka kimsesi kalmamıştı ve o da şimdi onu bırakıp başka bir şehre gitmek istiyordu. Zeynep ona sende gel demişti ama bu yarım ağız bir çağırmaydı çünkü o artık bu şehirden bir an önce gitmek ve en önemlisi yalnız başına kalmak istiyordu. Yalnız başına da idare edebileceğini annesine ve kendine ispatlamak istiyordu. Okuluna başlamış her şey yolunda gidiyor sanıyordu ki hayatının en büyük yıkımlarını büyük hayallerle gittiği şehirde yaşadı. Aşık oldu, kaybetti, geri dönemedi ve işte sonunda kaçtı... unutmak istiyordu her şeyi.O uğursuz şehirden kaçarsa ondan da kaçar sandı. O uğursuz şehirden kaçarsa onu da unutur sandı. O uğursuz şehirden kaçarsa tekrar nefes alabilir sandı. Bu umutla geldi Antalya'ya işte. Göğsünde kocaman bir ağrı ile..Şimdi tekrar baştan başlaması gerekiyordu işte. Bu kez daha zordu. Geçmişin gölgeleri vardı artık. Unutamadığı sesler vardı, unutamadığı gözler…Ama başarmak zorundaydı.Gözlerini kapattı. Yeni evinin salonunda boş olan yere uzandı. Geriye döndü. En başa. Her şeyin başladığı ilk güne. Gözünden bir yaş ağır ağır yanağından çenesine inerken ilk günkü gibi o günü tekrar yaşadı.

1 Sene Önce
Zeynep erkenden kalkmış, duşunu almış, hazırlanmış yurt odasındaki aynanın karşısında kendine bakıyordu. Saçları kısa sayılırdı. Omuz hizasına kadar uzanan acı kahve saçları vardı. Biraz şekillendirmeye çalışmış hafif kıvırdığı saçlarının önünden iki tutam ayırmıştı. Çekmeceden boncuklarını çıkarıp ayırdığı tutamlara taktı. Çocukluktan gelen bir alışkanlıktı ne zaman stresli hissetse saçına bu boncukları takardı. Boncuklar ona ananesinden kalmıştı. Okula başladığı ilk gün takmıştı ananesi. Şimdide yeni okulunun ilk günü olduğuna göre boncuklarını takabilirdi. Tekrar kendine baktı. İri ela gözleri vardı. Kirpiklerine biraz rimel sürünce daha da belirginleşen ela gözler. Gözleri annesine benzerdi. Biyolojik olarak annesi olmasa da ikisininde gözleri elaydı ve tatlı tesadüf ikisini de mutlu ederdi. Annesini hatırlayınca gözleri doldu hemen başını sallayarak ağlamasına engel oldu. Dolgun dudakları küçük burnu burnunun üzerinde belli belirsiz çilleri vardı. Üzerine siyah sade bir tişört, birde jean giymişti. Oldukça sadeydi. Dikkat çekmeyecek ölçüde. O hep böyleydi. Dikkat çekmek istemezdi. Kimse onu fark etsin istemezdi. Uzun uzun diyaloglara girip konuşmak da istemezdi. En önemlisi kimse ona dokunsun istemezdi. Derin bir nefes aldı. Evet hazırdı ve kesinlikle dikkat çekmediğine emindi. Çantasını üçüncü kere kontrol etti her zaman her şeyi üç kere kontrol ederdi. Telefonu şarjdan çektimi, ütüyü prizde bıraktı mı, anahtarı çantasına koydu mu, ulaşım kartı cebinde mi. Hepsini üç kere kontrol etmeden çıkamazdı. Hele stresliyse üç kere saydığını unutursa… o sırada annesi aradı bu onu rahatlatmıştı.
“Anne”
“Canım vardın mı kampüse diye soracaktım, her şey yolunda mı?”
“Çıkacağım bırazdan her şeyi kontrol ettikten sonra ama her şey yolunda merak etmene gerek yok”
“Bitanem eminim her şeyi kontrol etmişsindir istersen birde ben telefondayken et kendini rahat hissedeceksen”
“Olur” dedi ve son kontrollerini yaptı.
“Çıkıyorum o zaman ben görüşürüz anne”
Tek kişilik odasından nihayet çıktı. Annesine çok şey borçluydu. Mesela bu yurt odasını. Kimsenin ona dokunmasına tahammül edemediğini bildiği için annesi tek kişilik yurt odasına iki katı para ödüyordu. Giderlerinin hepsini karşılıyordu. Belkide okula alıştıktan, ders düzeni oturduktan sonra ek bir iş yapıp annesinin üzerindeki yükü biraz alabilirdi. Bu konuyu daha sonra düşünmek üzere hızla metroya doğru yürüdü.Metro tam bir keşmekeşdi. Birilerine dokunmamaya çalıştıkça daha da sıkışıyordu. Nefesinin daraldığını, gözlerinin karardığını hissetti daha fazla dayanamayacaktı. Hızla indi. Yukarı çıkıp taksiye binecekti. Az önce daha az nasıl masraf yaparım diye düşünürken şuan fark ediyordu ki metro ile bir durak bile gidemezdi. Giderleri kısmına taksi harcamalarını da eklemesi gerekiyordu. Annesi 18 yaşına girer girmez ehliyetini aldırmış ve araba kullanması konusunda kaç kere baskı yapmıştı ama işte o bu kadar kaygılar ile boğuşurken nasıl araba kullanabilirdi. Arkasını önünü sağını solunu üçer kere kontrol ederken zaten arabayı süremezdi. Hızla merdivenleri çıkarken hemen taksi bulmak için bildiği bütün duaları okuyordu. Tabiki üçer kere. Tam o an boş taksiyi gördü hızla yürüdü ve kapıyı açıp oturdu. O sırada diğer kapıda açılmış ve arabaya bir kişi daha binmişti. Göz göze geldiler.
“Önce ben bindim” dedi ikisi de.
“Bakın benim acelem var cidden bugün üniversitede ilk günüm ve geç kalmak istemiyorum.”
“Benim de ilk günüm ve derse geç kalmak istemiyorum” dedi karşısından binen oğlan.
Kız kesinlikle kalkmayacak şekilde koltuğa yayıldı. Taksici ikisine de bakıp “eee nereye gidiyoruz” dedi
“Burası Ankara değil mi? Taksi sorunu yaşayacağını sanmıyorum. Centilmenlik yap ve in bende yoluma devam edeyim gerçekten çok yoruldum.”
“Hangi üniversite?”
“Efendim”
“Hangi üniversite diyorum”
“Ankara müzik ve güzel sanatlar üniversitesi”
“Tamam abi devam et”
Kız kaşlarını çatıp sorar gözlerle oğlana baktı.
“Ne? Bende oraya gidiyorum beraber gideriz ücreti de bölüşürüz işte” dedi ve kulaklığını çıkarıp kulağına taktı. Gözlerini kapatıp rahat bir pozisyonda uyur gibi başını cama yasladı. Kız hala oğlana bakıyordu. Oğlanın mavi gözleri vardı. Çok mavi gözler. Sarı saçları vardı. Karışık sarı saçlar. Kızın aksine oğlan dikkat çekiciydi. Fazla dikkat çekici.
“Gidene kadar beni mi izleyeceksin” dedi gözleri kapalı olan oğlan bunu derken hafif bir sırıtışla gülümsedi. Kız derin bir nefes verip başını çevirdi. Dışarıyı izlemeye başladı. Alışacaktı bu şehre de okula da belki insanlara da. Bugün yeni hayatının ilk günüydü ve güzel geçmesi için elinden geleni yapacaktı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…