BAŞLANGIÇ ÇİZGİSİ🏁💕

Vaveyla Yazarı: Limsa Kara

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: BAŞLANGIÇ ÇİZGİSİ🏁💕

Ben Defne.🌸

Hayatımın dışarıdan bakıldığında oldukça normal olduğunu söyleyebilirim.Okul, ev, arkadaşlar, bitmek bilmeyen ödevler ve annemin her sabah söylediği “geç kalacaksın” cümlesi...

Normal bir hayat yani.

En azından o zamana kadar.

17 yaşındaydım ve hayatımda büyük değişiklikler yapmayı planlamıyordum. Zaten plan yaptığım şeylerin çoğu bir şekilde İpek ve Zeynep yüzünden değişiyordu.

İpek benim en yakın arkadaşımdı.

Onunla çocukluğumuzdan beri beraberdik. Beni benden daha iyi tanıdığını söylesem abartmış olmazdım. Ne zaman sinirlendiğimi, ne zaman yalan söylediğimi, hatta birinden hoşlanmaya başladığımda bunu kendimden önce fark edebilecek kadar iyi tanıyordu beni.

Zeynep ise...

Zeynep'i anlatmak biraz daha zordu.

Çünkü kendisi normal değildi.

En ciddi anda bile saçma bir şey söyleyebilir, herkesin sustuğu yerde kahkaha atabilir ve başımıza gelen en küçük olayı bile sanki ülke çapında bir skandalmış gibi anlatabilirdi.Üçümüzün arkadaşlığı da aşağı yukarı böyleydi.

İpek mantıklı olan tarafımızdı.

Zeynep kaosumuzdu.

Ben ise ikisinin arasında kalıp sürekli “Siz gerçekten normal misiniz?” diye soran kişiydim.

Evde ise durum biraz daha farklıydı.

Annem her şeyi bilmek isterdi.

Nereye gittiğimi, kimlerle olduğumu, kaçta döneceğimi...

Babam ise daha sessizdi ama onun tek bir bakışı bazen annemin on dakikalık konuşmasından daha etkili olabiliyordu.

Yine de ailemi seviyordum.

Hayatımın en huzurlu kısmı çoğu zaman evimdi.

O zamana kadar.

Çünkü birkaç gün sonra tanışacağım insanların, gireceğim ortamların ve yaşayacağım saçma sapan olayların hayatımı bu kadar değiştireceğini bilmiyordum.

Hatta o sırada tek düşündüğüm şey ertesi gün arkadaşlarımla ne yapacağımızdı.

Ve tabii ki İpek'in yine başıma bir iş açıp açmayacağı.

Telefonum yatağın üzerinde titredi.

Ekranda tek bir bildirim vardı.

Dedikodu Kazanı 🔥

İpek yine yazmıştı.
------------------------------------------
Telefonumu elime alıp ekranı açtım.

Dedikodu Kazanı 🔥

İpek:
yarın için plan hazır

Defne:
korkmalı mıyım

Zeynep:
evet

İpek:
ZEYNEP

Zeynep:
ne var kız hazırlıklı olsun

Defne:
ne planı

İpek:
yarın akşam yarışa gidiyoruz

Defne:
hala yarış mı

İpek:
evet

Defne:
ben gelmiyorum demiştim

Zeynep:
biz de duymamış gibi yaptık

Defne:
çok güzel arkadaşlarım var

İpek:
teşekkür ederim

Defne:
iltifat etmedim

Zeynep:
olsun ben kabul ettim

Telefonun diğer ucunda ikisinin de sırıtışını hayal edebiliyordum.

İpek:
yarın 18.30da bende buluşuyoruz

Defne:
neden

İpek:
hazırlanacağız

Defne:
yarışa gidiyoruz kızım savaşa değil

Zeynep:
sen anlamıyorsun

Defne:
neyi

Zeynep:
İpek'in hazırlanması iki saat sürüyor

İpek:
SEN DE BENİMLE GELİYORSUN

Zeynep:
ben 10 dakikada hazırım

Defne:
inanmıyorum

Zeynep:
inanma

İpek:
neyse yarın konuşuruz

Defne:
tamam

Zeynep:
bu arada

Defne:
ne

Zeynep:
yarışta başka çocuklar da olacakmış

Defne:
ee

Zeynep:
ee'si şu

Zeynep:
belki hayatının aşkıyla tanışırsın

Defne:
ben yarış izlemeye gidiyorum

İpek:
aynı anda aşk da bulunabilir

Defne:
siz ikiniz fazla romantik komedi izliyorsunuz

Zeynep:
sen de fazla inkar ediyorsun

Defne:
iyi geceler

İpek:
kaçtı

Zeynep:
kaçtı

İpek:
yarın görüşürüz

Telefonu kapattım.

Yatağa uzanırken istemsizce gülümsedim.

Yarın sadece arkadaşlarımla eğlenecektim.

Başka hiçbir şey olmayacaktı.

Kesinlikle.

En azından o gece buna inanıyordum.
------------------------------------------
Ertesi gün saat 17.56

Dolabımın karşısında durmuş, yatağın üzerine attığım kıyafetlere bakıyordum.

İpek'in “rahat giyin” dediği şeyle benim rahat anlayışımın neden birbirinden bu kadar farklı olduğunu hâlâ çözebilmiş değildim.

Telefonum titredi.

İpek:
nerdesin

Defne:
evde

İpek:
hazır mısın

Defne:
hayır

İpek:
şok

Defne:
neden

İpek:
çünkü ilk defa senden önce hazır oldum

Zeynep:
yalan söylüyor

Defne:
sen neredesin

Zeynep:
yoldayım

Defne:
hangi yoldasın

Zeynep:
onu bilmiyorum

Defne:
ZEYNEP

Zeynep:
şaka yaptım

İpek:
kızlar 18.30da bende olun

Defne:
tamam

Telefonu yatağa bıraktım.

Tam odadan çıkacakken annem kapının önünde belirdi.

“Hazırlandın mı?”

“Hazırlandım sayılır.”

Annem yatağın üzerindeki kıyafetlere baktı.

“Buna mı hazırlanıyorsun?”

“Evet.”

“Yarışa gidiyorsun, değil mi?”

“Evet.”

“Geç kalma.”

“Biliyorum.”

Annem bir an durdu.

“Baban da birazdan gelecek.”

İçimden küçük bir “eyvah” geçti.

“Niye?”

“Bir şey yok. Sadece kaçta döneceğini tekrar soracak.”

“Anne dün konuştuk.”

“Biliyorum.”

“Babam da biliyor.”

“Biliyorum.”

“E o zaman?”

Annem gülümsedi.

“Baban olduğunu hatırlatmak istiyor.”

Gözlerimi devirdim.

“Çok komik.”

“Ben de öyle düşünüyorum.”

Tam o sırada dış kapının sesi geldi.

Babam eve gelmişti.

Telefonumu cebime koyup salona geçtim.

“Ben çıkıyorum.”

Babam ayakkabılarını çıkarırken bana baktı.

“Kaçta?”

“On.”

“On.”

“Evet.”

“Geç kalma.”

“Biliyorum.”

“Telefonun açık olsun.”

“Tamam.”

“Bir şey olursa ara.”

“Tamam baba.”

Bir saniye sustu.

“Ve—”

“Biliyorum.”

Babam kaşını kaldırdı.

“Ne diyeceğimi nereden biliyorsun?”

“Çünkü her seferinde aynı şeyi söylüyorsun.”

Annem mutfaktan seslendi.

“Babanı da kızdırma kızım.”

Babam gülerek başını salladı.

“Git hadi.”

“Gidiyorum.”

Kapıyı kapattığım anda telefonum tekrar titredi.

İpek:
DEFNE

Defne:
ne

İpek:
NEREDE KALDIN

Defne:
evden yeni çıktım

Zeynep:
biz seni beklemiyoruz

Defne:
beklemeyin

Zeynep:
ama biz daha çıkmadık

Defne:
…

İpek:
ZEYNEP

Zeynep:
ne var

Defne:
siz gerçekten inanılmazsınız

İpek:
çabuk gel

Defne:
geliyorum

Telefonu cebime koyup yürümeye başladım.

Henüz bilmiyordum.

O akşam sadece bir yarış izlemeye gitmeyecektim.

Hayatımın en karmaşık dönemlerinden birinin ilk adımını atacaktım.

Ve bunun sorumlusu da büyük ihtimalle yine İpek olacaktı.
----‐-------------------------------------
İpeklerin apartmanına geldiğimde saat 18.24'tü.

Daha zile basamadan kapı açıldı.

Karşımda Zeynep vardı.

“Sonunda.”

“Daha altı dakika var.”

“Altı dakika çok uzun bir süre.”

“Sen ne zamandır buradasın?”

“Yirmi dakika.”

“İpek?”

“Hazırlanıyor.”

Kaşlarımı kaldırdım.

“Yirmi dakikadır mı?”

Zeynep başını salladı.

“Ben sana demiştim.”

İçeri girdim.

İpek'in odasından bir şeylerin yere düştüğünü duyduk.

“İpek?”

“BİR SANİYE!”

Zeynep bana döndü.

“Bu bir saniye en az on dakika.”

“Kesin.”

Birkaç dakika sonra İpek odasından çıktı.

“Tamam, hazırım.”

Zeynep ona baktı.

“Sen hazır değilsin.”

“Hazırım.”

“Saçını yapmadın.”

“Topladım.”

“Bu saç yapmak değil.”

“Zeynep sus.”

İkisine bakıp gülmeye başladım.

“Ben niye geldim buraya?”

İpek çantasını aldı.

“Bizi yarışa götürmek için.”

“Ben mi götürüyorum?”

“Hayır.”

“E o zaman?”

“Destek oluyorsun.”

“Size destek olmam için bana para ödüyor musunuz?”

Zeynep araya girdi.

“Ben sana manevi destek veririm.”

“İhtiyacım yok.”

“Üzüldüm.”

İpek telefonunu çıkarıp saate baktı.

“Tamam, çıkıyoruz.”

Apartmandan çıktığımızda hava serinlemişti.

Zeynep telefonundan bir şeylere bakıyordu.

“Bu arada.”

“Ne?”

“Yarışta bayağı kişi olacakmış.”

İpek omzunu silkti.

“Zaten kalabalık olur.”

“Hayır, ben yarışçıları diyorum.”

“Ee?”

Zeynep bana baktı.

“Yakışıklı olanlar varmış.”

Gözlerimi devirdim.

“Ben yarış izlemeye gidiyorum.”

“Tamam.”

“Ne?”

“Hiç.”

“Zeynep.”

“Bir şey demedim.”

İpek kahkaha attı.

“Bence bu akşam Defne'nin başına bir şey gelecek.”

“Kesinlikle gelmeyecek.”

Zeynep telefonunu cebine koydu.

“Bunu böyle söylemen daha şüpheli.”

“Ben sadece yarış izleyeceğim.”

“Tamam Defne.”

“Tamam.”

Arabaya bindik.

Yol boyunca İpek müzik açtı, Zeynep şarkılara bağıra bağıra eşlik etti.

Ben ise camdan dışarı bakıyordum.

Bir süre sonra ışıkların ve kalabalığın arttığını fark ettim.

Yarış alanına yaklaşmıştık.

Arabadan indiğimizde uzaktan motor sesleri geliyordu.

Zeynep'in yüzündeki heyecanı görünce istemsizce güldüm.

“Sen yarıştan daha çok eğleneceksin galiba.”

“Kesinlikle.”

İpek koluma girdi.

“Hadi.”

Kalabalığın arasından ilerlemeye başladık.

Biraz ileride birkaç kişi kendi aralarında konuşuyordu.

Onların arasında siyah tişörtlü, uzun boylu bir çocuk dikkatimi çekti.

Bir an göz göze geldik.

Sadece bir saniyeydi.

Sonra bakışlarımı başka tarafa çevirdim.

“Defne?”

İpek'in sesiyle ona döndüm.

“Ne?”

“Bir şey yok.”

Zeynep ikimize baktı.

Sonra çocuğun olduğu tarafa baktı.

Sonra tekrar bana döndü.

“Hiçbir şey söylemeyeceğim.”

“İyi.”

“Gerçekten.”

“Zeynep.”

“Tamam sustum.”

Ama yüzündeki ifadeden, kesinlikle susmayacağını anlamıştım.
---------------------‐--------------------
“Tamam sustum.” dedi tekrardan

Zeynep'in sustuğuna inanmadığım için ona cevap vermedim.

İpek'le birlikte kalabalığın arasından ilerlemeye devam ettik.

Tam o sırada arkamızdan bir ses geldi.

“Pardon.”

Üçümüz de aynı anda döndük.

Az önce göz göze geldiğim çocuk karşımızdaydı.

Yakından bakınca daha da uzun görünüyordu.

“Evet?”

Çocuk elindeki kaskı gösterdi.

“Burası sizin için ayrılmış alan değil mi?”

İpek hemen kenara çekildi.

“Evet.”

Çocuk başıyla teşekkür edip yanımızdan geçecekken Zeynep bir anda konuştu.

“Yarışacak mısın?”

Çocuk durdu.

“Evet.”

Zeynep'in yüzündeki heyecanı görünce gözlerimi kapattım.

Lütfen.

Sadece sus.

Çocuk hafifçe gülümsedi.

“Bir sorun mu var?”

“Yok,” dedi Zeynep. “Merak ettim.”

“Merakını giderdim o zaman.”

Zeynep birkaç saniye sustu.

Sonra bana döndü.

“Ben bunu sevdim.”

“Zeynep.”

Çocuk bize bakıp güldü.

“Arkadaşın biraz garip.”

Kaşlarımı kaldırdım.

“Biraz mı?”

“Tamam, bayağı.”

Zeynep hemen araya girdi.

“Duydum.”

Çocuk gülerek başını salladı.

Sonra bakışlarını bana çevirdi.

“Sen de yarışları seviyorsun galiba.”

“Pek sayılmaz.”

“Buraya neden geldin?”

“Arkadaşlarım sürükledi.”

“Demek kendi isteğinle gelmedin.”

“Evet.”

“Belli oluyor.”

Kaşlarımı çattım.

“Nesi belli oluyor?”

“Yüzünden.”

“Benim yüzümde ne varmış?”

“Yarış izlemek istemeyen birinin yüzü.”

“Sen insanları yüzünden okuyabiliyor musun?”

“Bazen.”

“Bence yanlış okuyorsun.”

Çocuk birkaç saniye bana baktı.

Sonra gülümsedi.

“Olabilir.”

Tam arkasından bir çocuk seslendi.

“Ege!”

Ege.

Demek adı buydu.

Ege arkasına döndü.

“Geliyorum.”

Sonra tekrar bize baktı.

“Görüşürüz.”

Zeynep hemen:

“İnşallah.”

Ege güldü ve arkadaşlarının yanına gitti.

Ben arkasından bakmadım.

En azından bakmamaya çalıştım.

İpek koluma girdi.

“Ne düşünüyorsun?”

“Hiçbir şey.”

Zeynep diğer tarafımdan yaklaştı.

“Çocuk sana bayağı baktı.”

“Bana herkes bakabilir.”

“Evet ama o başka baktı.”

“Ne demek başka?”

“Bilmiyorum.”

İpek gülmeye başladı.

“Zeynep, daha beş dakika oldu.”

“Ben gözlemciyim.”

“Sen dedikoducusun.”

“Aynı şey.”

Telefonum titredi.

Ekrana baktım.

Dedikodu Kazanı 🔥

İpek biraz önce gruba bir şey yazmıştı.

İpek:
kızlar

Zeynep:
burdayım

Defne:
yanımdasınız zaten

İpek:
ege

Defne:
ne olmuş egeye

Zeynep:
👀

İpek:
bence bu çocuk başımıza bela olacak

Telefonu kapattım.

“Daha tanışalı iki dakika oldu.”

Zeynep gülümsedi.

“İki dakika yeter.”

“Size gerçekten güvenmemeliydim.”

“Geç kaldın,” dedi İpek.

“Çok geç.”
------------------------------------------
Motorların sesi gittikçe yükseliyordu.

Kalabalığın arasından kendimize yer bulmaya çalışırken Zeynep sürekli bir sağa bir sola bakıyordu.

“Ben buradan hiçbir şey göremiyorum.”

İpek onun omzunun üzerinden baktı.

“Sen zaten boyunun kısa olduğunu biliyordun.”

“Ben kısa değilim.”

“Defne, söyle.”

“Ben bu tartışmaya girmiyorum.”

Zeynep bana döndü.

“Sen de mi?”

“Ben sadece hayatta kalmaya çalışıyorum.”

Üçümüz gülmeye başladık.

Bir süre sonra anons sesi duyuldu.

Yarışın başlayacağı söylenince kalabalık bir anda hareketlendi.

İpek telefonunu çıkardı.

“Hazır mısınız?”

“Ne için?”

“Video çekeceğim.”

“Sen yarış izlemeye değil içerik çekmeye gelmişsin.”

“İkisi aynı şey.”

Zeynep telefonunu kaldırdı.

“Ben de çekiyorum.”

“Sen niye çekiyorsun?”

“İleride ünlü olursak kanıtımız olsun.”

“Ne alaka?”

“Bilmiyorum.”

Motorların sesi yeniden yükseldi.

Bu kez gerçekten heyecanlanmıştım.

Yarış başladığında herkes bir anda bağırmaya başladı.

Arabalar viraja yaklaşırken kalabalığın sesi daha da yükseldi.

“VAY!”

Zeynep neredeyse telefonunu düşürüyordu.

“GÖRDÜNÜZ MÜ?”

İpek kahkaha atarak bağırdı.

“GÖRDÜM!”

Ben de istemeden gülüyordum.

Bir araba diğerinin yanından hızla geçince hepimiz aynı anda bağırdık.

“İŞTE BU!”

Yarış ilerledikçe ortam daha da hareketlendi.

Birinci tur bitti.

İkinci tur başladı.

Son virajda iki araba yan yana geldiğinde herkes telefonlarını havaya kaldırdı.

Sonunda damalı bayrak göründü.

Kalabalık alkışlamaya başladı.

Zeynep bana döndü.

“Bu çok iyiydi.”

“Evet.”

“Bir daha gelelim.”

“Daha beş dakika önce buraya gelmek istemiyordun.”

“Fikrimi değiştirdim.”

İpek gülerek başını salladı.

“Senin fikrin beş dakikada bir değişiyor.”

Telefonum titredi.

Ekranda Annem yazıyordu.

Annem:
İyi misiniz?

Defne:
iyiyiz

Annem:
Neredesiniz?

Defne:
yarış alanındayız

Annem:
Kalabalık mı?

Defne:
çok

Annem:
Telefonun şarjı var mı?

Defne:
%63

Annem:
Tamam dikkat edin

Defne:
tamam anne

Annem:
Saat kaçta döneceksin?

Defne:
10

Annem:
Baban da soruyor

Tam o sırada başka bir bildirim geldi.

Babam:
Saat 10

Defne:
biliyorum baba 😭

Babam:
10

Defne:
tamam

Babam:
geç kalma

Defne:
kalmam

Babam:
iyi eğlen

Mesaja birkaç saniye baktım.

Babamın son mesajını beklemiyordum.

Defne:
teşekkür ederim 🤍

Telefonu kapattım.

İpek hemen yanıma geldi.

“Kimdi?”

“Annem babam.”

“Ne dediler?”

“Geç kalma.”

Zeynep başını salladı.

“Bütün aileler aynı.”

İpek tekrar telefonuna baktı.

“Bu arada kızlar.”

“Ne?”

“Yarış bitmedi.”

“Ne demek bitmedi?”

“İkinci yarış varmış.”

Zeynep'in gözleri parladı.

“BEN KALIYORUM.”

“Senin baban izin verdi mi?”

Zeynep'in yüzü düştü.

“...Hayır.”

İpek kahkaha attı.

“Benimki de vermedi.”

İkisi birden bana baktı.

“Defne?”

“Benim babam on dedi.”

“On daha var.”

“Yarışın bitmesine bir saat var.”

Zeynep kollarını bağladı.

“Ben babamı ikna ederim.”

“Nasıl?”

“Henüz bilmiyorum.”

Tam o sırada telefonuna bir mesaj geldi.

Zeynep ekrana baktı.

Sonra yüzünü buruşturdu.

“Ne oldu?”

“Babam.”

“Ne dedi?”

Zeynep telefonu bize gösterdi.

Babam:
Saat 10'da evde ol.

İpek kahkaha attı.

“Üçümüzün de sonu aynı.”

Ben de gülmeye başladım.

Yarış alanındaki kalabalık yavaş yavaş dağılırken üçünün de aynı anda telefonlarına bakması komik bir görüntü oluşturuyordu.

O akşamın geri kalanında Ege'yi neredeyse hiç düşünmedim.

Gerçekten.

Çünkü o gece benim için önemli olan şey arkadaşlarımla geçirdiğim birkaç saatti.

En azından o zaman öyle sanıyordum.
------------------------------------------
Yarış alanındaki kalabalık biraz dağılmıştı. Biz de kenardaki oturma alanlarından birine geçtik.

Telefonumu elime aldığım anda Dedikodu Kazanı 🔥 yeniden hareketlendi.

İpek:
kızlar

Zeynep:
burdayım

Defne:
ne oldu

İpek:
az önceki yarış

Defne:
evet

İpek:
çok iyiydi

Zeynep:
BENİM KALBİM DURDU

Defne:
sen her şeye heyecanlanıyorsun

Zeynep:
çünkü hayatı dolu dolu yaşıyorum

İpek:
sen geçen gün tost makinesinin fişini takınca da heyecanlandın

Zeynep:
o farklı

Defne:
nasıl farklı

Zeynep:
elektrik vardı

İpek:
...

Defne:
...

Zeynep:
tamam sustum

İpek:
ikinci yarışa kalalım mı

Defne:
babam 10 dedi

Zeynep:
daha erken

Defne:
hayır

Zeynep:
lütfen

Defne:
hayır

Zeynep:
bir kere de asi ol

Defne:
sen ol

Zeynep:
benim babam beni evlatlıktan reddeder

İpek:
benimki de

Defne:
o zaman üçünüz de evde kalın

Zeynep:
üçümüz?

Defne:
yani

İpek:
kendini de dahil ettin

Defne:
sus

Zeynep:
yakalandın

Defne:
neye yakalandım

Zeynep:
bizi seviyorsun

Defne:
maalesef

İpek:
MAALESEF Mİ

Defne:
şaka yaptım

Zeynep:
geçti artık

İpek:
ekran görüntüsü aldım

Defne:
sil

İpek:
hayır

Defne:
İpek

İpek:
Defne

Zeynep:
aile içi kavga başladı

Gülerek telefonu kapattım.

Birkaç dakika sonra tekrar titredi.

Bu kez Annem yazıyordu.

Annem:
Neredesiniz?

Defne:
oturuyoruz

Annem:
Yarış bitti mi?

Defne:
birinci bitti

Annem:
İkinci var mı?

Defne:
varmış

Annem:
Siz kalacak mısınız?

Defne:
hayır

Annem:
İyi

Defne:
neden

Annem:
Çünkü baban birazdan tekrar soracak

Defne:
😭

Annem:
Ne oldu?

Defne:
hiç

Annem:
Saat 10'da evde ol

Defne:
tamam

Annem:
Yemek yiyecek misin?

Defne:
evet

Annem:
Ne istersin?

Defne:
ne varsa

Annem:
Çorba var

Defne:
olur

Annem:
Tamam

Telefonumu kapattım.

Zeynep bana baktı.

“Annen ne dedi?”

“Yemek yapmış.”

“Ben de istiyorum.”

“Sen kendi annene söyle.”

“Benim annem bana çorba yapmaz.”

İpek araya girdi.

“İstersen benim annemden istersin.”

Zeynep ciddi ciddi düşündü.

“Olur.”

“Şaka yaptım.”

“Ben şaka anlamam.”

Üçümüz tekrar gülmeye başladık.

Telefonum bu kez farklı bir bildirimle titredi.

Babam:
Defne

Defne:
efendim

Babam:
Neredesin

Defne:
yarış alanında

Babam:
İpek ve Zeynep yanında mı

Defne:
evet

Babam:
Tamam

Defne:
başka?

Babam:
yok

Defne:
emin misin

Babam:
eminim

Defne:
tamam

Babam:
10

Defne:
BABA BİLİYORUM

Babam:
unutma diye

Defne:
unutmam

Babam:
aferin

Telefonu kapatırken istemsizce gülümsedim.

İpek telefonuna bakıyordu.

“Ne gülüyorsun?”

“Babam.”

“Ne dedi?”

“On.”

Zeynep kahkaha attı.

“Babanın tek kelimelik hayatı var.”

“Gerçekten.”

Bir süre daha oturduk.

Sonra İpek ayağa kalktı.

“Tamam kızlar.”

“Ne?”

“Gitme vakti.”

Zeynep iç çekti.

“Daha yeni eğlenmeye başlamıştık.”

Defne çantasını aldı.

“Bir daha geliriz.”

Zeynep bana baktı.

“Gerçekten mi?”

“Evet.”

“Tamam.”

İpek gülümsedi.

“Bak, Defne bile sevmiş.”

“Ben yarışmayı sevdim.”

Zeynep hemen telefonunu çıkardı.

Dedikodu Kazanı 🔥

Zeynep:
SON DAKİKA

İpek:
ne

Zeynep:
defne yarışları sevmiş

Defne:
gruptayım

Zeynep:
biliyorum

Defne:
o zaman niye üçüncü şahıs gibi yazıyorsun

Zeynep:
alışkanlık

İpek:
ben eve gidince bu geceyi detaylı analiz edeceğim

Defne:
neyini analiz edeceksin

İpek:
her şeyi

Defne:
iyi geceler

Zeynep:
daha eve gitmedik

Defne:
olsun şimdiden diyeyim

İpek:
kaçıyor yine

Zeynep:
yarın görüşürüz aşk kadını

Defne:
bana öyle deme

Zeynep:
tamam aşk kadını

Defne:
ZEYNEP

Telefonumu kapattım.

Ama gülümsememi engelleyemedim.
-‐----------------------------------------
Arabaya bindiğimizde saat 21.18'di.

İpek öne geçti, ben ve Zeynep arkaya oturduk.

Daha araba hareket etmeden Zeynep telefonunu çıkardı.

Zeynep:
eve gidince uyumak yok

Defne:
neden

Zeynep:
bugünü konuşacağız

Defne:
neyi konuşacağız

İpek:
her şeyi

Defne:
bugün sadece yarış izledik

Zeynep:
aynen

Zeynep:
sadece yarış

Defne:
evet

İpek:
tamam

İpek:
inanıyoruz

Defne:
niye inanmıyormuşsunuz gibi yazıyorsun

Zeynep:
çünkü öyle

Defne:
neyse

Zeynep:
kaçış yok

Defne:
eve gidiyorum

Zeynep:
biz de

Defne:
o zaman sus

İpek:
yarın okulda görüşürüz

Telefonumu kapattım.

Yol boyunca dışarıyı izledim. Birkaç saat önce geldiğimiz yarış alanı artık arkamızda kalmıştı.

Zeynep arada bir bana bakıyor, ben baktığımda da hemen telefonuna dönüyordu.

Sonunda dayanamadım.

“Ne yapıyorsun?”

“Hiç.”

“Bana niye bakıyorsun?”

“Bakmıyorum.”

“Bakıyorsun.”

“Tesadüf.”

İpek dikiz aynasından bize baktı.

“Yine başladınız.”

“Ben bir şey yapmadım,” dedi Zeynep.

“Sen zaten hiçbir şey yapmıyorsun.”

“Teşekkür ederim.”

“İltifat değildi.”

“Ben yine de kabul ettim.”

Gülmeye başladık.

Saat 21.47'de İpek bizi eve bırakmak için arabayı durdurdu.

İnmeden önce Zeynep telefonunu kaldırdı.

“Gruba yazıyorum.”

Dedikodu Kazanı 🔥

Zeynep:
bugün güzeldi

İpek:
evet

Defne:
evet güzeldi

Zeynep:
özellikle bazı kısımlar

Defne:
başlama

İpek:
hangi kısımlar acaba

Zeynep:
bilmiyorum

Defne:
çok şüphelisin

Zeynep:
ben masumum

İpek:
sen mi

Zeynep:
evet

Defne:
iyi geceler

Zeynep:
daha eve girmedik

Defne:
ben erken uyumayı seviyorum

İpek:
yalancı

Defne:
neyse görüşürüz

Arabadan indim.

Eve girdiğimde ev sessizdi.

Ayakkabılarımı çıkarıp odama geçtim.

Üzerimi değiştirip yatağıma uzandım.

Tam telefonu şarja takacakken yeni mesaj geldi.

Annem:
Geldin mi?

Defne:
evet

Annem:
Baban uyudu

Defne:
tamam

Annem:
Yemek mutfakta

Defne:
birazdan yerim

Annem:
Birazdan deme şimdi ye

Defne:
tamam anne 😭

Annem:
İyi geceler kızım 🤍

Defne:
iyi geceler anne 🤍

Telefonu bıraktım.

Beş saniye geçmeden tekrar titredi.

Dedikodu Kazanı 🔥

İpek:
uyudun mu

Defne:
hayır

Zeynep:
ben de uyumadım

İpek:
yarın okul var

Zeynep:
biliyorum

Defne:
o zaman niye uyumuyorsunuz

Zeynep:
sen niye uyumuyorsun

Defne:
siz yazıyorsunuz

İpek:
mantıklı

Zeynep:
bu arada

Defne:
yine ne oldu

Zeynep:
yarın öğle arasında kantine gidiyoruz

Defne:
olur

İpek:
ben tost istiyorum

Zeynep:
ben patates

Defne:
ben de ayran

Zeynep:
çok heyecanlı bir hayatımız var

Defne:
bence güzel

İpek:
evet

Zeynep:
neyse

Zeynep:
iyi gecelerr bebişler💛

Defne:
iyi gecelerr💜

İpek:
iyi geceler kızlarımm💕

Telefonu masanın üzerine bıraktım.

Tam ışığı kapatacakken ekran bir kez daha yandı.

Bu kez tanımadığım bir numaraydı.

Mesaja baktım.

Bilinmeyen Numara:
Merhaba

Kaşlarımı çattım.

Numarayı tanımıyordum.

Bir süre ekrana baktıktan sonra telefonu tekrar bıraktım.

Herhalde yanlış numaraydı.

Ertesi sabah kim olduğunu öğrenene kadar bunun üzerinde hiç durmadım.
------------------------------------------
Sabah alarmım üçüncü kez çaldığında gözlerimi zorla açtım.

Telefonumu elime aldığımda gece gelen mesajı tekrar gördüm.

Bilinmeyen Numara:
Merhaba

Dün gece cevap vermemiştim.

Bir süre ekrana baktım.

Sonra yazdım.

Defne:
merhaba

Mesaj gönderildi.

Yaklaşık on saniye sonra cevap geldi.

Bilinmeyen Numara:
Uyandırdım mı?

Defne:
hayır

Bilinmeyen Numara:
İyi

Defne:
kimsin

Mesaj görüldü.

Cevap gelmedi.

“Harika.”

Telefonu yatağın üzerine fırlattım.

Tam kalkacakken Dedikodu Kazanı 🔥 yine hareketlendi.

İpek:
GÜNAYDIN

Zeynep:
günaydın

Defne:
günaydın

İpek:
uyuyamadım

Defne:
neden

İpek:
dün çok eğlendim

Zeynep:
ben de

Defne:
ben uyudum

Zeynep:
yalancı

Defne:
gerçekten uyudum

İpek:
kaçta

Defne:
11 gibi

Zeynep:
ben 2de uyudum

Defne:
neden

Zeynep:
düşündüm

Defne:
neyi

Zeynep:
hayatı

İpek:
senin hayatını mı

Zeynep:
evet

Defne:
benim hayatım neden senin gündemin

Zeynep:
çünkü eğlenceli

Defne:
başka işin yok mu

Zeynep:
yok

İpek:
kızlar okula geç kalacağız

Defne:
ben daha hazırlanmadım

İpek:
NE

Zeynep:
ben hazırım

Defne:
sen beş dakika önce uyuyordun

Zeynep:
uyandım

İpek:
20 dakikaya okulda olun

Defne:
imkansız

Zeynep:
ben geliyorum

Defne:
sen hızlısın

Zeynep:
çünkü hayatımı planlıyorum

İpek:
sen mi

Zeynep:
evet

Telefonu kapatıp yataktan kalktım.

Hazırlanırken dün geceki bilinmeyen numarayı tekrar düşündüm.

Kim olabilirdi?

Belki yanlış numaraydı.

Belki birisi şaka yapıyordu.

Belki de...

Telefonum yeniden titredi.

Bilinmeyen Numara:
Dün yarıştaydın değil mi?

Elimdeki tokayı düşürdüm.

Bir an ekrana baktım.

Defne:
evet

Bilinmeyen Numara:
Ben de.

Kaşlarım çatıldı.

Defne:
kimsin

Bu kez cevap birkaç saniye içinde geldi.

Bilinmeyen Numara:
Dün sana bir şey söylemiştim.

Defne:
ne

Bilinmeyen Numara:
Yarış alanında.

Defne:
çok yardımcı oldun

Bilinmeyen Numara:
Hatırlarsın.

Tam o sırada İpek aradı.

Telefonu açtım.

“Ne var?”

“Okula gel!”

“Geliyorum.”

“Beş dakikaya aşağıdayız.”

“Tamam.”

Telefonu kapattım.

Tekrar bilinmeyen numaraya baktım.

Defne:
sonra konuşuruz

Mesajı gönderdim.

Cevap gelmedi.

Telefonu cebime koyup evden çıktım.

O sırada bunun kim olduğunu hâlâ bilmiyordum.

Ama çok geçmeden öğrenecektim.
------------------------------------------
Apartmandan çıktığımda İpek ve Zeynep köşede beni bekliyordu.

İpek telefonu elinde tutuyordu.

Beni görünce kaşlarını kaldırdı.

“Sonunda.”

“Günaydın sana da.”

Zeynep hemen yanıma geldi.

“Bir şey soracağım.”

“Ne?”

“Dün gece biri sana yazdı mı?”

Bir an durdum.

“Niye?”

“Bilmiyorum. Merak ettim.”

İpek araya girdi.

“Sen nereden biliyorsun?”

Zeynep omuz silkti.

“İçime doğdu.”

“Senin içine hiçbir şey doğru doğmuyor.”

“Bunu kırıcı buldum.”

Üçümüz yürümeye başladık.

Telefonum cebimde titredi.

İpek hemen fark etti.

“Kim yazdı?”

“Bilmiyorum.”

“Nasıl bilmiyorsun?”

“Numara kayıtlı değil.”

Zeynep'in gözleri büyüdü.

“NE?”

“Bağırma.”

“Kim?”

“Bilmiyorum dedim ya.”

İpek yanıma yaklaştı.

“Göster.”

“Hayır.”

“Defne.”

“İpek.”

“Göster.”

“Hayır.”

Zeynep araya girdi.

“Ben olsam çoktan ekran görüntüsü almıştım.”

“Ben de aldım zaten.”

İkisi aynı anda durdu.

“NE?”

Telefonumu çıkardım.

Defne:
sonra konuşuruz

Ekranın üstünde hâlâ cevapsız bir mesaj vardı.

Bilinmeyen Numara:
Tamam.

Zeynep telefonu elimden almaya çalıştı.

“Bir bakayım.”

“Hayır!”

“Kim bu?”

“Bilmiyorum.”

İpek düşünceli bir şekilde bana baktı.

“Dün yarışta biriyle konuşmuştun.”

“Evet.”

“Kimdi?”

“Bir çocuk.”

Zeynep hemen araya girdi.

“Ege.”

“Adını nereden biliyorsun?”

“Dün öğrendim.”

İpek bana baktı.

“Ege olabilir mi?”

“Sanmıyorum.”

“Neden?”

“Numaramı nereden bulacak?”

Üçümüz bir süre sustuk.

Sonra Zeynep:

“Belki ortak arkadaşından almıştır.”

“Bizim ortak arkadaşımız yok.”

“Belki vardır ama sen bilmiyorsundur.”

“Zeynep, bu nasıl mantık?”

“Bilmiyorum.”

İpek gülmeye başladı.

“Bence okuldan önce bu gizemi çözmemiz lazım.”

“Bence okuldan önce kahvaltı yapmamız lazım.”

Zeynep başını salladı.

“Doğru.”

Bir süre sonra okulun kapısına geldik.

Telefonum yeniden titredi.

Bu kez mesaj biraz daha kısaydı.

Bilinmeyen Numara:
Okula geldin mi?

Kaşlarımı çattım.

Defne:
sen nereden biliyorsun

Cevap gelmedi.

İpek yüzüme baktı.

“Ne oldu?”

“Hiç.”

“Defne.”

“Sonra anlatırım.”

“Yine gizli işler çeviriyorsun.”

“Ben hiçbir şey çevirmiyorum.”

Zeynep telefonunu kaldırdı.

“Dedikodu Kazanı'na yeni konu geldi.”

“Daha sabah oldu.”

“Bizim grubun çalışma saati yok.”

Üçümüz sınıfa doğru yürürken telefonumu tekrar cebime koydum.

Ama bu kez aklımda tek bir soru vardı.

Bu numara gerçekten Ege'ye mi aitti?

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

68okunma 22beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18