1. bölüm · Dipsiz Bucaksız

İnsanın İçindeki Şeytan

Öylesine Biri

Her geçen gün daha çok boğluyorum.Battıkça batıyorum içimdeki şeytan hergün başka bir şey fısıldıyor bana ve ben daha da dibe batıyorum.
“Laçin!” İsmimin bağrılmasıyla derin düşüncelerimden kurtulmuştum. “Kızım bu kaçıncı seslenişim? hadi müşteriler bekliyor ikinci kat senin!” Kadın resmen bağırarak konuşuyordu her ne kadar patronum olsa bile bana ekstra mesai verdiği için kadına sinir oluyordum. İkinci kata çıkmıştım bile ayrıca ben bulaşıkcıydım neden garsonluk yapıyordum? Her neyse bunları sonra sorgulamak istiyordum dediğine göre bu gün özel misafirler vardı ve kadın resmen bu yüzden restoranda terör estiriyordu. İkinci katı bana vermişti ve bildiğim kadarıyla o çok önemli misafirler buraya gelicekti saçım ensemde topuzdu ve bu bir süre sonra ensemi kaşındırınca at kuyruğu yapmaya karar verdim. Masanın eksiklerine baktım ve bana kalırsa eksik yoktu tekrar mutfak kısmına indiğimde patronun o ‘özel’ misafirlerle konuştuğunu gördüm muhtemelen gelmişlerdi ve hala bunların ne özellikleri olduğunu anlamamıştım. Doğru görüyorsam eğer dört erkek üçde kız vardı en uzunları açık esmerdi koy kahve gözlleri vardı ve bir bakana bir daha baktırırdı resmen çok güzel bir kadındı. Onun hemen yanındaki de sarışındı neden bilmiyorum ama sarışın insanlar bana çok samimi gelmiyorlardı bu kızın boyu diğer kıza göre daha kısaydı. Diğer kızda kumralımsıydı ama ten rengi bembeyaz dı. Nedenini anlamadığım bir şekilde içlerinden biri -sarışın olan- bana dik dik bakıyordu bundan hoşlanmamıştım ama yinede müşteri memnuniyeti için yüzüme son derece yapmacık bir gülümseme kondurdum.Her neyse ben bu kızla uğraşamazdım mutfağa geri girdim baş aşçı bana seslendi “Laçin kuzum şu biberleri doğrar mısın sana zahmet ?” Hande ablayı çok severdim o yüzden bir dediğini ikiletmezdim yüreğimdeki anne boşluğunu o doldurmuştu benim için. Bir şey demeden biberleri doğramaya başladım “kuzum hayırola senin bir betin benzin atmış iyi misi?” Dedi bana karşı gerçekten endişeleniyormuş gibiydi be kadar iyi ya da kötü göründüğümü bilmiyordum ama bir kaç gecedir uyuyamadığım aşikârdı “iyiyim hande abla sen endişelenme” bunu demiş olsam bile bana inanmamış olucaktı ki yüzüme inanmayan bir bakış attı, bu komiğime gittiği için sırıttım. Patron beni çağırıp garsonluğun benim işim olduğunu ve insanlara onları öldürücekmiş gibi bakmamı söylemişti ki bu umurumda bile değildi. Siparişleri almak için o çok özel misafirlerin yanına gittim Nedenini anlamadığım bir şekilde sarışın olan beni baştan aşşağı süzdü “siparişlerinizi alabilir miyim” dediğimde ilk sipariş veren esmer bir adam oldu o kadar esmerdi ki hayatımda gördüğüm en esmer adamlardan biri olabilirdi hafif siyahi gibiydi ama esmerdi çok aradaydı adamın keçi sakalı ve keskin yüz hattları vardı yakışıklıydı. Italyan usulü cheedar soslu bir makarna söylemişti. Gözlerim masanın en ortasında oturan adama kaydı. Neden bilmiyorum ama adamdan hiç haz etmemiştim bana bir garip gelmişti. Ayrıca masadaki herkez uyduruk şeyler söylemişti. Bu gelen insanların kim olduğunu sorgulamamıştım fakat amaçları yemek yemek değil gibiydi. Kim restoranda sandviç söylerdi ki? Bana hiçbir şey mantıklı gelmiyordu. Ama bunların kim olduğunu sorguluyacak kapasite bende yoktu her neyse iki saatlik bu iğrenç uğraştan sonra üstümü başımı değişip yola çıktım. Evim yakındı zaten küçük kiralık bir yerde kalıyordum.her neyse eve gelmenin yorgunluğuyla beraber kendimi direk yatağa attım duş almam gerekiyordu ama buna hiç halim yoktu Bir sürü çıkarmam gereken notlar vardı ama ben sadece yatmak istiyordum tabii ki yatamıyacaktım kalktım ve üstündekilerden kurtularak kendimi duşa attım. Sıcak bir duş gerçekten çok iyi gelmişti pijama giymekten pek hoşlanmazdım sebebini bilmiyordum ama beni rahatsız ediyorlardı o yüzden altıma bol gri bir eşorfman üstümede beni çok sıkmıyacak bir şekilde askılı geçirmiştim. Masa başına oturdum ve notları çıkarmaya başladım lise sondum. Çalışmaya vakit bulabiliyordum fakat çok yorgun olduğumdan dolayı edindiğim bilgilerin yüzde kaçı beynime giriyordu emin değildim. İki saat süren bu berbat çalışmadan sonra kendime yemek yapmak için mutfağa girdim şu an için en uygunu makarnaydı fakat evde hiç bir şey yoktu yakında bir yerlerde 7/24 açık mini marketlerden vardı saçlarım ıslaktı dışarısı soğuktu ama bunu umursamadan beyaz spor ayakkabılarımı giyidim ve telefonumu alıp dışarı çıktım telefonuma bir bildirimi gelmişti bu normal değildi çünkü en yakın arkadaşım aslı hariç rehberimde kimse yoktu.

+538: evden çıkma…
Bu kimin oyunuydu telefon numaramı nereden bulmuştu ve daha da önemlisi dışarı çıktığımı nereden biliyordu bu aslında ciddiye alamayacağım bir şeydi ama şu an gerçekten kötü hissediyordum ayakkabılarımla tekrar eve girip mutfak çekmecesindeki küçük çakıyı cebime attım. Aslında bu sadece tehlikeli durumlar için vardı ki şu ana kadar hiç yerinden oynamamamıştı bile ilk yaptığım şey aslıya mesaj atmak oldu onlarda kalsam bu gün hiç fena olmazdı ama şansıma aslı şu an ailesinin evinde kaldığını söylemişti ona rağmen beni davet etmişti ama ailesine rahatsızlık çıkarmak istemezdim ki orada rahat da edemezdim. Mesaja cevap vermek ile vermemek arasında bir savaş veriyordum ki bu sıradada markete yürüyordum en kötü restoranda resepsiyonda kalırdım.içim içimi yiyordu zaten bardağın hep boş tarafını gören biri olarak kötü hissediyordum fakat her şeye rağmen en azından biraz rahatlamak amacıyla mesaja cevap vermeye karar verdim

Siz: sen kimsin?

+538: yakında öğrenirsin

Elim cenimdeki çakıyla buluştu omurgalarımda gezinen yıllanlar beni daha çok sarmalamaya ve boğmaya başladı telefonumu kapadım ve derin derin nefesler almaya başladım restoranın yolunu tuttum o telaşla evin kapısını kilitlemeyi bile unutmuştum bunu hatırlayıp dönüp kilitlesem mi diye düşündüm belkide fazla kafada kuruyordum hem kapıyı kilitlersem eve kim girebilirdi ki? Adımları mı hızlandırdım ve evin yolunu tuttum bu gün açkalsam bir şey olmazdı her halde sadece uyumak ve olanları hiç yaşamamışım gibi hayatıma devam etmek istiyordum. Eve gelmiştim ve bir şeyler yanlış gidiyor gibiydi
Bir şey yok laçin sadece kafada kuruyorsun…
Ya da hayır kafada kurmuyodum çünkü arkamda birinin varlığını hissetmemle cebimdeki çakıyı çıkarmam bir olmuştu fakat geç kalmıştım ağzıma kapatılan bezle sesim kesildi ve gözlerim usulca kapandı en son gördüğüm tek şey bir çift mavi gözdü

Yorumlarınız venim işin çok değerli iyi okumlaar ballar💋