DİLDEM kitap kapağı

1. bölüm / 1

DİLDEM

İyi Gecele Dila.

Vaveyla Yazarı: Vavey .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: İyi Gecele Dila.
  1. 1 İyi Gecele Dila.1.944 kelime · Okuduğun bölüm

Gecenin ilerleyen saatlerinde hala çalan şarkı bize eşlik ediyordu.Herkes derin bir sohbetin içindeydi.Olduğum masanın sohbetini dikkatlice dinlemeye başladım.

Orta yaşlarında,saçı siyah ve kısa olan kadın "Soyerler geri dönmüş dediler."dedi ve şarabından bir yudum aldı.
Hemen yanındaki yaşça baya büyük olan adam konuştu."Evet öyle haberler var.Çok ilginç ben hiç dönmezler zannetmiştim."

Kadın tekrar konuştu."Soyerler demekki eskilerin yaşanmasını istiyor."

Masanın diğer ucundaki genç kadın "Peki eskilerin yaşanmasını Atılganlar da mı istiyor."diye bastıra bastıra sordu.

Siyah saçlı kadın ilk masaya sonra kadına baktı."Atılgan eski güçlerine sahip değil, Soyerlerde bunun bilincinde."dediğinde masadaki herkes donup kaldı.

Bu masadaki hatta davetteki insanların yarısı buraya para alıp geliyorlar ve ne derlerse onları yapıyorlardı.Bu kadında bugün ki parasını Atılganları küçük düşürerek alacaktı.

Ve bende bu gece buna izin vermemek için buradaydım.

Yaşlı adam yaktığı sigarasının dumanını içine çekti ve bana baktı.
"Sen ne diyorsun bu konuda hakkında?"diye sordu.

Omuzlarımı hafif kaldırdım."Soyerler burada çok barınmaz,giderler."dediğimde siyah saçlı kadın güldü.
"Bu o kadar kolay olmaz."dedi ve küçümseyici bakışlarını üzerime dikti.

Ellerimi masanın üzerinde birleştirdim ve kadına odaklandım."Parayla satın alınan bir kadına göre fazla kendinden emin konuşuyorsun."dediğimde masa da ölüm sessizliği oluştu.

Siyah saçlı kadın herkese baktı ve benden gözlerini kaçırdı.Ellerini yumruk yaptığını gördüğümde öfkelendiğini hissettim.

Elimle ağzımı kapattım sanki ağzımdan yanlışlıkla kötü bir şey söylemiş gibi.Elimi ağzımdan çektim."Çok üzgünüm ağzımdan çıkıverdi."dedim alay ederek.Kadın sinirden kıpkırmızı olmuştu ki elini sertçe masaya vurdu.Darbenin çıkardığı ses gürültüden zor duyulmuştu.

"Dikkat de bende o dilini ağzından kopartmayayım."dedi bağırarak.

Gür bir kahkaha attım ve eteğimin arasına sıkıştırdığım tabancayı hızlıca çıkardım ve karşımdaki kadının tam yüzüne doğrulttum.

Tabancayı doğrultmam ile masadakiler kıpırdamaya başladı.Kadın elini pantolonun arkasına götürdüğünde tetiğe çektim alnından vurdum.Silah sesi ile herkes çığlıklar atarak bir yerlere koşuşturmaya başladı.

Masada hatta mekanda kimse kalmamıştı.

Silahın namlusundan yükselen ince dumanı umursamadan tabancayı masanın üzerine bıraktım. Az önce kahkahaların, müziğin ve fısıltıların birbirine karıştığı mekân şimdi bomboştu. Yerdeki kadına yalnızca birkaç saniye baktım. Ne pişmanlık duyuyordum ne de yaptığım şeyi açıklama ihtiyacı.

Bu gece herkesin anladığı Atılganlar kimsenin ağzında sakız olamayacağıdı.
Masanın üzerinde duran çantamı alıp açtım ve silahı çantanın içine yerleştirdim ve arkama dönüp mekanın çıkışına doğru yürümeye başladım.

Arkamdan gelen ayak seslerini duyduğumda olduğum yerde durdum.

"Bravo,beğendim!"diyen kalın erkek sesi ile arkama döndüm.Karanlığın içinde ki bölgeye baktığımda yüzünü tam göremiyordum.Fakat sesini sanki daha önce duymuş gibi olmuştum.

"Beğenmenize sevindim."dedim ince ses bir tonuyla, ellerinin oynadığını gördüm ve bir adım öne çıktım."Dila Efsa Atılgan!"dediğinde miniklerim kayboldu.Bu adam adımı nasıl biliyordu.Hatta bu soyadı.Düşüncelerim beynimi yormuştu.
"Efsa Akkor!"diye onu düzelttim.

"Korkmana gerek yok Dila."söyledikleri ile yüzüm buz kesmişti.

"Karanlıkta benden saklanan bir adamdan korkmam."dedim ve keskin bakışlarımı gölgesine diktim.

Bana doğru bir adım attığında karanlıktan aydınlığa çıktı ve yüzünü görebildim.

Koyu kahverengi gür saçları ve giydiği siyah gömleği onu ciddi anlamda yakışıklı kılmıştı.Fakat bu hiçbir şeyi değiştirmezdi.
Onu öldürebilirdim.

"Artık korkuyorsundur umarım."Dudaklarının kenarı yukarı kıvrıldı. Gözlerini üzerimde gezdirdiğinde bu hareketinden rahatsız olmuştum.

Şuan tek isteğim bu adamın gözlerini yuvasından çıkarmaktı.

"Seni tanımıyorum.Hangisinin adamısın?"

"Benim tanımam yetmez mi?"dediğinde yana doğru başını hafifçe eğdi ve bir elini Pantalonun cebine soktu.

"Sana soru sordum."dedim.

"Sabrına hiç hayran kalmadım,Dila " adımı bastırarak söylemesi dikkatimi çekti.Çünkü ailemden başka kimse ilk adımı bilmiyordu.Bu adam demekki eski dönemim de vardı,lakin şuan düşmanımdı.

"Soyer."dediği ile gözümü kıstım.İçimden bir küfür savurdum. Tam da bu gece ihtiyacım olan son şey, Soyerlerden birinin karşıma çıkmasıydı.

"Acınızı tazelemek için mi geldiniz?"diye sordum."Memnuniyetle seni öldürerek acınızı tazeleyebilirim."diye sorduğum soruya kendim cevap verdim.

Alaycı bir kahkaha attı ve bana doğru bir adım attı."misafirperverliğinede hiç hayran kalmadım Dila."dediğinde bende ona doğru bir adım attım.Aramızdaki mesafe azalmıştı.Onu artık daha rahat inceleyebiliyordum.Mesela gözlerinin rengi çok farklıydı ne yeşil ne de maviydi.Çakır gibi bir şeydi.Fakat çakırda değildi.

Çantamı arkaya doğru attım ve bir elimle çantayı tutuyor diğer elimle çantayı açıyordum.Elimi çantaya attığımda sert cismi hissettim ve çantadan çıkardım.Adama baktığımda ise hiçbir şey anlamamıştı.İşime gelirdi,Çantamı yere attım ve hızlıca silahın namlusunu alnın ortasına bastırdım.

Adam hiç şaşırmamıştı ki yüzünde hala alaycı bir tavır vardı.Bu rahatlığı benim sinirimi bozmuştu."Ölüm korkusuda mı yok."dediğimde bir şey demedi.Silahı sıkıca kavradım.

Adam cevap vermedi. Yalnızca başını hafifçe yana eğerek yüzümü inceledi. Bakışları bir anlığına gözlerime, ardından elimdeki silaha kaydı. Sanki tetiğe basıp basmayacağımı anlamaya çalışıyordu.

Uzun süre ikimizde konuşmadık sadece birbirimize öylece baktık, fakat artık sinirleniyordum.İşaret parmağım tetiğin üzerindeydi. Tek bir hareketle bu kendini beğenmiş adamın yüzündeki o gülümsemeyi silebilirdim. Üstelik bunu yapmak için hiçbir neden bulmakta zorlanmıyordum.

Ama onun korkmasını istiyordum.Karşısında kim olduğunu bilmesini ve karşımda makara yapamayacağını öğretmek istiyordum.

Tüm bu sessizliği arkamdan gelen bir ses bozdu.

"Efsa!"

Koralp'in sesini duyar duymaz gözlerimi kısa bir anlığına kapattım. Harika! Tam da ihtiyacım olan şey, bir de Koralp'in öfkesiyle uğraşmaktı. Zaten karşımda sinirlerimi bozmak için elinden geleni yapan bir Soyer vardı. Şimdi bir de kocamın hesap sorması eksikti.

Yine de arkamı dönmedim.

Gözlerim hâlâ karşımdaki adamdaydı. Dudaklarının kenarındaki o alaycı gülümseme beni çileden çıkarıyordu. Sanki Koralp'in gelişi bile onu zerre kadar ilgilendirmemişti. Hatta gözlerindeki ifade, bu karşılaşmanın daha da eğlenceli bir hâl aldığını düşündüğünü gösteriyordu.

Koralp yanımda durduğunda ikimize tek tek baktı."ne oluyor?"diye sordu.

İkimizde sessiz kaldık fakat Koralp Adamın tam karşısında dikildi."Karımın yanında seni görmeyeceğim Soyer."dedi.

Adam ellerini arkada bağladı ve başını yukarıya kaldırdı."Karın seninle aynı fikirde olmayabilir."dediğinde Koralp kaşlarını çattı ve bana baktı.Koralp elimi tuttu ve hızla arkamızı dönüp çıkışa doğru yürüdük.Mekandan çıktığımızda Koralp elimi bıraktı ve arabaya doğru geçti.

Koralp'in yüzündeki ifadesinden ne kadar çok sinirlendiğini görmüştüm.Yinede aldırış etmedim.

Arabanın kapısını sertçe açıp içeriye oturdum. Koralp de birkaç saniye sonra yanıma geçtiğinde kapıyı kapattı fakat motoru çalıştırmadı.

"Hiç mi yerinde durmayacaksın."dedi.Gözlerine baktığımda içindeki siniri görebiliyordum.İçinde alevler yanıyordu ki sıcaklığından kıpkırmızı olmuştu.

"Durmayacağım,Koralp."diye onu tersledim.Koralp başını yavaşça bana çevirdi. Çenesindeki kasın belirginleşmesi, söylediklerimin onu ne kadar sinirlendirdiğini açıkça gösteriyordu.

"Ne dedin sen?"

"Koralp dedim."

Koralp gözlerini birkaç saniye boyunca üzerimde gezdirdi. Ardından derin bir nefes alıp başını iki yana salladı.

"Efsa, korkuyorum.Sana bir şey olmasından çok korkuyorum."

Söyledikleriyle yüzümdeki ciddi ifade yavaşça silindi. Koralp'in gözlerine baktım. Sesinde alışık olmadığım bir kırılganlık vardı. Beni kaybetmekten korkuyordu. Bunu biliyordum. Beni sevdiğini de biliyordum.

Elimi yavaşça yanağına koydum.
"Ben buradayım."dedim.

Gözlerini kapatıp elimi avucunun içine aldı."Hep yanımda ol."dedi ve geri çekildi.Motoru çalıştırdı ve sürmeye başladığında koralp bana baktı ve hemen ardından yola döndü.

"Yine bir olay yarattın, bakalım yine kimi karşımıza aldık."dediğinde beni suçluyordu ve haklıydı öldürdüğüm kadın belkide işimize yarayacak biriydi,yada dostumuza bağlıydı.Fakat belkide artık sadece düşmanımızdı.Bunu kabul etmek hoşuma gitmese de haklıydı. Bazen öfkeme yenik düşüyor, sonuçlarını düşünmeden hareket ediyordum. Fakat karşımdaki insanın bana hakaret etmesine de öylece göz yumacak değildim.

"Bana hakaret eden birini öylece bırakmamı beklemiyordun, değil mi?" dedim.

Koralp gözlerini yoldan ayırmadan güldü. Ama bu, eğlendiği için çıkardığı bir ses değildi. Daha çok sabrının sonuna geldiğini gösteren, kısa ve yorgun bir gülüştü.

"Hayır, senden bunu beklemiyordum zaten. Benim hatam, senden bir gün olsun mantıklı davranmanı beklemek."dediğinde kaşlarımı çattım.

"Beklemeye devam et o zaman."dedim kollarımı önümde bağladım ve camdan dışarıyı izlemeye başladım.

Koralp'in cevap vermesini bekledim ama birkaç saniye boyunca arabada yalnızca motorun sesi duyuldu. Ona bakmamak için kendimi zorluyordum. Çünkü göz ucuyla bile bana baktığını hissediyordum ve bu durum sinirimi daha da bozuyordu.
"Hanımefendi küstü mü şimdi?" diye sordu sonunda.

Cevap vermek yerine susmayı tercih ettim.Susarak onu sinirlendim.

"Emniyet kemerin"dediğinde üzerime baktım.emniyet kemerini takmadığımı fark ettim.

Elim kemere gitti ve kemeri taktım.
Koralp göz ucuyla bana baktı.
"Aferin benim kızıma." dedi gülümseyerek.
Kaşlarımı kaldırıp ona döndüm.
"Ben senin kızın değilim, Koralp."
"Öyle mi? Peki, kimsin?"diye sorduğunda söylemem gereken şeyi düşündüm.

"Efsa Atılgan"dediğimde Koralp'in gözlerini kısarak bana bakmasıyla dudaklarımın kenarı kıvrıldı. Ne bekliyordu ki? Kendi soyadımı söylemiştim. Bunda bu kadar şaşıracak ne vardı?

"Ne oldu?" diye sordum masum bir ifadeyle. "Yanlış mı söyledim?"

Koralp gözlerini yoldan ayırmadan başını iki yana salladı. Ardından yeniden bana baktı.

"Hayır, güzelim. Sadece karımın benim soyadımı kullanmaktan bu kadar kaçındığını bilmiyordum."dediğinde zorlukla yutkundum.Kendisi yine yaptığını yapmıştı ve beni ona karşı mahcup etmişti.

Koralp'e yaklaştım ve yanağını hafifçe öptüm.Geri çekildiğimde yüzünde beliren gülümsemeyi görünce gözlerimi devirdim. İşte yine yapmıştı. Birkaç kelimeyle beni mahcup etmiş, ardından hiçbir şey olmamış gibi davranmıştı.

"Noldu güzelim,bir şey oldu yoksa?"diyerek alay etti.

"Hayır."dedim ve cama döndüm.

Koralp'in gülüşünü duydum. Belli ki yüzümdeki ifadeden ne kadar utandığımı anlamıştı.Koralp bir anda bana yaklaştı ve eli ile yanağımı sıktı.Direkt eline vurdum

"Yapma şunu."diye kızdım.

"Ne yapayım? Çok tatlısın."dedi.

"Makyajımı bozuyorsun!"diye söylendiğimde Koralp'in kahkahası daha da yükseldi.

"Ne gerek makyaj yapmana,her halinle güzelsin."dediğinde altındaki kıskançlığını hissettim.

Gözlerimi kısıp ona döndüm. Dudaklarının kenarında kendinden emin bir gülümseme vardı.
"Hayırdır Koralp Akkor, kıskanıyor muyuz?"diye alay ettim.

"Evet kıskanıyorum."dedi.

"Neyi kıskanıyorsun?"

"Şu güzel yüzünü gören herkesi."dediğinde
kahkaha attım. Bu adamın bazen ne kadar ileri gidebildiğine inanamıyordum.

"Koralp, ben sokağa çıkınca herkes kafasını eğsin mi istiyorsun?"

"Fena fikir değilmiş."Koralp'in yüzündeki sırıtışı görünce başımı iki yana salladım.

Gözlerimi devirdim ve camdan dışarıyı izlemeye başladım.Düşündüm ki hayatımda bu kadar olay varken hâlen gülüyordum.Buda Koralp'in sayesindeydi.Onunla gülüp onunla ağlıyordum.Bazen beni dünyanın en mutlu insanı yapıyor, bazen de sinirden saçlarımı yolacak hâle getiriyordu. Ama ne olursa olsun, günün sonunda yanımda olmasını istiyordum. Çünkü Koralp benim yalnızca sevdiğim adam değildi; kendimi en kötü hissettiğim anlarda bile yüzümü güldürmeyi başaran tek insandı.

Koralp'e baktığımda bir eli direksiyonda diğer eli ile de benim elimi tutuyordu.Elimi biraz daha sıktım.Koralp hissetmiş olmali ki bana baktı.

"Ne oldu?"diye sordu.

"Bir şey olmadı sana bakıyorum."dediğimde hafifçe gülümsedi.

Tekrar cama doğru döndüğümde telefonum titredi.Elime aldığımda bilinmeyen bir numaradan gelen mesajı gördüm.Mesaja tıkladım.

"İyi geceler Dila."

Mesajı birkaç saniye boyunca öylece izledim. İki kelime. Yalnızca iki kelimeydi ama nedense içimde tuhaf bir huzursuzluk yaratmıştı.

Neden Efsa değilde Dila'ydı.Bunu bilerekle yapıldığını biliyordum.Büyük ihtimalle Soyerler'in hedefinde ben vardım ve beni geçmişimden vuracaklardı.Telefonu avucumda sıkarak ekranı kapattım. Soyerler ülkeden yıllar önce gitmişti. Şimdi geri dönmüşlerdi ve daha ilk geceden benimle uğraşmaya başlamışlardı. Tesadüf müydü? Hiç sanmıyordum.

"Hayırdır kimle mesajlaşıyorsun?"Koralp'in sesiyle başımı ona çevirdim. Gözlerini yoldan ayırmadan cevap vermemi bekliyordu.

"Kimseyle."

"Efsa."

"Koralp."

"Benimle uğraşma, güzelim. Kim o?"

Hayranlarımdan biri olabilir."
Koralp başını bana çevirip kaşını kaldırdı.
"Hayranın mı?"

"Evet,benim gibi güzel bir kadının hayranı olamaz mı?"diye sordum.

"Senin tek ve en büyük hayranın yanında."dediğinde gülümsedim.

"Bunu hatırlattığın için sağol."dediğimde Koralp tekrar bana baktı.

Kaşını havaya kaldırıp "kimdi o?"diye sordu.

"Kim olacak? Söyledim ya, hayranlarımdan biri."Koralp gözlerini kısarak bana baktı. Yüzündeki ifadeyi görünce gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım. Kıskandığında ortaya çıkan o hâline bayılıyordum. Ne kadar inkâr etse de gözlerindeki ifadeden her şey anlaşılıyordu.

"Efsa, sabrımı zorlama."

"Ben ne yaptım şimdi?" dedim masum bir ifadeyle.

"Az önce sana kim olduğunu sordum."

"Ben de cevap verdim."

"Benimle dalga mı geçiyorsun, güzelim?"
Başımı hafifçe yana eğdim."Biraz."

Koralp derin bir nefes alıp başını iki yana salladı. Ardından bir elini direksiyondan çekmeden bana doğru eğilebildiği kadar yaklaştı.

"Ciddi anlamda soruyorum.Kimdi?"dediğinde düşündüm.

Söylemem gerekiyor muydu? Yoksa ben fazla mı büyütüyordum?
Fakat aramızda asla bir sır kalmamalıydı
Birbirimize anlatamadığımız şeyler biriktirirsek günün birinde aramıza aşamayacağımız duvarlar örülebilirdi. Ben, sevdiğim adamla aramda böyle duvarlar olsun istemiyordum.

"Bilmiyorum, bilinmeyen numaraydı."dediğimde Koralp kaşlarını çattı ve yüzünü ciddi bir ifade aldı.

"Bilinmeyen numara mı?"diye şaşkınlık içinde sordu.

Başımı salladım."ne yazmış."diye sorduğunda telefonun ekranını açtım ve sohbete girdim.

"İyi geceler Dila,yazmış"diyerek telefonun ekranını ona gösterdim.
Koralp'in gözleri ekrandaki mesajın üzerinde birkaç saniye boyunca kaldı. Az önce yüzünde olan o rahat ifade tamamen kaybolmuştu. Çenesinin kasıldığını, elimi tutan elinin biraz daha sıkılaştığını fark ettim.
"Dila mı?" diye sordu sonunda.
Başımı salladım."Evet. Ben de anlamadım zaten. Neden Efsa değil de Dila?"

Koralp yola odaklandı."araştırırım, rahat ol."dedi.

"Araştırırım diye tüm şehri sorguya çekmezsin umarım."dediğimde Koralp tekrar gülümsedi.

Yol boyunca Koralp ile şakalaşıp durduk.Tüm yorgunluğumu unutmuştum.Eve doğru yürürken arkamdan da Koralp geliyordu.Elimdeki telefon tekrar titredi.Telefonu sıkıca tuttum.Kslbim hızlanmays başlamıştı.Telefonun ekranına baktığım tekrar bilinmeyen numaradsn bir mesaj gelmişti.Adımlarım yavaşlsmıştı.Mesaja tıkladığımda sohbette bulanık bir görsel vardı.Ellerim titreyerek görsele tıkladım.

Fotoğraf netleştiğinde olduğum yerde kaldım.Boğazım düğümlendi.Elimde tuttuğum telefon bir anda ağırlaşmıştı ki elimin arasından kayıp yere düştü.

Bir hastane odasıydı.Beyaz çarşafların arasında, hastane yatağında yatan bir kadın vardı. Yüzü solgundu. Saçları yastığa dağılmış, gözleri kapalıydı. Kolunda serum, bedeninde hastane kıyafetleri vardı. Yüzünde derin bir yorgunluk, ifadesinde ise tarif edemediğim bir kırılganlık bulunuyordu.

O kadın bendim.
Fotoğraftaki bendim.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

6okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18