67. bölüm · Derinde Kalan Sis Dağılınca
67.Bölüm "Nişan&Aşk&Zehir"
O günün gecesinde ise Koçari karışacak gibiydi Fadime zar zor uyumuştu gece üç sularında susamış uyanıp mutfağa gitmişti hiç ışık yakmamıştı en son mutfağa girdiğinde musluğun önünde saçları dağınık üzerinde kırmızı bir takım olan birini görüp çığlık attı elindeki sürahiyi fırlattı
Sesleri duyanlar mutfağa koştu
İso: FADİME
adil: FADİME NE OLİ
Işığı yaktıklarında yerde baygın olan Eleniyi gördüler
Esme: Fadime ne ettun
İso: Eleni , kızım napaysun
Fadime: ben şey sandım al karısı
Esme: ne alaka ya , Hah Eleni annem açtı gözlerini
Kafasında lan yoktu adil alıp yatağa götürdü
Adil: Esme Hicranı ara gelsinler baksınlar
Dedikten sonra bu 10 dakika sonra uykulu uykulu halleri ile gelmişlerdi
Sena: birşeyi yok şişmiş sadece ne oldu ki
Gezep: hani ne olmuş olabilir Fadime
Fadime: al karısı zannettim
Eleni: bre al karısı ne ne karısı
Hicran: Fadime delirdun mi? Ula al karısı gelse mutfakta su mu alırdı ay Allah'ım
Esme: ayrıca okuduk üfledik ne al karısı
Adil: Tövbe estağfurullah İyi misin kızım
Eleni: iyiyim iyiyim
Sena: çok uykum vardı ya uşağanız ağlıyor bir bakın siz
Fadime: He bakalım özür dilerim Eleni
Eleni: sorun yok olur öyle şeyler
Gezep: he canım tabi olur öyle şeyler hayde karum kızım gidelim
Sena: gidelim baba
Sabah olduğunda herkes işlerinin başına dönmüştü Sena ve Eleni sağlık ocağına geldiğinde Oruç kendine ve Fatih'e Ağrı kesici serum takmıştı
Sena: iyi misiniz?
Fatih: bilema iyiyiz
Eleni: babam nasıl böyle bişi yaptı anlamadım
Oruç: ya beklidum da böyle de beklemidum
Sena: neyse bir tane daha parol takalım size
Fatih: çok iyi olur sonra da Fabrikaya geçmem lazım çay dövme makinalarında sorun çıkmış
Oruç: Allah'tan 2-3 ay yüzümüz güldü ha maşallah
Eleni: hep gülecek bre deme öyle
Fatih: hayde gidelum efulim
Sena: ben yeni geldim
Fatih: he olabilir ben şimdi fabrikada rahatsızlanırım felan tedavi edersun biz gittuk
Oruç: Eleni sende beni mi tedavi etsen he sıcak nevalem
Eleni: olur ederim ama edilecek neyin var ki oruç
Dedi gülerek sonra kolundaki serumu Çıkarıp tekrar parol taktı
İso: Tamam abi tamam bende geliyorum
Fadime: iso nereye
İso: ya fabrikada ki çay makinaları sorun çıkarimuş formatlarına bakıp geleceğum oğlumu da öpeyim Esme abla sağa emanetler
Esme: hayde git git deli uşak
İso da fabrikaya geçti Sena ve Fatih fabrikaya geçince makinalarının kontrol ettiler
Fatih: Makinalar bozulmuş
İso: abim ben geldum
Fatih: hoşgeldin aslanım makinalar bozulmuş baksana
İso: Allah Allah ben sistemi kontrol edip gelirum
Sena: tamam da niye bozuldu ki
Fatih: bir sürü sebebi olabilir güzelim bazen bir elektrik kesintisi felan olur makinanın devri yanar
Sena: yeniledi pahalı mı?
Fatih:senin zenginliği düşününce pek de pahalı değil
Sena biranda Fatih'e baktı
Fatih: birşey mi oldu
Sena: Seninle evlenince o evde babaannen yada annen yaşamayacak
Demişti biranda
Fatih: o nerden çıktı şimdi
Sena: zenginlik para o evi bozar en büyük örneğini 5 ay önce felan yaşadık yediniz altınları paraları ölüyorduk ayrıca zaten babaanneni de pek sevdiğin söylenmez şeytan gibi bir kadın o
Fatih: öyle
Sena: annen teyzem sayılır ama onu da istemiyorum Fatih bana kaynanalık taslayacak bunları kabul ediyorsan o eve gelin gelirim
Fatih: kabul sen nasıl istiyorsan öyle olsun
Sena gözlerini karartmıştı 21 yılını çalanların hayatını ellerinden almak istiyordu aslında en başta da Emriye Sena bu Zamana kadar bilinçli olarak katil olmamıştı peki ya olur muydu? Kendi öz Babannesinin katili olur muydu?
Sena: İstanbul'a adam yollamamız lazım ama ağzı sağlam olmalı
Fatih: o niye
Sena: ufak bir işimiz var
Fatih: Sena ne yapacaksın
Sena: şirkete gidip geleceğim sende iso ile konuş sonra benim şirkete gel isoyu da al
Sena ofisten çıktı Zarifeyi arayıp şirkete çağırdı Gökhanla bir
Sena odasındaki kilitli dolabını açtı babasının ona verdiği bıçak ve bir şişede saklı tozlar vardı Emriye Hicranın canını ne kadar da yakmıştı aslında canını koparmıştı ona bir sürgün yetmezdi
Zarifenin yaşamasının tek sebebi Senayı öğrendiğinde öldürmeye çalışmayıp kendini affetirmeye çalışmasıydı ama Emriye geldiği günden beri zehir olup sıçradı üstlerine şimdi ise Sena en büyük günahını işleyecekti ve bu sır ebedi olarak 5 kişinin arasında kalacaktı
Zarife: Sena hayırdır teyzem ne oldu Gökhan'ı da aldum geldim
Sena: oturun şöyle Fatih gelecek onu bekliyorum
Gökhan: ciddi bişi mı
Sena: bu 5 kişi ile mezara gidecek bir sır babama yapacağım ilk ve tek büyük yanlışım
Zarife: Sena ne edeceksin ula
Fatih: heh gelduk ana Gökhan hayırdır
Sena: oturun şöyle, şimdi şu ortamda yapacağım şeyi destekleyip bana yardım edecek kişiler var bunu biliyoruz değil mi
İso: ebede kadar
Sena: Birini ortadan kaldıracağız
Dedi Sena herkesin gözleri büyüdü anlamamışlardı bu Sena değildi belki bu Hicrandı çünkü ortadan kaldırmak demek zehirlemek demekti
Zarife: sen ne deysun Sena kızım
Fatih: delirdin mi?
Sena:delirdim evet delirdim şuan bu masada oturan Hemşire Sena Varoğlu değil şuan karşınızda olan Hicranın kızı Sena Varoğlu
Zarife: kimi zehirleyeceksun
Gökhan: ben bilirum
İso: galiba bende anladum
Zarife: yok ula etmeyeceksin demi
Fatih: bir tek ben mi anlamadum
Sena: ciddiyim hemde gözlerimin önünde olacak senden birşey istiyorum
Zarife: buyur
Sena: Emriye fenalaşınca onu Hicranın doğum yapıp kaldığı odaya yatırmalıyız
Zarife: hallederum
Sena: Gökhan sen bu işin eğlenceli tarafında olacaksın Emriye Trabzon'a gelecek
Gökhan: o nasıl olacak
Sena: İlvenin azıcık sancısı olacak yada olmuş gibi arayacaksın gelecek iso senle bende zehiri vereceğiz
Fatih: ben ne edeceğum
Sena: ay senden saklamak istemedim hayatım ondan çağırdım
Fatih: Sena evlenmesek mi ? Ben korktum
Sena: korkma sadece annemin benim ve babamın hayatını kararttığı için yapıyorum
Zarife: ben hallederum bu tozla mı zehirleyeceksun
Sena: hayır annemle konuşmam gerekiyor o bana hangi ot olduğunu söyler ama oda bilmeyecek
Sena ceketini alıp çıkacakken
Sena: Tek biriniz bu sırrı ortaya çıkarırsa yada çıkarmakla Beni tehdit etmeye kalkarsa sonucuna katlanır şimdi ben sağlık ocağına gidiyorum çünkü hemşire bir kızım sizde planınızı yapın ve bitsin
Sena şirketten çıktı böyle bir kız değildi o ama artık o bir Koçari kızıydı Adalet birazcık şaşırdı bu durumda
Sağlık ocağına döndüğünde Oruç ve Eleniyi öpüşürken Bastı
Eleni: AYY SENA
Oruçun ise yüzü değişti mutlu olmamıştı hiç
Sena: BEN BEN çok özür dilerim yani bilemedim şey gittim ben
Sena utanarak sağlık ocağından çıktı sonra da gülmeye başladı
Adil kendi Fabrikasında Gezepi bekliyordu
Gezep: Dayioğli beni çağırmışsın acil demişsin hayırdır
Adil: Bunu imzala
Gezep: bu nedur
Adil: Koçari A.Ş nin Yönetim hakkını sana verirum
Gezep: ne deysun dayiogli
Adil: halaoğli sağa ettiklerimin bedeli gibi düşün bunu bilema ben kendimi suçlu hissedeyrum yönetimde söz hakkı senin olsun istirum yani Koçarinin başına geç
Gezep bunu kabul etmezdi
Gezep: Bak dayiogli ben seni anlirum suçlu hissedeysun ama ben istemem benim omuzlarım yük dolu birde bunu istemem bana karşı borçlu hissedeysun bunu bilirum ama yok bak ben iyiyim böyle
Adil: Gezep Allah aşkına
Gezep: Dayiogli yok diyirum ya Allah Allah sal beni da gideyrum ha ben Trabzon'a ineyrum işlerim var
Adil: kapanmadı bu konu burda
Gezep: He he
Gezep Fabrikadan çıkar çıkmaz arabasına binip şehire indi
Çok geçmeden Sena geldi pikabı ile
Sena: Amca babam nerde?
Adil: Trabzon'a merkeze indi hayırdır bir sorun mu oldu amcam
Sena: hiç yok olmadı bakmaya geldim de
Sena gidecekken Adil durdurdu Senayı
Adil: hayde gel konuşalım biraz senle
Sena: ne konuşacağız
Adil: yaşadıklarımızı amca-yeğen gibi
Sena anlamsızca oturdu koltuğa
Adil: kendini hiç Koçariye yani bana ait hissetmiyorsun Sena Çok uzaksın bana
Sena: sence de sebebi belli değil mi amca
Adil: belli belli tabi haklısın da ama ben böyle olsun istemirum artık he Sena
Sena: yani sen bana diyorsun ki annene ettiğim lafları unut babanla kavga ettiğimi unut hatta sürekli anneni suçladığımı hatta yetmezmiş gibi babanı annesine şikayet ettiğimi unut mu diyorsun
Adil susmuştu kafasını öne eğdi
Sena: amca sen şükret ki Esme abla seni seviyor bana birisi bir kadın hakkında ha böyle konuşsa elimin tersi ile silerdim
Adil: Sena çok pişmanım haklısın ama bak güzel kızım sende benim canımın bir parçası oldun izin verde amca yeğen ilişkisi kuralım
Sena: bu kadar çok mu istiyorsun
Adil: çok istiyorum Sena ula sen benim küçük minnakımsın yeğenimsin Gezebimin küçük bücürüsün seninle şöyle amca yeğen olmak istiyorum
Sena hafifte olsa sırıttı Zarifeyi affeden kız Adili de affetmeliydi
Sena: şartlarım var
Adil: söyle
Sena: Babamı bir daha arkasından vurmayacaksın , bir daha asla anneme laf etmeyeceksin, bir daha asla babamın hayatına karışmayacaksın
Adil kafası ile onayladı Senayı
Sena: birde , annemden özür dilemek amaçlı buradan anneme hisse vereceksin herkes anneme saygı duyacak hürmet edecek kimse ama kimse annem hakkında laf edemeyecek tek bir kuş bile annemin arkasından konuşamayacak en başta da sen
Adil Senanın bu isteğine şaşırmıştı ama kabul etmişti
Sena: Eleniye karışmak yok kız mutlu olacak oruçun üzerindeki baskıyı kaldıracaksın
Adil: ama
Sena: amca
Adil: tamam
Sena: güzel o zaman anlaştık amcam
Adil: anlaştık yeğenim , ha bu arada bundan sonra ağlamak istediğin de bağa gelmen yeterli da
Sena: Peki o zaman ben çıkıyorum
Adil: görüşürüz Allah'a emanet
Sena: sende
Sena fabrikadan çıktı
Çakır: SENA
Sena: efendim çakır
Çakır: bizim kızın aşıları varmış benim işler yoğun sen sağlık ocağına götürsen olur mu?
Sena: Çakır tabi ki de olur hadi hadi sen düşünme orayı bende
Sena pikaba atlayıp Koçariye geçti Akçayı alıp sağlık ocağına gittiler
Oruç: minik uşak bu ya gel bakayum enişteye
Eleni: minik elli ya bu sana benziyor akça
Akça: valla öyle diyor herkes
Hicran gelmişti sağlık ocağına
Hicran: uhu pazardan bir sürü bişiler aldum akşama ziyafet edeceğuz da oyu Mine mi gelmiş ver bakayım Hah
Sena: akça durumu da iyi ayına göre kilosu da güzel sütün nasıl
Akça: iyi iyi
Sena: anne sütü çok önemli ayrıca emzirmek kadınlar içinde ayrı önem taşıyor
Akça: neden
Sena: meme kanseri oluşumunu engelliyor hem bebeğe hem anneye büyük bir yararı var bu anne sütünün
Akça: ya gerçekten mi?
Eleni: elbette öyle ayrıca da biliyorsunuz ki erken teşhis her Zaman hayat kurtarır
Oruç: ben bırakayrum sizi güzelim oradan da Fabrikaya geçmem gereki
Eleni: tamam tamam dikkatli olun
Hicran: Akça akşama Çakır'ı da al gel bizde yersiniz Eleni sende gel heh
Oruç: o zaman ben Fatih abimi de alıp geliyorum
Hicran: iyi iyi gel
Sena: selam söyle,annem ne aldın
Hicran: karalahana sarması edecem size bol bol yersiniz sağa da soyalı kıyma mi varmış ne esme dedi bağa onu aldum
Eleni: ela gerek yoktu teşekkür ederim
Hicran: ne teşekkürü kız, ayrıca akşam da sizin şu isteme işini halledecem ben
Sena: uhu Hicran Varoğlu iş başında
Hicran: sus kız aa neyse kim kahve edeyi bağa diyecektim ki üç aylık gebe olduğum geldi aklıma
Eleni: o zaman sana Ihlamur
Hicran: iyi et bakalum
Sena: anne ya ben şimdi bir araştırma yapıyordum da hiç aklıma gelmedi bazı otlar kalp krizine sebep olup otopside çıkmazmış hangi otlar o
Hicran: dur bakayım düşünüyorum hemen Hah şey var Porsuk Ağacı bu karadenizde bulunur maçka da vardır birde sürmene çamburnu tarafında her şeyi çok zehirlidir ha
Sena: ya öyle mi
Hicran: tabi sen ne edeceksin bunu
Sena: şey bizim alt sınıflardan kız yazdı hocaları sormuş benimde otlar bitkiler ilgi alanım ya ondan
Hicran: aman kızım sakın ha bak o bitki bir kalp krizine yol açar ki dönüşü olmaz
Sena: anladım anne çok sağol
Akşam olduğunda eve geçmişlerdi Sena odasına gidip isoyu aradı
Sena: Porsuk ağacı bulmamız lazım
İso: o ne ula
Sena: benim istediğim of yarın evden çık bahane ile ama eldiven al bir sürü haberleşiriz
İso: iyi tamam esme abla yemeğe çağri kapattum
Sena tam odadan çıkacakken Fatih'in Senayı odaya geri çekmesi bir oldu
Sena: sen ne zaman geldin
Fatih: ha şimdi geldum seni özledim da
Sena: çok mu özledin beni
Fatih: bugünkü şeytanlıktan cilveli Senaya geçişin zor oldu mu?
Sena: yok olmadı bünye alıştı artık
Fatih: alıştı diyorsun
Sena: diyorum
Fatih Senanın dudağını öpmüştü gayet iyi gidiyorlardı ki Eleni onları basana kadar
Eleni: ay ben özür dilerim Sena
Sena: öç mü aldın
Eleni: öç almak? Ben bişi almadım
Fatih: çevirisi yok ya anlamaz şimdi oruça Söyle o anlatsın.
Eleni: hadi yemek hazır
Sena: geldik, sevgilim öpüşmelerimiz yine yarım kaldı
Fatih: nikahı basınca görürsün sen
Sena: aaa kuduruk gidiyorum ben
Fatih: pşt 4 çocuk
Sena: aaa deli manyak
Sena aşağıya indi sofraya oturdu herkes ve yemek yemeye başlandı
Hicran: Gezep
Gezep: efendum
Hicran: artık Fatih gelsin istesin da he
Gezep: erken
Hicran: ama yeter ha ne Erkeni Çıldırtma ula bu kız bu çocuğu bu çocuk bu kızı seviyor yarın akşam da istemeye geliyorlar sende veriyorsun bitti gitti
Herkes aniden sinirlenen Hicrana baktı
Gezep: Hicran
Hicran: yok Hicran vallaha deliririm ha benim kızım böyle yıllarca beklemicek
Fatih: işte feraset işte Adalet
Oruç: abi sus
Bütün gözler Gezepe döndü Sena gülümseyerek babasına baktı Gezep kafasını kaldırıp kızına baktı
Gezep: iyi tamam yarın gelsinler
Sena: ay ay gerçekten mi?
Gezep: he ben odama çıkıyorum afiyet olsun
Fatih: ne oldu şimdi
Hicran: Siz yiyin ben bakıp geleyim Sena ye annem yemeğini
Sena: niye gitti ki
Fatih: tamam güzelim bozma moralini oda bir baba sonuçta
Gezep odasına çıkmış camın önüne oturmuştu Hicran çıktı yanına
Hicran: ne oldu biranda
Gezep: Yok bişi
Hicran: Süleymanım hayde anlat da
Gezep: Senayı geç buldum şimdi evlendirip bu evden gitmesi çok koyayi bağa ne bileyim işte hele de Fatih Furtunaya vermek
Hicran: Sen kızını mi kıskanayasun
Gezep: He kıskanayrum ula Sena benim bücürüm kıymetlim sen istisan 10 çocuk doğur hiç değişmez
Hicran: ciddi misin?
Gezep: niye Senaya bu kadar bağlıyım biliyor musun hani kızımız olduğunu bilmeden önce de çok bağlıydım
Hicran: neden
Gezep: çünkü sana benziyor deli dolu oluşu kalbi yarım olsa da bunu belli etmeyişi ailesiz sevgisiz büyümüş olmasına rağmen herkese verdiği sevginin fazla olması senin gibi olması deliliği intikam almak istemesi sen olduğun için yarasını belli etmeyen bir kız o senin gibi bu yüzden çok seviyorum Senayı şimdi de bana diyorsunuz ki genç Süleymanın kaybettiği Hicranı bir da Baba olmuş Süleyman kaybetsin kızını evlendirsin çok zor .
Hicran: vay be Süleyman Varoğluna bak sen bilema şiir şiir ama sana birşey diyeyim mi
Gezep: söyle
Hicran: Sena da bu yüzden Fatih'i seviyor işte çünkü Fatih de senin gibi deli bomba anlık patlayan birisi kendisini düşünmeyip gerisindeki insanları düşünen birisi Fatih'i sen olduğun için seviyor çünkü aranızdaki tek fark genç Süleyman babası öldüğünde yanlız kalmaktan korkup yanlış şeyler yapardı Fatih ise o yanlışları Sena için yapıyor yani senin anlayacağın senin Senaya olan bağın Senanın Fatih'e olan bağı ile benzer bu yüzden sen zaten Fatih'e güveneysun yalan mı?
Gezep: doğru.
Hicran: Fatih de babasız gezep 8 yaşından beri belki de ona da baba olursan herşey daha güzel olur he ne dersun?
Gezep Hicrana baktı sonra sarıldı
Hicran: şimdi benim hamilelik hormonları devreye girmeden in aşağıya yüzün gülsün hayde
Gezep ve Hicran beraber aşağıya indi
Sena oturduğu yerden kalkıp babasına sarıldı
Sena: eğer istemezsen beklerim baba
Gezep: yok yok kızım yarın gelsinler istesinler
Fatih oturduğu yerden kalkıp Gezepe sarıldı Sena da sarıldı
Gezep: eyi eyi yanlız kızım yine de babannen çağır gelsin düğüne gelmez
Sena Fatih'e baktı bir taşla iki kuştu resmen
Sena: peki baba
Sena telefonunu çıkardı Emriyeyi aradı
Sena: Yarın nişanım var gel gör ve git babam istedi
Emriye: gerçekten mi isti musun
Sena: çok istiyorum gel ve gör
Emriye: tamam tamam geleceğum güzel torunum
Sena kapattı telefonu bir yanı yapma dese de bir yanı yap diyordu Şerif ölmüşken o neden yaşıyordu ki annesi acı çekerken o İstanbul'da mutluydu
Sena aşağıya indi Ve hep beraber çay içtiler
Çakır: abi biz kalkalım artık
Gezep: iyi iyi dikkat edin hayde
Herkes evlerine dağıldı Sena sabah olduğundan İso ile buluşup dedikeri yere gittiler ağacı bulup yapraklarını aldı Sena daha sonra evde kimse olmadığı için iso ile bir hazırlamaya başladı
İso: Sena sen emin misin?
Sena: sence emin miyim İso o hepimizin hayatını kararttı şimdi de onun hayatı bitecek
İso: haklısın ne diyeyim ki
Sena: oldu bu ver şu şişeyi
Sena şişeye kaynattığı suyu koydu
İso: ben mi saklayacağım
Sena: yok ben odamda saklarım iso bana bak büyük bir günaha girdik
İso: aman be Sena sanki hiç günah işlememişiz gibi boşver be
Sena: iyi madem hayde sen git bende sağlık ocağına gideyim
İso: pist kız
Sena gidecekken isoya döndü
İso: Seninle beraber büyüseydik en kıymetlim olurdun en iyi kardeşim olurdun seni korur kollardım
İso kollarını açtı Sena abisiymiş gibi hissedip sarıldı isoya
İso: sana çok güzel abilik ederdum
Sena: farkındayım iso abim
İso: uh deme deme öyle yaşli hissedeyrum
Sena: iyi ki varsın be iso annemin küçük uşağı
İkisi de ayrıldı Emriye Adilin jeti ile akşam gelecekti Sena ve Eleni sağlık ocağından sonra alışverişe çıktılar
Akşam olduğunda herkes hazır bir şekilde bekliyordu
Oruç: oldu mu abi bak bakalum
Fatih: oldu da oldu oruç
Oruç: efendum abi
Fatih: oldu lan nişanlanıyorum oğlum
Oruç: çok şükür abi koçaride kız bırakmadık Sena Eleni Fadime ilve oh maşallah bize
Fatih: öyle diyince de bir garip oldu ha
Gökhan: Zarife hanım susmuyor hazır mısınız
Fatih: hazırız
Gökhan: hayde çıkalum
İlve: damat bey nasılsınız
Fatih: çok heyecanlı abla
İlve: heyecan iyidir haydi oğlum aç kapıyı
Atakan: dayım dedi ki para almadan açma kapılarını
Şirin: kendi evimizden mi?
İlve: Gezep işte bağa da dedu açarsa vermem kızı dedi
Fatih: oy anam ha terledum al al Atakan hayde aç kapıyı aç
Emriye ise Konağa geldi
Gezep: hoşgeldin anne
Emriye: hoşbulduk hayırlı olsun baba olacakmışsun
Hicran: satmaya kalkmazsan olacak inşallah
Emriye: tövbe tövbe
Sena: buyur geç
Emriye: çok güzel olmuşsun kızım
Sena: he sağol Fadime sen barışı yatır ha şu boş odaya şimdi Bebek görenler kaçırır felan
Gezep: Sena yeter da
Fadime: haklı da abi
Esme: Sena da maşallah açık sözlü kızımız
Sena: hep öyleyimdir esme ablam
Kapı çaldı Fatihler gelmişti Sena şirinin elini öptü Zarife de elini öpsün diye uzattı
Sena: Zarife TEYZEM siz yaşlı mısınız? Ama yapmayın böyle üzülürüm buyrun
Fatih: ah be zalımsın ha
Sena: valla zalim olmazsan yaşayamazsın
İçeri geçmişlerdi Sena kahveleri yaptı geldi
Fatih: tuzlu mu?
Sena:yok zehirli , korkma nişanlanacağım adamı zehirlemem
Fatih: ha nişanlanmayacak olsak edersin yani
Sena: ederdim belki
Gezep: hala Dejavu yaşayrum
Dedi Hicrana bakarak ikisi de hatırlatmıştı o zamanı
32.Bölümden sahne
Hicran: al kahve ettim iç uyku uyumazsun bu gece
Gezep: zehirli mi
Hicran: korkma kızımın babasını öldürecek değilim ula
Gezep: ha babası olmasam öldürürdun
Hicran: ederdim belki
Şimdi
Şirin: evet gelelim konumuza
Gezep: gelelim mi hemen illaki gelmek mi gereki
Amirum: Gezep oğlum
Şirin: şimdi Gezep oğlum sizin kız bizim oğlanla baya görüşmüşler etmişler bir kadar vermişler bizde senden sizden izin almaya gelduk
Gezep: hiç izin veresum yok da neyse
Şirin: Allah'ın emri peygamber efendimizin sünneti ile sizin güzel kızınız Senayı bizim yakışıklı uşağımız Fatih'e istiruz
Bütün gözler Gezepe döndü her an birşey yapabilir gibiydi Hicran Gezepin gözlerine baktığında sanki küçük kızını bırakmak istemiyor gibi bir ifade vardı
Şirin: ne dersun
Zarife: he Gezep
Gezep: kızımı size
Nefesler tutuldu herkes Gezepin ağızından çıkacak kelimeye bakıyordu
Gezep: Kızımı size Furtunaya değil oğlum Fatih'e verdim
Bu söz çok değerliydi aslında Senayı Furtunaya gelin vermemişti Gezep Senayı Fatih
