1. bölüm / 1
deniz seviyesi, teoden1. SENİN ÇİZİMLERİN, BENİM MAÇLARIM
Bölümler 1Şu an: 1. SENİN ÇİZİMLERİN, BENİM MAÇLARIM
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
❝DENİZ SEVİYESİ❞
1. SENİN ÇİZİMLERİN, BENİM MAÇLARIM
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Ellerini birbirine kenetlemiş Teoman, sabırsız bir şekilde karşısındaki müdürün telefon konuşmasını bitirmesini bekliyordu.
"Anladım," dedi müdür sonunda. "Peki, Hakan Bey. Siz bilirsiniz."
Müdür, Hakan'a iyi günler dileyerek telefonu kapattığında hızla, "Ne dedi?" dedi Teoman. "İkna oldu mu?"
Başını iki yana salladı müdür. "Baban eğer notların düzelmezse seni takımdan attırma konusunda gayet kararlı. Sana da burada bana dil dökmek yerine ders çalışmayı öneriyorum."
"Hocam, bir kere daha arasanız?"
"Oğlum kaç kere daha arayacağım?" dedi sinirle. "Git al arkadaşlarından not, otur çalış işte. Bu kadar zor değildir."
Oflayarak arkasına yaslandı Teo. "Zor değil, vaktim yok. Maçlar başlayacak. Derslere bile giremem."
Omuz silkerek arkasına yaslandı müdür. "Yapacak bir şey yok. Okul takımını bırak diyeceğim, sana ihtiyaç var. Gittiğin kulübü bırak diyeceğim, o hiç olmaz. Dersleri zaten salmaman lazım, baban şart koymuş. Kısacası çalışman lazım Teo, her şekilde."
"Hadi ya." Yapay bir gülümsemeyle ayağa kalktı ve antrenman çantasını omzuna attı Teo. Ardından kapıyı açtı ve odadan çıktığında geri kapatarak koridorda yürümeye başladı.
Basketbol vazgeçemeyeceği nadir şeylerden biriydi, babası ise bir ebeveynden ziyade başlı başına bir kuraldan ibaretti.
Kısacası müdür haklıydı. Çalışması gerekiyordu, her şekilde.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

teokkaya:
naber
görüldü
dur bi görüldü atma
görüldü
deniz
görüldü
yazıyor...
deniz: ne var
teokkaya: naber
deniz: ne istiyorsun teo
teokkaya: bir şey isteyeceğimi nereden biliyorsun
deniz: bir şey istemeyeceksen neden yazasın
teokkaya: doğru
deniz: boş yapmaya devam mı
yoksa engelleyeyim mi
teokkaya: yok dur
evet bir şey istemek için yazdım
ama yüz yüze söylesem
daha iyi olur sanki
deniz: teoman söyle işte
işim gücüm var
teokkaya: ne kadar işin var
deniz: ne
teokkaya: hiç müsaitliğin yok mu yani
deniz: ya sen ne anlatıyorsun
teokkaya: deniz, bana ders çalıştırır mısın?
deniz: hayır
teokkaya: dur bi saniye
bu kadar çabuk reddedilmeyi beklemiyordum
deniz: neden kabul edeyim
teokkaya: çünkü eğer kabul etmezsen ve bir notum daha düşük gelirse basketbol takımından alınacağım
bir hafta sonra kazanmamız gereken bir maç var
alt sınıflardan birkaç kişiye özel ders verdiğini duydum
derslerin de iyi zaten bir iki konu anlatsan ne olacak sanki
deniz: sen alt sınıflardan değilsin
teokkaya: sağ ol hatırlattığın için
öyleyim sanıyordum
deniz: böyle dalgaya vuracaksan ikinci kez reddedileceksin
teokkaya: dalga deniz'de olur
deniz: ?
teokkaya: tamam dur
çok yersiz bir espriydi
deniz: espri miydi bu
nerede gülmem gerekiyor
teokkaya: kabul edecek misin?
deniz: düşünürüm
teokkaya: düşün
ama iyi düşün
senin için çizimlerin neyse benim için de basketbol ve maçlarım o
ve
yazıyor...
çevrim içi
yazıyor...
nedenini kimseye
anlatmasan olur mu?
deniz: tamam
teokkaya: yarın yazarım
✓✓
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Avucunun içindeki telefonu çatık kaşlarla birlikte çalışma masasının üzerine bıraktı Deniz.
Teo'dan haz etmiyordu.
Teo'dan kimse haz etmiyordu.
Ama annesi Şebnem Akkaya'nın yanında çalışıyordu ve bu konu onun kulağına illa ki giderdi.
Nuray, kızı Bodrum Eğitim Vakfı Lisesi'ne gitmeye başladığından beri ona sürekli nasıl arkadaşlıklar kurması gerektiğini ikaz ederken böyle bir teklifi elinin tersiyle ittiğini öğrenirse muhtemelen yine araları bozulacaktı.
Deniz için asıl sorun annesiyle arasının bozulacak olmasi değil, annesinin her büyük tartışmadan sonra malzemelerine el koymasıydı.
Muhtemelen birkaç basit konu anlatımdan zarar gelmezdi ama yine de onların bulunduğu herhangi bir ortama girmek istemiyordu.
Derin bir nefes vererek kendini yatağa bıraktı.
Bu kadar kafasına takmaya gerek yoktu. Bunları yarın düşünerek yardım edip etmeyeceğini ona yazardı.
Deniz gözlerini tavana dikmiş halde uzanırken, Teo’nun son mesajı zihninde yankılanmaya devam etti. “Senin için çizimlerin neyse benim için de basketbol o.”
Dudaklarını birbirine bastırdı. Sinir bozucuydu. Çünkü anlıyordu.
İstemeden de olsa anlıyordu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
𐙚
SELAM
İLLKK TEODENNNNNNNNN FICIMMMM
benim ilklerin yarı texting olması alışkanlık oldu artık ahahgshajaydd
umarım beğenmişsinizdid
Bölüm etkileşimi
