18. bölüm · Dalgalar Ve Aldıkları

Bir Fal Meselesi

Mina Duman

Bölüm şarkısı: Aşk izi -
Uğur Akyürek

Yakamoz'dan

Yol boyunca müzik dinleyerek telefona baktım. Bildirim paneline sürekli düşen mesajları okurken kahkahamı tutmak zordu.

Kenan kopyası: abim yazdı dönüyorlarmış

Öykü: ay dönerken bana cips falan alsınlar dağ başında zararlı beslenemiyorummmm

Serin: yaşıtları sağlıklı beslenecek diye bi' taraflarını yırtıyor bizim salak da ne bulursa yiyor

Kutluay: ÖYKÜ GEL FAL BAK

Öykü: abi kahveyi daha içmedin bahçeden seni görebiliyorum hani dışarısı neredeyse cam kaplı ya!

Serin: abi niye dolu kahve fincanıni inceliyorsun

Kutluay: hayatımın dibe çöküşünü izliyorum

Kenan kopyası: ortam soğudu hissettiniz mi

Öykü: soğuk espiride çığır aştı

Serin: KSMZKDMXMDMDM muhteşemdii

Kutluay: telefonuma bildirim geldi de jumpscare yemekten korkuyorum size atsam kontrol eder misiniz

Kenan kopyası: at abi bakarım

Kutluay: *bir doysa yolladı*

Kenan kopyası: dosya açılmıyor dedi

Serin: bende de açılmadı

Öykü: internette boş sitenin ip çalmak için kullanıldığı bilgisi var ABİ!

Kutluay: ip adresinizi merak etmiştim..

Kenan kopyası: evlatlık olduğuna ben bile emin oldum

Kutluay: ay sen zaten Kenan abime yaranacan diye her şeye inanırsın sus sus soğuk nevale

Serin: ip adersimle derdin neydi

Kutluay: zevkine jsmzksmmzms

Öykü: abi,bunun acısı büyük olur haberin olsun

Kutluay: ne yapabilirsin ki?

Öykü: hiccccc

Serin: kartından 89 tane sanayi tostu yanına da ayran sipariş ediyor şu an

Kutluay: NE ÖYKÜ NE KARTİMİ Mİ ALDIN NE ZAMAN

Öykü: aaa senin kartın mıydı tüh hiç de ismin yazmiyor üstünde

Kutluay: O KARTİ İCERİ GETİR sonra da fal bak banaaa

Öykü: neden 1.879 TL bu çok ucuz oldu beğenmedim

Kutluay: ALLAH'IM KALP KRİZİ GEÇİRECEĞİM BU KIZ YÜZÜNDEN İMDAT

Yazlıkların olduğu yere çıkan uzun, ağaçlık yola saptık. Araba dakikalar içinde evimin önünde durmuştu. Ayaz'ın müziği dinleyerek uyuduğunu görünce müzik çaları onun yanında bırakarak arabadan indim.

Ön camı açmış şekilde bana gülen Neval hanıma döndüm.
"Teşekkürler Yakamoz, Ayaz'ın yanında olman ona iyi geldi. Normalde çok bağırıp çağırıyordu kendine. Bu gün sakinliğini korudu."

Minik tebessümüm yüzüme yayıldı. "Her zaman çağırın. Müsait olduğumda mutlaka size eşlik ederim Neval hanım."
Kenan abi konuşma bitince evlerine doğru sürmeye devam etti.

Ben de bahçeden geçerek ön balkonda oturan babaannemlerin yanına doğru ilerledim.
Dedemin memnuniyetsiz suratı iki metre öteden belli oluyordu.

"Sabah yemek yemeğe gelmeden hastaneye gittin?" Sesindeki sorgulama yüreğime dokundu. Beni düşündüklerini bilmek her seferinde kimsesiz olmadığımı hatırlatıyordu.

"Oradan dönerken yedim. Uyumayı deneyeceğim olmazsa gelir bahçe işlerine yardım ederim." Önce babaannemi sonra dedemi yanaklarından öpüp evin içindeki odama geçtim.

Her yer darmadağın duruyordu. Elbiseleri kucakladığım gibi dolaba tıktım. Dinlenince katlar,ütüler dolaba yerleştiririm.

Sırt üstü yatarak tavanı izlemeye başladım. Telefonumdaki bildirim sesleri rahatsız ediyordu.

Kutluay: abimler niye dönmedi?

Kenan kopyası: Ayaz abi mesaj çekmiş işimiz var iki saate geliriz diye

Serin: annem eve geldi az önce?

Öykü: onu bırakıp gitmişler annem şimdi söyledi

Yakamoz: az önce döndük nasıl hemen gittiler nereye gitmişler

Kenan kopyası: Ayaz abim şehre dönmek istemiş işi varmış

Kutluay: çok ani dönüş oldu jdksmmmsd

Yerimden kalkıp üstümü değiştirdim.
Altıma siyah kot şort, üstüme lacivert yarım kollu ince t-shirt giydim.
Ayağıma spor ayakkabılarımı giyerek evden çıktım.

Ön balkonda durmaya devam eden dedemi es geçip bahçede olan babaanneme doğru adımladım.

"Akşama dönerim sultanım." Sarıldığımda şaşırsa da elindeki kayısı dolu leğenle karşılık veremedi.

"Eve uğradığınız yok zaten Yakamoz hanım! Hele gelme akşam bak bacaklarını nasıl kırıyorum."
Tehdit de edildiğime göre babaannem benim için çok endişeleniyordu.

"Gelirim,tamam!" Bahçe kapısından çıkarak meydana indim. Meydan diye bahsettiğimiz tüm evlerin ortasında kalan geniş alandı. Küçükken top oynadığımız, çiğdem çitlediğimiz yerdi.

Oradan aşığı doğru devam edip sağ döndüm. Deniz kıyısına inen yolda adımlarım sarsakça ilerlerken arkamdan Bensu,Sina ve Seha'nın kahkaha seslerini duydum.

"Evet, kızıl saçlı olduğunu iddia etti."
Sina, geçenlerde yaşadığı olayı yeni anlatıyordu.
Pek umursamadan Gündoğdu evinin olduğu taşlı yola geçtim.

Bahçedeki çardakta Öykü, ayrılmaz ikiliyle oturuyordu. Ayrılmaz ikili Kutay ve Selim'e taktığım komik lakaplardan sadece biriydi.

"Yenge hanım Yakamoz, selamlar."
Başımla selam verip çardakta yanlarına geçtim. Öykü, üstüne cıvıl cıvıl duran sarı çiçekli elbiseyi giymişti. Kutay,siyah t-shirt altına kot şort giyerek kolaya kaçmıştı.

Selim,polo yaka kırmızı t-shirt ve siyah kot pantolonla sıcak havada ölmeyi amaçlıyordu galiba.

"Selam. Evde daral geldi bende buraya kaçtım sorun olur mu?" Öykü,oturduğu yerden dibime kaydı.
"Aileden birisin. İstediğin zaman gel." Gülerek kolunu omzuma atmıştı.

Çardaktan bile duyulan yüksek sesli kahkalar sinirimi bozdu. Sina, sarı saçlı olduğunu bağırıyordu.

"Balık kadını! Sivri dilli kız! Çıkta millet kızıl görsün!" Sabah sabah alkol mü almıştı acaba? Öykü,aniden yerinden kalkarak bahçe kapısına ilerledi.

"Kova burcuyum ben! Delirtme beni çakma sarışın!" Sina, peşinde iki kişilik minik ordusuyla deniz kenarında durdu.

"Evet, öylesindir. Ayrıca sarışın olduğumu ikimiz de biliyoruz." Gür sesi Kutay'ın kahkahalarına karıştı.

"Burcunu inkar mı etti o?" Selim'in şaşkın sorusuna Kutay kafa salladı.
"Evet! Tam olarak öyle yaptı. Hemde daha Öykü'nün ne zaman doğduğunu bilmeden. Muhtemelen tahminde bulundu ve tutmadı."

Gülerken boğulacak gibiydiler. Öykü, sitemle Sina'ya doğru yürüdü.
"Kapat çeneni! Bilip bilmeden saçmalıyorsun çakma sarışın."

Sina yarım ağız gülerek Öykü'ye meydan okudu.
"Kapatsana çenemi." Bakışları sarhoşluğunu belli eder şekilde Öykü'nün dudaklarında durunca bu halleri çok tatlı göründü gözüme.

Garip olan Öykü benim Sina ile geçmişimde bir şeyler yaşadık sanıyor olmasıydı. Daha önce nerden duyduysa uydurma bilgilerle beni öne sürdü.

"Arkadaşımın eski sevgilisiyle flört edecek kadar düşmedim!" Gerisin geri bahçe kapısından girerek eve ilerledi.

Sina malıyla aramda olan en büyük şey el ele tutuşmak falandı. Sanırım büsbüyük aşk yaşadık sanıyordu. Sevgili olduğumuz dönemde de kanka şeklinde takılıyorduk.

Sinaların ablası Sena siyah dalgalı saçları ve giydiği aşırı açık kıyafetlerle sahile giriş yaptı. Üstündeki bikini neredeyse yoktu. Altında da sardığı şalın içinde incecik bikini altı görünüyordu.

"Abla çüş!" Seha'nın sitemli sesi çardaktaki ikilinin dikkatini çekince bakışları deniz kıyısına döndü.

Sena abla güzel fiziğini göstermekten çekinmiyordu. Deniz kıyısına indiği an altındaki şalı çıkarıp koşarak denize atladı.

Yanımda duran Kutay'ın telefonundan olduğum gruba mesaj yazdığını gördüm.

Kutluay: Dürdane abla çok mübarek insan

Kenan kopyası: ne alaka abi

Kutluay: ÖYKÜ KOŞ DİGER KAHVE FALIM DA SOĞUDU İSE HEMEN BAK

Serin: ha o yüzden fal şimdi çözdüm

Yakamoz: olay neymiş

Serin: ... Aileye zeki birileri gelsin Yakamoz'u atalım lütfen

Ayaz: seni çöpten aldığımızı kimse söylemedi mi?

Serin: oha oha abi

Kutluay: ABİ AYAZ ABİİİ BANA ŞEHİRDEN KINA GETİR

Öykü: kına mantıklı olurmuş yakarız Yakamoz'a da

Kutluay: ya onu ne yapayım ben birine tutuldum ona yakacammmm

Ayaz: sen iste kardeşim hemen alıyorum

Öykü: iki dk içeri gittim ne tutulması abi

Yakamoz: fena tutuldu

Yakamoz: pardon Sena tutuldu Kutay snzmdmzkmdmx

Serin: sonunda anladı ksmzmdmzms

Kutluay: gördünüz mü çok güzel girdi denize

Yakamoz: hemcinslerimi öyle gözetlemiyorum Kutay

Ayaz: diğer cinsleri gözetliyor musun öyle

Serin: abi gazdan ayağını çek

Öykü: gram olayı anlamadım

Kenan kopyası: Kutay abim Sena diye birine tutulmuş Ayaz abim Yakamoz'a yanlıyor anlamadığım şey bu ikisi zaten sözlü ne gerek var

Serin: bu çocuk neden hep ciddi konuşuyor ya

Ayaz: Kutay ve sen evlatlıksin Selim o yüzden anlayamazsınnn

Kutluay: dönüp dolaşıp evlatlık muhabbetti bana sekiyor

Yakamoz: DNA testi yaptir Kutay şüphelenmen gereken konular var

Ayaz: Kutay sen öz evlatlıksin araştırmanı öneririm

Serin: ben öz olmayan evlatlık miyim yani

Ayaz: sen sus pis ispiyoncu

Kenan kopyası: umarım Öykü de evlatlıktır

Öykü: biz üç günahsız can olarak aileden sktir olup gidelim mi

Kutluay: benim paramla sanayi tostu aldın o yüzden seni camiye bırakır giderim

Serin: abi o tostlar kimsem olur musun çocuk yurduna gitti

Kutluay: 40 yılın başı bir iyilik yaptınız aferin lan size

Öykü: canım kendim jsmzmdmxmdmx